T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/303 Esas
KARAR NO: 2025/676
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)
DAVA TARİHİ: 18/07/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarca işbu dava açılmadan önce ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurularak arabuluculuk görüşmelerine başlanıldığını ancak bu görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, niteliği itibariyle para borçları bölünebilir nitelikte olduğunu, bu nedenle istirdat davasına dayalı alacak talebinin, kısmi dava olarak açılması mümkün olması nedeniyle huzurda ikame edilen istirdat davası kısmi olarak açıldığını, davalı tarafından ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile dava dışı ..., ..., ... Ltd. Şti. aleyhine başlatılan icra takibinde istihkak iddiası sahibi 3. Şahıs olan davacılardan usulsüz bir şekilde haciz baskısı ve tehdidi altında tahsil edilen miktarların istirdadı için işbu davayı açma zorunluluğu ortaya çıktığını, dava dışı ... T.A.Ş. tarafından dava dışı ..., ..., ... Şti. aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, akabinde alacaklı banka tarafından dosya temlik edilerek davalı şirket olan ... A.Ş.'ye devredildiğini, 19.06.2023 tarihinde dosya borçlusu olmayan ve borçlular ile herhangi bir organik bağı bulunmayan davacı şirketin ...adresine menkul/fiili hacze gelindiğini, bu haciz sırasında davacı şirket yetkilisi tarafından dosya borçluları ile bir ilgisinin olmadığı ve taraflar arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığı da belirtilmiş ve haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulduğunu, ... 11. İcra Müdürlüğü tarafından 11.07.2023 tarihli tensip zaptı ile davalı şirketin istihkak varakası gönderilmesi kabul edildiğini, tüm borçlulara yönelik düzenlenen 11.07.2023 tarihli istihkak varakası ise tüm borçlulara gönderilmesi gerekirken yalnızca borçlulardan ...'ye gönderildiğini, ... vekili tarafından ise icra dosyasına sunulan 27.07.2023 tarihli istihkak iddialarına yönelik itirazı üzerine ise 04.08.2023 tarihinde icra dosyası istihkak iddialarının incelenmesi amacıyla ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiğini, ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E.... K. Sayılı dosyası ile yapılan inceleme neticesinde "istihkak iddia eden 3. Kişinin iddialarının ancak yargılama sırasında değerlendirilebileceği," tespit edilerek müvekkil şirkete kararın icra müdürlüğünce tebliğine ve İİK 97/6 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davası açılmadığı takdirde alacaklıya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verildiğini, ancak icra müdürlüğü tarafından mahkeme kararı davacı şirkete tebliğ edilmeden ve istihkak davası açma süresi başlamamış olmasına rağmen, davalının 07.11.2023 tarihli istihkak iddiası devam eden mallara ilişkin haciz talebi usulsüz ve yasaya aykırı olmasına rağmen icra müdürlüğünce kabul edilerek fiili haciz işlemi için ... icra müdürlüğüne talimat yazıldığını, bu talimat yazısı üzerine davalı şirketin adresine 16.11.2023 tarihinde yeniden gelinerek istihkak iddiası devam eden malların yeniden haczi yapılmaya çalışılmış ve muhafaza işlemine başlanıldığını, haczin usulsüz olduğunun belirtilmesine karşın haciz işlemine devam edilmiş ve muhafaza işlemlerinin durdurulması amacıyla haciz mahallinde ve haciz esnasında hem davacı şirketten hem de şirket yetkilisinde matbu bir borca katılma sözleşmesi imzalanması talep edildiğini, davacı şirket yetkilisi tarafından ise hem kendi şahsına hem de şirkete ilişkin olarak haciz baskısı ve tehdidi altında ilgili sözleşme imzalandığını, usulsüz ve yasaya aykırı bir şekilde yapılan haciz işlemi sırasında haciz baskısı ve tehdidi altında davacı şirket tarafından haciz sırasında 150.000,00-TL nakit ödeme yapıldığını ayrıca yine haciz esnasında da ödeme tarihi 23.11.2023 tarihi olan senet düzenlendiğini, akabinde ise söz konusu senet borcu 23.11.2023 tarihinde davalı tarafa ödendiğini, dava dışı ... T.A.Ş. tarafından dava dışı ..., ..., ...Ltd. Şti. aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin açılmasına müteakiben alacak ... A.Ş.'ne temlik edildiğini, akabinde icra dosyası ile hiçbir bağı/bağlantısı veyahut dosya tarafları ile hiçbir bağı/bağlantısı olmayan davacı şirketin ''...'' adresine fiili/menkul haczine gelindiğini, tarafların alım-satım üretim amacıyla bir dönem ticaret yapmalarının muvazaa ve/veya organik bağ olmadığı açık olduğunu, usulsüz ve yasaya aykırı bir şekilde yapılan haciz işlemi sırasında haciz baskısı ve tehdidi altında davacı şirket tarafından haciz sırasında 150.000,00-TL nakit ödeme yapıldığını ayrıca yine haciz esnasında da ödeme tarihi 23.11.2023 tarihi olan senet düzenlendiğini, akabinde ise söz konusu senet borcu 23.11.2023 tarihinde davalı tarafa ödendiğini, davacılardan ... ile ... Şirketi ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası ve dosya tarafları ile hiçbir bağı ve bağlantısı bulunmadığı halde dosya alacaklısı ... A.Ş. Vekili vasıtası ile davacıya ait iş yerine hacze gelindiğini, akabinde ise İİK hacizde istihkak prosedürleri kanuna aykırı şekilde uygulandığını, davacılar dava konusu icra dosyasının borçlularından olmayıp bu hususta İİK Madde 99 hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dosyada mevcut pek çok usulsüz ve yasaya aykırı işlem neticesinde müvekkil şirketten borçlu ve sorumlu olmadığı halde usulsüz ve yasaya aykırı şekilde bir şekilde haciz baskısı ve tehdidi altına icra dosyası ödemesi olarak tahsilat yapılmış olması nedeniyle davalı sebepsiz şekilde zenginleştiğini ve bu nedenle ilgili ödemelerin istirdatı amacıyla huzurdaki davanın ikame edilme zorunluluğu ortaya çıktığını, açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle; davacı şirketin borçlu ve sorumlu olmadığı halde usulsüz ve yasaya aykırı şekilde bir şekilde haciz baskısı ve tehdidi altında ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Dosyasına ödenen tüm bedellerin fazlaya ilişkin talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL’sinin ödeme tarihi olan 16.11.2023 tarihiniden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacaklı Akbank Türk A.Ş. tarafından borçlu hakkında ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 10.09.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ...yönetim şirketi, Borçlar Kanunu’nun ... ve devamı maddeleri uyarınca alacağı temlik alarak alacaklı sıfatını kazandığını, 19.06.2023 tarihinde ... 1. İcra Müdürlüğü ... Tal dosyası ile "..." adresinde yukarıda yazılı takip dosyasında haciz uygulandığını, haciz sırasında davacı ... ŞTİ. adına haksız istihkak iddiasında bulunulduğunu, taraflarınca işbu iddia kabul edilmediğini, icra müdürlüğü yapılan hacze İİK m.97'de yer alan prosedürün uygulanmasına karar verdiğini ve dosyayı merci icra hukuk mahkemesine sevk ettiğini, ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi ...E.,... K. sayılı kararı ile davacı yanın istihkak iddialarını reddetmiş ve takibin devamına karar verdiğini, aynı kararında davacı yana istihkak davası açılmak üzere süre verildiğini, davacıların icra dosya borcundan ibra edilmesi kaydı ve şartıyla bir kısım ödeme yapılması teklifi taraflarınca kabul edildiğini ve protokol çerçevesinde davacı yan herhangi bir ihtirazi kayıt düşmeden alacaklı vekilinin banka hesabına ödeme yaptığını, bu kez davacı yan, huzurdaki davayı ikame ederek; takip dosyası borçluları ile organik bağının olmadığını, ödemeyi haciz baskısı ve tehdidi ile yaptıklarını, yapılan ödemenin istirdadını talep ettiğini, işbu dava haksız ve dayanaksız olmakla reddini talep ettiklerini, işbu istirdat davası açısından tahsil edilen paranın istirdatını haklı kılabilecek bir hukuki dayanak ileri sürülmesi ve ispatlanması gerektiğinden, davacının işbu davada ileri sürdüğü iddialar ise, icra mahkemeleri nezdinde açılması gereken istihkak davalarında ileri sürülebilecek ve değerlendirilecek hususlar olduğundan ve bu nedenle bu iddiaların işbu istirdat davasında ileri sürülmesinin usuli ve hukuki dayanağı bulunmadığından, davacı tarafından istihkak davası açılmış olsaydı dahi; 'borçluyla ilgisi olunmadığına ve dolayısıyla haczedilen malların borçluyla ilgisi bulunmadığına dair ileri sürülen iddiaların ve dava sonucunda verilecek kararın, işbu istirdat davasının esasına hukuki dayanak olması mümkün olmadığından, ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi ... E.,...K. sayılı dosyasından verilen takibin devamı yönündeki karar ile Mülkiyet Karinesi dosya borçlusu yararına ve dolayısıyla alacaklı müvekkil lehine kabul edildiğinden, icrai işlemler bu karara ve İİK'daki diğer müracaat haklarına dayalı olarak yürütülmek suretiyle davaya konu para tahsil edildiğinden, açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, borçlu ve sorumlu olmadıkları halde ve usulsüz ve yasaya aykırı şekilde haciz baskısı ve tehdidi altında tahsil edildiği iddia edilen ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasına konu bedellerin istirdatı istemine ilişkindir.
Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ... 12. İcra Hukuk mahkemesi'nin ... E sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ... 1.İcra Dairesinin ... Talimat dosyası, Haciz Tutanağı, 16/11/2023 tarihli protokol, Bono örneği, ... dekontu delil olarak değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava, borçlu ve sorumlu olmadıkları halde ve usulsüz ve yasaya aykırı şekilde haciz baskısı ve tehdidi altında tahsil edildiği iddia edilen ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasına konu bedellerin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkillerinin tarafı olmadığı ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından dolayı haciz baskısı altında ödenen 426.720,75-TL'nin 150.000,00-TL'lik kısmının 16.11.2023 tarihinden, 270.000,00-TL'lik kısmının 23.11.2023 tarihinden, 6.720,75-TL'lik kısmının ise 11.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İİK 72/7'inci bendinde ”Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu somut olayda, davacıların, davaya dayanak yapılan icra dosyasının tarafı olmayıp 3. kişi konumunda oldukları, taraflar arasında protokol tanzim olunarak borca katılım sağlandığı, huzurdaki davada istirdat davasına konu edilen alacağın davacıların taraf olmadığı icra dosyasına yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkin oluşu nazara alındığında, bu davanın davacısının ancak icra müdürlüğü dosyası takip borçlusu olabileceği, davacıya karşı bir takip bulunmadığından açılan davada davacıların aktif husumetlerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. (Bakınız. Yargıtay 4.HD ... E. ... K. , Yargıtay 19.HD ...E. ...K. , Yargıtay 11.HD ...E. ...K. , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD'nin ... Esas,... Karar, İstanbul BAM 44. HD'nin ... Esas ve...Karar ).
Davacı vekili dava dilekçesi ile taleplerinin sebepsiz zenginleşme olduğunu iddia etmiş ise de; dava takip hukukundan doğmakta olup, davanın izah ediliş şekli itibariyle; İİK 72/7. maddesindeki; icra takibi sırasında takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren 1 sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını talep edebilir tanımlaması kapsamında istirdat davası niteliğinde olduğundan, mahkememizce istirdat davası nitelemesi ile sonuca gidilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.(Yargıtay 11. HD'nin 22.04.2021 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, Yargıtay HGK'nun 14/01/2014 tarihli ... esas ve ...karar sayılı kararı, Yargıtay 11. HD'nin 15/06/2009 tarihli ... esas ve...karar sayılı kararı).
Yukarıda etraflıca izah edildiği üzere ve dayanak Yargıtay ilamları ışığında da davanın istirdat davası olarak nitelendirilmesi gerektiği sabit ise de ; davacının dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme vakıasına isnat edilmesi sebebiyle huzurdaki davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkin olduğu durumda ise; icra müdürlüğü dosyasında davacıların yapmış oldukları ödeme nispetinde dosya borçlusunun borcundan kurtulduğu, davalı alacaklının icra müdürlüğü dosyası nezdinde kesinleşmiş takibin alacaklısı olup yapılan ödemenin davalı için sebepsiz zenginleşme mahiyetinde olduğunun kabulünün de mümkün olmadığı ve davacıların yapmış oldukları ödemeyi davalıdan talep etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı yine bu durumda sebepsiz zenginleşen kişinin davacılar tarafından yerine ödeme yapılan dosya borçlusu olduğu ve sebepsiz zenginleşme davasının icra takip dosyasında yerine ödeme yapılmak suretiyle sebepsiz zenginleşen dosya borçlusuna açılması gerektiği, davalının işbu dava dosyası kapsamında pasif husumetinin de bulunmadığı görülmüştür. Sonuç olarak; istirdat davasına konu edilen alacağın, İİK 72 maddesi gereği, borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan icra takip dosyasına taraf olan borçlunun talep etmesi gerektiği, davacılar aleyhine icra takibi yapılmadığından açılan davada davacıların aktif husumetlerinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacıların İİK'nın 72. Maddesine dayalı istirdat talebinin aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine, takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, somut dava yönünden davalı takip alacaklısı sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığı ve sebepsiz zenginleşme davasının icra takip dosyasında yerine ödeme yapılmak suretiyle sebepsiz zenginleşen dosya borçlusuna açılması gerektiği değerlendirilerek davacıların TBK'nın 77. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat talebinin pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Davacının İİK'nın 72. Maddesine dayalı istirdat talebinin aktif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,
2-Davacının TBK'nın 77. Maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat talebinin pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL peşin harç ile 7.279,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.706,60-TL harcın mahsubu ile artan 7.091,20-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*