T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/685 Esas
KARAR NO: 2025/624
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 21/03/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2025
Mahkememizin 2024/185 Esas sayılı dosyasının 18/09/2025 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; Davacı vekilinin ilgili ara karardan dönülmesi taleplerinin; davacının eldeki davayı açtığı tarih itibariyle hem menfi tespit davalarının hem de istirdat davalarının arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmakla reddine, menfi tespit talebi yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine" karar verilmiş ve tefrik edilen dosya Mahkememizin 2025/685 esasa kaydının yapılması sonucunda yapılan yargılamada,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM/
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı şirket tarafından, müvekkili aleyhine ... 1.İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibin yapıldığını, müvekkili tarafından icra tehdidi altında 131.200,00-TL ödeme yapıldığını, ancak takibe konu senedin kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığı gibi müvekkilinin böyle bir borcunun da bulunmadığını, müvekkil tarafından icra tehdidi altında ödenen tutarın taraflarına iade edilmesi ve söz konusu senet üzerinde yer alan borcun olmadığı hususlarında anlaşabilmek için taraflarınca ticari uyuşmazlıktan kaynaklanan dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşamama ile sonuçlandığını, ... Pazarlama San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında 01.09.2023 tarihinde Faktöring Sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında ..., davalı şirkete faktöring ve finansal kiralama hizmetlerini sağladığını,... Sözleşme kapsamındaki hizmetlerden doğabilecek olası zararların tazmin edilebilmesi maksadıyla İcra Takibi’ne konu edilen 1.000.000,00 TL (Birmilyon Türk Lirası) tutarlı teminat senedini (“Teminat Senedi”) 10/03/2022 tarihinde imzaladığını, ... şirketinin ilgili tarihlerdeki tek pay sahipli hissedarı olan müvekkilinin de işbu Teminat Senedi’ni müteselsil kefil olarak imzaladığını, müvekkilinin ...şirketinde sahip olduğu hisselerinin tamamını 09.02.2023 tarihinde ...’e devrettiğini, davalı şirketin teminat niteliğine haiz olduğunu bildiği senet üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmadığı ve var olmayan bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini beyanla ... 1.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasındaki İcra Takibi’ne konu senedin kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığının ve İcra Takibi’ne konu senet kapsamında Müvekkil’in borçlu olmadığının tespitine, müvekkil tarafından icra tehdidi altında ve gerçekten borçlu olmaksızın ödenen 131,200.00 TL tutarına ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkile geri ödenmesine, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında 10.03.2022 tarihli faktoring sözleşmesi akdedildiğini ve işbu sözleşmenin şirket ortağı ... tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imza edildiğini, Faktoring sözleşmesine istinaden müvekkiline tevdi edilen, keşidecisi ... A. Ş. lehtarı ... Dış Tic. Ltd. Şti. olan...şubesine ait 110.000,00-TL tutarlı 30.10.2023 keşide tarihli karşılıksız çıkan çekin tahsili amacıyla ... 1.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkil şirkete tevdi edilen iş bu çekin karşılıksız çıkması ve takibinde de semeresiz kalması üzerine, yapılan faktoring işlemlerinden kaynaklı olarak müvekkil şirketin toplam riski için, faktoring müşterisi İstanbul ... Ltd. Şti. tarafından tanzim ve davacı ... tarafından aval veren sıfatıyla imza edilen 10.03.2022 tanzim tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı bonodan ... 1. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yeni bir icra takibi başlatıldığını, davacının teminat senedi iddiasının avalist tarafından ileri sürülebilecek bir iddia olmadığını, bu iddianın incelenme yerinin de süresinde yapılacak şikayet üzerine icra mahkemesi olduğunu, sözleşme gereğince doğan borçlarını ifa ettiğini iddia eden davacı yanın bu iddiası gerçekle örtüşmemekte olduğunu ve ödemeye ilişkin herhangi bir kanıtın sunulmadığını, müvekkilin faktoring müşterisinden olan alacağını, müşteriyle birlikte ödemeyi müteselsil kefil sıfatıyla kabul eden ve takibe dayanak bonoyu aval veren sıfatıyla imza eden davacıdan talep etmesinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve kötüniyetli davanın reddine, kötüniyetli davacının %20’den az olmamak üzere inkar tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının AİLE nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, davalı şirketin ve dava dışı .... Ltd. Şti.'nin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, dava dışı ...Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil dosyası celbedilmiş ve ... 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celbedilerek incelenmiştir.
Mahkememizin 18/04/2025 tarihli ara kararının (1) numaralı ara kararı ile;
"1-Davacı vekiline;
-Arabuluculuk başvuru dilekçesinde Uyuşmazlık Türü'nün ''...'in sahibi olduğu, .... Ltd. Şti, ... Vergi Numaralı şirket ile karşı taraf arasında 20.12.2023 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmeye istinaden 1 Milyon TL değerinde teminat senedi verilmiştir. Bu teminat senedinde ...'in hem şirket adına hem de şahsı adına imzası bulunmaktadır. ... 09.02.2023 tarihinde ilgili şirketi İzzet DEMİR isimli şahsa tüm hak ve borçları ile resmi şekil şartlarına uyarak devretmiştir. Bunun üzerine ...Şirketi, yeni malik ile yeni sözleşme imzalayıp yeni bir teminat senedi almıştır.... isimli şahsın çek kırdırması üzerine ödeme alamayan Faktoring şirketi, ilgili tahsilatı yapabilmek için senedi icraya koymuştur. Fakat burda yanılgıya düşerek eski malik olan ...'in imzalamış olduğu senedi icraya koymuştur. Bunun üzerine... 131.200,00 TL ödeme yapmıştır. Yapılan bu ödemenin ...'e geri ödenmesi talepli başvurudur.'' şeklinde olduğu,
-Arabuluculuk Hukuk Uyuşmazlıklarında Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı'nda da ''Arabuluculuk Konusu Talepler''in ''Teminat senedinin konu olduğu ... 1. İcra Müdürlüğü'ne ödenen 131.200TL'nin geri ödenmesi hakkında'' şeklinde olduğu, aynı tutanağın içerik kısmında da ''...Başvurucu ... Vekili ... söz alarak; 20.12.2023 tarihli faktoring sözleşmesinden kaynaklı verilen teminat senedinin ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Saylı dosyasından takibe konması sebebiyle ödenen 131.200,00 TL'nin geri ödenmesini talep ediyoruz. Dedi. Karşı taraf; ... A.Ş. Vekili ...taraf söz alarak; başvurucunun taleplerini kabul etmiyoruz. İş bu sebeple anlaşma imkanımız yoktur...'' ifadelerin yer aldığı,
-Dava dilekçesinde ise ''Konu'' kısmının ''...senede konu borcun bulunmadığının tespit edilmesi...'', ''Sonuç ve Talep'' kısmının ise ''... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki İcra Takibi’ne konu senedin kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığının ve İcra Takibi’ne konu senet kapsamında Müvekkil’in borçlu olmadığının TESPİTİNE...'' karar verilmesini talep ettiği,
Tüm bu hususlar birlikte ele alındığında; davacının taleplerinin MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT olmasına ve Ön inceleme duruşmasında da uyuşmazlık tespitinin bu hususlar nazara alınarak yapılmasına karşın arabuluculuğa sadece İstirdat yönünden başvurulduğu menfi tespit yönünden başvurulmadığı kanaatine varıldığı, dava tarihinin 21/03/2024 olması ve TTK md.5/A hükmü gözetilerek Menfi Tespit talepleri yönünden arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığı hususunda beyanda bulunması şayet arabuluculuğa başvurulmuş ise arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için kendisine 1 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde ''Menfi Tespit'' talepleri yönünden anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde MENFİ TESPİT davalarının usulden reddedileceğinin'' kendisine işbu ara kararın tebliği ile birlikte ihtarına" karar verildiği, işbu ara kararın davacı vekiline 23/04/2025 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği ve fakat menfi tespite ilişkin arabuluculuk tutanağının sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE /
Dava, menfi tespit davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir.
6325 sayılı HUAK'ın "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticari nitelikteki menfi tespit ve istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olup ve arabulucuya başvurulmuş olması 6100 sayılı HMK m.114/2 ve 6102 sayılı TTK m. 5/A hükümleri gereği dava şartı olduğuna karar verdiğinden, eldeki menfi tespit ve istirdat davasının dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.
Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda; eldeki davanın Menfi tespit ve istirdat taleplerini içerdiği, her iki talebin de dava tarihi olan 21/03/2024 tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, Mahkememizin 18/04/2025 tarihli ara kararının (1) numaralı ara kararında -işbu ara karar yukarıda detaylı olarak yer almaktadır- belirtildiği üzere davacının istirdat talebi yönünden arabuluculuğa başvurmakla birlikte menfi tespit yönünden arabuluculuğa başvurmadığı, bunun üzerine Mahkememizce menfi tespit talebi yönünden davanın tefrik edilerek Mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydedildiği ve eldeki davanın davacının Menfi tespit talebine ilişkin olması nedenleriyle Mahkememizce davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihatlar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 07/03/2024 tarih, ... Esas ve...Karar ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesinin 30/10/2024 tarih...Esas ve... Karar sayılı ilamları)
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi md.7/2 gereğince 30.000,00- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 26/09/2025
Katip
¸
Hakim
¸