T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/796 Esas
KARAR NO:2024/297
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:07/12/2021
KARAR TARİHİ:08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, 05.05.2019 tarihinde “... - ... kara yolu ... mevkisinde Davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet poliçesi yapıldığını ... plaka sayılı davalı ... Turizme ait aracın hakimiyetini kaybetmesi üzerine meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kalmış olduğunu müvekkilinin halen sağlığına kavuşamadığını kaza sonrası müvekkilinin sağ el ve bileğinde açılma meydana geldiğini, sol kalçasının parçalandığını, boyun ve göğsü ezildiğini, dudağının patladığını kaza sonrası Müvekkilinin tedavisinin ... Sağlık Hastanesi, ...e Araştırma Hastanesi, ... Doktor ... ... Devlet Hastanesi’nde yapıldığını müvekkilinin, her ne kadar tedavi edilse de, kolu, parmakları, eli, boynu, göğsü ve sırtı eski hareket yeteneğini kaybettiğini ve mesleki açıdan büyük sorunlar yaşamakta olduğunu maluliyet oranı ve durumunu gösterir raporların ve tedaviye ilişkin tüm hastane evraklarının ilgili Hastanelerden celbini ayrıca müvekkilinin maluliyet oranının tespiti için Mahkeme kanalı ile müvekkilinin tam teşekküllü devlet hastanesine sevkini talep ettiğini davanın belirsiz alacak davası olduğu hususlarının dikkate alınarak alacaklarının belirgin hale gelmesinin müteakip artırım ve fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden (05.05.2019) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Turizm’den tahsili ile müvekkiline ödenmesini, 100 TL Maddi Tazminatın kaza tarihinden (05.05.2019) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsilini, her türlü yargılama gideri ve arabuluculuk vekâlet ücreti ile vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;Maddi ve manevi tazminat talep hakkının, zarar ile hukuki sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde tazminat davası açılmamışsa ortadan kalkmakta olduğunu bu davaya konu kazanın 05.05.2019 tarihinde meydana gelmiş olmasına binaen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının dava dilekçesinde belirttiği talepleri yönünden fazlaya dair haklarını saklı tutarak belirsiz alacak davası açmasının hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacı davasını ikame eder iken maddi tazminat hususunda dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirttiğini oysa bahse konu trafik kazası sonucunda davacı nezdinde meydana gelen zarar kalemlerinin tamamının belirlenmeme imkansızlığının mevcut olmayıp davacının yaptığı bazı masrafları belirleyebileceği husunun izahtan vareste olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin talepleri belirlenebilir nitelikte olduğunu bu sebeple davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmaması sebebiyle davanın reddinin gerekmekte olduğunu, yukarıda gerekçelerini belirttiği haklı itirazlarının kabulü ile, davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, davanın dava şartı nedeniyle usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini, davacı tarafın delilerinin tarafına tebliğini, Sgk tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tesptini, kusur ve maluliyet oranının tespiti açısından adli tıp kurumundan rapor alınmasını, tazminat sorumluluğu doğacak ise aktüer sıfatını haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana Trh Mortalite Tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasını, esas incelemesi yapılacak ise müterafik kusur araştırması yapılmasını, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri taleplerinin ZMSS poliçesi kapsamında olmaması sebebiyle reddini, her halde yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Turizm vekilinin cevap dilekçesinden özetle;Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bile davaya konu alacakların kaza tarihi olan 05/05/2019 tarihinde doğduğu kabul edilse dahi davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını bu nedenlerle de huzurda görülen davanın müvekkili şirket yönünden reddinin gerekmekte olduğunu kazaya karışan ... plakalı aracın 08/02/2019 tarihinde müvekkili şirketin D1 yetki belgesine kayıtlı olduğunu, bu hususun dosyada mevcut Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü tarafından verilen bilgilendirme yazısından da açıkça görülebilmekte olduğunu aracın maliki ve işleteninin dilekçe ekinde sunulan D1 yetki belgesinden de görüleceği üzere ... olduğunu bunun yanında aracın ruhsat sahibinin de ... olduğunu davanın sigorta şirketine ihbarını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe hüküm kurulacak olsa dahi zarardan sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ettiğini, karşı tarafın sunacağı delillere mukabil ve sair delil sunma hakkının saklı kalmak kaydıyla taşıt kira sözleşmesi, mali ve sosyal durum araştırması, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçeleri, nüfus kayıtları, ilgili yerlere yazılacak müzekkereler, keşif, bilirkişi raporu, tanık, yemin, isticvap, konuyla ilgili sair deliller, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak ... plaka sayılı araca ait poliçe hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı, eksper rapor bilgisi celp edilmiştir.
... Hastanesine müzekkere yazılarak ...ün trafik kazası nedeniyle hastanede görmüş olduğu tedaviye ait evraklar celp edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak ... plaka sayılı aracın tescil kayıtlarını gösterir tablo celp edilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosya aslı üzerinden gönderilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 26/04/2023 tarihli ATK raporunda özetle; "Sürücü ...' ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 23/10/2023 tarihli ATK raporunda özetle; "Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 949,82 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 07.12.2021 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 05.05.2019 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden ibaret olan tazminat davasıdır.
Mahkememizin 20/09/2023 tarihli 4 nolu celsesinde davacı vekiline dava dilekçesinde belirttiği maddi tazminat talebini kalem kalem ayırıp her kalem yönünden talep ettiği tazminat miktarını açıklamak üzere HMK 31. Madde uyarınca 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekilin 22/09/2023 tarihli dilekçesi ile talebini 25 TL Tedavi giderleri, 25 TL Kazanç kaybı, 25 TL. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 25 TL. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak ayrıştırmış ve açıklamıştır.
05/05/2019 tarihinde davacının yolcu olarak içinde bulunduğu davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, davalı ... Turizmin teşebbüsü altında işletilen aracın tek taraflı kazası sonucu davacı yaralanmıştır.
Her ne kadar davalı ... Turizm vekili cevap dilekçesinde kazaya karışan aracın, müvekkili şirket yetki belgesi altında dava dışı ...'a işletme yetkisi verilmek suretiyle çalıştırıldığı, müvekkili şirketin araç üzerinde hiçbir fiili egemenliği bulunmadığını, müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını beyan etmiş ise de otobüs firmalarının kendi teşebbüsleri altında işlettikleri tüm araçların karıştığı trafik kazalarından dolayı teşebbüs sahibi olarak meydana gelen zararlardan araç maliki ve sürücüsü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği, dava konusu kazanın yolcu otobüsünün yolun sağ tarafındaki beton bariyere çarpması akabinde yan yatması ile meydana geldiği, bu şekilde davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı husumet düştüğü anlaşılarak davalı ... Turizm vekilinin husumet itirazı mahkememizce kabul görmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/1958 esas, 2021/1870 karar, 02/03/2021 tarihli ilamı)
Davalılar her ne kadar zamanaşımı definde bulunmuş iseler de zamanaşımı def'inin KTK madde 109 ve ceza zamanaşımı dikkate alındığında dolmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve olay yeri krokisi mevcuttur. Trafik kazası tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın KTK 52/1-b maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir. Sürücünün olayda kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosya içerisine savcılık soruşturma dosyası celp edilmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasından, "ölümlü yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde gerek aracın lastiklerinin yol tutuş kabiliyeti açısından yetersiz olması, gerekse ağır vasıtanın sevkinde gerekli dikkat ve özenin gösterilmemeiş olması nedeniyle kazanın meydana geldiği araç içerisindeki birden fazla yolcunun yaralanması ve yolculardan ...'un ölümünde şüpheli ...'ın taksirli hareketinin etkili olduğu, kusur yüklenebilecek başkaca bir kimsenin bulunmadığı, şüpheli ...'ın da kaza anında hayatını kaybettiği, adli raporlara göre kanında alkol bulunmadığı, şüpheli ... hakkında medeni kanun hükümleri gereği kişiliği ölümle sona ermiş olduğundan kovuşturma olanağı bulunmadığı anlaşıldığından" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.
Karayolları Trafik Kanununun, hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak ile ilgili 52.maddesinin 1. Fıkrasının b bendinde; sürücülerin, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda oldukları belirtilmiştir.
27/09/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine trafik sigortası ile sigortalı, davalı ... Turizm teşebbüsü altında işletilen ... plakalı aracı kullanan dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile ... istikametinden Söke yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafındaki beton bariyere çarpması akabinde yan yatması ile neticelenen ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan davacı yolcu ...ün yaralandığı, mahkememizce Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/04/2023 tarihli raporda sürücü ...' ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, raporun denetime elverişli olması, savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağındaki gözlemlerle uyumlu olması sebebiyle mahkememizce hükme esas alınmasına karar verildiği, bu suretle sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunun kabul edildiği, davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesini düzenlediği bu nedenle poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sigortalısı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, otobüs firmalarının kendi teşebbüsleri altında işlettikleri tüm araçların karıştığı trafik kazalarından dolayı teşebbüs sahibi olarak meydana gelen zararlardan araç maliki ve sürücüsü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğinden davalı ... Turizmin de sorumluluğunun bulunduğu, davacının maddi tazminat taleplerinin çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar ve tedavi giderlerine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 23/10/2023 tarihli raporu ile davacının olay nedeniyle sürekli maluliyetinin olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren iki haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Davacı olay sırasında araç içinde yolcu olarak bulunmaktadır. Kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması söz konusu olmayıp yolcu olarak pasif koruyucu sistemlerden olan emniyet kemerini takması gerekmektedir. Kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, davacı ile birlikte yaralanan ve ceza soruşturmasında müşteki olan diğer bir çok yaralananın isminin geçmediği görülmüş, yazılı olanların ise emniyet kemeri durumu boş bırakılmıştır.Davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, anlaşılmakla davalı ... Turizm vekilinin müterafik kusura yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan 23/10/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; kaza tarihi itibari ile geçerli olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının yaralanmasının maluliyete sebep olmadığı, iyileşme süresinin 2 hafta olduğu belirtilmiştir. Usul ve yasaya uygun Adli Tıp Kurumu raporlarının hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce SGK'ya müzekkere yazılmış, 06/01/2022 tarihli müzekkere cevabında davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve gelir bağlanmadığı belirtildiğinden bu hususta herhangi bir indirim yapılmamıştır.
Mahkememizce davacının geçici iş göremezlik tazminat miktarının tespiti için aktüer bilirkişiden rapor aldırılmış olup, 24/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 949,82 TL geçici iş göremezlik maddi zararı olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu, mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili 25/03/2024 tarihli rapora karşı beyan ve talep artırım dilekçesi ile rapordaki aleyhe hususları kabul etmemiş ve 25 TL'lik geçici iş göremezlik talebini 949 TL'ye artırmıştır.
Davalıların kaza neticesinde oluşan geçici iş göremezlik tazminatından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının anlaşılması karşısında bilirkişi raporu ile tespit edilen 949,82 TL'nin davacının talep artırım dilekçesi ile talep ettiği 949,00 TL'lik kısmı yönünden davasının kabulüne karar verilmiştir.
08/05/2024 tarihli 6 nolu celse öncesi davacı vekili 08/05/2024 tarihli dilekçesi ile dosyada eksik husus kalmadığından yokluğunda duruşmanın yapılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacının dosyanın SUT bilirkişisine tevdi edilmesine dair talebinin bulunmaması, aktüer bilirkişi raporuna karşı bu hususta beyanda bulunulmamış olması karşısında mahkememizce belgesiz tedavi giderlerine ilişkin dosya SUT bilirkişisine tevdi edilmemiş ve tedavi giderleri yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına ilişkin talebi yönünden, vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlal nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlal edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlalden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlal fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler. Vücut bütünlüğünün ihlali nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle bazı kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin, vücut bütünlüğü ihlal edilen bir sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkansızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur (Yargıtay 17 HD 2019/4863 E 2020/4292 K sayılı ilam), (Oğuzman Kemal/Öz Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. bası, İstanbul 2009, sf 562). Yukarıda değinilen maluliyet raporuna ilişkin ATK raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğunun tespit edilmesi ile davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasını gerektirir başkaca bir durumun da iddia ve ispat olunmaması karşısında davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığından bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat istemi yönünden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde tutulduğunda davacının yaralanması nedeniyle takdiren 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Otobüs firmalarının kendi teşebbüsleri altında işlettikleri tüm araçların karıştığı trafik kazalarından dolayı teşebbüs sahibi olarak meydana gelen zararlardan araç maliki ve sürücüsü ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olması gerektiğinden 5.000,00 TL manevi tazminatın 05/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 05/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 949,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 07/12/2021 tarihinden itibaren, ... Turizm Seyahat Organizasyon Ve Tic. A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 05/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 406,38 TL nispi karar harcının, peşin ve ıslah ile alınan 103,10 TL harcın mahsubu ile geri kalan 303,28 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 949,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 75,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 170,90 TL (59,30 TL BHV, 8,50 TL VSH, 87,10 TL peşin harç, 16,00 TL tamamlama harcı) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.509,45 TL (1.131,45 TL tebliğler ve posta, 2.800,00 TL bilirkişi ücreti, 1.578,00 TL ATK fatura bedeli) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.440,86TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 16,93 TL'sının davacıdan, 1.343,07 TL'sının davalılardan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı ... Sigorta ve ... Turizm vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır