T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/382 Esas
KARAR NO: 2025/948
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/05/2025
KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı, ... motor numaralı ... marka aracın...'ne kiralandığı, Nisan 2024 ayında çalışmama şikâyetiyle davalı belediye personeli tarafından ... Ltd. Şti. yetkili servisine bırakıldığını, ilk incelemede akü sorunu düşünülerek akü değişimi yapıldığını ve aracın çalıştırıldığını ancak direksiyonun sertleştiği ve arızalı olduğunun fark edildiğini, aracın yetkili servisi olan ... A.Ş.’de yapılan teknik inceleme sonucunda, aracın ana sigortası ve üç adet sigortasının atık olduğu, direksiyon kutusunun arızalandığının tespit edildiğini, söz konusu arızanın, servis tarafından da ifade edildiği üzere, ters akü takviyesi yapılması sonucu meydana geldiğinin belirlendiği, bu hatalı müdahalenin, davalı kuruma ait personel tarafından yapıldığını, aracın belediye çalışanları tarafından çalıştırılamadığı sırada yapılan ters – yanlış takviye ile arızanın oluştuğunu, gerek teknik servis raporları gerekse olayın akışı ile sabit olduğunu, arızanın müvekkiline hiçbir kusur atfedilmeksizin oluştuğunun sabit olduğunu, aracın tamiri için 170.000,00-TL harcama yapıldığını, noter kanalıyla yapılan ihtara rağmen bu bedelin ödenmediğini, ayrıca, araç uzun süre kullanılamaz durumda kaldığından, müvekkil şirketin araçtan elde edeceği kira gelirinden mahrum kaldığını, araçtan mahrum kalınan süreye ilişkin kira kaybının henüz tam olarak tespit edilememiş olduğundan, bu zarar kaleminin HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak kapsamında şimdilik 1.000,00 TL olarak dava konusu yapıldığını, fazlaya ilişkin talep ve ıslah haklarının saklı tutulduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ile dava ve ıslah ile bedel arttırma hakları saklı tutarak, hatalı takviye sebebiyle oluşan araç arızası nedeniyle yapılan 170.000,00 TL tamir masrafının şimdilik 1.000,00-TL'lik kısmının, araçtan mahrum kalınan süre nedeniyle doğan kira kaybına ilişkin şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağın, her iki tutarın da haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davayı davalı idare yönünden hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte söz konusu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının söz konusu davayı davalı idareye yöneltmesinde hukuki yararının bulunmadığını, söz konusu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, işbu haksız ve hukuka aykırı davanın yasal dava açma süresi içinde açılıp açılmadığının Mahkemece re'sen incelenmesini talep ettiklerini, zaman aşımı itirazlarının bulunduklarını, müdürlükleri ile yapılan yazışmaların devam ettiğini, dava konusu olaya ilişkin başkaca cevap verme ve delil sunma hakkını saklı tuttuklarını, dava konusu olayda davalı idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE/
Dava, alacak davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138. maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
6100 sayılı HMK 4. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş ve 4/1.a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, ... tarihli ve... sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların sulh hukuk mahkemesinde görüleceği belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan ''Müvekkil şirketimize ait ... plakalı, ... motor numaralı ... marka araç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne kiralanmış'' ve ''...hatalı takviye sebebiyle oluşan araç arızası nedeniyle yapılan 170.000,00-TL tamir masrafının 1000-tl'lik kısmının, araçtan mahrum kalınan süre nedeniyle doğan kira kaybına ilişkin şimdilik 1.000,00-TL belirsiz alacağın, her iki tutarında dava haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalının sorumlu olduğu...'' ibareleri ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın/temel ilişkinin kira ilişkisinden kaynaklanması, eldeki davanın da 28/05/2025 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
HMK nun 1.maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca, dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır. Anılan gerekçelerle HMK'nun 114/1-(c) ve 115/2.maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine ve görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 4/f.1-(a) ve HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen bendi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, davacı vekilinin huzurunda davalının yokluğunda mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip
¸
Hakim
¸