T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/284
KARAR NO : 2025/638
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 27/04/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı vekili, ... 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine karşı davacı borçlunun borca, imzaya ve yetkiye itiraz ettiğini; ancak takibe konu çekin müvekkili olan faktoring şirketi tarafından, önceki hamilden usulüne uygun faktoring sözleşmesi kapsamında, ilgili fatura ve belgelerle birlikte devralındığını, bu kapsamda müvekkilinin iyi niyetli ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro silsilesinin tam olduğunu, imza itirazının kötü niyetli ve icra takibini uzatmaya yönelik olduğunu, müvekkilinin imzanın sahteliğini araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, ayrıca çekin karşılıksız kalması nedeniyle borcun TBK m. 89 uyarınca "götürülecek borç" niteliğine dönüştüğünü, bu nedenle alacaklının yerleşim yeri olan ... icra dairesinin de yetkili olduğunu, söz konusu yetki şartının ayrıca faktoring sözleşmesinde açıkça kararlaştırıldığını ileri sürerek, davanın tümden reddini ve davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı-borçlu, ... 27. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu icra takibine dayanak çekin, aralarındaki ticari ilişki gereği boş olarak davalıya verildiğini, çekin müvekkilinin el ürünü olmadığını, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibinin yetkisiz bir yer olan İstanbul'da başlatıldığını ileri sürerek borca, imzaya ve yetkiye itiraz etmiştir. Davacı, çekin keşide yerinin ... olduğunu ve şirket merkezinin de burada bulunduğunu belirterek ... icra dairelerinin yetkili olduğunu savunmuş; icra takibine dayanak çekin aslının ... 27. İcra Dairesi dosyasında bulunduğunu ve gerekirse mahkemece dosyadan getirtilmesini talep etmiştir. İmza itirazında ise, çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu çekin bilgisi dışında düzenlenip ciro edildiğini, dolayısıyla çekten dolayı sorumlu tutulamayacağını belirtmiş; çekin arkasındaki ciro silsilesine rağmen, imzanın incelenmesini, gerekirse üçüncü kişilere ait olabilecek imzaların da değerlendirilmesini ve çek hesabının bulunduğu bankadan daha önce keşide edilmiş başka çeklerin olup olmadığının araştırılmasını istemiştir. Sonuç olarak davacı, takibin dayanağı olan çekteki imzanın kendisine ait olmaması, borcun bulunmaması ve yetkisiz icra dairesinde takip yapılması nedenleriyle davanın kabul edilerek takibin iptalini ve aleyhine yapılan işlemlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... Şubesi'ne ait,... vade tarihli, ... seri numaralı, 65.000,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olunmadığı tespiti davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 26/09/2023 tarihli ara karar ile dosyanın dosyanın imza incelemesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
05/08/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; özetle; İnceleme konusu çekte yer alan 1. ciro imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir kanaat raporudur.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "....Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ... E. ... K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı, somut olayda mahkememizce 05/08/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla imzaların davacı asilin eli ürünü olmadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile; davacının ...Şubesine Ait, ... tarihli, ... seri nolu, 65.000,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ... 27. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasından takibin iptaline, yasal şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
Davacının ... Şubesine Ait, ... tarihli, ... seri nolu, 65.000,00-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ... 27. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasından takibin iptaline,
2-Yasal şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.440,15-TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.090,23-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.349,92-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.295,73-TL ( Peşin Harç 1.090,23-TL, Vekalet Harcı 25.60-TL, Başvurma Harcı 179.90-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6323,25-TL (423,25-TL tebliğler ve posta, 5.900,00-TL ATK ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip
¸
Hakim
¸