T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/412 Esas
KARAR NO : 2025/678
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 10/06/2022
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında, davalı banka nezdinde 13.04.2022 tarihinde kredili mevduat hesabı (KMH) tanımlandığı, bu hesaptan T.C. ...Bankası nezdindeki dava dışı bir üçüncü kişi adına kayıtlı banka hesabına, gece saat 04:24 sularında 10 ayrı ... işlemi ile toplam 49.852 TL transfer edildiği, bu işlemler neticesinde müvekkil şirketin bilgisi dışında borçlandırıldığı, söz konusu işlemlerin müvekkilin rızası ve haberi dışında gerçekleştiği, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle zararın doğmasına sebebiyet verdiği, bankaların güven kurumu niteliğinde olmaları sebebiyle en hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere internet bankacılığı işlemlerinde güvenlik açığı nedeniyle oluşan zararların bankalarca karşılanması gerektiği, bu nedenlerle davacının KMH hesabından gerçekleştirilen işlemler neticesinde oluşan borçtan sorumlu tutulamayacağı, icra tehdidi ve kredi notunun olumsuz etkilenmesi riski karşısında tedbiren kredi borcunun ödenmesinin dava sonuna kadar durdurulması gerektiği ileri sürülerek, müvekkilin söz konusu kredi borcundan dolayı sorumlu olmadığının tespiti ile borcun iptaline ve kredi ödemelerinin dava sonuna kadar durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın, davacının bilgisi ve onayı dışında gerçekleştirildiği iddia edilen FAST işlemlerinden sorumlu olmadığını, işlemlerin internet bankacılığı aracılığıyla ve davacının kişisel şifreleriyle yapıldığını, bankanın gerekli tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davacının şifre güvenliğinden sorumlu olduğunu, ayrıca dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını belirterek davanın usulden reddini; aksi halde esastan davanın reddini, yargılamanın bilirkişi incelemesiyle yapılmasını ve üçüncü kişinin davaya ihbarını talep ettiğini ifade etmek istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının rızası dışında açıldığı iddia edilen kredili mevduat hesabından kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve Mahkememizce 22/11/2022 tarihli ara karar ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
20/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ...Limited Şirketi ile davalı banka... A.Ş. arasında tarihli Temel Bankacılık Sözleşmesi'nin düzenlendiği, sözleşmede davacı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu işlemlerin gerçekleştiği Kredili Mevduat Hesabı (KMH) ile ilgili olarak, Temel Bankacılık Sözleşmesi’nin 2.7 maddesinde KMH’nın tanımlandığı, davacı şirketin kurumsal internet bankacılığı hizmetini kullandığı ve bu hizmet kapsamında imzalanan yetki formu ile ...’nun şirket adına yetkilendirildiği tespit edilmiştir. Firmanın kurumsal internet şubesi bilgileri ve iletişim detayları kayıtlıdır. 13/04/2022 tarihinde yapılan havale işlemlerinin toplam tutarı 49.852,00 TL olup, KMH kullanım toplamı 49.818,28 TL, KMH için yapılan toplam ödeme ise 111.999,40 TL’dir. Ancak dava dosyasına sunulan ekstre hareketlerinden kalan borç bakiyesi tespit edilememiştir; davalı bankadan KMH kullanım, tahakkuk ve tahsilatların belirtildiği ekstre temin edilemediği için dava tarihi itibarıyla KMH borç bakiyesi belirlenememiştir. Davalı banka, SMS anlık şifre gönderim tablosu ile ilgili işlemler için firmaya SMS şifre gönderdiğini beyan etmiş ancak bu durumun netleşmesi için banka sistemlerindeki GSM hattının HTS kayıtları ve SMS gönderim kayıtlarının bilişim bilirkişisi tarafından incelenmesi gerektiği görüşü ortaya konmuştur. Davacı vekili tarafından 16/05/2022 tarihinde...’a şikayet başvurusu yapıldığı ve 24/05/2022 tarihinde ...Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurulduğu görülmekle birlikte, savcılık soruşturma sonucu dava dosyasında yer almamaktadır. Havalenin tamamı 13/04/2022 tarihinde ...’un Garanti Bankası hesabına gönderilmiş olup, bu hesaptan çeşitli EFT ve ATM işlemleri gerçekleştirilmiştir. ...’den alınan bilgiye göre söz konusu GSM hattı aboneliği ...adına kayıtlıdır ve banka işlemleriyle ilişkili IP adreslerinin tespiti Bilişim Uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davaya konu havaleler, ... Şirketi’nin...numaralı hesabından yapılmış olup, KMH kullanım ve ödemeleri hesap hareketlerinde yer almakla birlikte, borç bakiyesi kesin olarak tespit edilememiştir. Davacının fazlaya dair hakları saklı tutulmak üzere, bu husustaki takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu değerlendirilmiştir.
Mahkememizce 28/02/2023 tarihli ara karar ile dosyanın dosyanın bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişiye tevdi ile, dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
25/07/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı şirket yetkilisi ...’ya kayıtların temini için ilgili operatöre müzekkere yazılarak uyuşmazlık konusu döneme ait gelen-giden SMS kayıtlarının eksiksiz olarak gönderilmesinin istenmesine, eksiklikler tamamlandığında dosyanın bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişiye tevdi edilerek dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin sağlanmasına, gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, dosyada yapılan incelemeler sonucunda ... operatörü tarafından dosyaya sunulan SMS rapor kayıtlarında, davaya konu para transfer işleminin yapıldığı 13.04.2022 tarihli kayıtların gönderilmediği, gönderilen raporun sorgulanan tarih aralığının 01/01/2021 00:00:00 - 21/06/2021 23:59:59 olarak göründüğü, dolayısıyla ...operatörünün 13.04.2022 tarihli kayıtları sorgulamadığı anlaşıldığından, 13.04.2022 tarihli kayıtların yeniden istenmesi gerektiği ve ilgili operatörden doğru tarihlere ait SMS raporu temin edilmesi durumunda daha sağlıklı bir sonuca varılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Hukuki yorum, takdir ve kararın Sayın Mahkemenin yetkisinde olduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce 13/05/2025 tarihli ara karar ile davalı vekiline bilirkişi ek raporundaki eksikliklere ilişkin 6 ay önce / sonraki kayıtların sunmasının istenilmesine, bu hususta davalı vekiline 2 haftalık süre verilmesine, eksiklikler giderildiğinde dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
30/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; Sayın Mahkemenin kararı gereği ...operatörü tarafından, davacı yetkilisi tarafından banka işlemleri için kullanılan ... telefon numarası ile ilgili gönderilen SMS raporu detaylıca incelenmiş; davalı bankanın dosyaya sunduğu 13.04.2022 tarihli para transfer işlemlerine ait ...kayıtları ile ... tarafından iletilen ...kayıtları karşılaştırıldığında, saniye bazlı küçük farklılıklar bulunmakla birlikte bunun farklı sunuculardan kaynaklanabileceği değerlendirilmiş ve kayıtların örtüştüğü tespit edilmiştir. Ancak, günümüzde dolandırıcılar tarafından sıkça kullanılan telefon klonlama veya kullanıcının bilgisi dışında başka telefona yönlendirme gibi işlemler mümkün olduğundan, yalnızca SMS kayıtlarına dayanarak teknik açıdan kesin bir kanaat oluşturulamadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, davalı bankanın dosyaya sunduğu ekran görüntülerinde yer alan işlem log kayıtları incelendiğinde, sadece davaya konu para transferi detaylarının bulunduğu, dijital izler kapsamında önemli olan IP adresi ve cihaz ID gibi bazı bilgiler yer almakla birlikte, “tanımlı cihaz”, “cihaz kimliği”, “cihaz marka” ve “cihaz model” gibi kritik detayların eksik olduğu görülmüştür. Davacıya ait tüm işlemlerle ilgili, davaya konu işlem öncesi ve sonrası tarihler dahil olmak üzere, tam ve okunabilir dijital logların PDF ve Excel formatlarında, CD veya ... aracılığıyla mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde teknik veri eksikliğinden dolayı sağlıklı bir sonuca ulaşılamayacağı kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 30/01/2025 tarihli raporuyla rapor tazmini için eksik evraklarının bulunulduğunun belirtildiği, eksik evraklara ilişkin davalı tarafa ve ek bilirkişi ücretine ilişkin davacı tarafa 8. Ve 9. Celse de süre verildiği, bu hususta davacı tarafa tebligat yapıldığı, davanın davacının rızası dışı açılan mevduat hesabından kaynaklı zarar tazmini isteminden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Bu kapsamda hesabın rıza dışı ele geçirildiği hususunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu ancak mahkememizce takdir edilen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı bu aşamada düzenlenen bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve bu haliyle davacı tarafça haklılığı ispat edilemediği görülmekle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 851,35-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 235,95-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 1.500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip
¸
Hakim
¸