T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/46
KARAR NO :2025/50
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:19/01/2017
KARAR TARİHİ:21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkilinin freze işleri madeni ve plastik ev eşyaları imalatı, bütangaz çakmak imalatı, kuaför malzemeleri ve temizlik malzemeleri imalatı, alımı satımı, ithalat ihracat ve dahili ticaret işleri, dokusuz örgüsüz teknik tekstil kumaşları ile buradan yapılan ürünlerin imalatı işleri ile iştigal eden ve piyasada ticari itibari olan bir tacir olup; faaliyet konusu olan tekstil kumaşlarının imalatı işe neticesinde davalı ile bir satış sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen karşılıklı borç yükleyen satış sözleşmesi ile miktarı ve özellikleri belirlenen kumaşların davalıya teslim edilmesi, bunun karşılığında davalı tarafından da işbu kumaşların bedelinin satıcı konumundaki müvekkile ödenmesi hususları belirlendiğini, nitekim müvekkili tarafından sözleşme konusu kumaşların hazırlanıp belirlenen zamanda, eksiksiz ve ayıpsız şekilde davalı yana teslim edildiğini, davalı yanca da işbu kumaşların hiç bir ihtirazı kayıt düşülmeden teslim alındığını, satış sözleşmesinin ücret ödeme yükümlülüğüne riayet edilmediğini, kumaşların bedelinin müvekkile ödenmediğini, davalı yan aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, usulüne uygun düzenlenen fatura bedelleri üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Asil Cevap Dilekçesinde Özetle; takibi kabul etmediğini, tarafına gönderilen mallar ayıplı çıktığı için tutanakla iade edildiğini, iade edilen malların yerine yenisi geleceğini söylendiği için iade faturası düzenlenmediğini, fakat daha sonra malın üretilmeyeceğini fabrikanın satıldığını öğrendiğini, bundan dolayı iade edilen malların yerine verilen ödemelerin makbuzu ve iade tutanağını ibraz ettiğini, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce 07/12/2018 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2020/668 Esas 2021/1516 Karar sayılı 09/12/2021 tarihli karar karar ilamı ile; "...İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturaya konu ürünlerin davacıya iade edilip edilmediği noktasındadır. Davacı tarafından davalı hakkında 27/05/2015 tarihinde 16536 nolu 17.752,90 TL bedelli faturayı tanzim etmiştir. Daha sonra davacı tarafından davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında faturaya dayalı olarak 17.752,90 TL asıl, 2.512,64 TL işlemiş faiz alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Davacı itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmış, davalı ise faturaya konu 70 top kumaşın iade edildiğini savunmuştur.
Faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiği taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Ancak cevap dilekçesi ekinde davalı tarafından dosyaya sunulan "Tutanaktır." başlıklı 09/01/2016 tarihli belgede 25/05/2015 tarihinde 16536 no'lu faturayla gelen lacivert kumaların üretimden hatalı olduğu için 70 topun iade edildiği belirtildikten sonra tutanağın altı davalı ile teslim alan olarak ... tarafından imzalanmıştır. Davalının bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınana ek raporda davalının iade faturası düzenlemediği, bu sebeple 70 top iade kumaşının teslimine ilişkin iadelerin düşülerek alacağın tespit edilmesinin mümkün olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
SGK'dan gelen yazı cevabına göre 09/01/2016 tarihli belgede imzası bulunan ...'un 11/03/2015 - 11/01/2016 ve 20/01/2016 - 08/02/2016 tarihleri arasında ... isimli iş yerinde çalışmıştır. Buna göre fatura ve tutanak tarihi itibariyle ... davacı iş yerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalının ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davalının 70 top kumaşın iade edildiği savunması üzerinde durulmaksızın karar verilmesi isabetli olmamıştır. Mahkeme gerekçesinde yer almamakla birlikte bilirkişi tarafından davalının iade faturası bulunmaması nedeniyle iade edildiği iddia edilen kumaşın düşülemeyeceği belirtilmiş olsa da iade faturası düzenlenmesi hususu, vergi mevzuatına ilişkin olup, bir ispat aracı olarak kullanılabilecek ise de malın iadesi için bir geçerlilik şartı değildir. Bu kapsamda mahkeme tarafından davalının bir kısım ürünlerinin iade edildiği savunması ve 09/01/2016 tarihli tutanak üzerinde durularak 70 top kumaşın iade edilip edilmediği tespit edildikten sonra mali müşavir bilirkişiden rapor alınarak varsa davacının alacağı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir..." karar verilerek dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir.
Mahkememiz 29/03/2022 tarihli ara karar ile dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile vergi dairesi cevabi yazısı, İstinaf İlamı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak alternatifli ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememiz 25/10/2022 tarihli ara karar ile dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile heyete tekstil uzmanı bilirkişi eklenmesi suretiyle tarafların BA/BS formları da irdelenmek ve gerektiğinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; 70 top lacivert renkli tela kumaşın 09.01.2016 tarihli Tutanak ile iade edildiği, 25.05.2015 fatura tarihi itibarıyla değerinin 14.013,21 TL olduğu, davacının faturadan kalan alacağı 17.752,90 TL-14.013,21 TL=3.739,69 TL olarak hesaplandığı, yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; İade edilen 70 top kumaşın, kg cinsin tespit edildikten sonra hesaplama yapılacağı, Sayın Mahkemece uzmanlık alanımız olmayan kumaşla ilgili birim cinsinin gerekli araştırma yapıldıktan sonra tarafımıza tevdi edilmesini, yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça 27/05/2015 tarihli faturadan kaynaklı takip başlatıldığı, kaldırma öncesi aldırılan bilirkişi raporunda davacının 2015 yılı defter ve kayıtlarında davalı yanın cari hesabında 30/06/2016 tarihinde davalı yanın 3.775,00 TL çek ile ödeme yaptığı hususunun tespit edildiği, 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporuyla 70 top lacivert renkli tela kumaşın 09/01/2016 tarihli tutanak ile iade edildiği, SGK'dan gelen yazı cevabına göre 09/01/2016 tarihli belgede imzası bulunan ...'un 11/03/2015 - 11/01/2016 ve 20/01/2016 - 08/02/2016 tarihleri arasında ... isimli iş yerinde çalıştığı, buna göre fatura ve tutanak tarihi itibariyle ... davacı iş yerinde çalıştığı, dava dışı ...' un tanık sıfatıyla dinlenmesi hususunda tebligat çıkarıldığı, zorla getirme talep edildiği, duruşmaya gelmediği ancak tutulan tutanakta dava dışı yanın imzanın bulunduğu ve davacı çalışanı olması hususları dikkate alındığında uyuşmazlığa konu kumaşların iade edildiği kanaatine varıldığı, bilirkişi raporuyla 25/05/2015 fatura tarihi itibarıyla iade edilen kumaşın değerinin 14.013,21 TL olduğu, davacının faturadan kalan alacağı 17.752,90 TL-14.013,21 TL=3.739,69 TL olarak hesaplandığı iş bu bedelden çek ödemesi düşüldükten sonra davalı yanın davacı yana borcu bulunmadığı, davacı tarafça da alacak hususu ispat edilemediğinden; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 244,75-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 370,65-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Ayrıca bozmadan önce 2017/60 esas 2018/1280 karar sayılı 07/12/2018 tarihli karar nedeniyle 02/07/2019 tarih 2019/344 harç tahsil ve 2019070299ADH1633812 nolu harç tahsil müzekkeresine konu 826,03-TL harcın UYAP sisteminde yapılan sorguda tahsil edildiği anlaşılmakla, bu harcın tahsiline ilişkin makbuz ibraz edildiğinde ve hüküm kesinleştiğinde harcın davalıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 20.265,54-TL) nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 150.00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2025
Katip ...
Hakim ...