T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/272 Esas
KARAR NO : 2025/430
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/05/2019
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirket, ... inşaatı için davalı firmadan 190 adet kayın kontrplak malzeme satın almıştır. Malzemenin suya ve neme dayanıklı olması gerektiği ön şart olarak belirtilmiş ve bu durum satıcıda onaylanarak malzeme alınmıştır. Ancak, montaj sonrası malzemenin birkaç gün içinde kabarmaya başladığı ve hızla yaygınlaştığı tespit edilmiştir. Müvekkil, edindiği malın ayıplı olduğu bildirisini zamanında yapmış; ancak davalı firma ayıplı malın tazmini konusunda olumsuz ve zarar artırıcı teklifler sunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çözülmediğinden dolayı ihtarname gönderilmiş ve zorunlu arabuluculuk süreci başlatılmış, ancak herhangi bir sonuca varılamamıştır. Müvekkil, inşaatın devam etmesi gerektiğinden, ayıp nedeniyle bedel iadesi ve uğranılan zararın tazmini için mahkemeye başvurmuş ve delil tespiti talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu ile malzemenin ayıplı olduğunu, bu ayıbın imalattan kaynaklı gizli nitelikte olduğunu ve malzemenin sağlam çıkarılmasının mümkün olmadığını belirlemiştir. Müvekkil şirket, ayıplı mal nedeniyle toplam 22.325,00 TL maddi zarara uğramıştır. Ayrıca inşaat sürecindeki aksaklıkların da gecikmelere yol açtığı belirtilmiştir. Müvekkili şirketin, inşaat sürecinde yaşanan gecikmelerden kaynaklanan zararların da tazmini talep etmektedir." beyanı ile zararının ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının vekili, müvekkilinin davalı firmadan satın aldığı 190 adet ayıplı kayın kontrplakla ilgili olarak bir dizi itirazda bulunmaktadır. Öncelikle, delil tespitinin davalı tarafın yokluğunda yapıldığını ve bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilmediğini öne sürerek, bu durumun delil niteliği taşımadığını ve dolayısıyla hükme esas alınamayacağını belirtmektedir. Ayrıca, ayıplı mal ihbarının yasal 8 günlük süre içerisinde yapılmadığını, bu nedenle geçerli olmadığını iddia etmektedir. Davalı, ürünlerin suya dayanıklılığı konusunda hiçbir garanti vermediğini ve davacı tarafın en düşük kalitedeki ürünü tercih ettiğini savunarak sorumluluğu reddetmektedir. Davacı tarafından talep edilen zarar kalemlerinin müvekkil şirkete ait yükümlülükler olmadığı ve belgelerin usulüne uygun sunulmadığı ifade edilmektedir. Son olarak, davacının ayıplı ürünlerle ilgili sahip olduğu seçimlik hakların usulüne uygun kullanılmadığı ve bu nedenle davanın reddi gerektiği vurgulanmaktadır. Tüm bu gerekçelerle davalı taraf, iddiaların geçersiz olduğunu ve davanın reddini talep etmektedir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu kayın kontraplak malzemesinin ayıplı olması nedeniyle satış bedelinin iadesi ve uğranan zararın tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
DELİLLER;
... 17. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Değişik iş sayılı dosyası aslı celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 30/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacının iddiasının ayıplı ifadan kaynaklanan zararların tespit ve tazminine ilişkin olduğu, ayıp ihbarının davacı tarafından zamanında yapıldığı, Ancak davacının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 17/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"... Başkanlığı Yapı İşleri Şube Müdürlüğünce de Sayın Mahkemeye gönderilen Sayı: ... ilgi yazıda “... çatıda eksik ya da ayıplı tespit edilen herhangi bir kontrplak malzeme ya da imalat tespit edilmemiş...” ve devamında da “... su problemi oluşabileceğinden örnek alınması uygun bulunmamıştır...” denilmektedir. Bu konuda araştırma veya numune alımına herhangi bir izin verilmediği görülmektedir.
Sayın Mahkemenin 14.02.2024 tarihinde yapılan 11. Duruşmasında 3. maddesinde belirtilen tüm çalışmalar ve hesaplamalar zaten önceki bilirkişi raporunda ve bizim de daha önce verilen kök raporumuzda belirtilmiştir. Bu konuların irdelemesi daha sonra yazılı olarak tekrar yapılmasına gerek duyulmamış ve kök rapor görüşümüz aynen korunmuştur.
Davaya konu bilirkişi raporu ve eki daha önce verilmiş olup, her ne kadar teknik ve hukuk olarak ilgiler belirtilmiş ise de sonuçta teknik olarak bir çözüm bulunamadığı ve dolayısıyla da hukukî alacak-verecek boyutunda bir çözüm oluşturulamadığı için Sayın Mahkemenin dosyayı yeniden heyetimize tevdi etmesi üzerine dosya tekrar heyetimizce incelenmiştir.
Bilirkişi heyetimiz, aşağıdaki şekilde teknik kabulü esas alarak alacak-verecek hesaplaması yapmıştır:
Mahallinde ilk bilirkişi heyetince yapılan keşif ve inceleme raporunda “... tespit konusu kontraplakların cami alt döşemesinde kullanıldığı, kaplama yapılan döşemenin yaklaşık yüzde 40 ila 50’sinde kabarma, şişme, kalkma, çatlama ve ayrılmalar meydana geldiği, bazı yerlerde söz konusu deformasyonların kaplamanın alt tabakalarına da sirayet ettiği görülmüş olup...” ifadesinden yola çıkılarak konu hasarın tespitinde heyetimizce; hasar yüzdesinin ilk raporda belirtilen oranların ortalamasının alınarak % (40 + 50)/2 = %45 kabul edildiği, her iki davalı ve davacının bilirkişi tarafından ilgili kanun hükümlerine uygun olarak hukuken yapılan değerlendirmesinde;
“... Yukarıda, teknik inceleme bölümünde ve dosyadaki tespit raporunda yer alan ‘tespit konusu kontrplaklarda yağmur suyundan dolayı meydana gelen hasarların, kontrplakların üretimindeki sorunlardan (kullanılan tutkalın eksik veya hatalı olması, baskı ve imalat sırasındaki mekanik veya işçilik hataları, ahşap malzemedeki uygunsuzluklar vb.) kaynaklanmış olabileceği, ancak kesin nedenin alınacak numuneler üzerinde uzmanlarınca laboratuvar ortamında yapılacak test ve incelemeler sonucunda belirlenebileceği... Dava konusu kontrplak malzemelerin fatura ile gelen marin kontrplak olup olmadığı hakkında net bilgi olmaması ve ayrıca numune alınmadan deney yapılıp laboratuvar sonuçları olmadan “gizli nitelikli” ayıp olduğu ifade edilmemelidir’ yönündeki tespitler dikkate alındığında davacının ayıplı ifa yönündeki iddiası ispata muhtaç olmaktadır...” ifadesinden konu hasara sebep olan durumun davalı firmanın ürünler arası farkı sözlü olarak ifade etmesinin yetersizliği, marin kontrplakların hatalı ürün olarak verilmesinden mi yoksa davacı firmanın marin kontrplak yerine marin özelliği olmayan ucuz kontrplak siparişi vererek bunu mu kullandığı, bu kontrplak özelliğinin de yazılı olarak faturalara bilgisinin yansıtılmaması, alıcının gelen ürünü zamanında ve teknik olarak kontrol etmeyerek hatalı olduğunu belirlememesi, kullanması, ayıplı olduğu iddiası olan ürünlere zamanında itiraz edilmemesi, örneklerin alınması ve tahlil yapılmasının da artık imkânsız olduğu –ki bu durum yukarıda İBB’nin Sayın Mahkemeye gönderdiği cevapta açıkça ortaya konmuştur– durumundan yola çıkılarak hasar oranı şu şekilde hesaplanmıştır:
Mahkemeye ibraz edilen
Fatura Tutarı (...) = 36.924,58 TL (KDV hariç)
Fatura Tutarı (...) = 592,37 TL (KDV hariç)
Toplam Bedel = 37.516,95 TL (KDV hariç)
→ 37.516,95 TL x Hasarlı ürün oranı (%45) = 16.882,62 TL (KDV hariç)
Konu hasarın toplamda 16.882,62 TL olduğu (07.01.2019 tarihli) faturalardan çıkartılmıştır. Her iki taraf da konu davada net olarak iddialarına mesnet olan delilleri bilirkişiler açısından tam sunamadıklarından ve Sayın Mahkemece bir çözüm bulunması istendiğinden konu hasar bedeli iki tarafa da yansıtılacaktır.
Buna göre;
Davalı Taraf İçin: 16.882,62 / 2 = 8.441,31 TL
Davacı Taraf İçin: 16.882,62 / 2 = 8.441,31 TL alacak olarak hesaplanmıştır.
Davaya konu miktarın enflasyon uyarlaması istendiği takdirde konu, yetki alanımızın dışındadır. Bu durumda konu, Hesap Uzmanı bilirkişisine aktarılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 22/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ...'nden 07/01/2019 tarihinde 3 adet numune, 08/01/2019 tarihinde ise 187 adet olmak üzere toplam 190 adet 2,50 x 1,25 x 0,018 m ölçülerinde kontrplak malzeme alındığı, hasarın 14/01/2019 tarihinde bildirildiği ve kış döneminde yaklaşık 5-6 günlük kar/yağmur yağışına ya da karın altında kalmasına maruz kalmış olabileceği,
... standartlarında yapıştırıcısının ...,..., ... olma durumuna göre 3 tip kontrplak sınıfı bulunduğu,
... yapıştırıcılı olanın iç mekanlarda kuru koşullarda kullanıma uygun; ... olanın nemli koşullarda çatı kaplaması, ahşap karkas duvarlar için; ... yapıştırıcılı olanın ise dış mekan koşullarında, tam açık servis koşullarında kullanılan kontrplak olduğu,
Kontrplak malzemelerin dış hava şartlarında yağışa maruz kalması sebebiyle mail ve WhatsApp yazışmalarında 61 adette mutabık kalındığı, delil tespiti dosyasında %45–50 seviyesinde (85–90 adet) üst tabakasının deforme olduğu, kısmen yapıştırıcısından ayrıldığı,
Sonrasında... Ltd. Şti.’nin malzemeyi kullanmış olup sadece ilave "plakaların her yüzüne (yaklaşık 1200 m²) sürülen ahşap koruyucunun işçilik ve malzeme bedeli olarak yaklaşık 10.000,00 TL olmak üzere" masraf yaparak, 19/07/2022 tarihinde işin geçici kabulünü eksiksiz/noksansız şekilde ...’ne teslim ettiği,
Alınan kontrplak malzemelerinin ...yapıştırıcılı malzeme olabileceği; bu malzemelerin dış hava yağış koşullarına uygun malzeme olmadığı, malzemenin içeride kullanılmak üzere, kuru ortamlarda kullanılabilecek malzeme olduğu ve şantiyede davacı tarafından gerekli muhafaza önlemleri alınmadan malzemenin yağış etkilerine maruz bırakılması sonucu üst tabakasının kısmen kalktığı, bombe yaptığı" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklı, davacı alıcının, satışa konu kontrplak malzemenin ayıplı olduğu iddiasıyla, satış bedelinin iadesi ile ayıbın giderimi için gerekli nakliye bedeli, vinç hizmet bedeli, malzeme montaj bedeli, montaj esnasında kullanılan sarf malzemesi ve ahşap koruyucu ile işçilik bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde satışa konu kontrplakların ayıplı olduğunu, buna ilişkin delil tespitinin yaptırıldığını beyan ederek satış bedelinin iadesi ile ayıptan doğan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde satışa konu ürünlerin ayıplı olmadığını, davalının en ucuz ve en düşük kaliteli ürün seçtiğini, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ve zarar olarak belirtilen miktarların da kabul edilmediği beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğuna ilişkin ihtilaf yoktur.
İhtilaf, satışa konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, davacının zararının sübut ve miktarına ilişkin olduğu hususlarına ilişkindir.
Davacının talebi üzerine ... 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyasından alınan 26/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda,
"Caminin çatı alt döşemesinde kullanılan tespit konusu 18 mm kalınlığındaki marin kontrplakların içine su alması neticesinde birçok bölgede (kaplama yapıları döşemenin yaklaşık %40–50’sinde) ve özellikle de kontrplağın en üst kaplama tabakasında kabarma, şişme, kalkma, çatlama ve ayrılmalar meydana geldiği, bazı yerlerde söz konusu deformasyonların kaplamanın alt tabakalarına da sirayet ettiği görülmüş olup, tespit konusu kontrplaklarda meydana gelen deformasyonların zamanla ilerleme ve büyüme eğilimi taşıdığı ve önlem alınması gerektiği,
Başka firmadan alınıp caminin ara kat döşemesi ve çatı üstü kaplamada kullanılmış olan kontrplak malzemelerde yapılan incelemelerde ise herhangi bir hasar veya deformasyon oluşmadığı,
Tespit konusu kontrplaklarda yağmur suyundan dolayı meydana gelen hasarların, kontrplakların üretimindeki sorunlardan (kullanılan tutkalın eksik veya hatalı olması, baskı ve imalat sırasındaki mekanik veya işçilik hataları, ahşap malzemedeki uygunsuzluklar vb.) kaynaklanmış olabileceği, ancak kesin nedenin alınacak numuneler üzerinde uzmanlarınca laboratuvar ortamında yapılacak test ve incelemeler sonucunda belirlenebileceği,
Tespit konusu kontrplaklarda meydana gelen hasarların gizli nitelikli ayıp olduğu,
Tespit konusu 18 mm kalınlığındaki marin kontrplağın caminin çatı alt döşemesinde kullanıldığı, üzerine ahşap çatı karkası ve çatı kaplaması yapıldığı, bu nedenle ayıplı kontrplak kaplamanın sökülmesinin oldukça zor ve maliyetli bir işlem olacağı gibi, söküm esnasında kontrplak malzemede oluşacak hasarlar nedeniyle tespit konusu kontrplak malzemenin sağlam çıkartılması ve bir daha kullanılmasının mümkün görülmediği, ayrıca söküm yapılması halinde çatı karkası ve kaplaması ile üzerine yapılan izolasyonda da önemli hasarlar meydana geleceği, iş süresini uzatacağı, şantiye genel giderlerinin artacağı, ek malzeme ve işçilik maliyetleri doğuracağı, görüş ve kanaatine varılmıştır."
... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasının incelenmesinde raporun davalılara tebliğine karar verilmesine rağmen, dosyada yeterli avans bulunmadığından davalılara gönderilen bir rapor tebliğinin de bulunmadığı, nitekim davalıların davaya cevap dilekçelerinde kendilerine rapor tebliğ edilmediğinden rapor içeriğinden haberdar olmadıkları yönündeki beyanı ve rapora açıkça itiraz ettiklerini belirtmesi karşısında, tespitin davalının yokluğunda yapıldığı hususu göz önüne alınarak delil tespiti tarihinde yürürlükte bulunan HMK 402 vd. maddeleri gereği mahkeme, dilekçeyi ve delil tespiti tutanağı ile varsa bilirkişi raporunun bir suretini derhal karşı tarafa tebliğ etmek zorunda olup, aksi hâlde, karşı tarafa tebliğ edilmemiş olan delil tespiti tutanağı, davada tek başına delil olarak kullanılamaz. Bu sebeplerle mahkememizce delil tespiti raporu hükme esas alınmamıştır.
Taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi mevcut olmamakla birlikte davalı tarafça davacıya düzenlenen 08/01/2019 ve 07/01/2019 tarihli faturalar ihtilaf konusu olmadığından satışa konu ürünlerin fatura konusu ürünler olduğu kanaatine varılmıştır. Buna göre 08/01/2019 tarihli faturaya konu "..." olan 10,5188m3 ve 07/01/2019 tarihli faturaya konu aynı ürüne ilişkin 0,1688m3lük ürünlerin satışa konu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalıya gönderilen e-posta'da ürünlerin ayıplı olduğu, zararın giderilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça davacıya gönderilen e-posta cevabında ise şikayetin incelenmesinde 190 adet malzemenin 61 tanesinin son katmanlarında 61 tabakasında kısmi olarak yapışmama hatasının görüldüğünü, başkaca bir kusurun bulunmadığını, davacının uygun fiyatlı ürün seçtiğini, malzemenin korumasız olarak yağmura suya ve güneşe bırakılmasından dolayı kusurun meydana geldiğini, 23/01/2019 tarihine kadar ürünlerin iade edilebileceği belirtilmiştir.
Davacı tarafça davalıya keşide edilen ... 23. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin ayıplı olduğu, mevcut durumda bozulmuş durumda olduğu ve tek parça halinde sökülmesi imkanının da bulunmadığı, malzemenin gerekli niteliği taşımadığı, bu sebeple ürün bedelinin iadesi ile zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı tarafça davacıya keşide edilen ... 20. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının ucuz fiyatlı ürün tercih ettiği, bu ürünün de çıplak şekilde yağmura, kara, güneşe maruz kaldığının tespit edildiği, ürünlerin ayıplı olması durumunda iade alınabileceğinin teklif edilmesine rağmen ürünlerin iade edilemeyecek durumda olduğunun davacı tarafça belirtildiği, ürünlerin iade edilmemesi halinde taleplerin karşılanmayacağı bildirilmiştir.
Mahkememizce davalının tanıkları dinlenilmiş, davalı tanığı ...;
"Ben 8 davalı kurumda çalışıyorum. Görevim itibari ile idari işler ile ilgili çalışıyorum. Malzeme satışı ile bir şikayet oluşmuş akabinde malzemeyi satan arkadaşının kendisine aksettirdi. Tespit yapılması için uzman arkadaşlar gönderildi. Konun tamamen içinde değildim ancak arkadaşları ben yönlendirdim. Tespitte kabarma olduğu tespiti yapıldı. Malzemeler açık havada bırakılmış. Yağmura kara ve güneşe maruz bırakılmıştır. Ben bu durumu sadece fotoğraflardan ve arkadaşların anlatıkları kadarıyla biliyorum. Satılan bu ürünlerin sürekli suya ve neme maruz bırakılmaması gerekmektedir. Tespit yapıldıktan sonra malzemelerin getirilip yenisin verilmesini söyledim. Malzemeleri hiç yerinden kaldırmayıp inşaatı devam ettirerek hasarlı diyerek bahsedilen mazlelerin üzerine inşaatı devam ettirip bunun bizden bedelini talep ettiler. Hasarlı ürünlerin bize iadesi olamamıştır dedi.
Davacı vekilinin bu işlemleri yönetici sıfatıyla mı yapıtı sorusu üzerine : kalite yönetimi ile ilgilenmem nedeni ile müşteri memnuniyetini sağlamak amacıyla bu tarz olaylarla ilgileniyorum. Dedi.
Davacı vekilinin idari yönetimde misin sorusu üzerine : evet yönetimdeyim dedi.
Davalı vekilinin ürünlerinin hasarlı olması nedeni ile mi, yoksa müşteri memnuniyeti sağlamak amacıyla yenisi ile değiştirilmesinin teklif edildiği sorusu üzerine : Yapılan inşaatın ... tarihi bir yapısı ile ilgili olduğunu biliyorum. Dolayısıyla bu ürünlerin inşaatta kullanılmaması gerekirdi. Bu nedenle bizde yenilerinin gönderilmesinin kabul ettiklerini dedi.
Davalı vekilinin davaya konu ürünlerin kalite ayrımı var mıdır, ayrıca dava konusu ürünlerin suya dayanıklılığı konusunda garanti verilmiş midir sorusu üzerine : Bu ürünler hakkında hiçbir şekilde garanti vermiyoruz. Satış yapan arkadaşlarımdan duyduğum üzere davacı şirketin suya karşı daha dayanıklı ve kaliteli ürünü de sorduğu ancak maliyeti nedeni ile daha uygun olan kalitede ürünleri satın alındığı biliyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... ise,
"2019'un 10. Aylarında davacı şirket benden malzeme istedi. Suya dayanıklı kontraplak huş ahşabı olarak ve ikinci olarak kayın ahşabı olarak istediler. Malzemeyi davacı şirket kayın olanı yerinde gelip gördüler. 190 tane alınması için arkadaşı ...'ı göndererek aldıracağını söyledi. 3 tanesinin ödemesi o gün yapıldı. 3 adeti alıp götürdüler. Ertesi gün telefon açarak 187 tanesini de gelip alacağız dedi. Ödeme yapıp ertesi gün sevkiyat gerçekleşti. Teslimden 2 3 gün sonra davacı şirket deforme olduğunu söyledi. Ertesi gün ... kaplamadan ... beyi alarak şantiyeye gittik. Şantiyeyi dışarda zeminde üzerlerin de kar yağmış şekilde olduğu, 190 ürün incelendi 25 30 tanesinde ufak çaplı kabarmalar vardı. Bunların getirilip değiştirilmesini söyledik. Kabul etmediler. Ürünlerin tamamının bize iadesi ile ödeneni paranın iadesinin yapalım dedik onuda kabul etmediler, mahkeme yolu açıktır dedi.
Davacı vekilinin ürünlerin tarihi bir yapıda kullanılıp kullanılmayacağının bildiğini sorusu üzerine : Ben suya daha dayanıklı huş ahşabını da gösterdim onlar kayın ahşabını satın aldılar. Ürünün nerede ve neyde kullanılacağını ben bilmiyordum, dedi.
Davacı vekilinin ürünler hakkında kalite bildirimi yapılıp yapılmadığı sorusu üzerine : Bu konuda herhangi bir bildirim sorulmadığı için bilidirim yapılmadı dedi.
Davalı vekilinin ürünlerin iadesi alınması teklif müşteri memniniyeti nedeni ile mi yapılmıştır sorusu üzerine : Evet müşteri memnuniyeti nedeni ile kendisine ürünlerin iadesini teklif ettim. Dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce alınan 30/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda, satışa konu kontraplakın marin kontrplak değil, normal 18 mm kontrplak olduğu, bu malzemenin marin kontrplak olduğu ispatlanmadığından suya dayanıklı türden olmadığı, hatalı imal edildiği iddia edilen kontplak malzemenin testinin yapılması gerektiğini, fatura konusu malzemenin marin kontrplak olup olmadığı hakkında net bilgi olmadığından ve ayrıca numune alınmadan deney yapılıp laboratuvar sonuçları olmadan gizli ayıplı olduğunun ifade edilmeyeceği, davacının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin rapora karşı beyanında malzemelerin yerleştirildiği yapıda parça alınıp inceleme yapılması için, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ... izin sorulması gerektiğinden bu iki kuruma müzekkere yazılması talep edilmiş, mahkememizce yazılan müzekkerelere cevaplar sunulmuştur.
... Daire Başkanlığının 08/12/2023 tarihli müzekkere cevabında, "İhale Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile “...” işi 5.867.000,00-TL+KDV bedelle yüklenici ... Ltd. Şti'ne ihale edilmiş olup 19/07/2022 tarihinde işin geçici kabulü eksiksiz/noksansız yapılarak ibadete açıldığı, söz konusu alacak davasına konu olan “...’nin geçici kabulünde çatıda eksik ya da ayıplı tespit edilen herhangi bir kontrplak malzeme ya da imalat tespit edilmemiş olup Camii çatısında bulunan kontraplak malzemeden örnek alınması; bulunduğumuz mevsim koşullarında seyreden aşırı yağışlar nedeniyle oluşabilecek su problemi nedeniyle idaremizce uygun bulunmamaktadır." şeklinde örnek alınmasının uygun bulunmadığı bildirilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı yazı cevabında ise talebin mülk sahibi kurum tarafından değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir.
...Daire Başkanlığının 08/12/2023 tarihli yazı cevabında caminin geçici kabulünde çatıda eksik ya da ayıplı tespit edilen herhangi bir kontrplak malzeme ya da imalat tespit edilmediği, camii çatısında bulunan kontraplak malzemeden örnek alınması; mevsim koşullarında seyreden aşırı yağışlar nedeniyle oluşabilecek su problemi nedeniyle uygun görülmediği belirtildiğinden mahkememizin 03/07/2024 tarihli celsesinde "26/03/2024 tarihli bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığından, dosyaya sunulan ... 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyası, tarafların dava öncesi ihtarnameleri ve yazışmaları gözetilerek, özellikle davalı tarafça davacıya gönderilen yazıda "inceleme sonucunda katman katman oluşan kontrplak yapısının sadece son katmanlarında 61 tabakasında kısmi olarak yapışmama hatası bulunduğu, pert olma, kırılma, tamamen kullanılamayacak şekilde yarılma görülmediği, ahşap malzemenin korumasız olarak yağmura suya ve güneşe bırakılmasının doğru olmadığı" yönündeki beyanları, davacının 22/01/2019 tarihli ihtarnamesinde "çatının yapımı esnasında başlayan yağış nedeniyle kabarma ve kabarmaya bağlı sökülme meydana geldiği" yönünde beyanı karşılıklı değerlendirilerek, fatura konusu edilen 2500x1250x18mm Kayın Kontrplak malzemenin yağış sonrası kabarmasının, davacının malzemeyi doğrudan yağmura ve güneşe maruz bırakmasından mı yoksa davalının sattığı üründeki ayıptan mı kaynaklandığı, malzemenin doğrudan yağmura ve güneşe maruz kalmasının işin gereği olup olmadığı, malzemenin normal şartlarda yağmura ve güneşe maruz kalması sonucunda dayanıklı olmasının gerekip gerekmeyeceği, ... 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...d.iş sayılı dosyasında mevcut fotoğraflardan ve "kaplama yapılan döşemenin yaklaşık %40-50sinde ve özellikle de kontrplağın en üst kaplama tabakasında kabarma, şişme, kalkma, çatlama ve ayrılmalar meydana geldiği tespiti de gözetilerek davacının iddiası gibi kabarma ve kabarmaya bağlı sökülme mi olduğu yoksa davalının iddiası gibi son katmanlarında 61 tabakasında kısmi olarak yapışmama hatasının mı bulunduğu yönünde görüş bildirilerek, tespiti istenen hususlara göre ihtimalli olarak ayıp bedelinin tespitinin istenilmesine yönelik İnşaat Mühendisi ...'den rapor alınmasına" karar verilmiştir.
Bilirkişi ... düzenlediği 22/11/2024 tarihli raporda sonuç olarak "...Şti. tarafından davalı ...'nden 07/01/2019 tarihinde 3 adet numune, 08/01/2019 tarihinde ise 187 adet olmak üzere toplam 190 adet 2,50 x 1,25 x 0,018 m ölçülerinde kontrplak malzeme alındığı, hasarın 14/01/2019 tarihinde bildirildiği ve kış döneminde yaklaşık 5-6 günlük kar/yağmur yağışına ya da karın altında kalmasına maruz kalmış olabileceği,
... standartlarında yapıştırıcısının ...,..., ... olma durumuna göre 3 tip kontrplak sınıfı bulunduğu,
... yapıştırıcılı olanın iç mekanlarda kuru koşullarda kullanıma uygun; ... olanın nemli koşullarda çatı kaplaması, ahşap karkas duvarlar için; ...yapıştırıcılı olanın ise dış mekan koşullarında, tam açık servis koşullarında kullanılan kontrplak olduğu,
Kontrplak malzemelerin dış hava şartlarında yağışa maruz kalması sebebiyle mail ve WhatsApp yazışmalarında 61 adette mutabık kalındığı, delil tespiti dosyasında %45–50 seviyesinde (85–90 adet) üst tabakasının deforme olduğu, kısmen yapıştırıcısından ayrıldığı,
Sonrasında ... Ltd. Şti.’nin malzemeyi kullanmış olup sadece ilave "plakaların her yüzüne (yaklaşık 1200 m²) sürülen ahşap koruyucunun işçilik ve malzeme bedeli olarak yaklaşık 10.000,00 TL olmak üzere" masraf yaparak, 19/07/2022 tarihinde işin geçici kabulünü eksiksiz/noksansız şekilde ...’ne teslim ettiği,
Alınan kontrplak malzemelerinin... veya ... yapıştırıcılı malzeme olabileceği; bu malzemelerin dış hava yağış koşullarına uygun malzeme olmadığı, malzemenin içeride kullanılmak üzere, kuru ortamlarda kullanılabilecek malzeme olduğu ve şantiyede davacı tarafından gerekli muhafaza önlemleri alınmadan malzemenin yağış etkilerine maruz bırakılması sonucu üst tabakasının kısmen kalktığı, bombe yaptığı" görüş ve kanaatine varmıştır.
TK. m. 23/c hükmü, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesini, TBK. m. 223 hükmü ise; “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda dava konusu malzemelerin 07/01/2019 ve 08/01/2019 tarihli faturalarla satışa konu edildiği, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan yazışmaların başlangıç tarihinin 14/01/2019 olduğu, davalı tanığının "teslimden 2 3 gün sonra davacı şirket deforme olduğunu söyledi" şeklindeki beyanları birlikte değerlendirdiğinde uygun bir süre içerisinde bildirimde bulunulduğu anlaşılmıştır.
HMK 27/1-b ve 190 maddesi gereğince taraflar iddia edilen vakıaya bağlanan kendi lehine hak çıkaranın ispat yükü altındadır. Davacı satışa konu malzemelerin gerekli niteliği taşımaması sebebiyle ayıplı olduğunu iddia ettiğinden bu konudaki ispat yükü üzerindedir. Davalının davacıya gönderdiği e-posta cevabından ve aşamalardaki beyanlarında satışa konu malzemenin katman katman oluşan kontrplak yapısının sadece son katmanlarında 61 tabakasında kısmi olarak yapışmama hatasının görüldüğü, başkaca bir kusur bulunmadığı, davacının ucuz maliyetli malzeme seçip yağmura, kara, güneşe maruz bırakması sebebiyle bu sorunun oluşabileceği beyan ettiği görülmekle kusurlu olan ürünlerin davacının eylemi ile hasarlandığını ispat yükü kendi üzerindedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının talebi üzerine ... 17. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasından yapılan tespit davalıya bildirilmediği gibi düzenlenen rapor da davalıya tebliğ edilmediğinden bu dosyadan alınan rapor tek başına hükme esas alınamaz. Davacının yapıda parça alınıp inceleme yapılması için, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ... izin sorulması gerektiği beyanına karşılık ... Fen İşleri Daire Başkanlığının 08/12/2023 tarihli müzekkere cevabında “...’nin geçici kabulünde çatıda eksik ya da ayıplı tespit edilen herhangi bir kontrplak malzeme ya da imalat tespit edilmediği, camii çatısında bulunan kontraplak malzemeden örnek alınması; mevsim koşullarında seyreden aşırı yağışlar nedeniyle oluşabilecek su problemi nedeniyle uygun görülmediği belirtildiğinden, dosyada mevcut deliller üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde ".... Ltd. Şti.'nin malzemeyi kullandığı, sadece ilave “plakaların her yüzüne (yaklaşık 1200 m²) sürülen ahşap koruyucunun işçilik ve malzeme bedeli olarak yaklaşık 10.000,00 TL olmak üzere” masraf yaptığı, 2 tip malzemenin alınması durumunda ve malzemede üretim hatası olma ihtimali bulunduğunda, bu malzemelerin ilave 10.000 TL malzeme + işçilik bedeli ödenerek 19/07/2022 tarihinde işin geçici kabulünü eksiksiz/noksansız şekilde ...’ne teslim ettiği, geri kalan 187 adet alınan malzemenin ... yapıştırıcılı olma durumunda (Sınıf 1 – Bu sınıf normal iç mekân koşulları için uygundur), bu malzemenin sıcak çatılar, ara katlar, iç ahşap karkas ve bölme duvarlarda kullanılan bir malzeme olduğu, kuru koşullarda kullanıma uygun kontrplak olup, bu malzemenin alınması durumunda dış etkenlerden, nem ve yağış gibi koşullardan etkilenen bir malzeme olduğu, bu durumda malzemeyi saklama ve koruma sorumluluğunun yüklenici ...Şti.'ne ait olacağı, davacının 22/01/2019 tarihli ihtarnamesinde “çatının yapımı esnasında başlayan yağış nedeniyle kabarma ve kabarmaya bağlı sökülme meydana geldiği”ni belirttiği, duruşma tutanaklarında ise yağışın kar yağışı olduğu kanaatine varıldığı ve karın uzun sürede suyunu bırakması sonucu hasarın meydana geldiği kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. Buna göre davacı, davalıdan satın aldığı kontrplak malzemenin suya dayanıklı malzeme olduğunu ve malzemenin tamamının ayıplı olduğunu dosyadaki delillerden ispat edememiştir. Nitekim İstanbul Büyükşehir Belediyesi yazı cevabında da ayıplı imalat tespit edilemediğini belirtmiştir. Buna karşılık davalının davacıya gönderdiği e-postada 190 adet malzemenin 61 tanesinin son katmanlarında 61 tabakasında kısmi olarak yapışmama hatasının görüldüğü, başkaca bir kusurun bulunmadığı kabulüne göre davacı tarafça bu kontrplaklar için plakaların her yüzüne sürülen ahşap koruyucunun işçilik ve malzeme bedeli olarak 10.000,00 TL masraf yaptığı ve bilirkişi tarafından da bu bedelin kabul edildiği görülmüş olup davacının bu zararını davalıdan talep edilebileceği mahkememizce kabul edilmiş, davacının 22/01/2019 tarihli ihtarnamesinde 3 günlük ödeme süresi verildiğinden, ihtarnamenin davalıya 24/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından 10.000,00 TL'nin 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL'nin 27/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 683,10 TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.159,63 TL harcın mahsubu ile artan 476,53 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 733,90 TL (44,40 TL BHV, 6,40 TL VSH, 683,10 TL karar harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.430,00TL (530,00 TL tebliğler ve posta, 6.900,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.094,19 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 22,00 TL (22,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 18,76 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
9-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 1.125,61TL'sının davacıdan, 194,39 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
100-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ( e duruşma ) ve davalı vekilinin yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır