T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/303
KARAR NO:2023/911
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:02/07/2020
KARAR TARİHİ:26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin hisselerinin devri adına davalılar ile davacılar arasında hisse devri sözleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda hisse devirlerinin gerçekleştiğini, ilgili hisse devri sözleşmesi ile aslında davalılar ile ... ailesi arasında bir otel satışının gerçekleştiğini, davacılar tarafından hisse devrine konu otel yatırımının gerçekleştirilmesindeki temel gerekçenin ise 4706 sayılı kanun ile bir defaya mahsus olarak getirilmiş olan tahsis uzatım hakkından ... turizmin faydalanacak olmasını, hisse devri sonrası, şirket kayıt ve envanterlerinde görünmemekle birlikte şirketin kamu arazisi tahsisine ilişkin olarak doğmuş ve geçmişten gelen ödenmemiş toplamda 466.219,73 TL borcu olduğunun öğrenildiğini, ve hisse devri sözleşmesi ve eki protokoller kapsamında davalılar ile iletişime geçildiğini, imzalanan sözleşmenin 16 yıl kullanılabilecek bir tesis için hisse devir bedeli gibi yüklü bir meblağ ödenmeyeceğini ve hisse devri sözleşmesinin imzalanmayacağını, hisse devir sözleşmesi uyarınca hisse devri öncesine ilişkin tüm şirket borçlarının sorumluluğunun davalılarda olduğunu, davacı şirkete 28/08/2006 tarihinde ve hisse devrinin hemen öncesinde 11/02/2019 tarihinde iki sefer tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalılarca şirket kayıtlarına işlenmeyerek kasıtlı olarak hisse devri öncesi söz konusu ödeme emrinin gizlenmesi, sözleşme öncesi güven ilkesinin ihlali niteliğinde olduğunu, söz konusu evrakın kasıtlı olarak şirket kayıtlarına alınmadığı gibi hisse devri sürecinde hisse devir sözleşmesinin eki niteliğindeki mali bilançolarda gösterilmeyerek alıcılar konumundaki davacılardan gizlendiğini, davalılarca fon ödemesinin kısmi olarak olarak yapılmasının temel gerekçesi ise, 28.06.2006 tarihli çevre ve orman bakanlığı evrakının ... turizm'e tebliğ edilmediği iddiasına dayandığını, ancak iadeli taahhütlü şekilde teslim alındığı ve hatta bu kapsamda fon borcunun kdv'ye tabi olup olmadığının öğrenilebilmesi adına gelir idaresi başkanlığı'na dilekçe dahi sunulduğu sabit olan bir borç tutarından haberdar olunmadığını ve anılan anaparaya bu nedenle faiz yürütülemeyeceği savı abestle iştigal olduğunu, dava konusu fon tutarı için gecikme zammı talep edilebilmesi için tebligat yapma zorunluluğu da bulunmayıp uyuşmazlık konusu fon bedelinin nasıl doğduğunu, tutarı ve vadesi turizm teşvik kanunu'nun 15. maddesi ile ortada olduğunu, bir başka ifade ile, borcun doğumu ve muaccel hale gelebilmesi için ayrıca bir tebligat işlemi gerçekleştirme zorunluluğu da söz konusu olmadığını, davacılar, davalı şirkete keşide edilen ihtarname ile, ödenmemiş fon bedeli tutarına ilişkin yasal yollara başvurulacağına dair protokol yapılmasına rağmen protokol kapsamında dava ikame edilmeyerek ödeme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hisse devri sözleşmesi uyarınca davacılarca ödenmesi gerekirken ancak davalı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınmış olan tutarın şimdilik 10.000 tl'lik kısmının ödeme tarihi olanı 14.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Hisse devrine konu otel yatırımının gerçekleştirilmesindeki temel gerekçenin tahsis uzatım hakkından faydalanılacak olduğu tamamen iddiaası gerçek dışıdır.esas olan taraf iradeleri ve sözleşmedir.davacılar ile vekilleri, hukuk dışı varsayımlar ile adeta yargı merciileri yerine geçmektedirler.işbu dava, ticari uyuşmazlığa ilişkin olduğunu, davanın reddine ve yargılama giderleri ile sair masrafların davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Davacı şirket hisselerinin davalılar tarafından davacılara devri sonrasında şirketin kamu arazisi tahsisine ilişkin olarak doğmuş ve geçmişten gelen ödenmemiş fon borcunun olup olmadığı, devir sırasında borcun mevcut olup olmadığı, tarafların borçtan haberdar olup olmadığı, davacı şirket tarafından davalılar adına ihtirazi kayıtla böyle bir borcun ödenip ödenmediği, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalıların bu borçtan sorumlu olup olmadığının tespitinden ve borcun davalılardan tahsiline karar verilip verilmeyeceğinden ibaret olduğu görülmüştür.
DELİLLER;Çevre Ve Orman Bakanlığı Orman Ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak ... Turizm Ticaret İnşaat Anonim Şirketi (VN:...) ile ilgili fon bedeline ilişkin şirketle ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yapılan tüm yazışmaların ve belgeler celp edilmiştir.
Kültür Ve Turizm Bakanlığı Yatırım Ve İşletmeler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Turizm Ticaret İnşaat Anonim Şirketi (VN:...) ile ilgili davacı şirket ve Çevre ve Orman Bakanlığı ile yapılan yazışmaların, kararların ve tüm belgeler celp edilmiştir.
... Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkere yazılarak davacı ... Turizm Tic. Ve İnş. A.Ş tarafından Başkanlığına gönderilmiş olan 11/08/2006 tarihli dilekçenin ve bu dilekçeye Başkanlıkça verilen cevabın onaylı sureti celp edilmiştir.
Kültür Ve Turizm Bakanlığı Yatırım Ve İşletmeler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirket adına düzenlenen B.18.0.ORK.0.01.01.645/2395-5491 sayılı, 28/06/2006 tarihli bir yazı ve buna ilişkin tebliğ bilgisi olup olmadığı bilgisi ve davacı şirkete gönderilen B:18.0.ORK.0.01.01.645/2595-5491 sayılı 28/08/2006 tarihli belgede yatırılması talep edilen borç ile 26/03/2019 tarihli ... Orman İşletme Müdürlüğünün davacı şirkete gönderdiği ...-380-E... sayılı ödenmeyen fon bedelleri konu başlıklı belgede belirtilen borcun aynı olup olmadığı, farklı ise 2006 tarihli yazıda belirtilen borcun ödenip ödenmediği ve 2019 tarihli yazıda belirtilen 2006 yılına ait borca ilişkin 2019 yılından önce davacı şirkete tebligat yapılıp yapılmadığı hususları celp edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü ... Orman İşletme Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirket adına düzenlenen B.18.0.ORK.0.01.01.645/2395-5491 sayılı, 28/06/2006 tarihli bir yazı ve buna ilişkin tebliğ bilgisi olup olmadığı bilgisi ve davacı şirkete gönderilen B:18.0.ORK.0.01.01.645/2595-5491 sayılı 28/08/2006 tarihli belgede yatırılması talep edilen borç ile 26/03/2019 tarihli ... Orman İşletme Müdürlüğünün davacı şirkete gönderdiği ...-380-E... sayılı ödenmeyen fon bedelleri konu başlıklı belgede belirtilen borcun aynı olup olmadığı, farklı ise 2006 tarihli yazıda belirtilen borcun ödenip ödenmediği ve 2019 tarihli yazıda belirtilen 2006 yılına ait borca ilişkin 2019 yılından önce davacı şirkete tebligat yapılıp yapılmadığı hususları celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davacının ödediği faiz bedelini davalıdan talep edebileceği; borcun esasen davalıya ait olduğu konusunda ihtilaf olmadığı; sözleşmenin 5. Maddesinin tacirin ticari özgürlüğünü kısıtlayacak biçimde yorumlanmasının kişilik haklarına aykırı bir yorum olup kanuna uygun yorum ilkesi uyarınca benimsenemeyeceği; ama mahkemenin aksi kanaatte olması halinde sadece zarar tazmini söz konusu olabileceği; bu durumun davalının idare aleyhine dava imkanını etkilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı şirket hisselerinin davalılar tarafından davacılara devri sonrasında şirketin kamu arazisi tahsisine ilişkin olarak fon borcuna ilişkin alacak davasıdır.
Davacılar vekili, davacılar ... ailesi tarafından hisse devrine konu otel yatırımının gerçekleştirilmesindeki temel gerekçenin 4706 sayılı kanun ile bir defaya mahsus olarak getirilmiş olan tahsis uzatım hakkından ... Turizm’in faydalanacak olması olduğunu, hisse devri sözleşmesine konu ...’in, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 29.04.1986 tarihinde 49 yıllığına vermiş olduğu kesin tahsis kararı uyarınca hazine arazisi üzerinde faaliyet gösterdiği, 49 yıllık kesin tahsis sürecinden ise hisse devri sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle geriye 16 yıl kaldığını, davacılar ... ailesi tarafından, tahsis süresinin sonuna 16 yıl gibi kısa bir süre kalmış olan bir otelin işletmesini yürüten ... Turizm’in hisselerine 7.250.000 € gibi yüklü bir meblağ ödenmesi ve söz konusu yatırımın gerçekleştirilmesindeki temel gerekçenin ise, 28/11/2017 tarihinde getirilmiş olan yasal düzenleme ile kesin tahsis sürelerini 49 yıla uzatılabilecek bir yasal imkânın sağlanmış olması olduğunu, davacıların tam da bu nedenle tahsis uzatım sürecini kendileri tamamlamak ve bu kapsamdaki harcamaları da kendileri yapmak kaydıyla hisse devir sözleşmesini imzaladıklarını; davacıların tahsis süresinin sonuna 16 yıl kalmış olan bir otel işletmesi hisselerini satın almasına dayanak yasal düzenleme olan 4706 sayılı Kanunda 28/11/2017 tarihinde yapılmış olan geçici 23. madde eklemesi olduğunu, ilgili yasal düzenlemenin, “'İlgili mevzuatı uyarınca kamu taşınmazları üzerinde kıyı yapıları dâhil turizm yatırımı gerçekleştirilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca adına kesin tahsis yapılan, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca adına kesin izin verilen veya Maliye Bakanlığı tarafından lehine irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen yatırımcı ve işletmecilerin kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma izni süreleri; söz konusu kesin tahsis, kesin izin, irtifak hakkı veya kullanma iznine ilişkin olarak varsa açılan davalardan tüm yargılama giderleri üstlenilerek kayıtsız ve şartsız olarak feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcunun bulunmaması ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurulması halinde yeniden sözleşme düzenlenmek suretiyle sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren kırk dokuz yıla uzatılabilir.” şeklinde olduğunu, ilgili yasal düzenleme ile 3 şartın birlikte gerçekleşmesi halinde tahsis sürelerinin 49 yıla uzatılmasına ilişkin turizm yatırımcısı ile yeni sözleşme akdedileceğinin düzenlendiğini, işbu şartların ise, varsa açılan tüm davalardan feragat edilmesi, ödenmesi gereken herhangi bir borcun olmaması ve yürürlük tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde (05.12.2018 tarihine kadar) başvurunun gerçekleştirilmiş olması olduğunun ifade edildiğini, idare aleyhine herhangi bir borç ve dava bulunmaması halinde turizm teşvikten faydalanılabileceğini, Bakanlık ile ilgili tutar ve gecikme faizinin hesaplanması adına görüşme gerçekleştirildiğini, toplam borcun 05/02/2019 tarihi itibariyle 198.771,98 TL anapara ve 267.219,73 TL gecikme faizi olmak üzere toplamda 466.219,73 TL olduğunun öğrenildiğini, davalılar tarafından kendilerince belirlenmiş anapara tutarının yatırılması şeklinde kısmi ödeme yapılması nedeniyle, gecikme zammı ile birlikte davacı tarafından 272.546,00 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını belirtmiştir.
Davalı taraf, tarafların arasındaki sözleşmeye aykırı hareket edilmiş olduğu için borcun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
... Turizm Ticaret İnşaat Anonim Şirketi'nin hisselerinin devri konusunda davalılar ile davacılar ... ailesi arasında 27/02/2019 tarihinde şirket hisse devri sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında ... Turizm Ticaret İnşaat Anonim Şirketi'nin hisselerinin tamamı davalı ... ailesine devredildiği anlaşılmıştır.
Hisse devri sözleşmesinin konusu, davacı şirket olan ... Turizm'in işletmesinde olan ...'in devri olup, davacı şirketin, hazinenin mülkiyetinde bulunan ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan 838 ve 1114 parsel no.lu taşınmazlar üzerinde kesin tahsis yolu ile irtifak hakkı sahibi konumunda olup, Hazine adına kayıtlı işbu taşınmaz üzerinde inşa edilmiş olan 451 yatak kapasiteli ve 4 yıldızlı otelin işletmesinin de ... Turizm'e ait olup, ... Turizm tarafından işletildiği taraflar arasında otel satışı yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen Sözleşme’nin 5. Maddesi; “Hisse Devri öncesine bağlı olarak ortaya çıktığı iddia edilen borcun gerçeği yansıtmaması
durumunda satıcıların borca itiraz ve yasal yolları kullanma hakları saklıdır. Böyle bir durumda, satıcılar ile alıcılar söz konusu gerçeği yansıtmayan borca karşı yasal itiraz yollarını kullanma konusunda iş birliği içerisinde hareket edeceklerdir. Taraflar öncelikle bu itiraz haklarını kullanıp sonuçlandıracak, söz konusu gerçeği yansıtmayan borçla ilgili yasal yolların tüketilmesi halinde bir borç ortaya çıkar ise satıcılar tarafından tazmin edilecektir.” şeklindedir.
Davalılar ile davacılar arasında akdedilen 10/04/2019 tarihinde Dava Vekaleti Verilmesi Hakkında Protokol'de gecikme zammı için şirket adına idareye dava açılması için davalıların belirlediği avukatlara şirket tarafından dava ve icra vekaleti verileceği hükmü olduğu ancak davacıların dava açmadıkları bu durumun açıkça taraflar arasında akdedilen protokole ve sözleşmenin 5. Maddesine aykırı olduğu ve davacıların kendi kontrolleri altında bulunan Şirket'in gecikme zammına karşı dava açmadıkları için Hisse Devir Sözleşmesi'nin 5. maddesinde öngörülen geciktirici koşulun (yasal yollar tüketildikten sonra borcun varlığının tespit edilmiş olması) gerçekleşmemiş ve TBK m. 170/2. hükmü gereğince davalıların tazmin yükümlülüğünün olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
... Turizm Ticaret İnşaat Anonim Şirketi'nin hisselerinin devri konusunda davalılar ile davacılar ... ailesi arasında 27/02/2019
tarihinde imzalanan şirket hisse devri sözleşmesinde taraf sıfatı bulunmayan davacı ... Turizm Ticaret İnşaat Anonim Şirketi'nin, davalılara karşı herhangi bir talep ileri sürmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple davacı şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE;
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 269,85 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin ve ıslah ile alınan 4.739,80 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 4.469,95 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 43.631,90 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.400,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ..
e-imzalıdır.