T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/583 Esas
KARAR NO:2024/461
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:01/09/2022
KARAR TARİHİ:12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Temlik eden davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ... ... İnş. ve Tic. A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak ticari krediler kullandırıldığını, davalı kefillerin sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin geri ödemelerinin yerine getirilmemesi üzerine sözleşme kapsamında.... Noterliğinin 21.12.2018 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesabının kat edildiğini, borcu ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında inkar inkar tazminatı ile yargılama masrafları ile ve vekalet ücretinin de davalılar tarafına yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava açıldıktan sonra davaya konu alacak .... Noterliğinin 10/03/2023 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile ...'ye devredildiğinden, temlik alan davacı olarak ...'nin kaydı yapılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından “... İnş. Ve Tic. A.Ş. ile 06.06.2014 tarihli 15.000.000,00 TL Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari kredi kullandırıldığını, müvekkilininde müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı iddiası ile .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı ancak müvekkili tarafından böyle bir borç olmaması sebebi ile takibe itiraz edildiğini, Türk Borçlar Kanunu 583. maddesinde kefalet sözleşmesinin şekil şartları “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefalet olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” açıkça hükme bağlandığını, kanun koyucu bu hükümle kefalet sözleşmesi için nitelikli bir yazılı şekil şartı getirildiğini, bu kapsamda kefalet sözleşmesi noterde veya adi yazılı şekilde yapılabileceğini, ancak sözleşmede kefilin, sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve eğer müteselsil olarak kefalet olacaksa bu hususu kendi el yazısıyla yazmış olması gerekli ve zorunlu olduğunu, dava konusu Genel Kredi Sözleşmesinde yer alan yazı müvekkiline ait olmadığından geçerli bir kefalet ilişkisinin kurulmadığını, davacı banka tarafından icra iflas kanunu 45. maddesinde yer alan önce rehne başvurma zorunluluğu ihlal edilmiş olup işbu davanın ve takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Davalılar ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin adresininin ... Mah., ... Sokak, ... Apt. No:5/1 ... İstanbul adresi olduğundan yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğundan öncelikle davada yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, itirazın iptali davasında alacaklının, icra takibinde dayanmadığı belgelere dayanması mümkün olmadığını, dava hak düşürücü sürede açılmadığını, 06.06.2014 tarihinde ... .... ile ... İnş. ve Tic. A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin davacıya karşı hiçbir borcu bulunmadığını, bu hususta ispat yükü davacının üzerinde olduğunu, geçerli bir kefalet ilişkisi kurulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, takibin yapıldığı tarihte müvekkiller konkordatoda olduğundan davaya dayanak icra takibinin iptali gerektiğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER;
.... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyaları dosyamız arasına celp edilmiştir.
Celp edilen .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davalı ... tarafından dava konusu takibin iptali talebiyle açılan davada verilen kabul kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2020/1711 Esas 2021/191 Karar sayılı ilamıyla " Somut olayda, alacaklı banka ve dava dışı ... ve İnşaat Ticaret Aş arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında kullanılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere mülkiyeti ... ve İnşaat Ticaret AŞ'ye ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Ada no, 1 Parselde kayıtlı arsa olan vasıflı taşınmaz üzerinden ipotek tesis edildiği, bu teminatın kefil konumundaki davacı borçlunun kefalet borcunu kapsamadığı, kefilin kefalet borcu için ipotek verilmediği, kefilin ipoteğe konu taşınmazın maliki olmadığı, kredi sözleşmesine dayanılarak kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan davacı borçlu hakkında genel haciz yolu ile ilamsız takip yapılmasına İİK'nun 45. maddesi uyarınca engel bir hal bulunmadığı, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, takibin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği görülmüştür.
Celp edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davalıları ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. ve ... tarafından konkordato talebiyle 22/10/2018 tarihinde dava açıldığı, 26/10/2018 tarihinde davacıların istemi üzerine davacılara üç aylık geçici konkordato mühleti verildiği, 11/09/2020 tarihinde tedbirler kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince kararın kaldırıldığı, dosyanın yeni aldığı esasın ... olduğu ve bu dosyada da 01/11/2021 tarihinde davanın reddine karar verildiği; yine celp edilen .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde konkordato talep eden davalılar ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. ve ...'e çıkarılan ödeme emirlerinin 02/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve borçluların 07/12/2020 tarihinde borca itiraz ettikleri yani borçlulara çıkarılan ödeme emirlerinin konkordato davası red olup tedbirler kalktıktan sonra gönderildiği, takip yasağına aykırı bir durum görülmediği, ayrıca İcra Müdürlüğü'nce itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı (asıl borçlu) ... Gel. İnş. Ve Tic. A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden taksitli kredi kullandırılmış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, Kefalet Limiti ve Davalı Kefillerin Sorumluluğu: Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 15.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 7.057.728,67 TL'sinin kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı kefillerin kendi temerrütü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (07.12.2015 T. 2015/... E. ve 2015/... S.K. uyarınca) müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, Davacının, davasında talep ettiği farklı alacak miktarı nazara alınarak, hem takip ve hemde dava tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonuçlarının (A) ve (B) Bentleri altında ayrı ayrı sunulduğunu, .A-Davacı Bankanın Takip Tarihi İtibariyle Alacaklarının toplam 6.273.607,93 TL, B-Davacı Bankanın Dava Tarihi İtibariyle Alacaklarının toplam 6.112.221,82 TL olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, temlik eden davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalılar aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
.... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı temlik eden bankanın davalılar aleyhinde dayanak toplam 6.497.221,82 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili için genel kredi sözleşmesine, ihtarname ve banka kayıtlarına dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ... ve ... tarafından icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yapılan itirazın genel kredi sözleşmesi 6.2. maddesindeki yetki şartı gereği reddine karar verilmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Temlik eden davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) ... ... İnş. ve Tic. A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeleri davalıların da müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefillerden ... ve ...' ın kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan temlik eden davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillerin kefalet limiti sorumluluğunun sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 15.000.000,00 TL olduğu görülmüştür. TBK'nın 589. maddesi hükmü uyarınca; müteselsil kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Kefilin kefalet limiti üzerinde sorumluluğu, ancak kendi temerrüdünden doğar. Muaccel olan borçtan kefalet limiti miktarınca sorumlu olan kefilin, hakkında alacaklının keşide edeceği ihtar ile temerrüde düşürülmesi halinde, kefalet limitinin üzerinde ayrıca temerrüt faizinden de sorumluluğu doğar.
Somut davada; icra takibi ile talep edilen asıl alacak miktarının davalı müteselsil kefilin kefalet limitleri kapsamında olduğu, davalı kefillerin takipten önce dava dışı asıl borçlu ile aynı tarihte temerrüde düşürülmüş olduğu, kendi temerrütlerinin sonuçlarından kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın mevcut borcun tamamından davalı borçlu ile müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 2.7.1 maddesinde faiz oranı tespit edilmiş olup sözleşme kapsamında davacı tarafça takip talebinde %25,20 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19 -1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında bilirkişi tarafından hesaplanan temerrüt faiz oranının da % 25,20 olarak tespit edildiği görüldüğünden bankanın takipteki faiz oranı talebi yerinde görülmüştür.
Davacı tarafça ... 3. Noterliği'nin 21/12/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 7.023.217,44 TL nakdi alacak yönünden hesabın 19/12/2018 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefillere tebliğe çıkarıldığı, borçluya çıkarılan tebligatın 24/12/2018 tarihinde iade edildiği ancak İİK. 68/b maddesi gereği tebliğ yapılmış sayıldığı, davalı kefillere çıkarılan tebligatın 24/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği ihtarname ekindeki tebliğ şerhinden anlaşılmıştır.
Davalılara çıkartılan kat ihtarının tebliğ edildiği anlaşılmakla borçlu ve kefillere verilen 7 günlük süre sonrası 02/01/2019 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek toplam alacak 6.112.221,82 TL olarak hesap edilmiş olup, yapılan hesaplama mahkememizce de yerinde görülmüş, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek Davalı ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar takip talebinde BSMV 15.724,91 TL ve ihtarname gideri 409,16 TL olarak belirtilmiş ise de hüküm kısmında sehven iki alacağın toplamının BSMV olarak geçtiği tespit edilmiş ise de çelişki oluşturmamak adına bu husus gerekçede düzeltilmemiş ve belirtilmekle yetinilmiştir.
Dava devam ederken davalı ... dava konusu takibe yapmış olduğu itirazından vazgeçtiğinden bu davalı yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, dava tarihindeki haklılık durumu dikkate alındığında davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, davacı tarafça son celse bu davalı yönünden yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminat talebi bulunmadığı beyan edildiğinden aleyhine bu ücret ve tazminatlara hükmedilmemiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine, karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A-Davalı ... yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
1-Davacı tarafça yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talep edilmediğinden talep doğrultusunda takdirine yer olmadığına,
2-Dava tarihindeki haklılık durumu dikkate alındığında davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Davalı ... yönünden Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
B-Davalı ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. Ve ... yönünden davanın KABULÜ ile;
1-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalılar ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. Ve ... yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 5.781.589,55 TL asıl alacak, 314.498,20 TL işlemiş faiz, 16.134,07 TL BSMV, olmak üzere toplam 6.112.221,82 TL alacak üzerinden devamına,
2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına,
3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 1.222.444,36 TL icra inkar tazminatının davalılar ... İnşaat Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. Ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 417.525,87 TL harç bedelinden peşin alınan 71.895,36 TL harçtan mahsubu ile bakiye 345.630,51 TL harç bedelinin davalılardan ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 71.895,36 TL peşin harç, 80,70 TL BH ile 152,30 TL VH dan oluşan toplam 72.128,36 TL nin davalılardan ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 3.261,00 TL yargılama giderinin davalılardan ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 365.122,22 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile ...'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılardan ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. ile ... yönünden Arabuluculuk ücreti olan 1.360 TL bedelin bu davalılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne, davalı ... ve ... İnşaat vekilinin yüzüne (e-duruşma ile); 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/09/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır