T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/95
KARAR NO:2024/12
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:06/02/2020
KARAR TARİHİ:11/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket .... ve Tic. Ltd. Şti. arasında 21.10.2019 tarihinde Franchise Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan Franchise Sözleşmesi uyarınca davacı şirketin Franchise Alan, davalı şirketin ise Franchise veren konumunda olduğunu, sözleşme ücreti 5 (beş) yıl için toplam 150.000 Euro olarak belirlendiğini, davacı şirket tarafından franchise bedelinin 90.000 Euro + KDV’si sözleşmenin imzalandığı tarih olan 21.10.2019 tarihinde, 30.000 Euro + KDV’sinin ise 18.12.2019 tarihinde davalı yana ödendiğini, açılış tarihinden 1 (bir) ay sonra ödenmesi kararlaştırılan bakiye 30.000 Euro + KDV ise; sözleşmenin davalı yanca haksız şekilde feshedilmesi sebebiyle davalı yana ödenmediğini, davacı şirketin sözleşme kapsamında gerekli ön hazırlıklarını yaptıktan sonra, 09.12.2019 tarihinde merkezini açarak çalışmalarına başlamış ise de; açılış tarihi üzerinden daha 10 (on) günlük bir süre dahi geçmeden; taraflar arasında imzalanan işbu sözleşmenin, davalı şirket tarafından ortada hiçbir neden yokken tamamen sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak son derece kötüniyetli bir şekilde ....Noterliği'nin 17.12.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tek taraflı ve ani bir şekilde davacıya herhangi bir süre dahi verilmeksizin feshedildiğini, anılan ihtarnamenin davacı şirkete 19.12.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından gönderilen bu fesih ihtarnamesine karşı taraflarınca ....Noterliği'nin 23.12.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek cevap verildiğini, yapılan feshin haksız ve kötü niyetli olduğu belirtildiğini ve uğranılan zarar için yasal yollara başvurulacağı davalı yana ihtar edildiğini, davalı şirkete gönderilen ihtarnamede de detaylı olarak belirtilmiş olduğu üzere, davacı şirketin merkez açılış tarihi üzerinden henüz 10 (on) günlük bir süre bile geçmemiş iken, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak haksız ve kötü niyetli şekilde feshedilmesi sebebiyle, davacı şirketin çok ciddi bir maddi ve manevi zarara uğradığını, davacı şirketin imzalamış olduğu sözleşmenin, en az 5 (beş) yıllık bir süre boyunca ayakta kalacağı inancı ile; çok ciddi bir franchise bedeli ödediğini ve çok ciddi tadilat ve dekorasyon ve başkaca masraflara katlanmak durumunda kaldığını, gelinen noktada ise; sözleşmenin imzasından ve işyeri açılışından çok kısa bir süre sonra sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedilmiş olması sebebiyle; hem yapmış olduğu tüm bu harcamalar sebebiyle çok ciddi şekilde zarara uğradığını, hem de en az 5 (beş) yıl boyunca elde etmesi muhtemel kardan da mahrum kaldığını, açıklanan sebeplerle, taraflar arasında imzalanan 21.10.2019 tarihli Franchise Sözleşmesi'nin davalı şirket tarafından, haksız ve kötü niyetli şekilde tek taraflı olarak feshedilmesi sebebiyle işbu davanın açılması ve davalı yandan; kendisine ödenen franchise bedelinin, davacı şirketin uğradığı tüm maddi ve manevi zararın ve portföy tazminatının talep edilmesi zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 21.10.2019 tarihli Franchise Sözleşmesi haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine, Sözleşme haksız olarak feshedilmiş olması sebebiyle, davalı yana 5 yıllık süreç için ödenen KDV dahil toplam 141.600 EURO Franchise bedelinin sözleşmenin sona erdiği 19.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, sözleşmenin haksız feshinden dolayı davacı şirketin uğramış olduğu müspet zararın ve sözleşmenin feshi yüzünden ileride meydana gelmesi muhtemel malvarlığında çoğalmadan mahrum kalması sebebiyle, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50.000,00 TL müspet zararın ve yoksun kalınan zarar bedelinin davalı şirket tarafından tazminine, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle uğranılan zararın bu aşamada tam olarak hesaplanabilmesi mümkün olmadığından, belirsiz alacak davası olarak müvekkili şirketin haksız fesih nedeniyle zararına ilişkin olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, sözleşme süresinden önce haksız olarak feshedildiğinden, müvekkili şirketin portföyünü oluşturduğu müşteri portföyü, ticaret hacmi ve potansiyel değerinin karşılığı belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı şirketten tazminine, davalının sözleşmeyi yaklaşık 4 yıl 10 ay önce feshettiğinden müvekkili şirketin ticari itibarını zedelemiş olması, ekonomik sıkıntı içine düşürmesi, şirketin ticari güvenirliğini zedelemesi 50.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 21.10.2019 Tarihli Franchise Sözleşmesi’ni imzaladığını, davacı yanın kısa süre içerisinde taraflar arasındaki sözleşmeye esaslı aykırılık teşkil eden eylemlerinde bulunması üzerine anılan sözleşmenin .... Noterliği 17.12.2019 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı tarafından derhal ve haklı sebeple feshedildiğini, davacı yanın tam kusurlu hareketleri ile neden olduğu taraflar arasındaki sözleşmenin derhal ve haklı sebeple fesih edilmesine rağmen ne yazık ki halen davalının markası ve ticari unvanı olan “...”ı halen kullanarak ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı tutum ve davranışlarının alenen davalının ticari itibarını zedelemekte olduğundan, iş bu tecavüzün durdurulması ve ortadan kaldırılması, hukuka, ticari ahlaka ve rekabete aykırı davranışların tespiti ve meni ile maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dava açılmış olup davanın devam ettiğini, öte yandan davacı yanın davalıya yönelik eylemlerinin aynı zamanda suç teşkil etmesi sebebiyle davacı yan aleyhine İstanbul ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulunulduğunu, davaya konu 21.10.2019 Tarihli Franchise Sözleşmesinin, davacı yanın gerek sözleşme hükümlerine ve gerekse de Genel Hükümlere aykırı davranması nedeniyle, davalı tarafından haklı nedenle ve derhal feshedilmiş olup huzurdaki davanın dinlenelebilirliği olmadığını, davacı yanın, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca kararlaştırılan Franchise bedelini ödeme taksitleri bakımından temerrüde düştüğünü, davacı yanın, tarafı olduğu sözleşme gereği davalıya yapması gereken vadesi ve tutarı kesin hatlarla belirli ödemelerin ilkinde pürüz çıkardığını, ikincisini vadesinde yapmamış olup davalı nezdinde davacı yana karşı haklı sebeple güven kaybı oluştuğunu, ticari ilişkilerde ve sözleşmelerde sözleşmeye güven ilkesinin esas olduğunu, davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmenin 4.3 maddesine aykırı davrandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin mezkur maddesinin; “... Nişantaşı ve Suadiye arasında müşteri transferi yapılabilecek, müşteriler seanslarını ... ya da ...’nda tamamlamak isterse aynı hizmet ücretsiz olarak verilecektir.” hükmüne haviyse de; davacı yanın söz konusu transferlere izin vermeyerek taraflar arasındaki sözleşmenin işbu maddesine de aykırı davranmak suretiyle davalının ticari itibarının ve danışanlarının davalıya olan güveninin sarsılmasına sebep olduğunu, Davalının haklı olarak ilgili maddenin uygulanmaması sebebini sorması üzerine davacı yanın, 13.12.2019 tarihli WhatsApp mesajı ile “Bu zamana kadar gelmiş olanlar için herhangi bir talebim yok. Bundan sonra gelecek olan danışanların ücretini alırım.” demek suretiyle sözleşmenin süre kısıtlaması koymayan 4.3 maddesine aykırı hareket etme iradesini kendisinin de alenen beyan ettiğini, Davacı yanın transfer kuralına uymayarak müşterileri mağdur etmesinin davalı şirket nezdinde yarattığı itibar kaybının telafisi mümkün olmayacak boyutlara ulaştığını, söz konusu şikayetlerden bir kısmının dilekçe ekinde Sayın Mahkemeye sunulduğunu, hizmet sektöründe faaliyet gösteren davalı şirket için en önemli unsurun danışanlarının güveni olduğu da göz önüne alındığında davalı şirketin maruz kaldığı maddi ve manevi zararın boyutunun yüksekliği ve davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun iddialarının asılsız olduğunun anlaşılacağını, Taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesine göre; "müşterilerden sürekli yer ve işletme ile ilgili şikayetler gelmesi" ve "işyeri ile ilgili haklı şikayetlerin olması"nın derhal ve haklı nedenle fesih sebebi olduğunu, Sayın Mahkemeye sunmuş oldukları müşteri şikayet mesajları incelendiğinde, davacı yanın sözleşmeye aykırı davranışları ile müşteri şikayetine sebebiyet vermiş olduğunun görüleceğini, , Davacı yan taraflar arasındaki sözleşmenin 9. Maddesine aykırı davrandığını, mezkur maddede; “davacı yanın işleteceği şubede çalışacak her personelin mutlaka merkez ofiste eğitim almış olması gerektiği” açık ve net bir şekilde ifade edilmişse de; davacı yanın sözleşmeye aykırı olarak eğitimi tamamlanmayan ve dahi ülkemizde çalışma izni olmadığı için davalı şirketin işyerinde çalıştırmadığı... isimli kadının Kalamış ofisinde çalıştırılmaya başladığını, davacı yanın iş bu eyleminin taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmenin 9.7. maddesine aykırı davrandığını, mezkur madde gereğince, ofisler arasında ticari faaliyetlerin sürekliliğini ve sağlığını korumak açısından ... programının kullanılması zorunlu tutulduğunu, ne var ki davacı yanın söz konusu maddeye de riayet etmediğini, kullandığı ... programının şifresini değiştirerek hem sözleşmeye hem de ticari faaliyetlerde uyulması gereken ahlak ve etik kurallarına aykırı davrandığını, Davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmenin 7. Maddesine aykırı davrandığını, mezkur maddede; açılacak ofisin tüm harcama, gider ve masraflarının davacı yanca ödeneceği açık hükme bağlanmışken, ilgili ödemelerin geciktiğini ve iş bu durumun davalı şirketin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, davacı yanın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9. ve 12. Maddelerine aykırı davranarak davalı ve ajansının izin ve onayını almadan reklam ve tanıtım yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesinin, açıkça ve hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde, davacı yanın ancak ve ancak davalı tarafından önceden yazılı olarak onayladığı reklam veya tanıtım araçlarının kullanılacağını; 12. maddesinin ise davacı yanın şirketin reklam ajansı olan "...'’ isimli ajansın onayı olmadan reklam ve tanıtım yapmayacağını düzenlemişse de; davacı yanın ne davalıdan ve ne de davalının reklam ajansından hiçbir onay almadan sosyal medya hesabı açtığını ve bu sosyal medya hesabından davalının bilgisi ve onayı alınmadan şirketin yapısına zarar verecek şekilde reklam ve paylaşımlar yapmaya başladığını, bu durumun taraflar arasındaki sözleşmeye esaslı aykırılık teşkil ettiğini ve davalının sözleşmeyi haklı sebeple fesih nedenlerinden biri olduğunu, davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesinde düzenlenen işyeri ürün spesifikasyonuna aykırı davranışının derhal fesih sebebi olduğunu, taraflar arasındaki Sözleşme’nin 16.1.3 maddesinin; işyeri ürün spesifîkasyonlarına aykırı davranışları, ek bir süre tanıma zorunluluğu bulunmadan haklı nedenle fesih sebebi olarak kabul ettiğini, davacı yanın tazminat taleplerinin tamamının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın Franchise bedelinin iadesini talep hakkı olmadığını, taraflar arasında akdedilen Franchise Sözleşmesinin Sayın Mahkemeye detaylı arz ve izah edilen sebepler neticesinde davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacı yanın müspet zarar ve kar kaybının tazminini talep etme hakkı olmadığını, davacı yanın, yukarıda arz ve izah ettikleri kusurlu hareketleriyle taraflar arasındaki sözleşmenin devamını davalı açısından çekilmez hale getirdiğini ve sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshine sebebiyet verdiğini, davacı yanın denkleştirme tazminatı talep hakkı olmadığını, Türk Ticaret Kanunu Madde 122/3'e göre; “Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.” denildiğini, bu maddeden hareketle taraflar arasındaki sözleşme arz ve izah ettikleri üzere davalı tarafından haklı nedenle feshedilmiş olduğundan, davacı yanın denkleştirme tazminatı talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
... Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... Esas , 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas ve ... Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyaları uyap üzerinden celp edilmiş,20/05/2023 tarihli celsede tanık dinlenilmiş, ... Müdürlüğü' nden sicil kayıtları celp edilmiş olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 10/11/2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Franchise bedelinin davalı şirkette kalmasının hakkaniyete uygun olmayacağı, Sözleşmenin yürüklükte kaldığı süre hesap edilerek, ödenen Franchise bedelinin oranlarıması ve ona göre bakiye kalan ücretin iade edilmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.12.2019-19,12.2019 - tarihleri arasında yürürlükte kaldığı, bu süre zarfında beş yıl için kararlaştırılan bedelin 150.000-Euro + KDV olduğu, sözleşme süresi 9 gün için, 150.000,00 Euro / 1825 gün (5 yıl) 82,19 Euro günlük 82,19 Euro x 9 gün 739,73 Euro KDV 133,15 Euro , 872,88 Euro bedel hesaplandığı, 120.000 Euro ödenen bedel 739,73 Euro 9 günlük bedel 119.260,27 Euro KDV 21.466,85 Euro -140.727,12 Euro iade edilmesi gerektiği, Somut olayda, davacının sözleşmenin feshinde az da olsa belli bir oranda kusurlu olduğu kanaatine varılması halinde “müterafik kusur” ilkesi uyarınca kusuru oranında taleplerinden indirim yapılmasının gerekli olacağı, Davalı şirketin fesih işleminin haksız olması nedeniyle davacı şirketin müspet zarar ve kâr kaybı talebinde bulunabileceği, zararın davacı tarafından ortaya konulması gerektiği, Manevi tazminat konusunda takdir hakkının Sayın Mahkemede olduğu, TTK m. 122/1 çerçevesinde şartları sağlanmadığından, davacı şirketin portföy tazminatı talep edemeyeceği, " görüş ve kanaatlerinin beyan edildiği görüldü.
20/10/2022 tarihli celse 2 nolu ara karar ile "Dosyanın en son rapor alınan heyetteki mali müşavir ve bilgisayar mühendisi bilirkişilerin çıkartılarak yerine muhasebe uzmanı ve sektör bilirkişi eklenmek suretiyle davacının kar kaybı, maddi zarar ve franchise bedeli (mahsup yapılarak) talepleriyle ilgili hesaplama yapmak üzere heyete tevdii ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine, " dair karar verilmiş olup 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Kar kaybı talebi hususunda, sektör karı baz alınarak Sayın Başkanlığınızca yapılacak hukuki değerlendirme neticesinde, franchise sözleşmesinin süresi yönünden ( 5 yıl ) muhtemel kar kaybının talep edilebileceği yönünde kanaat hasıl olması durumunda, 10 günlük çalışılan süre mahsubu yapıldıktan sonra talep edilebilecek muhtemel kar bedelinin 3.254.155,96 TL olarak hesap ve tespit edildiği, muhtemel kar kaybı hususunda, davacının ikame bir franchise sözleşmesi yapabileceği makul süre yönünden kar kaybı talep edilebileceği kabul edilmesi durumunda ise, bu sürenin 3 ay olarak takdir olunduğu, 3 ay için talep edilebilecek kar mahrumiyetinin 10 günlük çalışma suresi mahsup edilmek suretiyle 62.450,40 TL olarak hesap ve tespit edildiği, Portföy tazminatı yönünden sözleşmenin çok kısa bir süre ( 10 gün ) ayakta olduğu, bu süreçte davacının bayi olarak davacıya kazandırmış olacağı portföyün özellikle spor/zayıflama sektöründe mesafenin de çok önemli olması, davacının spor salonunun ... Caddesinde, davalı şirketin ise ... olduğu, ... Caddesindeki müşterinin ... gitmeyi tercih etmeyeceği dikkate alınarak, bunun çok düşük olasılık olması sebebiyle, portföy yönünden davalıya yapmış olduğu bir kazandırımın olamayacağı sonucuna varıldığı, keza dosyasına davacı tarafından üye kaydı yapılıp müteakiben davalı tesislerine kaydı yapılarak davalıdan hizmet alan üyelerin olduğunu gösteren belgenin ibraz edilmediği, Franchise sözleşme bedelinin iadesi yönünden ise, sözleşmede 5 yıllık süre için belirlenen bedelin 141.600 Euro +KDV olduğu, davacı tarafından ödenen bedelin 106.200 Euro olduğu, 10 günlük çalışma süresi için mahsup edilecek bedeli 775,89 Euro olduğu, buna göre, Sayın Başkanlığınızda yapılacak hukuki değerlendirme neticesinde franchise bedelinin iadesi yönünde kanaat hasıl olması durumunda iadesi istenebilecek bedelin 105.424,11 Euro olarak hesap ve tespit edildiği, bu tutarın dava tarihindeki kura göre TL karşılığının 695.567,19 TL olarak hesap ve tespit edildiği, Davacının bir diğer talebinin, sözleşmeye olan inanç nedeniyle, yapmış olduğu masraflar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin olduğu, bu konuda dosyasına sunulan .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D İş sayılı dosyasına hitaben düzenlenmiş 22.01.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda elektrik alanında 84.419,65 TL ve mobilya ve iç mekan tasarımı alanında 220.745,90 TL olmak üzere toplam 305.165,55 TL imalat bedeli tespit edildiği, davalı vekilince davacının dava konusu yerde faaliyetine devam ettiğinin belirtildiği, mevcut durumda, yapılan bu giderlerin davacı şirketin faaliyetine devam ediyor olması durumunda, franchise sözleşmesinin sonlandırılmasından sonra hangi imalatların kullanılmaya devam edildiğinin, hangilerinin kullanılmamakta olduğu yönünden bir ayrım yapılması gerektiği, bu noktada, reklam/logo, tabela gibi giderler, franchise sözleşmesinden sonra kullanılmaması imkan dahilinde olduğundan, söz konusu giderler yönünden ayrım yapılması gerektiğinden, bu masraflar yönünden ayrım yapılmasının teknik nitelik arz ettiğinden, ilgili alanda uzman bilirkişiden görüş alınmasının Sayın Başkanlığınızın takdirinde olduğu, Yine davacının ticari itibarın zedelendiği ve şirketin ekonomik sıkıntıya düştüğü hususuna dayalı olarak talep etmiş olduğu 50.000,00 TL manevi tazminatın hukuki nitelik arz etmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğuna dair, " görüş ve kanaatlerinin beyan edildiği görüldü.
26/10/2023 tarihli celsede davacı vekili tarafından "bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçemizi tekrar ederiz, beyan dilekçemiz doğrultusunda alacağı belirlemek için süre talep ederiz, dosya bilirkişiye gönderilmesin" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekili 27/10/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile; kar kaybı yönünden dava açılırken 50.000 TL olan talebin bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olun 62.450,40 TL bedele yükseltmiş ayrıca dava açılırken harç ikmali yaptığı ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle iadesi gereken 141.600,00 EURO yönünden franchise bedeli yönünde talebi bulunduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 21.10.2019 tarihli Franchise Sözleşmesinin feshinin haklı bir sebebe dayalı olarak feshedilip feshedilmediğinin tespiti, franchise bedelinin iadesi kar mahrumiyeti, müspet zarar, maddi zarar, portföy tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı ... A.Ş. ile davalı .... Şti. arasında 21.10.2019 tarihli Franchise Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu Sözleşme çerçevesinde, davacı şirket “Franchise Alan”, davalı şirket ise “Franchise Veren” olarak taraf olmuştur. Davalı şirket, ....Noterliği'nin 17.12.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshetmiştir. Bu ihtarname 19.12.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı şirket haklı sebeple sözleşmeyi feshettiğini beyan etmiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu da sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği noktasında toplanmaktadır.
Sözleşmenin "Fesih ve Feshin Sonuçları" başlıklı ilk bendinde "Aşağıdaki olaylardan herhangi birinin vuku bulması halinde, franchise veren diğer hakları saklı kalmak koşulu ile, franchise alan'a herhangi bir tazminat ödemeksizin işbu sözleşmeyi, aşağıda açıkça belirtilmiş olmadıkça bir ek süre tanıma zorunluluğu bulunmaksızın, yazılı bir fesih ihbarıyla derhal feshedebilir” Herhangi bir ek süre tanıma zorunluluğu bulunmaksızın fesih hakkının kullanıldığı hallerden bazıları 16.1.3, maddede şu şekilde düzenlenmiştir: 16.1.3. İş yerinde ürün spesifikasyonlarına (yetkisiz ürünlerin satışı da dahil) aykırı davranılması; İmperial' in satışına onay vermediği ürünlerin satışının yapılması; iş yerinde izinsiz satış, promosyon ve/veya kampanyaları düzenlenmesi; müşterilerden sürekli yer ve işletme ile ilgili şikayetler gelmesi; iş yeri ile ilgili haklı şikayetlerin olması; iş yeri hakkında kamu davalarının açılması; Belediye veya vresmi diğer merciiler tarafından kapatma kararları verilmiş olması; Tanınacak 30 günlük sürede giderilmemesi halinde fesih sebebi olarak düzenlenen haller ise 16.1.5. maddede şu şekilde düzenlenmiştir: 16.1.5. Franchise alan'ın, bu sözleşme ile kendisine yüklenmiş olan esaslı yükümlülüklerine uymaması, ihlalin giderilmesi için franchise veren tarafından yapılan yazılı ihbarın tebliğinden itibaren otuz 30 gün içinde ihlalleri gidermemesi ve/veya ihlallere devam etmesi ya da bu sözleşmenin hükümlerinde telafisi kabil olmayan başka maddi ihlallerde bulunması; şu durumda davalının fesih için haklı sebep oluşturduğunu iddia ettiği hususlarının gerçekten haklı sebep teşkil edip etmediği haklı sebep teşkil etmesi halinde ise derhal süre tanınmadan fesih ya da yazılı ihbarda bulunularak 30 gün süre tanınıp fesih yapılabilecek hallerden olup olmadığının tespiti önem taşımaktadır. Bu kapsamda davalı tarafın ödemede gecikmiş olunduğuna ilişkin iddiası bakımından fesih ihtarnamesi öncesinde davacıya ödeme yapılmasına ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığı sözleşmede vadenin kesin vade olduğuna ilişkin bir düzenleme olmayıp sözleşmenin 6.3.2 maddesi gereğince verilmesi gereken süre verilmeyip, davanın fesih gerekçesi olarak ileri sürdüğü sebebin sözleşmeye aykırılık niteliğinde olmadığı ve haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Davalının sözleşmenin 4.3 maddesi kapsamında şubeler arası müşteri kabul etmeme iddiasına ilişkin sözleşmeye aykırı somut bir durumun davalı tarafından ortaya konulamadığı ve ileri sürülen aykırılığın öncesinde yazılı bildirim ile süre verilmeksizin derhal feshi gerektirecek bir ağırlıkta olmadığı değerlendirilmiştir. Yine davalı tarafın sözleşmenin 9.3 maddesi kapsamında sözleşmeye aykırı çalışan bulundurulduğu iddiası da öncesinde yazılı bildirim ile süre verilmeksizin derhal feshi gerektirecek ağırlıkta bir durum olmadığı değerlendirilmiştir. Davalının sözleşmenin 16.1.3 ve 16.1.7 maddelerinde yer alan spesifikasyonlara aykırılık ve rekabet yasağının ihlali hususlarına ilişkin bir delil ibraz edilmediğinden davacının bu iddiası da yerinde görülmemiştir. Davalının sözleşmenin 9. ve 12. maddelerine aykırılık haliyle ilgili ise; davacının uzun bir süre boyunca sosyal medya hesabı açarak paylaşımlar yapmasına herhangi bir itiraz sunulmadığı gibi bu konuda gönderilmiş herhangi bir ihtara da rastlanılmadığından ileri sürülen fesih gerekçesi sözleşmeye aykırılık niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı tarafça sözleşmenin 9.7 maddesi kapsamında ... uygulamasının şifresinin değiştirilmesi haklı fesih sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; davacı şirketin program şifresinin davalı ile paylaşılacağına veya değiştirilmeyeceğine yönelik herhangi bir sözleşme hükmü bulunmadığından sözleşmeye aykırılık niteliğinde olmadığı gibi program şifrelerinin paylaşılmaması şeklinde ileri sürülen aykırılığın öncesinde yazılı bildirim ile süre verilmeksizin derhal feshi gerektirecek ağırlıkta olmadığı değerlendirilmiştir. Davalının sözleşmenin 7.4 maddesi uyarınca yapılacak harcama ve masrafların ödenmemesinin haklı fesih teşkil ettiğine ilişkin iddiası bakımından ise; davacı tarafça alacaklı olunduğu iddia edilen şirketin herhangi bir ihtarının olmadığı savunmasını çürütecek aksi yönde bir delil sunulmamış olup; sözleşmeye aykırılığın olmadığı kaldı ki bir aykırılık söz konusu olması halinde öncelikle makul süre verilmesi gerektiği düzenlemesi karşısında aykırılık olsa dahi bu kapsamda derhal feshin mümkün olmayacağı değerlendirildiğinden sonuç olarak taraflar arasında imzalanan 21/10/2019 tarihli franchise sözleşmesinin haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine karar verilmiştir.
Taraflar arasında kurulan sözleşme beş yıllık olup 10 gün sonra feshedildiği dikkate alınarak 10 günlük tutar bilirkişi tarafından 775,89 EURO olarak hesap edilmiş, sehven bilirkişi raporunda ödenen bedel eksik alınmış ise de; dosya kapsamından davacı tarafça 141.600,00 EURO ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu miktardan bilirkişi tarafından hesaplanan 10 günlük bedel mahsup edildiğinde bakiye 140.824,11 EURO franchise bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça franchise bedelinin sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren tahsili talep edilmiş ise de: davalının bu konuda temerrüde düşürülmediği, davacı tarafça gönderilen 23/12/2019 tarihli ihtarda davalı tarafa sözleşme bedelinin ödenmesi için ihtarda bulunulmayıp yalnızca dava açılacağının ihtar edildiği, bu nedenle ihtarın temerrüde yol açmayacağı değerlendirilerek sözleşme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir.
"Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur (Prof. Dr. H. Tandoğan Türk Mesuliyet Hukuku 1961 s. 426 vd.)
Davacının kar mahrumiyeti talebi yerinde görülmüş olup; davacının benzer franchise sözleşmesi yaparak faaliyetine devam edebileceği makul süre yönünden kar kaybı talebine ilişkin alınan son bilirkişi raporuna itibarla davacının kar kaybı, kar mahrumiyeti talebi yönünden davasının kabulüne karar verilmiştir.
Portföy tazminatı talebi yönünden sözleşmenin çok kısa bir süre ayakta olduğu, portföy yönünden davacının davalıya yapmış olduğu bir kazandırımın olamayacağı kanaatine varıldığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının sözleşmeye olan inanç nedeniyle yapmış olduğu masraflar nedeniyle uğranılan zarara ilişkin talebi yönünden ise; davacı vekili 9 nolu celsede dosyanın bilirkişiye gönderilmemesini talep etmiş olup; bu husustaki zarar ispatlanamadığından bu talebin de reddine karar verilmiştir.
Yine davacının manevi tazminat talebi yönünden sözleşmenin feshi nedeniyle mal varlığı zararı dışında ticari itibarının zedelendiği ve ekonomik sıkıntı içine düştüğüne yönelik iddiası da ispatlanamadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Davanın kısmen kabulü ile,
1-Taraflar arasında imzalanan 21/10/2019 tarihli Franchise Sözleşmesinin haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine,
2-Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 140.824,11 EURO franchise bedelinin dava tarihi olan 06/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 62.450,40 TL kar mahrumiyetinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının uğranılan zarar, portföy tazminatı ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine,
5-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 67.734,80 TL nispi karar harcından peşin alınan 19.000,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 48.733,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına;
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 19.063,13 TL (54,40 TL BVH, 7,80 VSH, 18.000,93TL Peşin Harç, 1.000,00 TL Tamamlama Harcı) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 14.190,40 TL ( 590,40 TL Tebliğler ve postalar, 13.600,00 TL bilirkişi ücreti ) yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre takdiren 13.191,08 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kabul edilen alacak miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 139.073,77 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Reddedilen alacak miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Arabuluculuk görüşmelerinde atanan arabulucuya 1.320,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşıldığından 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'a göre davadaki red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.227,04 TL'nin davalıdan, 92,96 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider ve delil avanslarının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/01/2024
Başkan ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Üye ...
e- imza
Katip ...
e- imza