T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2023/261 Esas
KARAR NO: 2023/723
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA - KARŞI DAVA: İtirazın İptali - Alacak
DAVA TARİHİ: 19/11/2018 - 24/12/2018
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2023
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında hizmet karşılığı şeklinde yürütmekte oldukları ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak davalı şirketin aralarında bulunan ticari ilişkiye aykırı davranarak bakiye borcunu ödememesi üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya ... 6. Noterliği'nin 25/05/2018 tarih 05781 yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, davalı borçlunun müvekkiline olan borcundan dolayı ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11989 sayılı dosyası üzerinden faturalara istinaden kalan alacak için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, icra takibini uzatmak maksadıyla yapıldığını, müvekkilinin alacağına kavuşmasının engellendiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline, davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP: Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı firma tarafından takibe konu olan müvekkili şirkete kesilmiş ve usulünce itiraz edilmiş olan faturalara ilişkin müvekkili firmanın davacı yana hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın ihtarname ile göndermiş olduğu faturalara karşı ... 37. Noterliği'nin 30/05/2018 tarih ve 15375 yevmiye nolu ihtarı ile itiraz edilerek faturaların usulünce iade edildiğini, davacı tarafın tek taraflı olarak kesmiş olduğu faturaların tek başına borç doğurması yasa ve ilgili Yargıtay kararlarınca söz konusu olmadığını, bu hususta ispat yükünün tamamen davacı tarafta olduğunu, ihtarda faturaların 9 adet yazılı olmasına rağmen icra takibinde 11 adet faturanın takip konusu edildiğini, bu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, takibe konu edilmiş olan faturalara ilişkin dayanak hiçbir hukuki kaynak gösterilmediğini, taraflar arasında 15/10/2015, 18/09/2015, 27/04/2016 tarihli 3 ayrı sözleşme imzalandığını, bunun nedeninin yüklenici şirketin süresinde işleri tam olarak ifa edememesi, eksik iş yapması sebebiyle imzalandığını, taraflar arasında en son 15/02/2017 tarihli sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kaynağı olan tek ve geçerli sözleşme tarihinin 15/02/2017 tarihli son sözleşme haline geldiğini, tek taraflı olarak kesilmiş olan fatura içeriklerinde davacı şirketin 15/02/2017 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketi açıkça ibra etmiş olduğu alacakları yansıttığını ve tahsilde kötü niyetli olarak tekerrür etme gayreti içinde olduğunun anlaşıldığını, tadilat ruhsatlarının alınması ve gerekli durumda iskanın alınması işlemlerinin yapılmadığını, teslim işleminin yapıldığının kabulü için sözleşmede kararlaştırılan tüm işlemlerin davacı - karşı davalı tarafından yapılmış olması gerektiğini, davacı - karşı davalı sözleşme ile yerine getirmekle yükümlü olduğu işlemleri tam ve eksiksiz olarak yapmadığı için teslimin yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasındaki tek geçerli sözleşme içeriğinde davacının eksik yapmış olduğu işler sayılarak taraflarca kabul edilmiş ve bu işlerin ifasına ilişkin sözleşme imzalandığını, yine bu işlere ilişkin ödenecek olan bedelin de belirlendiğini, buna göre toplamda 134.900,00 TL bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırılan işlemlerin yapılmadığının tespit edildiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davaya ilişkin olarak, son sözleşme gereği davacı tarafın üstlenmiş olduğu işi sözleşme tarihinden itibaren 35 iş günü ve 04/04/2017 tarihinde teslim etmesi gerektiğinin kabul edildiğini, sözleşmede belirtilen işlerin davacı tarafından tam olarak yapılmadığını ve müvekkiline sözleşme gereği teslim edilmediğini, yine taahhüt edildiği gibi iskan işlemlerinin hali hazırda tamamlanmayarak müvekkili şirketin mağdur edildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeye göre ifaya ek olan cezai şart hakkının kullanıldığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki karşı davanın kabulü ile cezai şartın tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE: Dava; Asıl davada istek; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında bakiye alacağın tahsili talebiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, karşı davada istek; işin süresinde tamamlanmadığından bahisle ifaya ekli cezai şarta konu alacağın tahsili isteğine ilişkindir.
... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11989 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlu hakkında faturalara dayalı olarak 318.000,00 TL asıl alacak, 13.767,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 331.767,66 TL alacağın tahsili isteğiyle 19/10/2018 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan 23/10/2018 tarihli dilekçe ile borca itiraz edilmekle takibin bu aşamada durdurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
Deliller toplanıp dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp bilirkişi heyetinden asıl ve ek raporlar alınarak tahkikat safhası tamamlanmış, mahkememizin 2018/832 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda 21/10/2020 tarih 2020/540 sayılı kararla asıl davada; davanın açılmamış sayılmasına, karşı davada davanın reddine karar verilmiş, davalı-karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2023 tarih 2023/31 Esas-2023/335 sayılı kararı ile davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 22/03/2023 tarih, 2023/31 Esas-2023/335 Karar sayılı kaldırma kararında; "....Sözleşmenin 8.maddesi gereğince davacı- karşı davalı yüklenici tarafından sözleşme kapsamında işlerin tamamlanması üzerine geçici kabule esas olmak üzere teslim tutanağı düzenleneceği kabul edilmiş ise de, yine bu madde gereğince bu teslimden sonra, yüklenicinin iskan ruhsatı alımı konusunda gerekli işlemleri yapacağı, buna ilişkin masrafların ise iş sahibi tarafından karşılanacağı sözleşmede kabul edilmiş olmakla, yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan tüm edimlerinin ifasının inşaat işlerinin teslimine ilişkin tutanağın düzenlenmiş olmasına bağlanarak teslim anında ihtirazi kayıt konulmadığına dair mahkemenin değerlendirmesi hatalı olmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmedeki düzenlemeler değerlendirildiğinde, teslime ilişkin sürenin inşaat işleri için kabul edildiği inşaat işleminin tamamlanmasından sonra iskan belgesinin alınmasına ilişkin süre konusunda bir düzenlemenin yer almadığı görülmüş olup, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere belirsiz süreli edimler yönünden iş sahibinin yükleniciye makul süre de vererek temerrüde düşürmesi halinde sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülükler yönünden talepte bulunulabilecektir. (Yargıtay 15.HD. 23.11.2015, 2015/127 E-5939 K)
Bu durumda yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece teslimde ihtirazi kayıt konulmadığı gerekçesi hatalı ise de, belirtilen ilkeler çerçevesinde iskan ruhsatı alımına ilişkin davalı- karşı davacı iş sahibinin, davacı- karşı davalı yükleniciyi usulüne uygun temerrüde düşürüp düşürmediği ve buna ilişkin tarafların delilleri, karşılıklı yazışma ve ihtarları da değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. " denilmiştir.
Mahkememizin 2023/261 esasına kayıtlı yargılama sürdürülmüştür.
Davalı karşı davacı vekili, kaldırma kararı içeriğinde belirtilen hususlara ilişkin 14/06/2023 tarihli beyan dilekçesi sunmuş, dosya kaldırma kararı öncesi rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek kaldırma kararında belirtilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 27/09/2023 tarihli ek raporunu sunmuştur.
Kaldırma kararı öncesi asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın reddine karar verildiği, davalı karşı davacı vekili tarafından karşı dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulduğu, kaldırma kararının karşı davaya ilişkin olduğu, asıl davada; asıl davanın 16/07/2020 tarihli oturumda taraflarca takip edilmediğinden yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca asıl davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, feri kısımlar infazda kolaylık açısından ilk karardaki gibi aynen yazılmıştır.
Karşı dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme, kaldırma kararı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre;
Karşı dava; ifaya ekli cezai şart alacağının tahsili isteğine ilişkindir.
TBK'nun 179/2 maddesinde ifaya ekli cezai şart tanımlanmış olup, "ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
İşbu karşı davada; karşı davacı iş sahibi, karşı davalının sözleşme ile yerine getirmekle yükümlü olduğu işleri tam ve eksiksiz olarak yapmadığı, teslimin yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, tadilat ruhsatlarının alınması ve gerekli durumlarda iskanın alınması işlemlerinin tamamlanmadığı iddiasında bulunmakta, karşı davalı; üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği ve teslim ettiği savunmasında bulunmaktadır.
Taraflar arasında ... ili, Gölbaşı ilçesi 258 ada 10 parsel sayılı taşınmazda yapılacak olan, yapım, yenileme, tamir ve dekorasyon yapım ve imal işleri hakkında 15/02/2017 tarihinde sözleşme akdedildiği, davacı- karşı davalının yüklenici, diğer tarafın iş sahibi olduğu, sözleşmenin imza tarihi itibariyle taraflar arasında 15/10/2015, 18/09/2015 ve 27/04/2016 tarihli sözleşmelerin geçersiz hale geleceği, iş bu sözleşme ile yapılacak bir önceki sözleşmelerin kalan eksik işlerin tablodaki gibi olduğu (md.2), taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin iş bu sözleşme ile tek sözleşme haline getirildiği (md.3), sözleşme bedelinin 134.900,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmeden bir gün sonra 75.000,00 TL avansın ödeneceği, iş sahibinin inşaat işleri sonunda kesilecek olan fatura tutarının KDV'sinin inşaat işleri tesliminde ödemeyi kabul edeceği (md.4), inşaat işlerinin eksiksiz olarak yapılarak teslim edilmesi için sürenin sözleşmenin her iki tarafça imzalandığı tarihten itibaren 35 iş günü olduğu, iskan alımının bu süreye dahil olmadığı (md.5), yüklenicinin sözleşme imza tarihinden itibaren 5 gün içinde işe başlamayı ve işi 04.04.2017 tarihine kadar bitirmeyi taahhüt ettiği, işin belirtilen tarihte veya uzatılan sürede bitirilmediği takdirde her geçen gün için 500,00 TL tutarında gecikme cezası kesileceği, gecikme süresinin 10 günü geçtiği takdirde iş sahibinin işi feshetmekte veya cezalı olarak işe devam etmekte serbest olduğu (md.6), ödeme planının 7.maddede düzenlendiği, işin kontrolü ve teslim alınması başlıklı 8.madde de yüklenicinin sözleşme kapsamındaki işleri kusursuz ve noksansız tamamladıktan sonra geçici kabul için iş sahibini iş yerine çağıracağı ve tutanakla sözleşmede yazılı inşaat işleri ile ilgili iş teslimi yapacağı, yüklenicinin inşaat işlerinin teslimini yaptıktan sonra iskan için teslim yapacağı, iskan işleri için eksiksiz ve tam olarak teslimi yapmakla yükümlü olduğu, özel şartlar ve hükümler başlıklı 12.madde de ise yüklenicinin geçersiz hale gelen sözleşmelerde belirtilen ücretleri aldığı, iş sahibinden herhangi bir isim altında hak ve alacağının olmadığını kabul, taahhüt ve iş sahibini gayrikabili rücu ibra ettiği, iskan alınması için gerekli başvuruların yüklenici tarafından yapılacağı, iskan alınması için resmi kurumlara yatırılması gereken harç, vergi vb. ödemelerin iş sahibi tarafından yükleniciye ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin 8.maddesi gereğince davacı-karşı davalı yüklenici tarafından, sözleşme kapsamında işlerin tamamlanması üzerine geçici kabule esas olmak üzere teslim tutanağı düzenleneceğinin kabul edildiği, yine bu madde gereğince bu teslimden sonra yüklenicinin iskan ruhsatı alımı konusunda gerekli işlemleri yapacağı, buna ilişkin masrafların ise iş sahibi tarafından karşılanacağı sözleşmede kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmedeki düzenlemeler değerlendirildiğinde, teslime ilişkin sürenin inşaat işleri için kabul edildiği, inşaat işlerinin tamamlanmasından sonra iskan belgesinin alınmasına ilişkin süre konusunda bir düzenlemenin yer almadığı, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere belirsiz süreli edimler yönünden iş sahibinin yükleniciye makul süre de vererek temerrüde düşürmesi halinde sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülükler yönünden talepte bulunulabileceği, iskan ruhsatı alımına ilişkin olarak dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmede; taraflar arasında 23/08/2017 tarihinde düzenlenen tutanakta taşınmazın teslim edildiği, dava konusu taşınmaza, iskan ruhsatı alımına ilişkin davalı -karşı davacı iş sahibinin, davacı-karşı davalı yükleniciyi usulüne uygun temerrüde düşürmediği, aksine davacı-karşı davalı şirket tarafından davalı-karşı davacı şirkete ... Yenimahalle 1. Noterliği'nden keşide edilen 17/08/2017 tarih 25621 yevmiye numaralı ihtarnamede belirtildiği üzere davacı-karşı davalı tarafından iş sahibinin ödemelerinin yapılmaması halinde "sözleşme gereği taahhüt içinde bulunan iskan işlerinin geçici olarak askıya alınacağı, bu ödemeler yapılmadan devam edilmeyeceğini" ihtar edildiği, davalı-karşı davacı iş sahibinin davacı-karşı davalı yükleniciyi usulüne uygun temerrüde düşürmediği, ifaya ekli cezai şart talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Asıl davada kaldırma kararı öncesi davanın açılmamış sayılmamasına dair karar kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Alınması gerekli 54,40 TL harcın mahkememiz veznesine peşin yatırılan 4.006,93 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 1.658,84 TL toplamı 5.665,77 TL’nin mahsubu ile artan 5.611,37 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
2-Karşı davada;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 171,00 TL’den mahsubu ile kalan 98,85 TL harcın davalı -karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı - karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı - karşı davalı tarafından yapılan 325,50 TL tebligat posta giderinin davalı- karşı davacıdan alınarak davacı -karşı davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya geri verilmesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar davacı-karşı davalının yokluğunda, davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/11/2023
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...