T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/610 Esas
KARAR NO : 2025/408
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/09/2021
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketi ile Davacı şirket arasında 29/09/2020 Tarihli Bayilik Sözleşmesi imza edildiğini, Bayilik sözleşmesi uyarınca davalının siparişe ilişkin ödemeleri malın tesli sözleşme uyarınca karşı tarafa sözleşme ile kararlaştırılan malları zamanında ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, teslim edilen mallara ilişkin aşağıdaki faturaların düzenlendiğini, 21.12.2020 tarih, 19.02.2021 vadeli, ... No.lu 156.350,00 TL bedelli fatura sureti, davalının malları teslim almasından itibaren 60 günlük süre geçme: ödemediğini, davalının malları teslim almasından itibaren 60 günlük süre geçmesine rağmen, sözleşmede kararlaştırılan kesin vadede dava konusu yukarıdaki faturayı ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, ardından işbu bayilik sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalının 13/07/2021 tarihli haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, ayrıca toplam tutarı 118.000,00TL olan 3 adet fatura için önceden ... 33. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine açılan İtirazın İptali davasının .... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, arabuluculuk daire başkanlığına zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu ve... arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmelerine başlandı; 12/03/2021 tarihinde anlaşamama son tutanağının tanzim edildi hukuka aykırı ve kanuni ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının takibe ve davaya konu faturalara süresi içerisinde herhangi bir itirazda da bulunmadığı nden itibaren 60 günlük süre içerisinde yapmayı taahhüt ettiğini, davacının le rağmen dava konusu icra takibine konu yukarıdaki faturaları nı, tarafların anlaşamaması üzerine ini, davalının borca itirazının tamamen davalının sözleşmeden doğan ödemeleri yapmadığı gibi borca itirazında ödemelerin yapıldı sürmediğini, dolayısıyla yapılan tüm itirazların haksız, hukuki dayanaktan yoksundur ve kötü niyetle yapıldığını, itirazın iptali ile alacak miktarının likit olması sebebiyle en az 9620'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini Sayın mahkemeden talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın kabul edilerek davalının ... 33. İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının alacağın en az 96 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin 17/02/2021 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, bu hususta ... 8. ATM ... E. sayılı dosyanın ikame edilip derdest olduğunu, davacının takibe konu ettiği faturaların dayanağı olan malların ayıplı ve ruhsata aykırı üretim olduğunu, bu nedenle davacının fatura bedellerine hak kazanmadığını, davacının ürünleri zamanında ve eksiksiz olarak teslim etmediğini, pek çok teslimatın eksik yapıldığını beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin, sözleşme öncesinde pây devri gerçekleştirmiş. pay devri karşılığında taraflar arasında 2 yıl süreli "Tek Satıcılık Niteliğinde" Bayilik Sözleşmesinin 29 Eylül 2020 tarihinde davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalandığını, işbu sözleşmenin, davalı şirketin üretimini yaptığı TC. Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığından ruhsatları alınmış olan ürünlerin satışı için, müvekkili şirkete Türkiye Cumhuriyeti Ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin çalışma bölgesi olarak belirlendiği bölgelerde, sözleşmenin imzalanmasından itibaren 2 yıl süre ile “tek bayilik” hakkı tanıdığı ve bu sözleşme süresi sinde, davalı şirketin müvekkili şirket haricinde başka bayi atayamayacağını, Satış fiyatının bayi belirlenmesi kaydı ile davalı şirketin sözleşmede belirtilen şekilde kamu kurumları ve bazı e kendi e-ticaret sitesinde bizzat satış yapabileceğini, sözleşme süresi sonuna kadar vekkili şirkete toplam 220.000 litre ürün satmayı taahhüt ettiğini ve sözleşmenin generis” yapıda olan “tek satıcılık sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, söz konusu bayiilik sözleşmesinin 2.4. maddesinde "Üreci, bu sözleşme süresince TC ve KKTC hudutlarında başka bayii atayamaz." maddesi bulunduğunu, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete ... 2. diği ... yevmiye sayılı ve 23.12.2020 tarihli ihtarnamede; “Sayın Muhatap, 20 tarihinde imzalanmış olan bayilik sözleşmesini fesh e ilgili içeri tarafından tüzel kişiliklere V davalı şirketin mü içeriği itibarıyla “...i'nce gönder şirketimiz ile tarafınız arasında 29 eylül 20 ediyoruz. Sözleşmenin fesih tarihi 23 aralık 2020 olduğu davalı şirket ile müvekkili şirket arasında akd alla ... niteliğindeki bayilik sözleşmesinin hiçbir. haklı neden gösterilmeksizin d mezkur tek satıcılık Anayasa, TTK, TBK. Ve ilgili Yargıtay İçtihatları ve Doktrindeki tüm ötüşi davalı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshinden önce müvekkili sirket “in tamamen aykırı olarak büyük bir kısmının ayıplı mal olduğunu, Ürünler teslim tdi ...'nın teslim mantlarlaşmış olduğunun tespit edildiğini, bu hususta davalı irke ... leşilin edilen edilmişse de bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin haksız aşi ile görüşüldüğünü uğradığını, ayıplı ifa ve sözleşmeyi tek taraflı ve haksız feshinden doğa esihlten dolayı zarara şirketin uğramış olduğu menfi ve müspet zararlar, yoksun kalınan kar, ma yaşa müvekkili lişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL alacağın ös) portföy tazminatı lama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davadaki davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Usule ilişkin olarak luk toplantısına konu edilmeyen taleplerin tefrik edilerek karara bağlanmasını talep Arabulucu h ifadan kaynaklı maddi tazminat sorumluluğunun şartları oluşmadığından, davacının ettiklerini, ayıp ki ararının bulunmadığını, davacının tanık dinletmesine muvafakatlarının olmadığını, bu konuda huku kamış ve uğrayacak talepler yönüyle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, Esasa çımına | ; ; ia ; ERİ, ca gana, Müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin bayilik sözleşmesi llağı Ürn tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, dava dışı ... hisse devrinin davanın olduğunu, ç dışında olduğunu, hisse devri ile eş zamanlı olarak dava dışı ... banka keler eli letlerinin kaldırılmış olduğunu, davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesinde davacının vu eriği c taahhüdünde bulunduğunu ancak bu taahhüdünü yerine getiremediğini, davacı tarafın büyük are dünü de yerine getirmediğini, davacı tarafın müvekkili tarafından kendisine satılan ... ödeme yapmamış olduğunu taraflar arasında imzalanan sözleşmenin, davacı şirketin mree deh doğan sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebi ile müvekkili tarafından haklı olarak Teşhedildiğini ve davacıya noter kanalı ile ihtarname çekilmek sureti ile bildirim yapıldığını, davacının üretim sırasında mal tesliminde uyumsuz ve sorunlu davranışlar sergilediğini ve fason imalatçı firma ile sorunlar yaşanmasına sebebiyet verdiğini ve taahhüt edilen satış miktarlarına ulaşılamadığını, davacı tarafından teslim alınan ilk gönderilen ürünlerin dahi satılmadığını, ürünü pazarlama çabası gösterilmediğini ve ürünlerin reklamının dahi yapılmadığını, sözleşmenin haklı fesihten kısa bir süre sonra 11.6. maddesi uyarınca Zaten kendiliğinden sona erdiğini, işbu madde "Bayinin öngörülen vadede ödeme yapmaması halinde başka ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düşer. Bu temerrüt halinin 30 günden fazla sürmesi halinde sözleşme kendiliğinden herhangi bir ihtar ya da ihbara gerek kalmadan sona erecektir. ii şeklinde olup; ödememenin belirtilen sürelerde yapılmaması ve temerrüt halinin 30 günden fazla sürmesi sebebiyle sözleşmenin sona erdiğini, dava konusu talepler bakımından zamanaşımına uğramış veya dava süresince zamanaşımına uğrayacak olan talepler konusunda zamanaşımı definde bulunduklarını, Türk Ticaret Kanunu Madde 122 3. Fıkrasında "(3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz" denmek sureti ile, acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkili tarafından haklı sebeple feshedilmiş ise, acentenin denkleştirme talebinde bulunamayacağının açıkça ifade edildiğini, bu sebeple acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı sebeplerle feshedildiğinin açık olduğunu, bu durumda acente / davacının denkleştirme tazminatına hak kazanamayacağını, davacının davasında kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete sözleşme gereği davacıya verilen mallar nedeniyle ödeme yapılmadığı gibi malların iade de edilmediğini, karşı taratın ayıplı mal iddiası ile başlattığı suç duyurusunun kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonlandığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;.... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyasının gerekçeli kararının varsa kesinleşme şerhi ile birlikte UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi istenmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğu, tarafımıza teslim edilen dosya münderecatında, ...'in ...'ya, muteber bir ayıp ihbarında bulunduğunu gösterir herhangi bir belgeye rastlanmadığı, sözleşmenin 23/12/2020 tarihli ihtarname ile ... tarafından haksız olarak feshedildi ve bu sebeple ...'in müspet (olumlu) zararını tazmin edebileceği, ...'in sözleşmenin 12.4. maddesi uyarınca hükümde yer alan tazminat kalemlerini talep edemeyeceği sonucuna ulaşılabileceği, ...'e teslim edilen ürün miktarının, taraflar arasındaki anlaşmadan daha az olması halinde eksik ifadan söz edilecek olup bu durumda ...'in ödemezlik def'inde bulunarak bu eksiklik giderilene kadar bedelin eksikliğe denk gelen kısmını ödemekten kaçınabileceği, ancak kendisine teslim edilen kadarına tekabül eden kısmın bedelini ...'ya ödemesi gerektiği, Sözleşmenin 11.8 maddesi uyarınca ...'in, siparişini verip teslim aldığı ve fakat ödemesini yapmadığı 10.000 Litre ürünü kendinde tazminat olarak tutmak ve tazminat faturası keserek mahsuplaşmak hakkını haiz olduğu, Asıl dava yönünden: Davacı tarafın incelenen ticari defter kayıt ve belgelere göre, davacı tarafın davalı taraftan 02.07.2021 takip tarihi itibarı ile 274.350,00 TL alacaklı olduğu, Davacının ... 33. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile talep etmiş olduğu 156.350,00 TL. asıl alacak ve 9.327,46 TL. (hesaplanan 9.542,70 TL.) işlemiş faiz olmak üzere toplam 165.677,46 TL. alacaklı olduğu, Davacı tarafın 9020 inkâr tazminatı talebinin Sayın Mahkeme'ı n takdirinde olduğu, Birleşen dava yönünden: Davacının eksik ürün alım nedeni ile ortalama 1.130.640,60 TL. kar kaybı hesaplandığı, Davacı tarafından dosya içerisine, davacının müşterileri ile yapmış olduğu sözleşme ve cezai şart ödendiğine dair herhangi bir bilgi veya sunmadığı, bu nedenle başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğranılacak zarar hesabı yapılamadığı, Davalının doğrudan satış yaptığı kişilerin sözleşmenin 14. Maddesinde satış yapması serbest olan kişilerden olup olmadığının davalı ticari defter kayıt ve belgelerinden anlaşılmasının mümkün olmaması nedeni ile hesaplama yapılamadığı, Davacı tarafından dosya içerisine reklam, tanıtım, pazarlama, lojistik, nakliye konularında yaptığı yatırımlara ilişkin harcama belgeleri ibraz edilmediği için hesaplama yapılamadığı, Toplam ücret kaybının bugünkü değerinin 85.508,72 TL. hesaplandığı, ancak 6102 sayılı TTK 122. Maddesi gereği üst sınır 6.023,73 TL. olarak tespit edildiği, Dosya içerisine davacı tarafından anlaşmalı bayileri tarafından ürün iade edildiği, yerine ürünler verildi gösterir herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı için hesaplama yapılamadığı, 3.1. 29/09/2020 tarihli Bayilik Sözleşmesi m.2.4.'de “Üretici bu sözleşme süresince TC ve KKTC hudutlarında (bundan böyle “Çalışma Bölgesi” olarak anılacaktır) Bayi dışında başka bayi iya tekel hakkı tanındığı (TTK m. 122/5), sözleşmenin (TTK m. 122/3), denkleştirme isteminden önceden feragat edilemeyeceğinden sözleşme 12.4'deki portföy tazminatı talep edilmeyeceği yönündeki hükmün geçersiz olduğu (TTK m. 122/4), 3.2. Davacı / karşı davalı ...'nın davalı / karşı davacı bayi ...'in bulduğu yeni müşterilerle atayamaz.” denilerek, bayiye / tek sat davacı / karşı davalı ... şirketi tarafından haksız feshedi sözleşmenin sona ermesinden sonra önemli menfaatler elde ettiğinin (TTK m. 122/la ve b) dosya kapsamından kesin, net ve tartışmasız olarak tespit edilemediği; yine sözleşmenin 2 yıllığına yapılmasına rağmen 3 ay sonra feshedilmesi, 3 aylık dönemde davalı / karşı davacı bayinin 18.071,18 TL. (18.071,18 TL / 3 6.023,73 TL aylık) kar elde etmiş olması vs. hususlar göz önüne alındığında TTK m. 122/3'teki hakkaniyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3.3. Sayın Mahkemenizce TTK m. 122/1'deki davacı / karşı davalı ... şirketinin davalı / karşı davacı baş davalı / karşı davacının söz konusu müşteriler dolayısıyla ücret kaybettiği ve hakkaniyet şartının gerçekleştiği inin bulduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etti kanaatine varılması halinde, raporun 2.2.5'te hesaplanan portföy üst sınırı olan 6.023,73 TL portföy tazminatını davalı / karşı davacının talep edebileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 30.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Teknik Bakımdan: Somut olayda, malın bir süre kullanıldıktan sonra gizli ayıplı olduğu müşteri şikayetlerinden anlaşıldığına göre, bu ayıbın gizli ayıplı olduğu, Sözleşme İlişkisi Bakımından: Nihai takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar ekseriyetle “bayi” ifadesi kullanılmış ise de, TBK m. 19 uyarınca sözleşme hükümlerinin tek tek incelenerek tarafların ortak iradeleri incelendiğinde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin tek satıcılık sözleşmesine dayandığı, diğer bir anlatımla münakit sözleşmenin “tek satıcılık sözleşmesi” niteliğinde olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerimizi muhafaza ettiğimiz, Teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davaya konu mallardaki ayıbın “gizli ayıp” niteliğinde olduğu tespiti karşısında, arz ve izah edilen sebeplerle gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra makul süre içerisinde ayıp bildiriminde bulunulmasının gerekli ve yeterli olduğu, Ödemezlik def'ine ilişkin değerlendirmenin maddi hukuk açısından yapıldığı, bu hususun ileri sürülmesine ilişkin takdirin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, Mali Bakımdan: Asıl dava yönünden: Davacı tarafın incelenen ticari defter kayıt ve belgelere göre, davacı tarafın davalı taraftan 02.07.2021 takip tarihi itibarı ile 274.350,00 TL. alacaklı olduğu, Davacının ... 33. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile talep etmiş olduğu 156.350,00 TL. asıl alacak ve 9.327,46 TL. (hesaplanan 9.542,70 TL.) işlemiş faiz olmak üzere toplam 165.677,46 TL. alacaklı olduğu, Davacı tarafın 9020 inkâr tazminatı talebinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu, Birleşen dava yönünden: Davacının eksik ürün alım nedeni ile ortalama 1.130.640,60 TL. kar kaybı hesaplandığı, Davacı tarafından dosya içerisine, davacının müşterileri ile yapmış olduğu sözleşme ve cezai şart ödendiğine dair herhangi bir bilgi veya sunmadığı, bu nedenle başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğranılacak zarar hesabı yapılamadığı, Davalının doğrudan satış yaptığı kişilerin sözleşmenin 14. Maddesinde satış yapması serbest olan kişilerden olup olmadığı anlaşılması: ın davalı ticari defter kayıt ve belgelerinden ın mümkün olmaması nedeni ile hesaplama yapılamadığı, Davacı tarafından dosya içerisine reklam, tanıtım, pazarlama, lojistik, nakliye konularında yaptığı yatırımlara ilişkin harcama belgeleri ibraz edilmediği için hesaplama yapılamadığı, Toplam ücret kaybının bugünkü değerinin 85.508,72 TL. hesaplandığı, ancak 6102 sayılı TTK 122. Maddesi gereği üst sınır 6.023,73 TL. olarak tespit edildiği, Dosya içerisine davacı tarafından anlaşmalı bayileri tarafından ürün iade edildiği, yerine ürünler verildiğini gösterir herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı için hesaplama yapılamadığı, Portföy Tazminatı Yönünden 29/09/2020 tarihli Bayilik Sözleşmesi m.2.4.'de “Üretici bu sözleşme süresince TC ve KKTC hudutlarında (bundan böyle “Çalışma Bölgesi” olarak anılacaktır) Bayi dışında başka bayi atayamaz.” denilerek, bayiye / tek satıcıya tekel hakkı tanındığı (TTK m. 122/5), sözleşmenin davacı / karşı davalı .... şirketi tarafından haksız feshedildiği (TTK m. 122/3), denkleştirme isteminden önceden feragat edilemeyeceğinden sözleşme 12.4'deki portföy tazminatı talep edilmeyeceği yönündeki hükmün geçersiz olduğu (TTK m. 122/4), 4.2. Davacı / karşı davalı ...'nın davalı / karşı davacı bayi ...'in bulduğu yeni müşterilerle sözleşmenin sona ermesinden sonra önemli menfaatler elde ettiğinin (TTK m. 122/la ve b) dosya kapsamından kesin, net ve tartışmasız olarak tespit edilemediği; yine sözleşmenin 2 yıllığına yapılmasına rağmen 3 ay sonra feshedilmesi, 3 aylık dönemde davalı / karşı davacı bayinin 18.071,18 TL. (18.071,18 TL / 3 -6.023,73 TL aylık) kar elde etmiş olması vs. hususlar göz önüne alındığında TTK m. 122/3'teki hakkaniyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 4.3. Sayın Mahkemenizce TTK m. 122/1'deki davacı / karşı davalı ... şirketinin davalı / karşı davacı baş i, davalı / karşı davacının söz konusu müşteriler dolayısıyla ücret kaybettiği ve hakkaniyet şartının gerçekleştiği kanaatine varılması halinde, raporun 2.2.5'te hesaplanan portföy üst sınırı olan 6.023,73 TL portföy tazminatını davalı / karşı davacının talep edebileceğinin söylenebileceği bulduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde ettiği belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Asıl dava yönünden dava; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağından dolayı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı ... Şirketi ile Davacı şirket arasında 29/09/2020 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesi uyarınca davalının siparişe ilişkin ödemeleri malın teslimi ile sözleşme uyarınca karşı tarafa sözleşme ile kararlaştırılan malları zamanında ve eksiksiz olarak teslim ettiğini, teslim edilen mallara ilişkin, 21/12/2020 tarih, 19/02/2021 vadeli, ... No.lu 156.350,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının malları teslim almasından itibaren 60 günlük süre geçmesine rağmen, sözleşmede kararlaştırılan kesin vadede dava konusu yukarıdaki faturayı ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, fatura alacağının tahsili amacıyla ... 33. İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalının 13/07/2021 tarihli haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini, davalı vekili ise müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin 17/02/2021 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, bu hususta ... 8. ATM ... E. sayılı dosyanın ikame edilip derdest olduğunu, davacının takibe konu ettiği faturaların dayanağı olan malların ayıplı ve ruhsata aykırı üretim olduğunu, bu nedenle davacının fatura bedellerine hak kazanmadığını, davacının ürünleri zamanında ve eksiksiz olarak teslim etmediğini, pek çok teslimatın eksik yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava (... 8. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası); taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olduğu ve davalı tarafından haksız feshedildiği gerekçesi ile haksız fesihten kaynaklı menfi ve müspet zararlar, yoksun kalınan kar, maddi ve portföy tazminatına ilişkin maddi zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin “tek satıcılık sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, söz konusu bayilik sözleşmesinin 2.4. maddesinde "Üretici, bu sözleşme süresince TC ve KKTC hudutlarında başka bayii atayamaz." maddesi bulunduğunu, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete ... 2. Noterliğince gönderdiği ... yevmiye sayılı ve ... tarihli ihtarnamede; “Sayın Muhatap, şirketimiz ile tarafınız arasında 29 Eylül 2020 tarihinde imzalanmış olan bayilik sözleşmesini feshediyoruz. Sözleşmenin fesih tarihi 23 Aralık 2020’dir. Sözleşmemizde feshin sonuçları ile ilgili maddelere uygun olarak gereğini yapmanızı fazlaya ilişkin her türlü haklarımızı saklı tutarak ihtar ederiz.” denilerek, davalı şirket ile
müvekkili şirket arasında akdedilen mezkur tek satıcılık niteliğindeki bayilik sözleşmesinin hiçbir haklı neden gösterilmeksizin davalı şirket tarafından Anayasa, TTK, TBK. ve ilgili Yargıtay İçtihatları ve doktrindeki tüm görüşlere tamamen aykırı olarak haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshinden önce müvekkili şirkete davalı ...'nın teslim ettiği ürünlerin büyük bir kısmının ayıplı mal olduğunu, ürünler teslim edildikten sonra teslim edilen dezenfektanların mantarlaşmış olduğunun tespit edildiğini, bu hususta davalı şirket ile görüşüldüğünü ve durum ifade edilmişse de bir sonuç alınamadığını, müvekkilinin haksız fesihten dolayı zarara uğradığını, ayıplı ifa ve sözleşmeyi tek taraflı ve haksız feshinden doğan nedenlerle müvekkili şirketin uğramış olduğu menfi ve müspet zararlar, yoksun kalınan kar, maddi ve portföy tazminatına ilişkin maddi zararının tazminini talep ederek davanın kabulüne, davalı vekili; müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin bayilik sözleşmesi olduğunu, tek satıcılık sözleşmesi olmadığını, davacının üretim sırasında mal tesliminde uyumsuz ve sorunlu davranışlar sergilediğini ve fason imalatçı firma ile sorunlar yaşanmasına
sebebiyet verdiğini ve taahhüt edilen satış miktarlarına ulaşılamadığını, davacı tarafından teslim alınan ilk gönderilen ürünlerin dahi satılmadığını, ürünü pazarlama çabası gösterilmediğini ve ürünlerin reklamının dahi yapılmadığını, sözleşmenin haklı fesihten kısa bir süre sonra 11.6. maddesi uyarınca zaten kendiliğinden sona erdiğini, işbu madde "Bayinin öngörülen vadede ödeme yapmaması halinde başka ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. Bu temerrüt halinin 30 günden fazla sürmesi halinde sözleşme kendiliğinden herhangi bir ihtar ya da ihbara gerek kalmadan sona erecektir." şeklinde olup; ödememenin belirtilen sürelerde yapılmaması ve temerrüt halinin 30 günden fazla sürmesi sebebiyle sözleşmenin sona erdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğu, ...'in ...'ya, muteber bir ayıp ihbarında bulunduğunu gösterir herhangi bir belgeye rastlanmadığı, sözleşmenin 23/12/2020 tarihli ihtarname ile ... tarafından haksız olarak feshedildi ve bu sebeple ...'in müspet (olumlu) zararını tazmin edebileceği, ...'in sözleşmenin 12.4. maddesi uyarınca hükümde yer alan tazminat kalemlerini talep edemeyeceği sonucuna ulaşılabileceği, ...'e teslim edilen ürün miktarının, taraflar arasındaki anlaşmadan daha az olması halinde eksik ifadan söz edilecek olup bu durumda ...'in ödemezlik def'inde bulunarak bu eksiklik giderilene kadar bedelin eksikliğe denk gelen kısmını ödemekten kaçınabileceği, ancak kendisine teslim edilen kadarına tekabül eden kısmın bedelini ...'ya ödemesi gerektiği, Sözleşmenin 11.8 maddesi uyarınca ...'in, siparişini verip teslim aldığı ve fakat ödemesini yapmadığı 10.000 Litre ürünü kendinde tazminat olarak tutmak ve tazminat faturası keserek mahsuplaşmak hakkını haiz olduğu, Asıl dava yönünden: Davacı tarafın incelenen ticari defter kayıt ve belgelere göre, davacı tarafın davalı taraftan 02.07.2021 takip tarihi itibarı ile 274.350,00 TL alacaklı olduğu, Davacının ... 33. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası ile talep etmiş olduğu 156.350,00 TL. asıl alacak ve 9.327,46 TL. (hesaplanan 9.542,70 TL.) işlemiş faiz olmak üzere toplam 165.677,46 TL. alacaklı olduğu, birleşen dava yönünden: davacının eksik ürün alım nedeni ile ortalama 1.130.640,60 TL. kar kaybı hesaplandığı, davacı tarafından dosya içerisine, davacının müşterileri ile yapmış olduğu sözleşme ve cezai şart ödendiğine dair herhangi bir bilgi veya sunmadığı, bu nedenle başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğranılacak zarar hesabı yapılamadığı, davalının doğrudan satış yaptığı kişilerin sözleşmenin 14. Maddesinde satış yapması serbest olan kişilerden olup olmadığının davalı ticari defter kayıt ve belgelerinden anlaşılmasının mümkün olmaması nedeni ile hesaplama yapılamadığı, Davacı tarafından dosya içerisine reklam, tanıtım, pazarlama, lojistik, nakliye konularında yaptığı yatırımlara ilişkin harcama belgeleri ibraz edilmediği için hesaplama yapılamadığı, Toplam ücret kaybının bugünkü değerinin 85.508,72 TL. hesaplandığı, ancak 6102 sayılı TTK 122. Maddesi gereği üst sınır 6.023,73 TL. olarak tespit edildiği, Dosya içerisine davacı tarafından anlaşmalı bayileri tarafından ürün iade edildiği, yerine ürünler verildi gösterir herhangi bir bilgi veya belge sunulmadığı için hesaplama yapılamadığı, 29/09/2020 tarihli Bayilik Sözleşmesi m.2.4.'de “Üretici bu sözleşme süresince TC ve KKTC hudutlarında (bundan böyle “Çalışma Bölgesi” olarak anılacaktır) Bayi dışında başka bayi iya tekel hakkı tanındığı (TTK m. 122/5), sözleşmenin (TTK m. 122/3), denkleştirme isteminden önceden feragat edilemeyeceğinden sözleşme 12.4'deki portföy tazminatı talep edilmeyeceği yönündeki hükmün geçersiz olduğu (TTK m. 122/4), 3.2. Davacı / karşı davalı ...'nın davalı / karşı davacı bayi ...'in bulduğu yeni müşterilerle atayamaz.” denilerek, bayiye / tek sat davacı / karşı davalı ... şirketi tarafından haksız feshedi sözleşmenin sona ermesinden sonra önemli menfaatler elde ettiğinin (TTK m. 122/la ve b) dosya kapsamından kesin, net ve tartışmasız olarak tespit edilemediği; yine sözleşmenin 2 yıllığına yapılmasına rağmen 3 ay sonra feshedilmesi, 3 aylık dönemde davalı / karşı davacı bayinin 18.071,18 TL. (18.071,18 TL / 3 6.023,73 TL aylık) kar elde etmiş olması vs. hususlar göz önüne alındığında TTK m. 122/3'teki hakkaniyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3.3. Sayın Mahkemenizce TTK m. 122/1'deki davacı / karşı davalı ... şirketinin davalı / karşı davacı baş davalı / karşı davacının söz konusu müşteriler dolayısıyla ücret kaybettiği ve hakkaniyet şartının gerçekleştiği inin bulduğu yeni müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etti kanaatine varılması halinde, raporun 2.2.5'te hesaplanan portföy üst sınırı olan 6.023,73 TL portföy tazminatını davalı / karşı davacının talep edebileceği belirtilmiştir.
Yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, davacı tarafın incelenen ticari defter kayıt ve belgelere göre, davacı tarafın davalı taraftan 02/07/2021 takip tarihi itibarı ile 274.350,00 TL alacaklı olduğu, davacının ... 33. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile talep etmiş olduğu 156.350,00 TL. asıl alacak ve 9.327,46 TL. (hesaplanan 9.542,70 TL.) işlemiş faiz olmak üzere toplam 165.677,46 TL. alacaklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Birleşen dava yönünden; Taraflar arasında akdedilen 29/09/2020 tarihli bayilik sözleşmesinde; davalı ...’nın üretici, davacı ...’in bayi sıfatıyla yer aldığı; tarafların, bayinin kendi adı ve hesabına ürünleri alıp satacağı, bayinin üretici adına herhangi bir işlem yapma yetkisinin bulunmadığı, bayinin üreticiyi herhangi bir belge, taahhüt, sözleşme veya herhangi bir şekilde temsil ve ilzam edemeyeceği; bayinin bağımsız işyeri sahibi olup üreticinin yasal temsilcisi veya fabrika temsilcisi olarak değerlendirilemeyeceği, bayilik verilen ürünün ne olduğu, bayiye bir çalışma bölgesinin belirlendiği ve üreticinin bu çalışma bölgesi sınırlarında bayi dışında başka bayi atayamayacağı, sözleşmenin bayilik sözleşmesi olduğu, üreticinin fikri ve sınai haklarını lisans veya benzeri bir hakkını bayiye vermediği hususlarında anlaştıkları tespit edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde 2. madde uyarınca davacı ...’in ürünleri kendi adı ve hesabına alıp satacağı, bu itibarla kendi adına ve hesabına hareket ettiği, sözleşmenin tek seferlik olmayıp 2 yıl boyunca her ay belli bir asgari miktarda alımı öngören sözleşmede süreklilik unsurunun mevcut olduğu, sözleşmenin 2.4. maddesinde davacı ... için bir çalışma bölgesi öngörülmüş ve buna göre üretici davalı ..., bu sözleşme süresince Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırlarında ... dışında başka bir bayi atayamayacağının belirtildiği, ...’e çalışma bölgesinde münhasır satış yetkisi verildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
...’e teslim edilen bazı ürünlerin ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de dosya kapsamında ...’in ...’ya, ayıp ihbarında bulunduğunu gösterir herhangi bir belge bulunmadığından, davacı ...’in geçerli bir ayıp ihbarında bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Davalı ..., sözleşmenin 11.6. maddesi kapsamında kendiliğinden fesholduğunu iddia etmiş olup ilgili maddede bayinin vadesinde ödemeyi yapmaması halinde temerrüde düşeceği ve bu temerrüt halinin 30 günden fazla sürmesi halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiştir. Ancak dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda ...’nın ihtarnameyi keşide ettiği 23/12/2020 tarihi itibariyle ...’in vadesi gelmiş ve 30 gün geçmiş bir borcuna rastlanmadığı belirtildiğinden, sözleşmenin işbu madde kapsamında feshedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Sözleşmenin 12.4. maddesinde yer alan “Bayi, bu sözleşmenin sona ermesi veya erdirilmesinde alacak, yatırım ve/veya işletme gideri, kâr kaybı, portföy tazminatı, reklam giderleri ve sair adı altında bayi üreticiden talepte bulunamaz.” hükmü dikkate alındığında; ...’in işbu sözleşme maddesi uyarınca hükümde yer alan portföy tazminatı dışındaki tazminat kalemlerini talep edemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile, davacının müşterilerine sözleşmelerde belirtilen sürelerde belirtilen sürelerde belirtilen miktarlarda ürün teslimi konusunda yükümlülük altına girmiş olması ve işbu yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirememesi halinde ceza-i şartlar ödemek durumunda kalacağını ve müşterilere verdiği teminat senetleri nedeniyle icra ve haciz tehdidi altında kalacağını, davalının haksız feshi sonucunda davacının uğrayacağı bu zararlarının da başlanmış işlerin tamamlanmaması nedeniyle uğranılacak zararların tanzim edilmesinin zorunlu olduğunu belirtmiştir.
Dosya kapsamında davacı tarafından, davacının müşterileri ile yapmış olduğu sözleşme ve cezai şart ödendiğine dair herhangi bir bilgi veya sunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı ...’in ...’ya, geçerli bir ayıp ihbarında bulunmadığı, sözleşmenin 23/12/2020 tarihli ihtarname ile ... tarafından haksız olarak feshedildiği ancak sözleşmenin 12.4. Maddesi gereğince davacının sözleşme maddesinde belirtilen tazminat kalemlerini talep edemeyeceği, denkleştirme isteminden önceden feragat edilemeyeceğinden sözleşme 12.4’deki portföy tazminatı talep edilmeyeceği yönündeki hükmün geçersiz olduğu (TTK m. 122/4) ancak davacının bulduğu yeni müşterilerle sözleşmenin sona ermesinden sonra önemli menfaatler elde ettiğinin (TTK m. 122/1a ve b) dosya kapsamından kesin, net ve tartışmasız olarak tespit edilemediği; yine sözleşmenin 2 yıllığına yapılmasına rağmen 3 ay sonra feshedilmesi, 3 aylık dönemde davalı / karşı davacı bayinin 18.071,18 TL. (18.071,18 TL / 3 =6.023,73 TL aylık) kar elde etmiş olması vs. hususlar göz önüne alındığında davacının portföy tazminatı talep edemeyeceği kanaatine varılarak birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Asıl dava yönünden; Davacının davasının KABULÜNE;
Davalı-birleşen dava davacısının ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,
İtiraz haksız alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 31.270,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen dava yönünden (... 8. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası) davacının davasının reddine,
Asıl dava yönünden;
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 11.317,42TL nispi karar harcının peşin alınan2.000,07 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 9.316,45TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 2.068,77TL(59,30 TL BVH, 8,50-TL VSH, 2.000,97- TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.541,70TL (2.041,70 TL tebliğler ve posta, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Birleşen dava yönünden;
8-Kara tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplana 615,40TL maktu karar harcının peşin alınan 853,88.TL harçtan mahsubu ile artan 238,48.TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde birleşen davacıya iadesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL nispi vekalet ücretinin birleşen davacıdan alınarak, birleşen davalıya verilmesine,
10-Bireşen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
11-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL'nin birleşen davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip Hakim
e-imzalıdır ¸e-imzalıdır