T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/83 Esas
KARAR NO : 2025/265
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2016
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Davacı banka tarafından ... Şirketi lehine diğer davalılar ... Şirketi, ...Şirketi, ... ve ...’ın müşterek borçlu ve mütselsil kefaletleri ile genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerin 03.02.106 tarihinde kat edildiğini, bunun üzerine ... 17.Noterliğinin... tarih ... yevmiye nolu hesap kat İhtarının borçluların sözleşmede gösterilen adreslerine gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...değişik iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak, ... 36.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla icra takibine geçildiğini, kredi borçlusu... Şirketi'nin...4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından iflasın ertelenmesi başvurusu ve mahkemece takip yapılmaması yönünde tedbir kararı bulunduğundan asıl borçlu için takip yapılamadığını, asıl borçlunun iflas erteleme talebinin sözleşmenin 4.2.5. maddesi gereği temerrüdün oluşması için yeterli olduğunu, yapılan icra takibiinde alacağın sadece 350.000,00 TL. lık kısmının talep edildiğini, davalıların itirazı üzerine takibi durduğunu beyanla, icra takibine yapılan aksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Dava konusu borcun ... Şirketi tarafından kullanılan iskonto kredisine ilişkin olduğunu, müvekkillerinin bu kredinin kefili konumunda olduğunu, kullanılan bu kredi karşılığında, kredi borçlusu şirket ... Şirketi'nin alacaklı bankaya birebir borç tutarı kadar müşteri çekleri verdiğini ve günü geldikçe bu çeklerle borcun ödendiğini, yani borçlu firma... Şirketi'nin bankaya borcunun kalmadığını, borcun tamamen tahsil edildiğini, bu süreçte karşılıksız çıkan bir çek ve geciken taksitinin olmadığını, dolayısıyla borçlu şirketin temerrüde düşmediğini, bu sebeple yapılan icra takibinin haksız olup ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca kefillere takip yapmak için gerekli yasal şartların oluşmadığını, alacaklıya başvurmadan doğrudan kefile icra takibi yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar vekili 25/09/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; cevap dilekçesindeki tüm hususlar baki kalmak kaydıyla, dilekçede ve netice-i talep kısmına davacının % 20'den aşağı olmamak üzere KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA mahkum edilmesi talebini eklemekle cevap dilekçesinin ve netice-i talep kısmını ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava;İcra İflas Yasasının 67.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmaları istemine ilişkindir.
... 36.İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 350.000,00 -TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafça yasal süresi içinde vaki itiraz sonucu, icra takibinin İcra İflas Yasasının 62.maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İcra İflas Yasasının 67.maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen delilen toplanmış İstanbul 36 İcra Müdürlüğü'nün 2016/3340 esas sayılı dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi Mevlüt Şengür tarafından düzenlenen 12/07/2017 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında verilen 04/02/2020 tarih ve ...Esas, ... sayılı karar ile ;
1-)Davalı kefiller ...ve ... hakkında ki takip kesinleşmiş olduğundan, adı geçenler aleyhine açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine,
2-)İskonto kredileri asıl borçlu tarafından verilen vadeli çeklerle tamamen ödenerek tasfiye edildiğinden, diğer davalı kefiller aleyhine açılan davanın bu sebeple reddine," karar verilmiş olup BAM 43. Hukuk Dairesinin 28/12/2023 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla verilen karar kaldırılmıştır.
Bam ilamında; "....Eldeki uyuşmazlıkta; davacının takip ettiği 350.000,00 TL'lik alacağın ait olduğu kredi belirtilmediği gibi iskonto kredisinde kullanılan çeklerin hangisine dayanıldığı da belirtilmemiştir. Bu durumda mahkemece 6098 sayılı TBK'nun 100 ve devamı maddelerinde belirtilen mahsuptaki sıra dikkate alınarak davalının takipten sonra yaptığı ödemelerin takibe konu edilen alacak yönünden yukarıda Yargıtay uygulamalarında belirtilen şekilde bilirkişi tarafından tek tek hesaplaması yapılarak sonucuna göre takibe itiraz eden borçlular yönünden bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile takibe itiraz eden borçlu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir....
Somut uyuşmazlıkta; itirazın iptali davası açılması üzerine davalılara usulünce tebligat yapılmış, süresinde cevap dilekçesi sunulmamış, davalılar vekillince cevap süresi geçtikten sonra, 14/03/2017 tarihli beyan dilekçesi sunulmuş, davalı vekilince 25/09/2019 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile davacı tarafın kötü niyetli olduğu belirtilerek kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nun 176. maddesinde taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu nedenle cevap dilekçesinin ıslahı için öncelikle yapılması gereken usul işlemi davaya cevap vermekten ibarettir. Cevap dilekçesinin hiç verilmemiş olması halinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemez. Aksi halde, suskun kalınarak hiç cevap verilmemiş olması halinin bir usul işlemi olarak kabulü gerekir. Bu çerçevede süresi geçtikten sonra yapılan ve karşı çıkılan savunmanın da hiç yapılmamış gibi olduğunu ve aynı hukuki sonucu doğuracağını belirtmek gerekir. Usul işleminin ıslahla düzeltilmesi öncelikle geçerli bir hukuki işlemin varlığını gerektirdiğinden, yapılmamış hükmünde sayılan bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesi de düşünülemez. Bu durumda davalı tarafça süreside verilmiş bir cevap dilekçesi bulunmadığından usulünce yapılmış bir ıslahtan da bahsedilemez (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... Esas - ... k. Sayılı ilamı). Bu durumda davalı tarafça ilk derece mahkemesinde usulünce yapılmış bir kötü niyet tazminatı talebi bulunmadığından davalı tarafın bu yöne ilişen istinaf talebi yerinde değildir.
Kabule göre de; davalılar vekilinin haklarındaki dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilen müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede: ilk derece yargılamasının karara bağlandığı 04/02/2020 tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3. maddesi "(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesini içermektedir. Bu durumda süresinde borca itirazları bulunmayan davalılar ... ve ...lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereği ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetli olmamıştır. " gerekçesi ile Mahkememizden verilen 04/02/2020 tarih ve ... Esas,...karar sayılı ilamı BAM 43. Hukuk Dairesinin 28/12/2023 tarih...Esas 2023/1544 Karar sayılı ilamıyla verilen karar kaldırılmakla dosya 2024/83 esasa kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Bam ilamı sonrası Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporu dosya kapsamına ibraz edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları ibraz edilen deliller, bilirkişi raporları ile Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Alacağını temlik eden banka ... A.Ş ile dava dışı kredi borçlusu/lehtarı asıl borçlu ....A.Ş. arasında 10.000.000,00 TL tutarında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeyi davalılar... Anonim Şirketi, ... Şirketi, ... ve...’ın 10.000.000,00 TL kefalet limiti dahilinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak 07/04/2015 tarihinde imzaladıkları, sözleşmenin iskonto ve iştira kredisi başlıklı 5.2.maddesine uygun olarak iskonto kredilerinin kullandırıldığı, akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin i 4. m. uyarınca ... 17.Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kredi cari hesabın 02.02.2016 itibariyle kesildiği ve kat edildiği, 1.330.240,06 TL NAKDİ alacağın ödenmesi, ayrıca çek taahhüt bedeli 21.930,00 TL DEPO Edilmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiği görülmüştür.
İbraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ; Kullandırılmış iskonto kredileri için alınmış olan çeklerin tahsil edilip edilmediğinin denetlenebilmesi için temlik veren davacı ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’nde yerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucu ;davaya konu ...NO. lu iskonto kredisi yönünden ; Kullandırılmış kredi anapara tutarı 270.000,00 TL. lık krediye ait çeklerin tamamının tahsil edilmiş ve davalı borçluların herhangi bir borcunun bulunmadığı, ... No.lu iskonto kredisi için alınmış tüm çeklerin tamamının tahsil edilmiş olması nedeniyle davalıların herhangi bir borcuna rastlanılamadığı, ... No.lu iskonto kredisi için alınmış tüm çeklerin tamamının tahsil edilmiş olması nedeniyle davalıların herhangi bir borcuna rastlanılamadığı, iskonto kredilerinin teminatında bulunan çeklerden dolayı toplam 1.330.240,06 TL tutarında tahsilat sağlandığı, hesap kat ihtarıyla talep edilen alacak tutarı da 1.330.240,06 TL olduğunun tespit edildiği , hesap kat ihtarına konu edilen kredi miktarı ile yapılan tahsilat miktarı birebir aynı olup hesap kat ihtarına konu edilen iskonto kredilerinin tamamının tahsil ve tasfiye edildiği, iskonto kredilerinin faizi daha kredinin ilk kullandırımı sırasında peşinen tahsil edilmiş olduğu için, vade günleri takip ile dava tarihi aralığına denk gelen çeklerden dolayı sağlanan tahsilatın TBK’nun 101 m. 102.m.uyarınca doğrudan kredi borcuna mahsup edilmesi gerektiği iskonto işlemlerinde temel bir kural olmakla beraber, takip konusu alacağın iskonto kredisi olması nedeni ile faiz ve fer’ilerin peşin tahsil edilen bir kredi türüne ilişkin olduğu için, mükerrer tahsilat olmaması adına TBK’nun 100 m. uygulanmasının yerinde olamayacağı , Gayrinakdi çek taahhüt bedeli öncelikle takibe konu edilmediği, bu kapsamda davacının talep edebileceği ne bir anapara ve nede bir faiz alacağı bulunmadığı anlaşılmakla Davalı kefiller ... ve ... hakkında takip kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalı şirketler aleyhine açılan davanın reddine, BAM 43. HD belirttiği üzere Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı kefiller ... ve ... hakkında takip kesinleşmiş olduğundan bu davalılar yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine,
2-Diğer davalı şirketler aleyhine açılan davanın reddine,
3-Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 4.215,62-TL harçtan mahsubu ile artan 3.600,22-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kefiller ... ve ...'a verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 56.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar...Tic.AŞ. ve ... A.Ş.'ne verilmesine,
7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçene iadesine,
11-Diğer davalılarca yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır