T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/360 Esas
KARAR NO :2024/743
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:29/05/2023
KARAR TARİHİ:05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın ... Şubesi ile davalı kredi lehtarı ... Kablo San. Tic. A.Ş. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefillerinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, akabinde ...'nun da kefaleti tahtında taksitli krediler kullandırıldığını, verilen kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi üzerine .... Noterliğinin 09.01.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesabın kesilip kat edildiği, 7 gün içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden nakdi alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiğini, davalılar asıl borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar tarafına yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerin takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkillere usulüne uygun olarak kat ihtarının tebliğ edilmediği, muaccel bir alacak bulunmadığı için temerrüt faizi istenilemeyeceği, müvekkillerin anapara ve ferileri bakımından neden sorumlu olduklarının belli olmadığı, davacının gönderdiği kat ihtarına itiraz edildiği için muaccel bir borcun bulunmadığı, sözleşmenin genel işlem koşulları bakımından irdelenmesi gerektiği, talep edilen faizin fahiş olduğu, TBK'nun 120 m. göre faiz belirlenmesi gerektiği, savunarak haksız davanın reddi ile yargılama gideri ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı banka ile Davalı kredi lehtarı/borçlusu (asıl borçlu) ... Kablo San. Tic. A.Ş. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği,
Kefalet Limiti ve Davalı Kefillerin Sorumluluğu: Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 18.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarı 10.958.560,71 TL'sının kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (07.12.2015 T. 2015/3357 E. ve 2015/16301 s.K uyarınca) müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği Davacı Bankanın Takip Tarihi İtibariyle Alacağı Genel Toplam 11.594.097,11 TL olduğu, raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 628.272,81 TL'nın (12.222.369,92 - 11.594.097.11=) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 10.958.560,71 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık % 48 oranında işleyecek sözleşmesel temerrüt faizi ve bunun % 5 gider vergisi ile birlikte istenilebileceği," yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmiş olup 16/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; "İtirazların değerlendirilmesi; Normal koşullarda taksitli kredilerde kredinin kullandırıldığı günü takip eden 30 gün sonra kredinin ilk ödeme günü olarak bilinmektedir. Somut olayda kredinin ilk taksit ödeme günü 25.07.2019 olduğu için, bir ay öncesine dönüldüğünde kredinin kullandırım tarihi 25.06.2019 olarak dikkate alınmıştır. Davacı vekilinin itirazlarr kapsamında dosya ve yeni sunulan ödeme planları tetkik edildiğinde, kredinin ödeme planı rutinin dışına çıkılarak ilk 3 ay ödemesiz dönem olmak üzere ilk taksit ödeme gününün 25.07.2019 olarak kararlaştırılmış olduğunun fark edildiği, bu ödemesiz dönem dikkate alındığında kredinin 25.04.2019 tarihinde açılıp kullandırılmış olduğu tespit edilmiştir. Sırf kredinin ilk açılış günü esas alınarak kök raporda revizyon yapılarak davacı Bankanın Takip Tarihi İtibariyle Alacağı Genel Toplam 11.850.647,87 TL'dir" yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası içerisine alındığı, davacı banka tarafından GKS ve tebliğ şerhli ihtarname örneklerinin sunulduğu, görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili için davalı borçlu ve kefiller aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı borçlular aleyhinde dayanak toplam 11.201.048,43 TL asıl alacak, 972.687,13 TL işlemiş faiz, 48.634,36 TL BSMV olmak üzere toplam 12.222.369,92 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48,00 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Davacı banka ile davalı ... Kablo San. Tic. A.Ş. arasında 20/14/2015 tarihinde 4.000.000,00 TL limitli, 20/03/2017 tarihinde 6.350.000,00 TL limit artırımı, 25/04/2019 tarihinde 7.650.000,00 TL limit artırımı yapılarak Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi davalı kefillerin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalı kefil ...'ın kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu anlaşıldığından TBK 584.madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 18.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizini düzenleyen 10.5. maddesinde "müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür. Dava konusu alacak taksitli krediye ilişkindir. Bilirkişi raporunda terditli olarak dava konusu taksitli kredilere fiilen uygulanan akdi faize göre temerrüt faizi %50,16 olarak belirlenmiş ise de taleple bağlı kalınarak davacının takip talebinde belirtmiş olduğu % 48 oranına itibar edilmiştir.
Davalılar vekili bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde davacının alacağının ipotek ile teminat altına alındığını ve davacı tarafından müvekkilleri aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, önce rehne müracaat kuralı gereği davacının ipoteği paraya çevirmeden mükerrer tahsilat yapmak için takip başlatmasının hukuka aykırı olduğunu beyan etmiş ise de cevap dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürülmeyen bu iddianın somutlaştırılmadığı, soyut itiraz niteliğinde bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafça .... Noterliğinin 09.01.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; 24.414.312,64 TL yönünden hesabın 30/12/2019 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefillere tebliğe çıkarıldığı, davalılar adına çıkarılan tebligatların 13/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve davalıların 21/01/2020 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan 11/06/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda talep edilebilecek alacak 11.201.048,43 TL asıl alacak, 618.666,13 TL işlemiş faiz, 30.933,31 TL BSMV, olmak üzere toplam 11.850.647,87 TL hesap edilmiş olup, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, reddedilen miktar yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile; 11.201.048,43 TL asıl alacak, 618.666,13 TL işlemiş faiz, 30.933,31 TL BSMV, olmak üzere toplam 11.850.647,87 TL alacak üzerinden devamına,
2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar dava tarihinden itibaren yıllık %48 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına,
3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 2.370.129,57 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
5-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 809.517,75 TL harç bedelinden peşin alınan 147.615,68 TL harçtan mahsubu ile bakiye 661.902,07 TL harç bedelinin davalılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan; 25,60 TL vekalet harcı, 179,90 TL başvuru harcı ile 147.615,68 TL peşin harçtan oluşan toplam 147.821,18 TL harç bedelinin davalılardan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat ve müzekkere masraflarından oluşan toplam 3.825,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.708,66 TL yargılama giderinin davalılardan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince kabul edilen miktar yönünden hesap olunan 726.506,48 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-Davalılar tarafı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince red edilen miktar yönünden hesap olunan 59.475,53 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar tarafına verilmesine,
10-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen bedelin davanın kısmen kabul kısmen reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.551,30 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
11-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen bedelin davanın kısmen kabul kısmen reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 48,65 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma) davalılar vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır