T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/735
KARAR NO : 2025/182
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 18/03/2021
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankasının müvekkili adına ... İcra dairesi ... esas sayılı dosyası ile üç adet senede istinaden 12.0000,00.-TL asıl alacak ile takip başlattığını, dava tarihi itibari ile müvekkilinin toplam borcunun 59.762,53.-Tl olduğunu, ödeme emrinde de görüleceği üzere 12.000,00.-TL lik senede istinaden yapılan TCMB senetlere ilişkin Yıllık tebliğlerine aykırı bir faiz talep edildiği, yıllık % 27 sabit faiz istendğini, ancak TCMB senetlere ilişkin faiz oranlarını yıllık olarak tebliğe çıkarttığını, müvekkilinin davalı bankanın ticari müşterisi olduğunu, müşterilerden almış olduğu senedleri vadesi gelecek alacaklar hesabına tahsilat için bankaya verdiğini, ancak bu seneden istinaden her hangi bir bankadan kredi v.b. Hiç bir işlem yapmadığı senetlerin günü geldiğinde borçlular senetleri ödediğini ve ... Bankası bu senetlere istinaden protesto edildiğini. Müvekkilinin bu senetlere istinaden her hangi bir bankadan kredi kullanmadığı açıkken vadesi geldiğinde borçlarını bankaya ödemesi için vermiş olduğu senetlere istinaden müvekkili adına kötü niyetli takip yapıldığını, kötü niyetli başlatılan takibin öncelikle iptaline ve TCMB tebliğlerine aykırı müvekkilinin borçlu olmadığı senede ilişkin yapılan takipten dolayı dava tarihi itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00.-TL borçlu olmadığının tespitine, davlı hakkında % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davaya dayanak ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu alacak, alacağa bağlı fer'iler ve diğer tüm yetkiler dava dışı ... Bankası A.Ş tarafından ...A.Ş.'ye ... 11.Noterliği'nin ... yevmiye numaralı işlemi ile devir ve temlik edildiğini, ...A.Ş. ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 155/1-b maddesi ve 156. maddesi hükümleri gereği ...A.Ş. tüzel kişiliği altında birleşme gerçekleşmekle, ... A.Ş. de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 155/1-b maddesi ve 156. maddesi hükümleri gereği (Devralan) ... Mersis numaralı ... A.Ş. tüzel kişiliği altında birleşme gerçekleştirildiğini, birleşmeye yönelik başvuru Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 27.12.2018 tarihli ve 8179 numaralı kararıyla uygun görülmüş, (Devrolunan) ... A.Ş.’nin ...A.Ş. tüzel kişiliği altında birleşmesine ilişkin tescil işlemi ... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde 03.01.2019 tarihi itibariyle yapıldığını, yetki itirazlarının olduğunu, davanın yetkili Kastamonu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, iş bu menfi tespit davasının genel ve özel yetki kuralları doğrultusunda Antalya'da açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, belirlenebilir alacaklara ilişkin kısmi alacak davası ve kısmi menfi tespit davası açılamayacağından davacının talebinin açıklattırılarak harcın tamamlatılması gerektiğini, aksi halde davanın usul ve esastan reddi gerektiğini, menfi tespit davası, borçlu olmadığının ispatına yönelik olduğundan kısmi olarak açılması mümkün olmadığını, davacı tarafından faizlerin iadesi ve icra takibi yönünden menfi tespit istemi dışında icra takibine konu alacağın varlığı inkar edilmediğinden ispat külfeti davacı tarafta olduğunu, esas geçilmeden evvel yetki itirazının kabulü ile dosyanın davalı alacaklı firmanın yerleşim adresinde bulunan yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini; aksi halde takibin bulunduğu Kastamonu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, esasa geçilmeden evvel davacı, delillerinde ne banka kayıtlarına ne de bilirkişi deliline dayandığından usul hükümleri gereği ispata elverişli olmayan davanın usul ve esas yönünden reddine, esasa geçilmesi halinde ise, kısmi dava olarak açılmış olan işbu davanın bilirkişi raporu beklenmeden değerinin açıklattırılması ve harcının tamamlanmasını aksi halde haksız davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirket tarafından dava dışı ...Bankası A.Ş' den temlik alınan senetler nedeni ile ... İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinde davacı tarafın takip konusu senetler nedeni ile davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve mahkememizce 15/02/2022 tarihli ara karar ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile alacak ve tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 13/09/2022 tarihli ara karar ile dosyanın eksiklikler tamamlandığında dosyanın yeniden bankacı bilirkişiye tevdii ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 02/11/2022 tarihli ara karar ile dosyada bir kısım eksik hususlar tamamlandığında dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine,
18/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası incelenmiş olup, Belge noksanlıkları tespit edilmiştir.Raporun Davaya konu ,...Bankası A.Ş tarafından,...AŞ TEMLİK olunan, Barçlu ...ve ... 'a 30/05/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL Tutarlı 30/07/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL TUTARLI 30/09/2007 ödeme tarihli 2.000,00TL Tutarlı 3 Adet Senet için, 12.000,001L asıl alacak ,5.504,30TL İşlemiş — Faiz için, Toplam — :17.504,30 TL TC.MERKEZ/... E sayılı dosya ile 30/03/2009 tarihinde takip başlatıldığı, ... AŞ ye .. Bankası A.Ş DEN temlik olan alacakla ilgili, Dava dışı ,Asıl borçlu ... LTD.ŞTİ ve müteselsil kefillerden (davalı borçlu)... “ın 23/02/2006 tarihli Genel kredi Sözleşmesinde imzası bulunduğu, anlaşıldığı, Dava dosyasında arkalı önlü fotokopileri dava dosyasına sunulan,Alacaklı ...,Ödeyecek ... olarak düzenlenen 3 adet senet İle ilgili olarak, ...'ıN müteselsil kefil olduğu ,... Bankası A.Ş ve ... Ltd.şti arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine bağlı olarak banka nezdinde tahsis edilen ve davaya konu senetleri teminatına alınan kredilerle ilgili, 1-genel Kredi Sözleşmesi(tüm Sayfalar) 2-üdeme Planı,(...bankası tarafından dava dosyasına gönderilen ödeme planı okunaksızdır.tespit yapılamamıştır) 3-Kredi Ekstresi 4- ...ştine Ait Cari Hesap Ekstresi kredi kullandırım tarihinden 26/03/2009 takip tarihine kadar) 5- Borçlu ... ve ... 'a 30/05/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL Tutarlı,30/07/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL Tutarlı 30/09/2007 ödeme tarihli 2.000,007L Tutarlı 3 Adet Senet'in ... Bankası tarafından hangi kredi için teminata alındığını yada hangi blokeye hesaba alındığını gösteren banka talimatı 6-Teminata alınan senetlerin bordro örneği —)hangi kredinin teminatına alındığını gösteren ) 7-Davaya konu senetlerin ...'IN Yapı kredi bankasında hangi kredi borcuna alındığını gösteren kredi sözleşme/ödeme planı 8-... adına düzenlenmiş ticari kart var İse son 1 yıllık ekstresi(26/03/2009 takip tarihine kadar) 9-Bankaların Merkez Bankasına bildirdikleri azami faiz oranı listesilkredi kullandırım tarihlerini kapsayan) 7-Davaya konu senetlerle ilintili olan kredi borcuna ait İhtarname 8-Tebiğ şerhi Temin edilmesi gerekmekte olduğu bildirilmiştir.
13/03/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; ... Bankası A.Ş ile ...ŞTİ arasında imzalanan 23/02/2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi İle ...ŞTİ lehine 100.000,00-TL kredi limiti tahsis edildiği, Sözleşmede,Müteselsil kefil olarak ... —Kefalet imzası olduğu,ancak kefalet limitinin yazılmadığı), Sözleşmede,Müteselsil kefil olarak ... —Kefalet imzası olduğu,ancak kefalet limitinin yazılmadığı), Sözleşmede,Müteselsil kefil olarak ... —Kefalet imzası olduğu,ancak kefalet limitinin yazılmadığı), Sözleşmede,Müteselsil kefil olarak ... -Kefalet imzası olduğu,ancak kefalet limitinin yazılmadığı), 2-Dava dosyasına takibe konu alacakla ilgili sunulan , 30/05/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL Tutarlı 30/07/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL Tutarlı 30/09/2007 ödeme tarihli 2.000,00TL Tutarlı senetlerin hangi kredi /kredilerin teminat olduğunun anlaşılamadığı, 3-Dava dosyasına okunaklı olmayan bir Ödeme Planı sunulduğu, ancak ödeme planı okunaksız olduğundan ödeme planına ait krediye dair bir tespit ve hesaplama yapılamamıştır. Davacının takipte ve dava taleplerinde “Fazlaya Dair Haklarını saklı tutması nedeniyle, bu husustaki Takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
24/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; Dava dosyasına sunulan 09/08/2006 tarihli keşide edilen ihtarnamenin,“...LTD.ŞTİ 'ne tahsis edilen şirket kartı ve şirket kartına bağlı ...'a tahsis edilen ek kart borcu kaynaklı olduğunun anlaşıldığı”, Ancak takibe konu edilen alacakların alacak kaynağı olarak gösterilen senetlerin davalılara tahsis edilen krediler kaynaklı olduğu anlaşıldığı, Dava dışı asıl borçlu ...Ltd.şti Ve Müteselsil Kefiller... ,... , ... , ... adına keşide edilen ihtarnameler/tebliğ şerhleri ön raporda talep edilmesine rağmen davacı...A.Ş tarafından yine dava dosyasına sunulmadığı, Temlik veren dava dışı... Bankası A.Ş tarafından Sayın Mahkemeye hitaben 02/02/2023 tarihli ilgi:...E.sayılı yazınız konulu cevap yazısında, “Sayın Mahkemenizde ... E.Sayılı görülmekte olan dava nedeniyle talep edilen belgeler, Kredilerin Takip Tarihinden 10 Yıl Süre Geçmesi Ve Saklama Süresi Dolması Sonucu Arşiv Kayıtlarımızdan Silinmesi Sebebi İle Temin Edilemediği” açıklaması ile cevap verildiğinin görüldüğü, 02/02/2023 tarihli ... Bankası Cevap yazısı ekinde sunulan belgeler incelendiğinde, 1-Genel Kredi Sözleşmesinin bütün olarak tüm sayfalarının sunulmadığı, 2-Dava dosyasına takibe konu alacakla ilgili sunulan , 30/05/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL Tutarlı 30/07/2007 ödeme tarihli 5.000,00TL Tutarlı 30/09/2007 ödeme tarihli 2.000,00TL Tutarlı senetlerin hangi kredi /kredilerin teminat olduğunun anlaşılamadığı, 3-Dava dosyasına okunaklı olmayan bir Ödeme Planı sunulduğu, ancak ödeme planı okunaksız olduğundan krediye dair bir tespit yapılamadığı, 4-...Bankası A.Ş -... şubesi nezdinde bulunan ... IBAN numaralı ...k Ltd.şti “ne ait Cari Hesap Ekstresinin sunulduğu,.... IBAN numaralı ....şti 'ne ait Cari Hesap Ekstresi incelendiğinde, « 15/11/2006-26/03/2009 tarihleri arasındaki hareketlerin cari hesap ekstresinde yer aldığının görüldüğü, « 15/11/2006 tarihinde , a-... Tasfiye Girişi 44.865,54-TL b-... Tasfiye Girişi 4.490,05-TL b-... Tasfiye Girişi9,947,57-TL Tasfiye girişlerinin olduğu görülmekle beraber ,tasviye tutarların hangi tür kredi ve işlemlerden kaynaklandığının anlaşılamadığı, « 15/12/2006 tarihinde 182456620171 Tasfiye Girişi -29.971,24-TL Olduğu;tasviyenin teminat mektubu tazmininden kaynaklandığının anlaşıldığı, 30/12/2006 tarihinde ... 7B 66.300,00-TL tutarlı tahsilat girişi olduğunun görüldüğü 30/12/2006 tarihinde ... 7B 2.179,14-TL tutarlı tahsilat girişi olduğunun görüldüğü, ...ŞTİ 'ne ait Cari Hesabına 66.300,004-2.179,14-68.479,14-TL “....”açıklamasıyla hesaba para yattığının görüldüğü, a-28.228,91-TL “Tasfiye Geri Ödeme-...”açıklamasıyla 15/11/2006 tarihinde tasfiye alınan 44.865,54 -TL alacak ile ilgili geri ödeme yapıldığı, tahsilattan sonra kalan borç bakiye 16.636,63-TL olduğu b-40.250,33-TL Tasfiye Geri Ödeme-...“açıklamasıyla 15/11/2006 geri ödeme yapıldığı, 13/03/2023 tarihinde Kök Rapor da belirtildiği, Yapılan yeniden görevlendirmede davacı ...A.Ş tarafından /dava dosyasına sunulan alacağın hesaplanması ile ilgili belgeler sunulmadığı görülmekler beraber, Davacı ... A.Ş vekilinden ilgil eksiklikler tekrar talep edilmesine rağmen evrakların temin edilememiştir. Bu nedenle hesaplama KÖK RAPOR'da olduğu gibi belge sunulamamasından dolayı yapılamamıştır. Alacağa konu ,teminata alınan 3 adet senetle ilişkili Krediye ait 1-Kredi Ödeme Planı(Kullandırım tarihi,tutarı ,vadesi faiz oranı ,taksit bedeli, anapara, faiz tutarı,kalan anapara şeklinde detaylı ödeme planı) 2-Kredi ekstresi(Kullandırım tarihinden dava tarihine kadar) 3-Takibe konu alacakla ilgili ihtarname/tebliğ şerhi 4-Takip Ekstresi 5-Merkez Bankası'na bildirilen Azami kredi faiz oranları listesi(Kullandırım tarihinden itibaren takip tarihine kadar) Sunulduğu takdirde hesaplama yapılabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe başlanıldığı, takibin dayanağının 30/09/2007 ödeme tarihli 2.000,00 TL bedelli, 30/07/2007 ödeme tarihli 5.000,00 TL bedelli, 30/05/2007 ödeme tarihli 5.000,00 TL bedelli bonolara ilişkin olduğu, takip tarihinin 26/03/2009 tarihi olduğu, davacı tarafça iş bu bonolardan kaynaklı takipten borçlu olunmadığının tespiti amacıyla iş bu davanın açıldığı, mahkememizce iş bu takibe konu bonoların kredi sözleşmelerinden kaynaklı olup olmadığı ve banka kayıtları içerisinde bono bilgilerinin yer alıp almadığı hususunda bankacı bilirkişi marifetiyle banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması karar verilmiştir.
Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi olarak bono, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (eTTK m.557, TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi, bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir vaadde bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25).
Hukuk Genel Kurulunun 11.04.2018 tarihli ve ... E., ...K. sayılı kararında da benimsendiği üzere, 6762 sayılı TTK'nın 688. maddesinde belirtilen şekli koşulların yanında taraflar bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Sıralanan şekil şartlarından da anlaşıldığı üzere, kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Taraflar bu ibareleri ticaret hayatındaki olası bir uyuşmazlık durumunda ispat hukukunda karşılaşabilecekleri zorlukları daha kolay aşmak amacıyla ihtiyari olarak kayıt altına almaktadırlar. Yoksa elbette ki bu kayıtlar bağımsız borç ikrarı içeren senetlerin niteliğine etki etmez.
Bir “teminat bonosu”ndan söz edilebilmesi için ya bonoyu düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bonoyu vermiş olması gerekir. Öğretide verilen örneklerde, örneğin bir müteahhidin inşaatı zamanında bitirememesi durumunda ödemek zorunda kalacağı cezai şart karşılığında verdiği bono bir teminat bonosu olduğu gibi, satın alınıp bedeli ödenmekle birlikte tapuda henüz devri yapılmadığı için satın alan kişinin adına tescil edilemeyen bir taşınmazın bedeline ilişkin olarak düzenlenip alıcıya verilen ve devir gerçekleştikten sonra karşılıksız kalacağı öngörülen bir bono da bu niteliktedir. Aynı şekilde, kiracının, kiralanana vereceği muhtemel zararların teminatı olarak kiralayana verdiği bono da bu anlamda bir teminat bonosudur (Türk, A.: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005, Cilt 7, s. 329, 330).
Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2018 tarihli ve... E., ...K. sayılı ile 11.02.2020 tarihli ve ... E., ... K. kararlarında da benimsendiği üzere, bonoda teminat kaydı olsa bile, neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 tarihli ve ... E., ... K.; 20.06.2001 tarihli ve ...E., ...K.; 24.02.2010 tarihli ve ... E., ...K.; 28.03.2018 tarihli ve ... E.,... K. sayılı ile 11.02.2020 tarihli ve... E., ...K. kararlarında da vurgulandığı üzere, bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel def'i olup, TTK’nın 778/a bendinin göndermesi ile uygulanması gereken TTK’nın 687. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kişisel defiler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.
Takip konusu senedin teminat senedi olup olmadığı hususunda senedin teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise senedin sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 15.09.2020 tarihli ve ...E.,... K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim senet metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehtarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir.
Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında dava konusu senedin teminat senedi olduğuna dair ispat yükünün kime ait olduğu da gelinen aşama itibariyle üzerinde durulması gereken bir diğer husustur. Bu kapsamda genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna ait olacaktır. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin teminat senedi olduğundan bahisle bedelsizliğine dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu tarafından gerçekleştirilmelidir." şeklindedir. Bu kapsamda ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça haklılığı ispat edilememiş olup tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatılan takipte usulsuzluk bulunmadığı anlaşılmakla; davanın reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, Peşin Harç 59.30-TL,Tamamlama Harcı 1.004,00-TL, Islah Harcı 1.003,54-TL Toplam 2.066,84-TL harçtan mahsubu ile geri artan 1.451,44-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2025
Katip
¸
Hakim
¸