T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/196 Esas
KARAR NO: 2025/626
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ: 06/12/2023
KARAR TARİHİ: 29/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, Bitay isimli kripto para alım ve satımının yapıldığı platfoma başvurarak, farklı kripto paraların alım ve satımlarını yapmış olduğunu, Kripto para alım ve satımını içerir ... gibi platformlarda, özel anahtar platform sahibi şirketin uhdesinde bulunmakta olduğunu, bunun teknoloji merkezi olmadığını, dağınık ve şeffaf olduğunu, merkeziyetsizlikten kasıt, hiç bir kişi, kurum ya da kuruluşun sistemi durdurma yetkisi bulunmadığını, Türkiye'de de kripto varlıkların kullanımına ilişkin temel bir denetim sistemi bulunmadığını, bu kapsamda yakın tarihte yaşanan ... ve ... gibi kripto varlık borsalarının, kullanıcıların özel anahtarını kullanarak hesaplardaki tüm kripto varlıkları boşaltarak suç işlemiş olduklarını, bunların ceza ve hukuki yargılama süreçlerinin devam ettiğini, davacı müvekkilinin, davalı şirkette kripto hesabı açtığı tarihten bu yana önce düşük meblağlar ile kripto para alım ve satımı yapmaya başlamış olduğunu, alınan bir kripto varlıktan bir gün içerisinde dahi ciddi kazançlar elde edilmesi sebebi ile davacının bu platforma yatırılan para miktarını arttırmış, bu varlıkların piyasa değerinin dolar üzerinden ölçülmekte olduğunu, Müvekkilinin de bir kripto parayı alıp bunun üzerinden kar elde ettikten sonra sırasıyla önce dolara ve sonrasında da Türk Lirasına çevirerek, platforma kayıtlı banka hesabına yatırmış olduğu tüm paraları kazancı ile birlikte aktarmakta olduğunu ancak son zamanlarda davacı müvekkilinin, satmış olduğu kripto varlığının kendi banka hesabına aktaramadığı gibi, başkaca kripto platformlara da aktarmasına davalı yanın izin vermediğini, bunun üzerine davacı müvekkilinin müşteri hizmetleri ile iletişime geçerek bu sorunu aşmaya çalışmış, müşteri hizmetlerinin günceleme yapıldığını ve sistemin düzeleceğini bildirerek davacıyı oyalamış olduğunu, davacının durumun düzeleceğini ve parasına kavuşacağını beklemesine karşın, bu uzun görüşmelerden sonuç alamamış olduğunu, en son kertede davacı müvekkilinin, müşteri hizmetlerini aramasına ve 40-50 dakika telefonda beklemesine karşın, telefon hattan düşmekte ve hiçbir muhattaba ulaşamamakta olduğunu, artık davacı müvekkilinin davalı şirketteki kripto varlıklarını satarak karşılığını alıp, banka hesabına aktarmayı istemesine karşın, davalı şirket buna izin vermemekte ve davacının kripto cüzdandaki tüm parasına adeta el konulmuş olmakta olduğunu, yine... isimli sitede, davalı şirket hakkında para çekimi yapılamadığına dair bir sürü şikayet bulunduğunu, Davacı müvekkilinin, hatırlayabildiği kadarı ile ...Bankası AŞ.'nin ... Cad./... Şubesindeki ... numaralı hesabından ve başkaca banka hesaplarından, davalı şirketin hesaplarına para TL göndermek sureti ile kripto para alımı yapmış olduğunu, davacının bildirecek oldukları banka hesaplarındaki hareketler celp edildiğinde, yüzbinlerce liranın davalı şirketin hesabına transfer edildiğinin kolaylıkla görüleceğini, Davacı müvekkilinin davalı şirketin, ... Bankası AŞ. ... şubesindeki ... IBAN numaralı hesabına ve başkaca hesaplarına para transferi yapmış olduğunu, davacının hesabında her gün değeri değişmekle birlikte 1.424.943,15 TL kripto parası bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, Kriptonun borsada, kripto paraların fiyatlarının günlük değişmesi sebebi ile davacının cüzdandaki alacak miktarlarının da günlük değişmekte olduğunu, davacının tüm ısrarlarına karşın kendisine ait olan bu kripto paraların çekilmesine ve borsa dışına çıkarılmasına da izin verilmekte olduğunu, davacının davalı uhdesindeki kripto hesabında parası/alacağı günlük değiştiğinden ve bu durum bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edileceğinden, alacak miktarı tespit edildiğinde eksik harcı ikmal ederek alacak belirli hale getirilmek üzere HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açtıklarını, davacının alacağının para borcu olduğunun açık olduğunu, TBK 89/1 maddesi uyarınca, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinin yetkili olması sebebi davayı ...'da açtıklarını, davacı müvekkilinin alacağı hakkında davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile banka hesaplarına ihtiyati haciz konmasına karar verilmesini beyan ederek; davanın kabulü ile, davacının davalı şirket nezdindeki cüzdanda bulunan kripto paraların ve değerinin bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek, alacak miktarı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinde eksik harcı ikmal edilmek üzere, şimdilik 20.000 TL' nin, davacının dijital cüzdandaki paralarının çekilmesinin engellendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Derdest davanın öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ("HMK") 114'üncü maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, huzurdaki dava bakımından davacının uğradığını iddia ettiği zarar miktarının belirlenebilmesinin mümkün olduğu açık olup, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı ve müvekkil şirket arasında akdedilen Kullanıcı Sözleşmesi vasıtasıyla taraflar arasında bir yetki sözleşmesi yapıldığı aşikar olup Kullanıcı Sözleşmesi’nden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklar açısından yetkili mahkeme münhasır olarak belirlendiğini, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesine, davanın hukuki yara yokluğundan dolayı reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak davasına ilişkindir.
Dosyanın ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin; ... tarih, ...Esas ve... Karar sayılı görevsizlik kararının 20/02/2025 tarihinde kesinleşmesi üzerine mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince Arabuluculuk Kanunu kapsamında bir inceleme yapılmamıştır. Dosyanın mahkememize 17/03/2025 tarihinde geldiği, 20/03/2025 tarihinde tensip yapıldığı, davacı vekilince sunulan arabuluculuk son tutanağına göre, 15/09/2025 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğu ve 22/09/2025 tarihinde olumsuzlukla sürecin sonlandığı, görevli olan mahkememizce esasa kayıt yapılmadan 17/03/2025 tarihinden önce sonlanmış arabuluculuk tutanağının bulunmadığı görüldü.
7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddesi gereği arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi emredici olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme karşısında HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir. (Bknz :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 HD sinin ... E. ...K sayılı 16.06.2022 tarihli ilamı, Bknz: Yargıtay 11. HD sinin ... E. ...K sayılı 06.05.2024 tarihli ilamı). Mahkememizce esasa kayıt yapılıncaya kadar tamamlanmış arabuluculuk son tutanağının bulunmaması sebebiyle HMK 114/2 ve HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle dosyanın 114/2 115 /2 uyarınca usulden reddine ,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 341,55-TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 273,85-TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (7/1 mad.) gereğince hesap olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır