T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/138 Esas
KARAR NO:2025/418
DAVA :Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:24/02/2022
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İcra Takibine konu çekin, davacı tarafından, ... İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine söz konusu şirket ile yapmış olduğu ticari ilişkiye istinaden verildiğini, ancak söz konusu çekin ... şirketinin yetkili hamili olduğu diğer bir çekle birlikte kargoda kaybolduğunu, Bunun üzerine meşru hamil olan ... İhtiyaç Maddeleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, 2021/... Soruşturma numarası ile kayda alınan dosyada yetkisizlik kararı verildiğini, dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek 2021/... Soruşturma numarasını aldığını, meşru hamil olan ... ... Ltd. Şti. tarafından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden çek zayi davası açıldığını, mahkemece tedbir kararı verildiğini, ödeme emrine ek yapılan çek fotokopisi incelendiğinde de bu durumun açıkça gözükeceğini, iş bu çek 31.01.2022 tarihinde bankaya ibraz edildiğinde ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen karar gereğince çeke herhangi bir işlem yapılamayacağına ilişkin şerh konulduğunu, ancak davalıdan haksız kazanç elde etmek isteyen çekte ciranta olarak görülen davalı tarafın buna rağmen davacı tarafa karşı söz konusu çeki dayanak göstererek .... İcra Müdü ... E. Sayılı dosyası ile davaya konu haksız takibi açtığının 19.02.2022 tarihinde öğrenildiğini, davacının söz konusu çeki ciro ettikten sonra ... şirketine vermiş olduğunu, çekin fotokopisinde bulunan keşideci imzası dışındaki tüm cirolara ilişkin imzaların çek çalındıktan sonra atılmış olduğunu, davacının yetkili hamil olmayan davalı taraf ve söz konusu cirantalara herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm bu nedenlerle, davalı tarafın tamamen kötü niyetli olup, ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın kötü niyetli bir şekilde çekin keşide yerinin ... olduğunu, davacının ikametgah adresinin de ... olduğunu, yetkili icra dairesinin ... icra daireleri olduğu halde yetkisiz icra dairesinde icra takibi açmış olduğunu, icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiklerini, diğer yandan davacının söz konusu ödeme emrini aldıktan sonra, e-devlete girmesi sonucunda davalı tarafça söz konusu çeke istinaden ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .. D. İş dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığının öğrenildiğini, ancak söz konusu ihtiyati haciz kararının tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, yukarıda arz edilen ve Sayın Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle, öncelikle haksız ve kötü niyetle açılan takibin takdirinden teminatsız olarak bu mümkün değil ise takdir edilecek teminat karşılığında durdurulmasına, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş dosyası ile davacı hakkında verilen ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile hakkında verilen ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulüne, söz konusu ihtiyati haczin kaldırılmasına, .... İcra dairesinin ... E. Sayılı dosyasına dayanak gösterilen çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, akabinde takibin iptali ile çekin davacıya teslimine, kötü niyetle hareket eden davalı tarafın 9620'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ” talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın nispi harca tabi olduğunu, eksik harç nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacı vekilinin takibin iptali yönündeki talebinin hukuki yarar olmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin iddiaları doğru ise, davalı ile yaşanan hırsızlık olayında birlikte hareket etmek sureti ile fail değil, olsa olsa bu işte davacı ile birlikte mağdur konumunda olduğunu, davalının, müşteri fatura ile tevsik ettiği alacağını temlik aldığını, yasal mevzuata harfiyen uygun hareket ettiğini, bu nedenle davalının, bu tür ağır ithamlar ile zan altında bırakılmasının doğru olmadığını, buna ilişkin olarak ayrıca yasal şikayet haklarını saklı tuttuklarını, davacı aleyhine başlatılan takiplerde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamakta olduğunu, davalının, davacıdan olan alacağının tahsili amacı ile takipleri başlattığını, davalının, davacının fatura ile tevsik etmiş olduğu alacağını temlik almış ve iş bu alacağa bağlı olarak da .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen çeki ödeme aracı olarak almış ve karşılığında finansman sağladığını, davalının, günü geldiğinde iş bu çekleri bankaya ibraz ettiğini, bankada karşılığı bulunmadığından çek yazdırıldığını, çek bedellerinin tahsili için de icra takibinin başlatıldığını, karşılığı bulunmayan çekin takibe konu edilmesinde yasaya aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceğini, çeke ilişkin verilen tedbir kararının, iyi niyetli meşru hamil olan davalının takip hakkını ortadan kaldırmayacağını, davalının, dava konusu çekin, meşru, haklı ve iyi niyetli hamili olduğunu, çekte mükerrerlik ilkesinin geçerli olduğunu, kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gereğince davacı tarafın iddialarının çekin geçerliliğini etkilememesi gerektiğini, davalının çekin iktisabında kötü niyet veya ağır kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın, davalı şirkete var olmayan sorumluluklar yükleyerek ispat külfetinden kurtulmaya çalıştığını, davacı tarafça talep edilen kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddine, kötü niyetli davacının takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu çekten dolayı menfi tespit, takibin iptali ve çekin iadesi yasal şartları oluşup oluşmadığı hususundadır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 07/06/2022 tarihli ara karar ile dosyanın ticari defterler mahkememize sunulduğunda dosyanın SMM bilirkişiye tevdi ile tarafların dava konusu çeke önceki cirantalardan almasını gerektiren ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı ve dava konusu çekin tarafların kayıtlarında yer alıp almadığı hususu ve tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 29/05/2023 tarihli ara karar ile ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin istenilmesine, ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak dava dışı ciranta ... Yalıtım San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin istenilmesine karar verildi.
18/09/2023 tarihli ... Talimat bilirkişi raporunda; Dosyadaki bilgi ve belgelerin, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, nihayetinde bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olmak kaydıyla nihai takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafından hamiline düzenlenen davaya konu çekin, davacı ticari defterleri incelenmesi sonucunda aralarında ticari ilişki bulunmadığı kişi/kişilerce ciro edildiği, Davalı faktöring şirketinin davaya konu çeki kayıtlarına aldığı, çek karşılığı faturanın dava dışı ... ... tarafından dava dışı ... şirketine tanzim edildiğinin ve faktöring şirketine birlikte sunulduğunun, Dava dışı ... ... tarafından davalı faktöring şirketine devir edilen ve çalıntı olduğu beyan edilen çeklerin faktöring şirket kayıtlarında bulunduğu, Dava dışı ... ...” in çeklerin çalındığını beyan eden ... şirketine de aynı tarihlerde fatura tanzim ettiği, Dava dışı ciranta ... şirketi ticari defterleri üzerinde incelemenin henüz yapılamadığı, talimatın dönüşünün olmadığı, Dava dışı ... Ltd.Şti., ... İhtiyaç Maddeleri ve ... ... ... Ticaretin 2021 yılı BA BS formlarının talep edilmesi ile faturaların gelir/gider olarak maliyeye beyan edilip edilmediğinin tespit edilebileceği, ... ... — ... Ticaretin bağlı olduğu ... Vergi Dairesinden sicil bilgileri ile yıllık gelir vergisi beyannamelerinin talep edilmesi ile şirketin kuruluş tarihi, cirosu, kapanış tarihi gibi bilgilerin tespit edilebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
09/10/2023 tarihli ... Talimat bilirkişi raporunda; 1-... Ltd. Şti’ ne ait tespitlerin yapıldığı defterlerin yılları 2021 ve 2022 olup, bunun nedeni, dava konusu faturaların kesildiği dönemim 2021/Ağustos ayı olmasından ve dava dosyasındaki çeklerin vadelerinin 2022 yılı ocak ve şubat dönemleri olmasından kaynaklıdır. Bu nedenle bilirkişi raporum hazırlanırken 2021 ve 2022 yıllarına ait defter ve belgeler üzerinden tespitler yapılmıştır. 2-... Ltd. Şti ne ait,2021-2022 yılı defter ve belgelerinin açılış tasdiklerinin kanuni süresinde yaptırıldığı tarafımca görülmüş ve tespit edilmiştir. 3-... Ltd. Şti ne ait 2021-2022 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin kanuni süresi içerisinde yaptırıldığı tarafımca görülmüş ve tespit edilmiştir. 4-Davaya konu, faktöring firmasına sunulan 2 adet faturalar ile birlikte, ... ... tarafından ... LTD ye kesilen toplamda 6 adet faturanın,2021 yılı Ağustos ayında ve takip eden diğer aylarda, ... Ltd. Şti nin kayıtlarında mevcut olmadığı tarafımca görülmüştür. Ayrıca iş bu bilirkişi raporum ekinde de sunulan.2 adet BA formunda ... ...’den alım yapıldığına dair bildirim olmayıp, aksine BA formunda ... ... firmasına ait 6 adet faturanın gerçek bir ticareti yansıtmadığı belirtilmiştir. Söz konusu 2 adet BA formu vergi dairesine yazılan dilekçe, yerinde inceleme sırasında firma dosyalarından alınarak raporum ekinde sunulmuştur. 5-Davaya konu 2 adet çekle ilgili olarak, çeklerin 2021 yılında ve takip eden 2022 yılı içerisinde ciro edilerek verildiğini gösteren hiçbir muhasebe kaydına rastlanılmamıştır. 6.gerekçeli sonuç takdiri mahkemenize ait olmak üzere; Yukarıda yapılan inceleme , tespit ve değerlendirmeler neticesinde ... Yalıtım SAN.VE TİC. LTD.ŞTİ nin 2021 ve 2022 yılı defter ve belgeleri ile bu defter ve belgelerde yer alan muhasebe kayıtlarının tarafımca incelenmesi sonucunda, ... ... (... Ticaret) ile ... Ltd. Şti arasında Ticari ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır.
18/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; 30.01.2022 Ödeme Tarihli ... Seri numaralı Keşidecisi ... olan ... Bankası Çekinin, kaybolması/çalınması sonrasında davalı tarafından ciro edilerek, ciranta tarafından bankaya ibrazı nedeniyle açılan davada mahkemece yapılan görevlendirme neticesinde, 1. Ticari Defterlerin delil olarak değerlendirilmesi takdir yetkisinin Sayın Mahkemede olmak üzere, Davacı Tarafın İncelenmesi istenen 2021 ve 2022 Yıllarına İlişkin Ticari Defter Kayıtlarının, Davacının E Defter Mükellefi olması nedeniyle, bilgisayarlı orlamda tutulduğu, Elektronik Defterlerin Maliye Bakanlığınca belirlenen esaslar çerçevesinde ilgili sisteme yüklenerek defter tasdiki yerine geçen beratlarının alındığı, bu işlemin defterlerin tasdik edilmesi hükmünde olduğu, 2. Davacının, keşide ettiği 31.01.2022 tarih ve ... seri numaralı ... Bankası çekini ticari defter kayıtlarında işleme almadığı, 3. Davacı taraf Ticari Defter ve kayıtlarının tetkikinde çek hamili ... İhtiyaç Maddeleri Ltd. Şti. ve çek cirantaları ..., ... Ltd.Şti., ...-... Tiçaret, ... ... Anonim Şirketi isim ve ünvanlarına ilişkin borç-alacak veya muhasebe işlem kaydına rastlanmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).
Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... ... A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama ... ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "... şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla ... şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri ... şirketine karşı ileri süremez; meğerki, ... şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu çekteki imzalarının davacı tarafça sahteliği iddia edilmiş ise de imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzalarından birinin imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği bu nedenle davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında ...'in finansman sağlayan ... şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-806 esas ve 2016/298 karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek ... tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ... Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği 11/08/2021 ... sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, Finansal Kurumlar Birliği ve Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bip iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması, aldırılan bilirkişi raporları ile de taraflar ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalı ... şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı yine davacı tarafça da şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı ... şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. ... ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların ... işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının ... işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı ... şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 212,27 TL harçtan mahsubu ile eksik 403,13 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 12.429,72 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip ...
Hakim ...