T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/352 Esas
KARAR NO : 2025/466
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 19/08/2021
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aleyhine 1.000,00 TL miktarlı, lehtarı ... olarak görünen, 19/07/2011 tanzim tarihli senete istinaden davalı ...Ltd. Şti. Tarafından ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ..E. Numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takibine dayanak bonolar üzerinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmaması ve diğer sebeplerle müvekkilinin senet üzerinde yazılı tarafa ve cirantaya hiçbir borcu olmadığından bu davanın açıldığını, davalı alacaklının kötü niyetli olduğunu, davalı tüzel kişilik tacir olduğu için Türk Ticaret Kanununun kendisine karşı bazı yükümlülükler getirdiğini, bunlardan birinin de basiretli bir iş adamı gibi hareket etme gerekliliği olduğunu, davalı şirketin herhangi bir araştırma yapmaksızın senedi ciro ile var olmayan bir alacağı devralması ve müvekkilinin aleyhine icra takibini başlatmasının haksız olduğunu, bu hususlar neticesinde davanın kabulü ile öncelikle kötü niyetli açılan takibin Durdurulmasını ve yargılama neticesinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve bu nedenle ... 11. İcra Müdürlüğünün ... E. Numaralı İcra Takibi ile takibe konulan senetin iptalini, müvekkilinin içinde bulunduğu müzayaka hali ile davalının kötü niyetli icra takibi dikkate alınarak takibin tedbiren durdurulması için öncelikle teminatsız , mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde takibin tedbiren durdurulmasına ve vezneye yatırılacak bu teminatın ve İİK. M 72/3 uyarınca icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde İhtiyati Tedbir kararı verilmesini, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu senetin müvekkiline ...’a ait şirket ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle ... cirosu ile icra takibine karşı belge ile verildiğini, müvekkili ile davacı arasında doğrudan doğruya bir ticari ilişki söz konusu olmayıp, müvekkilinin dava ve takibe konu senedi temlik cirosu ile devralan iyiniyetli meşru hamil olduğunu, müvekkiline ciro yoluyla geçen davaya konu senette, davacı ...’tan başka bir tane daha borçlu mevcut olup müvekkiline iş bu senet cirantadan geçtiğini, dolayısıyla müvekkilinin, tüm ticari faaliyetleri cirantaya ait şirket ile olduğundan ve senet kendisine ciro yoluyla geçtiğinden senedi kimin düzenlediğini bilmesi gibi bir durumun mümkün olmadığını, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde senetler üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının ortaya çıkacağını ve neticeten davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER;
... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'na müzekkere yazılarak 16/05/2011 ödeme tarihli, 2000-TL bedelli senet aslı,20/03/2011 ödeme tarihli, 2200-TL bedelli senet aslı, 18/02/2011 ödeme tarihli, 1000-TL bedelli senet aslı, 10/02/2011 ödeme tarihli, 1500-TL bedelli senet aslı, 15/01/2011 ödeme tarihli, 1500-TL bedelli senet aslı, 15/08/2011 ödeme tarihli, 1000-TL bedelli senet aslı, 01/01/2011 ödeme tarihli, 900-TL bedelli senet aslı, 16/02/2011 ödeme tarihli, 2000-TL bedelli senet aslı, 20/03/2011 ödeme tarihli, 4000-TL bedelli senet aslı, 17/05/2011 ödeme tarihli, 1000-TL bedelli senet aslı, 22/03/2011 ödeme tarihli, 1500-TL bedelli senet aslı, 15/01/2011 ödeme tarihli, 2000-TL bedelli senet aslı, 17/02/2011 ödeme tarihli, 1000-TL bedelli senet aslı, 15/06/2011 ödeme tarihli, 2000-TL bedelli senet aslı, 15/07/2011 ödeme tarihli, 700-TL bedelli senet aslı, 15/04/2011 ödeme tarihli, 2000-TL bedelli senet aslı,20/04/2011 ödeme tarihli, 2000-TL bedelli senet aslı, 17 adet senet aslı celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"İnceleme konusu bonodaki imzalar ile ...'ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile 19.07.2011 keşide tarihli, 15.08.2011 vade tarihli, 1.000 (Bin) TL bedelli, 35 nolu, keşidecisi ..., lehtarı ... olan bonodaki imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; davacı hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle, takibe dayanak bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafa yönelik davalı tarafça ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esaş sayılı dosya ile takibe dayanak 19/07/2011 keşide 15/08/2011 ödeme tarihli 1.000,00 TL bedelli bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak bononun incelenmesinde keşidecisinin davacı gözüktüğü, lehtarının dava dışı ... olduğu, hamilinin ise davalı, icra takibindeki alacaklı şirket olduğu anlaşılmıştır.
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı dosyasından davalının iflasına karar verildiği, ... 1. İflas Müdürlüğünün ...İflas sayılı dosyasından iflasın yürütüldüğü anlaşılmakla, davanın İİK 194/2 maddesi gereği ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durdurulmasına karar verilmiştir.
... 1. İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından 07/11/2023 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, tasfiyenin iflas müdürlüğünce yürütülmesine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce ... 1. İflas (İcra) Müdürlüğü taraf olarak eklenerek tebligatlar yapılmış, yargılamaya devam olunmuştur.
Davacının 03/12/2021 tarihinde icra dosyasına 3.007,00 TL yatırdığı görülmekle bu bedel üzerinden davanın kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Davacının imza inkârında bulunduğu 19/07/2011 keşide 15/08/2011 ödeme tarihli 1.000,00 TL bedelli bono için 6100 sayılı HMK m. 211'e göre sahtelik incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve davacının imza örnekleri ile uygulamaya değer imzaları getirtilerek bono aslı ile birlikte bilirkişi raporu alınmıştır. Hazırlanan 24/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda inceleme konusu bonodaki imzaların majiskül “...” harfini takiben oluşturulan farklı boyuttaki gramaların ardından miniskül “...” harfi bir oluşum ve gramatik yapılarla tamamlanmış, sağa eğimli, yukarı doğrultulu, işlek özellikte imzalar olduğunu, karşılaştırma belgelerindeki ...’a ait imzaların bir kısmı kaligrafik majiskül “...” harfi benzeri bir yapının devamında oluşturulan gramalar ve “...” harfi benzeri yapılarla tamamlanmış, bir kısmı herhangi bir harf formasyonu içermeyen çizgisel yapıların ardından oluşturulan gramalarla veya gramaların devamında oluşturulan yatay çizgilerle tamamlanmış, kendi aralarında belirgin polimorfik farklılıklar gösteren , sağa eğimli, farklı doğrultu özelliği gösteren işlek özellikte imzalar olduğunu, inceleme konusu bonodaki borçlu imzaları ile ...’ın karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında tersim tarzı başta olmak üzere, başlangıçtaki “...” harfinin oluşturulma şekli, devamında oluşturulan gramaların konumlandırılışı ve bağlantı özellikleri, bitiriliş özellikleri, doğrultu, ritm, işleklik gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından yüksek derecede uyumsuzluk ve benzemezlikler bulunduğunu, bu sebeple, 19.07.2011 keşide tarihli, 15.08.2011 vade tarihli, 1.000 (Bin) TL bedelli, 35 nolu, keşidecisi ..., lehtarı ... olan bonodaki imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD... E. ...K.)
Bu durumda, dava konusu bononun davacı tarafından keşide edilmediği, dolayısıyla bonodaki imzanın sahte olduğu anlaşılmaktadır. Sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen bir defi olduğundan, bono hamillerinin iyi niyetli olup olmaması hukuki sonucu değiştirmemektedir. Bu sebeple davanın kabulü ile davacının ... 11. İcra Müdürlüğünün ... esas (eski ... e.) sayılı dosyasına dayanak 19/07/2011 düzenleme tarihli, 15/08/2011 vade tarihli 1.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile bono sebebiyle ödenen 3.007,00 TL'nin 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava konusu bononun keşideci tarafından doğrudan davalı hamile verilmediği, lehtar aracılığıyla davalı hamile cirolandığı anlaşılmakla davalının bonodaki imzanın davacı keşideciye ait olup olamayacağını bilemeyeceği anlaşılmakla her ne kadar mutlak defi niteliğindeki imza itirazı davalıya karşı ileri sürülebilecek ise de bu haliyle davalının kötüniyetli olduğu sonucuna varılamayacağından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacının ... 11. İcra Müdürlüğünün ... esas (eski ... e.) sayılı dosyasına dayanak 19/07/2011 düzenleme tarihli, 15/08/2011 vade tarihli 1.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile bono sebebiyle ödenen 3.007,00 TL'nin 03/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Final Pazarlama Kitap Kırtasiye Yayın Ve Bilişim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 205,40 TL nispi karar harcının peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 146,11 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 3.007,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 127,10 TL( 59,30 TL BVH, 8,50 TL VSH, 59,30 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.802,75 TL (1.448,00 TL tebliğler ve posta, 4.354,75 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır