T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/279 Esas
KARAR NO : 2025/447
DAVA : Ticari Şirket
DAVA TARİHİ : 13/04/2021
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı ... şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, çok uzun bir süredir kar dağıtımı yapılmamakta, şirket bilançolarının gösterilmediğini, bu nedenle Müvekkillerinin T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, Davalı şirket, faaliyet konusundan uzaklaşmış, sürekli zarar etmiş, malvarlığının israf edildiğini, ayrıca; limited şirket faaliyeti tamamen durmuş, hatta ortak ve şirket müdürü olan ...r vergi dairesine vermiş olduğu dilekçe ile şirketin aktif olmadığını bildirdiğini, Limited şirketin ortaklık mevcudu kalmamış, şirket kar payını talep eden müvekkile ticari defterler izah edilmemiş, hesaplar çıkarılmamış, bu doğrultuda yapılan arabuluculuk görüşmesinde de sonuç alınamadığını, Ortaklar arasındaki güven ilişkisi sona ermiş ve sürekli güvensizlik ortamı oluşmuş, diğer ortak kendi kusurundan kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, Şirket devamlı olarak zarar etmiş ve kar sağlayamamakta, şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaati güçlenmiş, şirket müdürü olan diğer ortak güveni kötüye kullandığını, Neticeten; Öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi, müvekkilimin şirketten alacağı olan miktarın hesaplanarak fazlaya ilişkin kısmı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL olan sermaye ve kar paylarının tarafına ödenmesine karar verilmesi , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketin kurucusu, 2008 yılında yurt dışından akıllı medya kutuları ithalatı, toptan ve perakende satışı ve distribütörlüğü yapmak için ...Tic. Ltd şirketini kurduğunu belirtmiştir. Şirketin adresi, kurucunun akrabası ...'ın yaşadığı eve yakın bir mesafede bulunuyordu. ..., sık sık ofisi ziyaret ediyor ve işlerin durumunu soruyordu. Kurucu, ... ile gelecekteki bazı projeleri hakkında konuştuğunu ve onunla yakın bir ilişkiye sahip olduğunu belirtmiştir. 2011 yılında, ..., kurucuya eski ortağının şirket için hiçbir faydası olmadığını ve onunla yollarını ayırmayı önerdi. Eğer kurucu eski ortağının yerine ... ile ortak olursa, şirketin kredibilitesinin artacağını ve daha fazla krediyi çekebileceklerini söyledi. Kurucu, ...'ın teklifini kabul etti ve ortak oldular. Ortak olduktan sonra, ..., şirketin defterlerini kendi muhasebecisi ...'ya devretti. 2015 yılından itibaren, şirketin tüm kayıtları ve defterleri ...'da bulunuyordu. ..., şirket hesabından kendi şahsi hesabına 65.000 TL gönderdi ve bu ödemelerin nasıl muhasebeleştirileceğini sordu. Muhasebeci, bunu kolayca halledebileceğini söyledi.
Şirket, 2012 yılından beri kiracı olarak faaliyet gösterdiği dükkanda kiracı olarak bulunuyordu. 2018 yılında, ..., kurucuya kredi şansını yakaladığını ve eşinin üzerinden kredi çekebileceğini söyledi. Eğer kurucu, eşinin üzerine olan dükkan tapusunu geçici olarak ...'ın eşi... üzerine satış yaparsa, kredi çekebileceklerini söyledi. Kurucu, tapu satışını gerçekleştirdi, ancak ..., krediyi çekti ve parayı başka amaçlar için kullandı. Dükkanın devri için endişelenmemeleri gerektiğini söylediği halde, hiçbir şekilde ofislerine gelmedi ve dükkanın devri için kendisini telefonla sıkıştırdıklarında, onları oyalamaya devam etti. Şirket, vergi dairesinin yönlendirmesi üzerine kapandı ve resen terk tutanağı tutuldu. KurucuDilekçenin özeti aşağıdaki şekilde olabilir: Şirketin kurucusu,2008 yılında... Ltd şirketini kurduğunu belirtmiştir. Şirketin adresi, kurucunun akrabası ...'ın yaşadığı eve yakın bir mesafede bulunuyordu. ..., sık sık ofisi ziyaret ediyor ve işlerin durumunu soruyordu. Kurucu, ... ile gelecekteki bazı projeleri hakkında konuştuğunu ve onunla yakın bir ilişkiye sahip olduğunu belirtmiştir. ..., kurucuya ortaklık teklifinde bulundu ve şirketin kredibilitesinin artacağını söyledi. Kurucu, ...'ın teklifini kabul etti ve ortak oldular. Ancak, ..., şirketin defterlerini kendi muhasebecisi ...'ya devretti ve şirket hesabından kendi şahsi hesabına 65.000 TL gönderdi. 2018 yılında, ..., kurucuya kredi şansını yakaladığını ve eşinin üzerinden kredi çekebileceğini söyledi. Ancak, kurucu, tapu satışını gerçekleştirdi ve ..., krediyi çekti ve parayı başka amaçlar için kullandı. Dükkanın devri için endişelenmemeleri gerektiğini söylediği halde, hiçbir şekilde ofislerine gelmedi ve dükkanın devri için kendisini telefonla sıkıştırdıklarında, onları oyalamaya devam etti. Şirket, vergi dairesinin yönlendirmesi üzerine kapandı ve resen terk tutanağı tutuldu. Kurucu, şirketin hiçbir borcu olmadığını ve tüm ödemeleri bizzat kendisinin yaptığı belirtmiştir. Bu olaylar sonucu, kurucu, ...'ın hileli ve kötü niyetli davranışlarından dolayı mağdur olduğunu iddia etmektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 150. Maddesinde;
"(1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3)Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4)Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." ifadelerine yer verilmiştir.
Somut olayda eldeki dosyanın 06/11/2024 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadıkları anlaşılmakla dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili Av. ...'ın ise dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra önceki vekil Av. ...'ın vefatı (12/11/2024 vefat tarihi) sebebiyle vekalet sunarak 16/01/2025 tarihinde dosyanın yeniden işleme konulması talepli yenileme dilekçesi verdiği, ancak dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunduğu halde 6100 Sayılı HMK md. 150/4'ün emrettiği yenileme harcını tamamlamadığı anlaşıldığından, mahkememizin 24/01/2025 tarihli tensip tutanağı ile "Davacı vekiline eksik kalan 85,39 TL yenileme harcını yatırmak üzere bir haftalık kesin süre verilmesine yatırmadığı takdirde dosyanın yenilenmemiş sayılacağının ihtarına," karar verildiği, ilgili tensip tutanağının Av. ...'a 03/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış; ancak hem verilen sürede hem de takip eden ilk celse (uyap sisteminde ön inceleme duruşması olarak kayıtlı) olan 21/05/2025 tarihli celsede ise davacı vekilinin harcı tamamlamadığı anlaşılmış olup davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde yenileme harcı tamamlanmadığı anlaşılmış olmakla anılan nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın HMK 150/5 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39 TL harcın mahsubu ile eksik 530,01 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır