T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/419 Esas
KARAR NO : 2025/958
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 14/06/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından; ... 37. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile, ... Bankası ... Şubesine ait 15.01.2022 tarihli 47.630,00 TL bedelli ve 01.01.2022 tarihli 47.030,00 TL bedelli iki çek dayanak alınarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, ayrıca aynı çekler nedeniyle davacı hakkında ... 25. İcra Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında karşılıksız çek keşide etme suçundan ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, takibe konu çeklerde düzenleyen imzası olarak yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, çek üzerindeki imza ile kendi imza örneklerinin açık biçimde örtüşmediğini, imzanın taklit edildiğini, davalı ile ya da çekte cirosu bulunan kişilerle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Bu kapsamda yapılacak bilirkişi incelemesiyle çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının ortaya çıkacağı, bankalar, noterlik ve resmi kurumlardaki imza örneklerinin karşılaştırma için mevcut olduğu belirtilmiştir. Davacı, İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası ile haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülen icra takibinin durdurulmasını, yargılama sonunda borçlu olmadığının tespitiyle takibin iptalini ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosya kapsamından; davalı tarafça, dava konusu çek üzerindeki imzaya ilişkin uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi amacıyla kapsamlı delil toplanması talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede ... Bankası ... Şubesi’nden davacıya ait çek hesaplarından 2021–2022 yıllarında keşide edilerek bankaya ibraz edilen çek asıllarının, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden davacının dosyaya sunduğu ıslak imzalı belge asıllarının ve ... Vergi Müdürlüğü’nden davacıya ait ıslak imzalı belge asıllarının celbi istenmiştir. Davalı taraf ayrıca yalnızca imza incelemesiyle yetinilmeyip, dava konusu çekin davacının ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı ile çek lehtarı ve davacıdan sonraki ciranta olan ... Şti. ile davacı arasında çekin verilmesini gerektiren bir ticari ilişki bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Dosyaya sunulan e-fatura ve faktoring belgelerinden, davacı ile çek lehtarı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, bu ilişkinin varlığının tespiti hâlinde imza inkârına dayalı iddiaların dayanaksız kalacağı savunulmuştur. Bu nedenle tarafların 2021–2022 yıllarına ait BA-BS formlarının celbi ve sonrasında ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiştir. Öte yandan dava konusu çekin davacıdan sonraki cirantası olan ... Ltd. Şti.’nin müvekkil ile faktoring ilişkisi bulunduğu, çekin bu şirketten devir alınmış olduğu belirtilerek HMK’nın 61. maddesi uyarınca davanın anılan şirkete ihbar edilmesi istenmiştir. Davalı, çeki doğrudan davacıdan almadığını ve imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının tazminat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüş; ispat kuralları gereğince tanık dinletilmesine muvafakat etmediğini bildirerek, toplanacak deliller ve yapılacak incelemeler sonucunda davanın reddi ile davacının tazminata mahkûm edilmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini savunmuştur.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacının ... 37. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası dayanağı çekteki cirodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı sahte olup olmadığı, davacının bu sebeple davalıya borçlu olup olmadığının tespiti hususlarından ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
.... A.Ş.' ye müzekkere yazılarak ... ait MetLife sözleşmesinin bir sayfası aslı celp edilmiştir
... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak 20/09/2017 tarihli ...'na ait bankacılık sözleşme aslının sayfası celp edilmiştir.
... 37. İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak, ... esas sayılı, 06/02/2024 tarihli yazısı ekinde gönderilen ... şubesine ait, ... seri numaralı 01/01/2022 keşide tarihli 49.700,00 TL bedelli, ...şubesine ait, ... seri numaralı 15/01/2022 keşide tarihli 50.300,00 TL bedelli iki adet çek aslı celp edilmiştir.
... Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılarak ...'nun sunduğu 18/02/2014 tarihli dilekçe aslı celp edilmiştir.
... Bankası'na müzekkere yazılarak 16/02/2024 tarihli yazısı ekinde sunulan 04/06/2013 tarihli Bireysel Müşteri Başvuru Formu, Bireysel Müşteri Sözleşmesi aslı celp edilmiştir.
... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak yazısı ekinde sunulan 03/08/2021 tarihli ...'na ait başvuru belgesi aslı celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 28/08/2025 tarihli ATK raporunda özetle; " İnceleme konusu çeklerde basit tersimli keşideci imzaları ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nun eli ürünü olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, davalı tarafından davacı ve dava dışı kişi ve şirketler hakkında başlatılan ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasının dayanağı olan çekteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit ve çekin istirdatı davasıdır.
... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı ... A.Ş, borçluların davacı ... ve dava dışı ...,, ... Şirketi olduğu, takibin 01/01/2022 keşide tarihli 49.700,00 TL bedelli, ... seri numaralı, keşidecisi davacı ..., lehdarı ve ilk ciro edeni dava dışı ...Şti., ön yüzde avalist olarak...olan çeke ve 15/01/2022 keşide tarihli 50.300,00 TL bedelli, ... seri numaralı, keşidecisi davacı ..., lehdarı ve ilk ciro edeni dava dışı ...Şti., ön yüzde avalist olarak ... olan çeke dayalı olmak üzere toplam 105.839,33 TL alacağa ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, davalı tarafından başlatılan takibe konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini müvekkili keşideci adına atfen atılı imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, iddia ederek icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili ise yazılı ve sözlü beyanlarında; müvekkilinin çeki ... Şti'den, bu şirketin davacıya düzenlediği fatura ile temlik aldığını, davacının ...Şti ile ticari ilişkisinin bulunması ve çekin bu kapsamda verildiğinin anlaşılması halinde imza itirazının dayanaksız kalacağını, müvekkil şirketin çekleri devralırken iyi niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davaya ve takibe konu çekte, davacıya atfen yer alan keşideci imzasının, davacının eli ürünü olup olmadığı, söz konusu çek nedeniyle davacının, davalıya borçlu olup olmadığının tespiti hususlarına ilişkindir.
Mahkememizce dava konusu çek keşide tarihine yakın tarihli yeterli sayıda mukayeseye elverişli imzaların bulunduğu belgeler temin edilmiş ve ATK raporu alınmıştır. 28/08/2025 tarihli ATK raporu incelendiğinde, dava konusu çek tarihlerine yakın tarihli yeterli sayıda mukayeseye elverişli imzaların bulunduğu belge temin edildiği, incelemenin bu belgedeki imzalar ile mahkememizce usulüne uygun alınmış davacı eli ürünü üzerinden gerçekleştirildiği, çekteki imza ile mukayeseye elverişli imzalar arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nun eli ürünü olmadığı tespit edilmiş, bu anlamda ATK raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu görülmüştür.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Bu sebepledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve ... E.,... K.). Somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebilecektir.
İmza inkârı, çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def’i niteliğinde olup, hamilin iyiniyet savunması dinlenemeyeceğinden ve takibe konu çekteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden; her ne kadar davalı tarafça, çekin müşterisi dava dışı ... Şti'den, bu şirketin davacıya düzenlediği fatura ile temlik alındığı, davacının .... Şti ile ticari ilişkisinin bulunması ve çekin bu kapsamda verildiğinin anlaşılması halinde imza itirazının dayanaksız kalacağı, müvekkil şirketin çekleri devralırken iyi niyetli olduğu ileri sürülmüş ise de ileri sürülen itirazlarının mutlak defi karşısında sonuca bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla (aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin... esas, ...karar sayılı 18/11/2021 tarihli kararı), davacı tarafından açılan davanın kabulü ile davacının keşidecisi olduğu, ...Bankası ... Şubesine ait 15.01.2022 tarih ... seri numaralı 47.630,00 TL bedelli ve ...Bankası ... Şubesine ait 01.01.2022 tarih ... seri numaralı 47.030,00 TL bedelli çeklerden dolayı başlatılan ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı yanın çeki ciro yoluyla aldığı, yüz yüzelik ilkesinin söz konusu olmadığı, çekteki keşideci imzasının sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle çeki takibe koymakta kötü niyetli veya ağır kusurlu kabul edilemeyeceği anlaşılmakla kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının keşidecisi olduğu, ...Bankası ... Şubesine ait ... tarih ... seri numaralı 47.630,00 TL bedelli ve ... Bankası ... Şubesine ait ... tarih ... seri numaralı 47.030,00 TL bedelli çeklerden dolayı başlatılan ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 6.466,22 TL nispi karar harcının peşin alınan 1.615,54 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 4.850,68 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 1.707,74 TL( 80,70TL BVH, 11,50TL VSH, 1.615,54 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 7.126,50 TL (1.226,50 TL tebliğler ve posta, 5.900,00 TL atk fatura bedeli ) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır