T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/402 Esas
KARAR NO : 2025/396
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 15/06/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklının müvekkili aleyhinde ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve ... işlemlerinden kaynaklandığını öne sürdüğü, ancak Finansal Kiralama, ... ve Finansman şirketlerinin kuruluş ve faaaliyet esasları hakkında yönetmeliğin 22/2 maddesine aykırı olarak temlik aldığı çeke ait sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini ancak takibe konu çekin çalınmış olduğunu kendilerinden sonra ilk ciranta olan ...'e ait imzanın kendilerine ait olmadığı konusunda itirazda bulunulduğunu davalı ... şirketinin sahte fatura ekinde usule uygun olmayan bir şekilde çeki temlik aldığını müvekkiline ait çalıntı bu çeklerle ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu ve ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını davalı alacaklıya borçlu bulunmadıklarının tespitini ... 35. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin iptalini, borçlu bulunulmadığı halde ödenmek zorunda kalınan bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına, yargılama harç giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. İle (dava dışı) müşterisi ... arasında 15.09.2022 tarihinde ... Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında ... Bankası... şubesi üzerine keşideli ... seri nolu 31/01/2023 keşide tarihli, 75.000,00 TL'lık çekin fatura ile tevsik edilerek temlik alındığını ve iyi niyetli yasal hamil sıfatını kazandığını çekin vadesinde ödenmemesi üzerine ile icra takibine konu edildiğini alacağın kambiyo senedinden doğması kapsamında hızlı tahsili amacıyla ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Değişik iş... Karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz kararı alınarak tatbik edildiğini faktoringe ait tüm işlemlerin yasaya uygun olarak tekemmül ettirildiğini, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddi ile yapılan yargılama neticesinde davacının kötü niyetli hareket ettiğinin anlaşılması halinde %20den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi vekalet ücreti ile yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacının keşideci, davalının hamili olduğu çekten kaynaklı, çeklerin çalındığı ve lehtarın imzasının sahte olduğu iddiasıyla ... 35. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasından menfi tespit ile ödediği bedelin istirdatı isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'na müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 23/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, Sözleşme veya Sipariş Formunun ve taraflar arasındaki Ticari İlişkiyi ortaya koyacak olan belgeleri araştırmamış olduğu, faturalar borçlusunun aranmadığı, borcun teyit edilmediği, müşteri beyanına istinaden işlem yapılmış olduğu, Davalı ... Şti nin; Davaya konu çeki ciro yoluyla devir alırken, çekin keşidecisine müracaat etmediği, çekin durumu hakkında bilgisine baş vurmadığı ve dolayısıyla Davalı ... Şti nin ... işlemi 21.09.2022 tarihinde yapılmış olmakla birlikte, kayıp olayı birkaç gün evvel yaşanmış olmakla, keşideciye sorma halinde; kayıp ve çalıntı olayından haberdar olunup, çekler teminata/ işleme alınmayacak ..idi ... Ki; çeklerin durumu hakkında keşideci bilgisine baş vurulmamış ve dolayısıyla davalı ... Şti 21.09.2023 tarihi itibariyle- keşidecisinin bilgisi dahilinde olacak olan- çalıntı çekleri iktisap ettiği, ... nin söylenebileceği, Faturaın ve eki Çekin iktisabında gereken dikkat ve özeni göstermeyen, bu konuda kusurlu olan davalı (... Şti nin), davaya konu çeki aynen iade etmesi veya çek bedeli tahsil olunmuş ise; Ki Çeklerle ilgili olmak üzere davalı ... Şirketine 108.718,50 TL ödemelerde bulunulduğu nun beyan olunduğu, Ödenen bu bedelin (ödeme tarihlerinden itibaren) işleyecek avans faizi ile (talep gibi yasal faizi ile) birlikte istirdadının talep edilebileceği, Tarafların Sair taleplerin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu çekin müvekkili elindeyken çalındığını, müvekkilinden sonraki ilk ciranta ...'in imzasının sahte olduğunu, davalı ... şirketinin çeki devralırken faturasız olarak devraldığını, işlemin hukuksuz olduğunu, çek nedeniyle başlatılan takipte müvekkilinin haksız olarak ödemek zorunda kaldığı bedelin iadesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, çekin usulüne uygun ve iyiniyetli şekilde devralındığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dava konusu çekin incelenmesinde, ...Bankası A.Ş ... Şubesine ait, 31/01/2023 düzenleme tarihli, ... seri numaralı, 75.000,00 TL bedelli, keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının ve ilk cirantasının davacı ..., davacıdan sonraki cirantaların sırasıyla ... ve ... olduğu, hamilin ise davalı ... şirketi olduğu görülmüştür.
Davalı tarafça ... 35. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasından davacı ile çekteki keşideci ve diğer cirantalar hakkında takibe başlandığı, davacının 17/02/2023 tarihinde 77.696,40 TL ve 75.825,00 TL olmak üzere 2 adet ödeme yapıldığı, 04/04/2023 tarihinde ise 44.802,90 TL'nin fazla ödemenin iadesi açıklamasıyla davacıya iade edildiği, buna göre davacının takip dosyasına sonuç olarak 108.718,5 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
Davalı tarafça çekin devralınmasına dayanak ... işleminin incelenmesinde ise, davalının müşterisi dava dışı ... ile 15/09/2022 tarihinde ... sözleşmesi imzaladığı, 21/09/2022 tarihli ... işlemi ile müşterisi ... tarafından dava dışı ...Ltd. Şti'ye düzenlenen 19/09/2022 tarihli, ... seri numaralı, 97.200,00 TL bedelli e-arşiv faturasının 75.000,00 TL'lik kısmını devralmak suretiyle ile dava konusu çeki devraldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış; bilirkişi tarafından, ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak, faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sözleşme veya sipariş formunun ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyacak belgelerin davalı ... şirketi tarafından araştırılmadığı, faturaların borçlusunun aranmadığı, borcun teyit edilmediği, müşteri beyanına istinaden işlem yapıldığı, davalı ... Şti.'nin davaya konu çeki ciro yoluyla devir alırken, çekin keşidecisine müracaat etmediği, çekin durumu hakkında bilgi almadığı ve dolayısıyla davalı ... Şti.'nin ... işlemini 21.09.2022 tarihinde yapmış olmakla birlikte, kayıp olayının birkaç gün evvel yaşandığı, keşideciye sorma halinde kayıp ve çalıntı olayından haberdar olunacağı ve çekleri teminata/işleme almayacağı, çeklerin durumu hakkında keşideci bilgisine başvurulmadığı, dolayısıyla davalı ... Şti.'nin 21.09.2023 tarihi itibariyle keşidecisinin bilgisi dahilinde olacak olan çalıntı çekleri iktisap ettiği söylenebileceği ifade edilmiştir. Faturanın ve eki çekin iktisabında gereken dikkat ve özeni göstermeyen, bu konuda kusurlu olan davalı ... Şti.'nin, davaya konu çeki aynen iade etmesi veya çek bedeli tahsil edilmiş ise; ki çeklerle ilgili olarak davalı ... Şirketine 108.718,50 TL ödemelerde bulunulduğu beyan edilmiştir. Ödenen bu bedelin (ödeme tarihlerinden itibaren) işleyecek avans faizi ile (talep gibi yasal faizi ile) birlikte istirdadının talep edilebileceği kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığına ... işleminin konusu yapılan ... (... VKN) tarafından ... Tic. Ltd. Şti'ye (...) düzenlenen 19/09/2022 tarihli ... numaralı 97.200,00 TL bedelli faturanın sistemde kayıtlı olup olmadığı, e-arşiv faturası olarak düzenlendiği iddia edilen faturaların gerçek olup olmadığının sorulmasına dair müzekkereye, 06/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile söz konusu faturanın veri tabanında kayıtlı olarak yer aldığının tespit edildiğinden bahisle cevap verildiği görülmüştür. Müzekkere ekinde gönderilen dökümden de fatura ile ilgili iptal işleminin yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığına davalı .. A.Ş tarafından ... işlemi ile temlik alınan ... A.Ş... Şubesine ait ... seri numaralı 31/1/2023 tarihli 75.000,00 TL bedelli çeke dair birliğinize ulaşmış bir çalıntı bildirimi olup olmadığı, varsa bildirim üzerine üyelerinize bildirimde bulunup bulunmadığınız, bulunmuş iseniz bildirime dair örneğin bir suretinin mahkememize gönderilmesi için müzekkere yazılmış, 28/02/2024 tarihli müzekkere cevabında, dava konusu çek ile ilgili olarak herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir.
... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davacının mahkememiz dava konusu edilen çekin de içinde bulunduğu bir kısım çekler hakkında çek iptali ve ödeme yasağının talep edildiği, dava konusu çek hakkında 26/09/2022 tarihinde ödeme yasağı kararının işlendiği, ... Bankasının yazı cevabından anlaşılmıştır.
Her ne kadar bilirkişi raporunda ... şirketinin faturanın ve çekin iktisabında gereken dikkat ve özeni göstermediği için kusurlu olduğu, bu sebeple davaya konu çeki iade etmesi veya bedeli tahsil etmesi halinde iade etmesi gerektiği belirtilmiş ise de bilirkişi delili takdiri delil mahiyetinde olup aşağıda açıklanan gerekçelerle bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir.
Yargıtay 11 HD.nin ... Esas-...Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ... işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
6361 sayılı Yasanın 9/2. maddesi ve buna bağlı olarak TBK'nın 188. maddesine göre bedelsizlik iddiasının ... şirketine karşı ileri sürülebilmesi için davacının üçlü ... ilişkisi içerisinde yer alması gerekir. Kanun ve Yönetmelikte açıkça, ... şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre ... şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu, ... işleminden haberdar olduğu andan itibaren, ... müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî defileri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir.
Fakat şahsî defilerin ... şirketine karşı ileri sürülebilmesi, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlıdır. Buna göre, senette düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile ... şirketi arasında ... sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan ... şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî defıleri, ... şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile ... şirketi arasında ... sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan ... şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri ... şirketine karşı ileri sürebilecektir.
Somut odayda; takip dayanağı çek ve dosya içeriğinde bulunan ... sözleşmesi, faturalar ve ödeme araçları tevdi bordrosu içeriği incelendiğinde, çeki düzenleyenin dava dışı ... olduğu, davacının ise lehtar ve ilk ciranta olarak yer aldığı, sonrasında çekte sırasıyla ... ve ...'ın ciranta olduğu son cirantanın ise davalı ... A.Ş olduğu görülmekte olup, davacı görüldüğü üzere üçlü ... ilişkisi içerisinde yer almamaktadır. 6361 sayılı Kanunun 9/3. maddesinde ise "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla ... şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri ... şirketine karşı ileri süremez; meğerki, ... şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda, davacı lehtar, hamile karşı bedelsizlik iddiasını ancak ... şirketinin bilerek zararına hareket ettiğini kanıtlaması ile ileri sürebilir.
Buna karşın senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Bu sebepledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve ... E., ... K.)
Somut olayda dava konusu çek davacı ... adına düzenlenmiş olup TTK'nın 778/2-D maddesi yollaması ile TTK 677.maddesi gereğince dava konusu çekte lehtardan sonraki cirantanın imzasının ona ait olmaması davacı lehtar ilk cirantayı sorumluluktan kurtarmayacağı ve imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği gibi imzasını inkar etmeyen/imzasının ona ait olduğu tespit edilen davacı cirantanın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu nedenle davacı cirantanın davalının kötü niyeti ispatlanmadığı sürece çek bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında ...'a finansman sağlayan ... şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... esas ve ... karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, davacı keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi nedeniyle çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek ... tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ... Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... şirketinin dava konusu çeki 21/09/2022 tarihli ödeme araçları tevdi bordrosu ile devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği 15/09/2022 ... sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, davalı ... şirketi müşterisi, çekte davalı ... şirketinden önce son ciranta olan dava dışı ...'ın, çekte kendisinden önceki ciranta olan ... Ltd. Şti'ye (...) düzenlediği 19/09/2022 tarihli ... numaralı 97.200,00 TL bedelli fatura ile alacağın tevsik edildiği, mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 06/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile söz konusu faturanın veri tabanında kayıtlı olarak yer aldığının tespit edildiği yine mahkememizce Finansal Kurumlar Birliğine yazılan müzekkereye verilen 28/02/2024 tarihli müzekkere cevabında, dava konusu çek ile ilgili olarak herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir. Davacı tarafından şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı ... şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasından dava konusu çek hakkında verilen ödeme yasağı kararı banka tarafından 26/09/2022 tarihinde işlendiği, buna karşılık davalının ... işlemini 21/09/2022 tarihinde gerçekleştirdiği anlaşıldığından, ... işlem tarihi itibariyle davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların ... işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının ... işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı ... şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığından lehtar davacının çek bedelinin istirdatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile eksik 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır