T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2014/801
KARAR NO:2023/6
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:01/08/2014
KARAR TARİHİ:10/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yemek işi yaptığını, davalının ... Organize Sanayi Bölgesinde yemek ve servisi hizmeti verdiğini, yapılan sözleşmedeki 36. ve 37. maddelere göre, haftalık fatura kesilmesi ve davalının ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, Davalının ödemediği muaccel fatura bedellerinin tahsili için .... İcra Müd. ... E. sayılı takibe geçildiğini, davalının 01.08.2013 tarihli dilekçe ile itiraz ettiğini, 72.902,04 TL kısmına itiraz ettiğini, davacının takibe konu alacağının muaccel olduğunu, Beyan ve iddia etmiş İtirazın iptaline ve takibin 72.901,04 TL sinin yasal faizi ile devamına, Davalıdan davacı lehine 96 20'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalının bahsettiği İşçi Davalarının henüz kesinleşmediğini, davacının işçilerin haklarını ödediğini ve ibranamelerin mevcut olduğunu, bu dosyalarında sadece davacının değil davalı adına çalışan başka şirketlerinde sorumlu olduğunu, karar verilecek tutarın tamamından davacının sorumlu olmadığını, davalının hapis hakkı olduğuna ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığını, davacının BK 139. göre muaccel ve takasa konu alacak hakkı olmadığını, beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının üst işveren olarak alt işveren olan davacının çalıştırdığını işçilerine edimlerini yerine getirmediğinden işçi dava ve icra dosyalarına teminatlar yatırıldığını ve davacının sözleşmeden dolayı tahakkuk eden alacaklarının davacıya ödendiğini, Sözleşmenin 28. ve 29. maddelerine göre işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, davacıya sözleşme feshi ve çalıştırdığı işçilerin alacaklarının ödenmesi, mevcut davacı alacağının bu sürede teminat kesintisi olarak bloke edileceğinin ihtarname ile indirildiğini ihtarnameden 1 ay sonra 09.06.2013 tarihinde sözleşmenin fesih edildiğini, Davacının açtığı davanın HMK ve İİK kapsamında süresinde açılmadığını, Davacının alacağından daha fazla olduğunu, davacının işçilerine olan borçlarını ödemediğinden ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki işçilik davalarından kaynaklı verilen kararlardan sonra; işçisi ... için 18.000,00 TL, ... için 52.000,00 TL, ... için 33.000,00 TL, ... için 27.000,00 TL olmak üzere 130.000,00 TL bankalardan alınan kesin ve süresiz teminat mektuplarını Mahkemelere verdiklerini, davacının ödemesi gereken 130.000,00 TL'yi davalının ödemek zorunda kaldıklarını, bu hususta yasal haklarını saklı tuttuklarını, Davacıya takibe konu alacağından fazlasının teminat olarak verdiğini, davacıdan hapis, takas ve mahsup diğer haklarını kullandıklarını, Beyan ve iddia etmiş ve; Davanın taleplerinin ve davanın reddine, Davalı lehine 96 20'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 06/03/2015 tarihli 3. celse ara kararı ile ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davacı şirkete tüm ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.
02/07/2015 tarihli ... talimat bilirkişi raporunda; Davacı; ...Ticaret Ltd, Şti.'nin (... V.D:...) 2013 Yılı yevmiye defteri üzerinde yapılan incelemede; 2013 yılı Yevmiye Defterinin Açılış Tasdikinin 28.12.2012 tarihinde zamanında ve usulüne uygun olarak ... 2, Noterliğince ... yevmiye numarası ile ,2013 yılı Yevmiye Defterinin Kapanış Tasdikinin ... 2. Noteri tarafından 196. sayfadaki son kaydın altına 3884 yevmiye tasdiki ile " GÖRÜLMÜŞTÜR ” ibaresi düşülmek suretiyle yine zamanında ve usulüne uygun olarak, 30.06.2014 tarihinde yapıldığı, Davacı vekilinin 01.08.2014 tarihli dilekçesinde belirttiği ve .... lera Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında takip konusu yapılan 12 adet; davacının, davalıya sattığı yemek bedellerini gösteren faturaların tamamının davacının defter kayıtlarına alındığı, Davalı ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin , davalının defter kaydında 120-Alıcılar Hesap grubunda 120.26 —... ... A.Ş. hesap kadu ve hesap adıyla takip edildiği,2012 yılımdan 2013 yılına devreden davalı borcunun; 113,571,84 TL olduğu,2013 yılı içinde davacının hazır yemek satışlarından, davalının da yemek bedel ödemelerinden sonra 01.07.2013 tarihi itibariyle davalının borcunun 215.077,74 TL olduğu, davalının cari ödeme ve 05/08/2013 tarihinde icra yoluyla tahsil edilen 56.000,00 TL'den sonra borcunun 76.807,09 TL'ye düştüğü , 31.12.2013 itibariyle yani 2014 yılına devrederken de davalının borcunun yine aynı rakam olan 76.807,09 TL olarak devrettiği görülmüştür.
Mahkememizce 13/10/2015 tarihli 3. Celse ara kararı ile ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı şirkete tüm ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.
14/12/2015 ... talimat bilirkişi raporu: Davalı şirket ile davacı şirket arasında mal ve hizmet alım satımından dolayı sözleşmeye dayalı ticari bir ilişkinin olduğu, davacı şirketin dava konusu dönemde davalı şirkete mal ve hizmet faturaları düzenlediği ve davalı şirketin ise davacı şirkete ödemeler yaptığı görülmektedir. Davacı şirketin 2012 yılı hesapları incelendiğinde yıl sonu devrinin kayıtlarında 56.834,25 TL olarak görüldüğü, 2013 yılı açılış fişinde ise 113.571,84 TL olarak kayıtlara alındığı, 2012 yılındaki hesaplarda sanki davalı firmadan fazla para alınmış gibi görüldüğü tespit edildiğinden, 2.460,09 TL farkın sebebinin davacının kayıtlarındaki tutarsızlıktan meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacının alacak tutarı hesaplanırken, hesaplarındaki tutarsızlık sebebiyle davalının defter kayıtlarına göre işlem yapılmıştır. Davacının davalından alacağının 10.07.2013 tarihi itibariyle 130.347,82 TL olduğu tespit edilmiştir. 10.07.2013 tarihinden sonra davalı, davacının ödemesi gereken sigorta primi ile icra ödemeleri olarak 88.261,80 TL ödeme yaptığı, davacının bu ödemelere karşılık hesaplarından 56.000,00 TL düştüğü kayıtlardan izlenmiştir. Ayrıca davalı tarafından davacı ile müteselsil olarak birlikte sorumlu oldukları ve davaları daha sonraki yıllarda sonuçlanan işçi alacaklarına ilişkin olarak, 121.160,63 TL ödeme yapıldığı dekontlardan görülmektedir.
Mahkememizce 24/01/2017 tarihli 7. Celse ara kararı ile; davacı şirketin 2012 yılı defter ve kayıtları dahil tüm defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak dosyada yer alan bilirkişi raporlarında müphem konuların giderilerek defterlerin delil niteliğinde olup olmadığı varsa davacının alacak miktarının tespit edilerke faiz, nevi ve faiz başlangıç tarihleri ile birlikte rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
18/05/2017 ... talimat bilirkişi raporu: Davacı ... Hazir Yemek Gıda Turizm Ltd.Şti. nin uyuşmazlık konusu faturaların kesildiği 2013 yılına ait yasal ticari defterlerini inceledim.Davacı tarafın dava konusu döneme ait(2013)ticari defterlerinin açılış(yevmiye ve defterl kebir) ve kapanış (yevmiye defteri) tasdiklerinin yasal süresi içinde usülüne uygun olarak yapılmış olduğunu ,tüm faturaların kayıtlarının süresi içinde yevmiye defterine işlendiğini gördüm.Faturalarla kayıtları uyumlu olan Tizari Defterlerin delil niteliğinde olduğu,taraflar arasında sözleşme bulunduğu ve bu sözleşmede ”ödeme” başlıklı 36 ve 37 maddelerde ödemenin safhaları belirtilmiş olup temerüdle ilglli nerhangi bir ibare yoktur. Bu nedenle temerrüdün faturalarırı kesildiği tarih itibariyle başlamaktadır. Sonuç olarak Davacının anıları işi gerçekleştirdiği Davalının .../... nolu hızlı pasta ile ... 3.noterliği vasıtasıyla gönderdiği mektupta kabul edilerek “101.722,92 TL.lik hak edişiniz şirketimizce bioke edilmiş denilmekte ve açıklanan yükümlülüklerden bahsedildiği görülmüştür.
Mahkememizce 10/04/2018 tarihli 10. Celse ara kararı ile Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu son bilirkişi raporu ile de çelişkinin giderilemediği anlaşıldığından dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi suretiyle rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
20/07/2020 ... talimat bilirkişi raporu: Davalı şirket ile davacı şirket arasında mal ve hizmet alım satımından dolayı sözleşmeye dayalı ticari bir ilişkinin olduğu, davacı şirketin dava konusu dönemde davalı şirkete mal ve hizmet faturaları düzenlediği ve davalı şirketin ise davacı şirkete ödemeler yaptığı görülmektedir. Davacı şirketin 2012 yılı hesapları incelendiğinde yıl sonu devrinin kayıtlarında 56.834,25 TL olarak görüldüğü, 2013 yılı açılış fişinde ise 113.571,84 TL olarak kayıtlara alındığı, 2012 yılındaki hesaplarda sanki davalı firmadan fazla para alınmış gibi görüldüğü tespit edildiğinden, 2.460,09 TL farkın sebebinin davacının kayıtlarındaki tutarsızlıktan meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacının alacak tutarı hesaplanırken, hesaplarındaki tutarsızlık sebebiyle davalının defter kayıtlarına göre işlem yapılmıştır. Davacının davalından alacağının 10.07.2013 tarihi itibariyle 130.347,82 TL olduğu tespit edilmiştir. 10.07.2013 tarihinden sonra davalı, davacının ödemesi gereken sigorta primi ile icra ödemeleri olarak 88.261,80 TL ödeme yaptığı, davacının bu ödemelere karşılık hesaplarından 56.000,00 TL düştüğü kayıtlardan izlenmiştir. Ayrıca davalı tarafından davacı ile müteselsil olarak birlikte sorumlu oldukları ve davaları daha sonraki yıllarda sonuçlanan işçi alacaklarına ilişkin olarak, 121.160,63 TL ödeme yapıldığı dekontlardan görülmektedir.
Mahkememizce 17/12/2019 tarihli 14. Celse ara kararı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın 02/07/2015 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan aynı bilirkişiye verilerek davacının 2012 yılı defterleri de incelenmek suretiyle a) davacı defterleri ve davalı defterleri arasındaki 2.460,09 TL tutarlı farkın nedeninin tespitinin istenilmesine, b) Davacının 2012 yılı defterleri de incelenerek alacak miktarının tespitinin istenilmesine, c) incelenen davacı defterlerinin belge örneklerinin rapora eklenerek gönderilmesinin istenilmesine, hususunda rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
19/01/2021 ... talimat bilirkişi raporu: Davalı şirkelin 2012 ve 2015 yıllarına ait defter ve belgeleri 14.12.2015 tarihli bilirkişi raporuyla incelencrek aşağıdaki tespitler yapılmış idi. a) Davalı şirketin incelemeye ibraz cditen defterleri üzerinde yapılan usul incelemesinde, 2012 ve 2015 yılına ait defterlerin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, yine 2012-2013 yılına ait yevmiye dellerinin kapanış tasdikinin (görülmüştür onayının) yapıldığı, defterlerin genel olarak dek düzen hesap planı genel tebliğinc uygun olarak tutulduğu ve defterlerin birbirleriyle uyumlu olduğu, b) Davacı şirket ile davalı şirkel arasında sözleşmeye dayalı ticari bir ilişkinin olduğu, e) Davalı şirkel yasal defter ve kayıtlarına göre, 09.07.2013 İcra takip tarihi itibariyle davacı şirkete bakiye 130.347,82 TL borçlu olduğu. d) Ancak. dosya kapsamında bulunan 02.07.2015 tarihli Bilirkişi raporuna göre davacı şirketin 09.07.2013 icra takip tarihi ilibariyle davalı şirketten 132.807,09 TL bakiye alacaklı olduğu. taraflar artasında 2.460,09 TL alacak-borç farkı olduğu, bu farkının 2012 yılından kaynaklandığı, davalı şirketin 2012 yılı defter ve kayıtlarının incelendiği, ancak bu farkın bulunması için davacı şirketin 2012 yılı defter ve kayıtlarının incelenmesinin gerektiği, €) Davalı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ait cari hesap dokümanı 14.12.2015 tarihli rapor ekine alınarak dosya kapsamına dahil edilmiştir. Sonuç olarak; Davacı defterler ile davalı defterleri arasında ki 2.460,09 TL tutarlı farkın nedeninin 2012 yılından kaynaklandığı, bu nedenle Sayın Mahkcmenin takdiri ile davaçı şirketin 2012 yılına ait defter kayıtlarının incelenmesi gerektiği görüş ve kanaaline varılmıştır.
Mahkememizce 13/08/2020 tarihli ara kararı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına dosyanın 14/12/2015 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan aynı bilirkişiye verilerek davalının 2012 yılı defterleri de incelenmek suretiyle rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
03/05/2021 talimat bilirkişi raporu: Davacı yemek hizmeti veren davacı tarafından, davalı aleyhinde, 09.07.2013 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 138.059,08 TL asıl alacak ve 1.256,83 TL işlemiş faizi olmak üzere 139.315,91 TL alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu Dava dosyasına önceki bilirkişi raporları ve eklerinden hem davacının hem de davalının 2012 yıllarındaki açık hesap ekstrelerine ve ödeme belgeleri v.s. Ulaşılmış olup; Davacının davalıdan 31.12.2012 kapanış tarihinde 56.834,25 TL alacaklı olarak 2013 yılına devir ettiği, ancak davacının muhasebesi tarafından 2012 yılından 2013 yılına devir 56.834,25 TL yerine 113.571,84 TL olarak açılış yapıldığı, Davalının davacıya 31.12.2012 kapanış tarihinde 111.111,75 TL borçlu olarak 2013 yılma devir ettiği görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, davacının muhasebe kayıtlarına göre davalıdan 56.834,25 TL alacaklı göründüğü, ancak davalının kayıtlarına göre ise, davacıya 111.111,/5 TL borçlu olduğu, arada 54.277,50 TL FARK olduğu, tarafların 2012 yılına ait yukarıdaki açık hesaplar incelendiğinde; Davacının muhasebe kayıtlarında davalıdan gerçekte (davalının dava dosyasına sunduğu davacıya ödeme dekontları ile teyit edilmiştir) 195.957,87 TL tahsil etmişken hatalı olarak 54.830,84 TL fazla tahsil kaydı ile birlikte 250.788,71 TL tahsilat kaydı yapıldığı, Gerçekte davacının davalıdan (davalının dosyaya sunduğu banka dekontu ile teyit edildiği üzere) 195.957,87 TL tahsilat kaydı yaptığı, buna göre, davacı ile davalı arasında 2012 yılındaki muhase54.830,84 TL fazla yapılan tahsilat kaydından ve Davalının davacıya kestiği 19.11.2012 tarih, 354250 no.lu 553.34 TL fatura (davacıda kayıtlı değil) mahsup edildiğinde 2012 yılındaki 54.277,50 TL farka ulaşıldığı, Ancak 2012 yılında davacının muhasebe kayıtlarında özellikle davalıdan alınan ödemelerin hatalı girildiği ve davalının muhasebe kayıtlarının denetime uygun olduğu ve doğru olduğu teyit edilmekle; Sayın Mahkeme tarafından iş bu bilirkişi raporunda talep edilen (davacının 2013 devirde 113.571,84 TL - davalının 2013 devirde 111.111,75 TL-) 2.460,09 TL farka ulaşıldığı, 2.460,09 TL farkın davacının yukarıda açıklandığı üzere, davacının davalıdan olan banka tahsilat kayıtlarındaki tahsilat kayıtlarının hatalı girilmesinden kaynaklandığının belirlendiği, Sayın Mahkeme Tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Aşağıdaki Değerlendirmelerin Yapılması Gerekmiş Olup, Takdir Sayın Mahkeme'ye Ait Olmak Üzere; Davacının 09.07.2013 icra takip tarihinde, davalıdan 138.059,08 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, yapılan inceleme ile; davacının alacağının varlığının davacının davalıya kestiği (davalının muhasebe kayıtlarında da var) aşağıdaki 11 adet faturalardan 130.900,34 TL bakiye alacaktan kaynaklandığı, 09.07.2013 takip tarihinde ise; Davacının 132.807,09 TL alacaklı olduğu, Davalının muhasebe kayıtlarında ise 130.647,82 TL borçlu olduğu, Davacının lehine 2.459,27 TL fark olduğu, 0,82 küsurat farkı göz ardı edildiğinde; Davacının 132.807,09 TL alacak bakiyesinden - 2.460,09 TL fark mahsup edildiğinde ve 553,34 TL davalının davacıya kestiği fatura (davacının muhasebe kayıtlarında yok) davacının 09.07.2013 takip tarihinde davalıdan(132.807,09 TL- 2.460,09 TL * 553,34 TLMahkememizce 15/02/2021 tarihli 18. Celse ara kararı ile Dosyanın mali müşavir bilirkişiye verilerek ... ve ... talimat raporları ile ekindeki belgeler incelenmek suretiyle; Tarafların defterleri arasındaki 2.460,09 TL tutarlı farkın nedeninin tespitinin istenilmesi hususunda rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
29/11/2021 bilirkişi raporu: ... 1.Asliye Hukuk Mah, ... E. (bozmalar öncesi esas... E.) Hüküm Taplamı: 7,594,72 TL. Net ... İcra Müd. ... E. (eski esas ... E.) İlamın icraya konulduğu dosya Ödeme tarihi 19.12.2019 itibari ile olabilecek asgari dosya borcu : 14.302,66 TL. ... ... ödemesi 15.750,00TL. 19.12.2019 t. ... dekontu 2-... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. (bozma öncesi esas 2013/131 E.) Hüküm Toplamı 12.035,24 TL. Net .... İcra Müd. ... E. (eski esas ... E.) .) İlamın icraya konulduğu dosya Ödeme tarihi 20.03.2017 itibarl ile olabilecek asgari dosya borcu 18.317,67 TL ... ... ödemesi 19.214,16TL. 20.03.2017 t. ... dekontu 3-... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. (bozma öncesi esas 2013/132 E.) Hüküm Toplamı 12.866,30 TL. Net -... İcra Müd. ... E. (eski esas ... E.) İlamın icraya konulduğu dosya Ödeme tarihi 16.04.2018 itibari ile alabilecek asgari dosya borcu 21.100,46 TL ... ... ödemesi 26.850,00TL, 16.04.2018 t. ... dekontu İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/801 E. Sayılı dosyası için düzenlenmiş Bilirkişi Raporudur 4-... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi ...E. (bozma öncesi ... E.) Hüküm Taplamı 24.601,92 TL. Net ... İcra Müd. 2015/8972 E. (eski esas 2014/3063 E.) Ödeme tarihi 29.07.2019 t. itibari ile olabileçek asgari dosya borcu 45.432,30 TL ... ... ödemesi 59.346,47TL. 29.07.2019 t. ... dekontu İşçilik alacakları için 1 yıllık mevduata uygulanan fiili faiz oranları her banka için değişiklik göstermekte olup 1 yıllık mevduat faizi hesabında alacaklının hangi oranlarda faiz talep etmiş olduğu icra müdürlüğünün esas aldığı faiz oranlarına göre hesaplamalar değişiklik gösterebilmektedir. Mahkeme ilamlarında alacaklar brüt olarak gösterilmiş olup takip aşamasında nete çevrilmesi gerekmektedir. Hesap farklılıkları mevduat faiz oranlarından ve brüt alacakların nete çevrilmemiş olmasından kaynaklanabilir. Takip talepleri, icra emirteri, İcra kapak hesapları dosyada olmadığından farazi hesaplama yapılmış olup icra dosyasına yapılan ödemeye esas alınan hesabın yargılamanın neticesine etki edeceğine kanaat getirilmesi halinde ödeme tarihleri itibari ile icra dosya hesaplarının celbi gerekmektedir. Davalının ve davacı hakkında işçilik alacaklarını müştereken ve müteselsilen ödenmesi ilamları gereği davalının icra dosyalarına yapmış olduğu ödemeleri taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve TBK 167. Maddesine hükümlerine göre rücu hakkının olup olmadığı bu sebeple davacının talep ettiği alacaklara karşılık takas mahsup talebine kıymet verilip verilmeyeceğinin hukuken değerlendirmesi Sayın Hakimliğiniz taktirinde olup, hesap raporu taktirlerinize arz olunur.
Mahkememizce 21/06/2021 tarihli 20. Celse ara kararı ile Dosyanın iş ve sosyal güvenlik hukuku hesap uzmanı bilirkişiye verilerek dava dosyası içerisinde bulunan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilmiş gerekçeli kararlarda hükmedilen toplam işçilik ve yargılama gideri miktarının her bir dosya için ayrı ayrı tespitinin yapılmasının istenilmesi hususunda rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
19/12/2022 ek bilirkişi raporu Davalı ve davacıyı işçilik alacaklarını Müştereken ve müteselsilen ödeme ilamları gereği davalının icra dosyalarına yapmış olduğu ödemeleri taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve TBK 167. Maddesine hükümlerine göre rücu hakkının olup olmadığı bu sebeple davacının talep ettiği alacaklara karşılık takas mahsup talebine — kıymet verilip verilmeyeceğinin hukuken değerlendirmesi Sayın Hakimliğiniz taktirinde olup, hesap raporu taktirlerinize arz olunur.... 1. Asliye hukuk mahkemesi ... ... İcra müd. 2015/8972 esas icra borç miktarı 14.561,06 ... ... ödemesi 15/750,00-TL icradan iade alınabilecek tutar 1.188,94-TL ... 1. Asliye hukuk mahkemesi ... ... İcra müd. ... esas icra borç miktarı 18744,24 ... ... ödemesi 19.214,16-TL icradan iade alınabilecek tutar 469,92-TL ... 1. Asliye hukuk mahkemesi 2015/148 ... İcra müd. ... esas icra borç miktarı 24.835,20-TL ... ... ödemesi 26.850,00-TL icradan iade alınabilecek tutar 2.014,80-TL ... 1. Asliye hukuk mahkemesi 2018/267 ... İcra müd. 2015/8972 esas icra borç miktarı 48.508,56-TL ... ... ödemesi 59.346,47-TL icradan iade alınabilecek tutar 10.337,91-TLToplam icra borç miktarı 106.649,06-TL Toplam ... ... ödemesi 121.160,63-TL Toplam icradan iade alınabilecek tutar 14.511,57-TL olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Cari hesaptan kaynaklı ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK md. 67'e göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Fatura düzenlenebilmesi için taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunması gereklidir. Bunun yanı sıra fatura tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı kabul edilmekte ve faturada yer alması olağan sayılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü ve bedeli gibi fatura mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine karine teşkil etmektedir. Ancak bu karinenin aksi elbetteki her türlü delil ile ispatlanabilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davacı ... Turizm LTD. ŞTİ. İle davalı ... ... San. Ve Tic. A.Ş. arasında 03/07/2012 tarihinde yemek ve servis hizmetlerine ilişkin sözleşme imzalanmış olup; davacı yanca cari hesaba ilişkin alacak istemiyle takip başlatmış ve itiraz üzerine iş bu dava açılmıştır. Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla da davacının 09.07.2013 takip tarihinde 130.900,34 TL alacaklı olduğu ve - 65.157,04 TL davalının ödeme mahsup edilmesi sonrasında 65.743,30 TL davalıdan alacağının kaldığı hususu bildirilmiştir. Yine sözleşmenin 28. ve 29. maddeleri gereğince iç ilişki de davacı ... Turizm LTD. ŞTİ'nce yemek ve servis hizmetlerinde çalıştırılan işçilerin her türlü hak ediş, yasal kesinti, akdi ve hukuki sorumluluk, çalışma hayatına ilişkin her türlü yükümlülüğü ve sorumluluğun davacı tarafça üstlenildiği hususu düzenlenmiştir. Davalı yanca da dava dışı işçilerin işçilik alacaklarının ödendiğinde bahisle takas/mahsup defi-nde bulunulmuştur.
Mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak, alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesidir. Mahsuplaşmada, takastan farklı olarak iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Buna göre, alacak miktarından tenzil edilecek değer, karşı alacak olmayıp, gerçek alacağı bulmak üzere hesaplanan alacaktan indirilmesi gereken bir bedeldir. Bu nedenle, mahsupta hukuken karşılıklı alacaklılık ilişkisinden öte, alacağın gerçek miktarının tespiti için yapılan bir işlemin varlığı kabul edilmelidir. Mahsupta, doğmuş bir alacaktan söz edilemeyeceği için, mahsubun borcu sona erdiren bir neden olduğu da düşünülemez. Ayrıca, mahsup talebi hukuki niteliği itibariyle def'i olmayıp; itiraz niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi kabul edilmez. Bu yönüyle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.05.2012 Tarih, 2011/7271-3753 Esas ve Karar sayılı ilamında gösterildiği üzere, mahsubun yargılama devam ettiği sürece karşı tarafın muvafakatı olmaksızın ileri sürülmesi mümkündür. Yargıtay yerleşik uygulamalarında, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle taraflardan birinin katlandığı bazı yükümlülüklerin ya da elde ettiği bir kısım semerelerin diğer tarafın alacağından indirilmesi talebi, hukuki niteliği itibariyle, takas değil, "mahsuplaşma" olarak nitelendirilmektedir. (Emsal nitelikte karar olarak Dairemizin 26.11.2014 Tarih, 2014/857-6878 Esas ve Karar sayılı ilamı ile yine Dairemizin 28.02.2012 tarih, 2012/468-1180 Esas ve Karar sayılı ilamı) Takas ise, bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması halinde borçların takasından söz edilemez. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Başka bir deyişle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesi uyarınca, iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkan veren hakka def’i denir. Def’iler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Def’iler, davada ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas bir def’idir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, def'i olarak da ileri sürülebilir. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i sebebi ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.
Dava dışı işçilerce işçilik alacaklarına ilişkin dosya taraflarına davalar açılmış ve mahkememizce bekletici mesele yapılan iş bu dosyalar dosyamız arasına alınarak kesinleşmeleri akabinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan işçilik alacaklarına ilişkin icra takip dosyalarına yapılan ödemelere dikkate alındığında davalı yanca icra borç miktarı toplam 106.649,06-TL olup davalı tarafça yapılan ödemenin 121.160,63-TL olduğu ve icradan iade alınabilecek tutar 14.511,57-TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olup; cari hesaptan kaynaklı alacak miktarı dava dışı işçilerin işçilik alacakları ödenmek suretiyle davalı tarafça ödenmiş ve usulüne uygun takas/mahsup defi ileri sürüldüğü de anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 179.90TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.245,00-TL harçtan mahsubu ile artan 1.065,10-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 11.664,33 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 563,00TL (Tebliğler ve posta) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nin 342 ve 345. Maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/01/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸