T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/743
KARAR NO : 2025/247
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 15/11/2021
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigorta ve reasürans işlemi ile iştigal eden İngiltere uyruklu bir şirket olduğunu, bu kapsamda dava dışı ... A.ş'nin ... bazda yurtdışında mukim ... 93.696,97 Euro bedelle satın alıp ihtal ettiği net 18.90 kg tütün cinsi eşyaları ...'dan Türkiye'ye taşımayı üstlenen ... A.Ş için yapılan sorumluluk sigortasına reasürör olduğunu, buna göre ... tarafından taşıma için ...'de teslim alınacak olan eşya ... arasında trenle taşınacak, trenle davalı işletmesi altındaki ...Terminali'ne getirilecek, buradan ...'e deniz yoluyla taşınacağını, davalı işletmesi altındaki ... Limanı Konteyner Terminalinde trenden indirilen konteynerın, davalının işlettiği ... Limanı terminal sahası içerisinde ... plaka sayılı araç içinde taşınırken 01.08.2014 tarihinde denize düştüğünü ve tam ziya olduğunu, eşyanın ithalatçısı ... A.Ş. Uğradığı 100.112,00 Avro zararı ...'dan talep ettiğini, ... da sorumluluk sigortacısı reasürör ...'e ihbarda bulunduğunu ve ..., ... ve ...'yı temsilen ... A.Ş. arasında varılan mutabakat sonucu davacı ..., ...'nın ifayı kabule yetkilisi ...'ye 100.112,00 Euro tazminat ödediğini, ...'in ayrıca, ...'nun konu hadise nedeniyle kazaya uğrayan konteynerin elleçlenmesi ve ardiye masrafları için ödemek zorunda kaldığı 4.515,84 TL'sını da ...'ya ödediğini ve ...'nn üçüncü şahıslara karşı olan tüm dava ve talep haklarını , fer'i alacakları da dahil olmak üzere temlik aldığını ve gerek TKK. Md. 1481 gereğince kanuni halef, gerekse TBK. Md. 183 vd. gereğince akdi halef olduğunu, sigortalı ...'nun , yurtiçi konteyner karayolu taşıma işlemi dava dışı ... firması tarafından üstlenildiğini, terminal sahasında konteynerin yüklendiği ... plakalı aracın maliki ... isimli kişi olduğunu, davacı ...'in bu nedenlerle, sigortalı ...'ya karşı ...Şti.'nin, akdi taşıyanı ... plaka sayılı aracın maliki ...'ın ise fiili taşıyan olduğu iddiası ile her ikisine karşı müteselsil tahsil talepli olarak ... İcra Müdürlüğü ... Esasa kayıtı olarak icra takibi başlatıldığını, borçluların vaki itirazı üzerine de ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esasa kayıtlı olarak itirazın iptali davası ikame ettiğini, müvekkilinin haksız fiil sorumlusunun davalı işletme olduğunu bu karar ile öğrendiğini ve 24.05.2021 tarihinde davalıya karşı ... 27. İcra Md.... esasa kayıtlı olarak icra takibi başlattığını, davalı işletmenin, borca itiraz ettiğinden işbu itirazın iptali davasını ikame zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle davalının ... 27. İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin takipteki koşullarla devamına, %20 icra inkar tazminatı ile masraf ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle işbu kazanın meydana gelmesinde müvekkili kuruluşun hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen zarar ile müvekkili kuruluş arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafın aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu olayın 01/08/2014 tarihinde meydana geldiğini, asla davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu davanın zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili kuruluş tarafından işletilen limanların hiçbirinde yük sahibi şirket tarafından limanlarına getirilmiş olan yüklerin herhangi bir yere nakledilmesine yönelik kara vasıtası olmadığı gibi mevcut tarifelerde de böyle bir hizmeti ve ücret tarifesi de bulunmadığını, müvekkili kuruluşa ait liman sahalarına kara ve deniz vasıtaları ile gelen yüklere sadece yükleme boşaltma hizmetleri verildiğini, bu hizmetlerin karşılığı tarifelerinde belirlenen ücretler tahakkuk ettirildiğini, bu nedenlerle davanın husumet yönünden reddine, zamanaşımı yönünden reddine, derdestlik yönünden reddine, esas yönünden reddine karar verilerek davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan takipte Sigorta ve reasürans işleri ile iştigal eden alacaklının sigortalısı ... Tic. A.Ş.nin ithal ettiği ve yurtdışından tren ile borçlu işletmesi altındaki ...Terminaline getirilen tütün cinsi eşyanın içinde bulunduğu ...nolu konteynerin, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2021 tarih ... E. ... K. Sayılı kararında da vurgulandığı üzere 01.08.2014 tarihinde borçlu tarafından ... plakalı araç ile ... Liman sahası içerisinde yer değiştirmek amacıyla taşınması esnasında denize düşmesi nedeniyle konteyner muhteviyatı emteaların tam zayi olması sonucu sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili için 101.072,00 EURO asıl alacak 18.628 EURO işlemiş faiz ve 4.515,84 TL asıl alacak ve 4.042,90 TL işlemiş faiz alacağının tahsilinin talep edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davanın açıldığı görülmüştür.
...Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye “... A.Ş. tarafından 01.08.2014 günü giriş izni ve hangi plakalı araç ile hangi yükün/konteynırın taşınacağı, araç şoförlerinin kim olacağına ilişkin yazılı başvurularına ilişkin “arşiv araştırması sonucunda, konu ile ilgili evraklara rastlanmamıştır” şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas,... karar sayılı dosyasında verilen kararda mahkeme tarafından talimat yoluyla aldırılan bilirkişi heyeti raporu, CMR uzmanı raporu ve önceki bilirkişiler haricinde seçilen bilirkişi heyeti raporu ve itiraz üzerine hazırlanan ek rapor özetlendikten sonra özetle; Dava konusu emtianın ...taşımasını alt taşıyıcı olarak ... şirketinin üstlendiği, yükün liman sahasında gemiye yüklenmesi için dolgu sahasına aktarmasürecinde ... şirketine ait araçla taşınması sırasında denize düştüğü, yükün ...'a getirilmesiyle taşıtın davalı ... şirketi ile ilişkisinin sona erdiği bu nedenle zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, Liman sahası içerisinde davalı ... Şirketine ait kamyon ve şoförle taşınması hususunda taşıtan ile davalı arasında bedel veya taşıma taahhüdü olmadığı gibi liman sahası aktivitelerinden dolayı konteynırın “gemiye alınarak yükleme sahasına getirilmesi yönünde iş tanımlaması veya sözleşme olmadığı, dolayısıyla dava konusu olayda CMR veya TTK'ya uygun bir sözleşme mevcut olmadığı, davalı ... firmasının işleten sıfatı ile sürücü ile ona bağlı liman sahası içerisindeki aktiviteler bakımından kesilmiştir.” Liman içerisindeki tüm işletmelerin liman işletmecisinin ifa yardımcısı olduğu, Kazada dava dışı ... şirketi Liman sahası yetkililerinin haksız taleplerini hatır için yerine getiren Şoför ... ancak kasıt veya kasta eşdeğer kusurundan sorumlu tutulabileceği, bu yönde bir iddia ve tespit olmadığından ... Şirketi adam çalıştıran olarak da sorumlu tutmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa BAM 5. HD ...K sayılı ilamı ile "Davacı taraf meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürmekte iken davalılar, dava konusu emtianın taşınması hususunda taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, dava dışı ...AŞ çalışanın araç şoföründen ricası üzerine dava konusu emtianın bulunduğu konteynerin liman sahası içerisinde taşıdığı sırada kazanın meydana geldiğini, dava konusu konteynerin taşınmasına ilişin rıza ve bilgilerinin olmadığını, bu hususta sözleşme bulunmadığından sorumlu olmadıklarını savunmaktadır.
Dosya kapsamı uyarınca, zayi olan emtianın taşınması işinin dava dışı ... AŞ tarafından üstlenildiğini, davalı ... firması ile davacının selefi ... firması arasında taşıma işine dair hizmet sözleşmesi bulunduğu, ... firmasının talebi üzerine davalı ...firmasının, diğer davalı ...'ın mülkiyetindeki ... plaka sayılı aracı ... Limanından yüklenen ... numaralı konteyneri ... Limanına bırakmak ve ... Limanından yüklenecek bir başka konteyneri...’ya taşımak üzere tahsis ettiği, ...plaka sayılı aracın ...’dan ... numaralı konteyneri yükleyip ... Limanına getirerek bu limanda indirdiği, aracın beklemesi sırasında dava dışı ... firması çalışanının talebi üzerine araç şoförünün ... limanına ...’dan trenle gelen dava konusu ... sayılı konteyneri araca yükleyerek liman terminali sahasındaki gümrük kantarına doğru seyrederken aracın konteynerle beraber denize devrildiği ve araca yüklü konteynerdaki emtianın zayi olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, somut olayın davalı ... firması ile dava dışı ... firmasının arasında akdedilen hizmet sözleşmesi kapsamında kalmadığı, davalı ... firması tarafından temin edilen diğer davalıya ait araç ile yapılan taşıma sözleşmesinin ... konteyner numarası ile taşıtılan emtiaya ilişkin olup söz konusu yükün ... getirilerek sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiği, bu suretle taşımanın sözleşmeye uygun şekilde ifa edildiği, ...sayılı konteynerin liman sahasında taşınmasına ilişkin davacının selefi ile davalılar arasında bir sözleşme bulunduğunun ispat edilmediği, araç şoförünün hatır için yaptığı liman içi taşıma sırasında meydana gelen zarar nedeniyle davalıların taşyıcı sıfatıyla sorumluluğunun söz konusu olmadığı, zira ücret unsurunun taşıma sözleşmesinin esaslı unsuru olduğu, liman sahasının içerisinde Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanması söz konusu olmayacağından davalı ...'ın araç maliki-işleteni sıfatıyla sorumluluğundan da söz edilemeyeceği, TBK'nın m.66 hükmünün ancak liman işletmecisi açısından değerlendirilebileceği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetim ve hüküm kurmaya elverişli ve dosya kapsamına uygun olup mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine " kesin olarak karar verilmiş ve karar 06/06/2024 tarihinde kesinleşmiştir.02/03/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporu yeterli teknik incelemeyi içerdiği ve denetime elverişli bulunduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davalının zamanaşımı ve derdestlik itirazları ön inceleme aşamasında değerlendirilerek reddedilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yurt dışından ithal edilen emtia nedeniyle oluşan zararın rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Dava dışı ... A.Ş.ye ait taşıma işiyle ilgili sorumluluk sigortacısı olan davacı yanın vekili, ... Limanına getirilen emtianın 01.08.2014 tarihinde denize düşmesi sonucunda tam zayi olduğu, zararın ve masraflarının müvekkili sigortacı tarafından zarar görene ödendiği gerekçesiyle ... 27 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla başlattığı takip kapsamındaki tazminat taleplerine vaki itirazın iptali için iş bu davayı açmış bulunmaktadır.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin karayolu taşıma aracı ile taşıma yükümlülüğünü üstlenmediği dolayısıyla eşya ilgilisi veya davacının sigortalısı ile aralarında bir sözleşme olmadığı, müvekkilinin eylemleri ile kaza sonrası oluşan zarar arasında bir illiyet bağının bulunmadığı yönünde itirazlarda bulunmuştur.
Somut olayda yaptırılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere 25.07.2014 tarihli karma taşıma senedi ile dava dışı ... firması tarafından ...'ten ...'e taşınması üstlenilmiş olmakla söz konusu ... şirketi dava konusu taşıma bakımından akdi taşıyıcıdır. ... şirketi alt taşıyıcı olarak davacının sigortacısı ... firması ile anlaşmıştır. Alt taşıyıcı ... taşıma işini ...'a kadar demiryolu, oradan denizyoluyla gerçekleştirmeyi planlamıştır. Doğal olarak bu operasyon süreci içinde istasyon-liman aktarma, boşaltma ve yükleme adımları bulunacak ve ... şirketinin taşıma ediminin içeriğinde bu yükümlülükler de bulunacaktır. Bu işleri yaparken ... şirketi, bu hizmetleri sunan bir kısım alt taşıyıcı ve yüklenici firmalardan ifa yardımcısı olarak yararlanacaktır. ... 2. ATM'de görülen davaya ilişkin verilen raporda davalıların taraf olduğu bir taşıma sözleşmesi bulunmadığından sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki tespite dayanarak işbu davada davalı yan tarafından yapılan taşıma sözleşmesi yoksa, davacının sorumluluğu da olmadığı yönündeki savunma yerinde değildir. Söz konusu raporda açıkça ifade edildiği gibi davacının sigortalısı ... şirketi karayolu ve demiryolu ayaklarından oluşan taşımanın tüm güzergahlarda (...) gerçekleştirilmesini üstlenmiş ve davacı yan da sorumluluk sigortasına bağlı tazminatı bu taşıma sözleşmesinden dolayı ödemiştir.
Taşımanın demiryolu ayağı tamamlandıktan sonra, yük demiryolu tren istasyonundan liman sahasına getirilmiş, liman sahasında gemiye yüklenmesi için dolgu sahasına aktarma sürecinde dava dışı ... firmasına ait ... plaka sayılı araçla taşınması sırasında araçla birlikte denize düşmüştür.
Dava dosyasına sunulu 29.07.2015 ve 30.07.2015 tarihli iki adet temlikname ve ibraname davacı sigorta şirketinin dava konusu zararı ödediğini ve TTK m.1481 gereği halef olarak ve aynı zamanda somut hasar nedeniyle zarar görenin üçüncü kişiler üzerindeki haklarını devralarak TBK m.183 gereği sigortalısına halef olarak işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davacının aktif husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
... şirketi, tedarikçisi ... şirketi ile aralarındaki çerçeve taşıma sözleşmesi uyarınca temin ettiği ... firmasına (... şirketinin tedarikçisi) ait ... plaka sayılı aracı ...’dan...’a başka bir yükün taşınması için yönlendirmiş ve bu taşıma işi
...’dan yüklenen yükün ...’a getirilmesiyle sona ermiştir. Bundan sonra konteynırın taşıta alınarak yükleme sahasına getirilmesi yönünde bir iş tanımlaması olan taşıma sözleşmesi taraflar arasında mevcut değildir. Ayrıca somut hasara konu
konteynırın taşıma süreci planlamasında karayolu taşıması da bulunmamaktadır.
Nitekim dosyaya getirilen Gümrük idaresinin yazısı ekinde yer alan tutanağa göre arşivde yapılan araştırma neticesinde de ... firması tarafından ... plaka sayılı araç ve şoförü için Liman işletmesi nezdinde yaptırılan bir yetkilendirme ve rezervasyon bulunmadığı ifade edilmektedir.
Olaya ilişkin 01.08.2014 tarihli tutanak incelendiğinde “… denetiminde olan araç ... ait ... ile konteynır aracın dorsesini üzerine alınarak ... Liman krokisinde belirtilen yerde dolgu sahasına bırakmak üzere ... Liman işletmesi müdürlüğünün 50 mt. karşısında hareket halinde giderken saat 13:43 sularında araç ve dorse üzerindeki konteynır ile beraber devrilerek denize düşmesi sonucu kaza meydana gelmiştir…”
ifadelerine yeri verilmiştir. Buradan dava konusunun bir karayolu taşıması olmadığı, taşıtın liman sahası içersinde aktarma-boşaltma operasyonlarında kullanıldığı anlaşılmaktadır. TTK m.850 vd maddelerine göre taşıma taahhüdü ve taşıma karşılığında ücret (bedel, navlun) taşıma sözleşmesinin asli unsurlarıdır. Somut olayda ... firması ve kaza yapan ... Plaka sayılı aracın sürücüsü ...’nun dava konusu konteynırın liman yükleme sahasına taşınması yönünde bir taahhüdü olmadığı gibi karşılığında bir ücret talep ettikleri/tahsil ettiklerine ilişkin de bir veri de yoktur.
Somut olayda hasar ve kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın şoförü, yukarıda açıklanan taşıma sözleşmesini ifa ettikten sonra, bekleme sırasında, liman yetkililerinin talebi üzerine, liman yetkililerinin talebini kabul ederek yerine getirmiş, onlara dosya içeriğine göre ivazsız-(hatır) taşıma hizmeti veren kişi konumundadır. Başka bir ifadeyle söz konusu aracın sürücüsü ... liman sahası yetkililerinin taleplerini yerine getirirken kaza geçirmiş görünmektedir. Zira Liman sahasında boşaltma, aktarma ve yükleme işlerinin; arızi ve anlık ihtiyaca göre olarak temin edilen kişilerce değil liman sahasında dolgu yerlerini, yükleme ve aktarma noktalarını hususi olarak bilen ve buna göre işi yürüten alt yükleniciler marifetiyle yürütülmesi gerekir. Liman işletmeciliği kendisine ait özel eğitim almış ekip ve ihtiyaçlara uygun ekipmanı gerekli kılan ve özel uzmanlık gerektiren lojistik sektörünün hususi bir koludur.
Liman sahaları Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulama alanına girmemekte, liman işleticisinin işyeri olmakla da işyeri organizasyonundan ve iş güvenliği mevzuatının yükümlülüklerinden liman işleteni sorumludur. Bağımlı, bağımsız, sürekli veya geçici çalıştıklarına bakılmaksızın liman sahasındaki bütün çalışanlar, davalı şirketin ifa yardımcılarıdır. (TBK m.66; 116) ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ..., davalı şirkete yardım veya sonraki işlerine referans olması gibi bir amaçla ücretsiz olarak davalı şirketin talebini yerine getiren kişi olduğundan dolayı ancak kast veya kasta eşdeğer kusuru ile verdiği zararlardan sorumlu tutulabilir. Zira hatır amacıyla taşıma yapan ve bundan bir ücret
beklemeyen hafif kusurlarından sorumlu tutulamaması gerekir. TBK m.114/1 uyarınca “Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir.” Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.
Somut olayda ifa yardımcısı kullanan davalı şirketin TBK m.66 ve 116 gereği dava konusu yüklerin denize düşmesinden sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, bilirkişi raporunda mal bedeli, navlun ve sair masraflara karşılık olarak ... Şirketine yapılması gereken toplam sigorta tazminatı 99.968,59 Euro ve ... şirketinin kalmar kirası, forklift kirası, aktarma ücreti ve konteynır ardiyesi masrafları olmak üzere yaptığı toplam masraflarının ise 4.851,28 TL olmasına rağmen davalı şirketin 4.515,84 TL ödemesine göre bu miktarın rücuya esas teşkil edebileceği, fiili ödeme tarihinden itibaren sigortacı davacıya temerrüt faizi ödenmesinin takdir edilmesi halinde takip tarihine kadar 99.968,59 Euro için toplam işlemiş faiz miktarı 20.283,22 Euro işlemiş faiz alacağı oluştuğu, ancak davacı tarafından icra takibinde talep edilen faiz miktarının 18.628,00 Euro olduğu, mahkeme tarafından fiili ödeme tarihinden itibaren sigortacı davacıya temerrüt faizi ödenmesinin takdir edilmesi halinde takip tarihine kadar 4.515,84 TL için toplam işlemiş faiz miktarı 3.580,22 TL olduğu hesaplanmış olmakla mahkememizce hesaplamaya ve rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlunun itirazını kötü niyetle yapılmış olması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Dava konusu edilen sigortalıya ödenen bedelin davalı tarafından bilinmesinin ve hesaplanmasının beklenemeyeceği, zarar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiği ve dolayısıyla likit olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, (aynı yönde İstanbul BAM 14. HD ...Esas,... Karar); davalının kötü niyet tazminat talebinin ise reddedilen miktar yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K ÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,-... 27. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 99.968,59 Euro asıl alacak, 18.628,00 Euro işlemiş faiz, 4.515,84 TL asıl alacak, 3.580,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 118.596,59 Euro ve 8.096,06 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,3
3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
4-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 93.442,92TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 14.908,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 78.534,51 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 203.509,44 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 14.976,21.TL (59,30.TL BVH, 8,50.TL VSH, 14.908,41.TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 3.179,75TL yargılama giderinin ( 3.000,00 TL BK. Ücreti, 179,75 TL tebliğler ve posta) davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.149,55TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
8-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.114,37 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olarak 1.320,00TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 12,54 TL'sının davacıdan, 1.307,46 TL'sının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı .13/03/2025
Başkan Üye Üye Katip
*e-imzalıdır *e-imzalıdır *e-imzalıdır *e-imzalıdır