T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/482 Esas
KARAR NO : 2025/175
DAVA :Tazminat
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin yetkili temsilcisi ...' nın 05/12/2022 tarihinde telefonunun çalındığını fark ettikten sonra banka hesaplarını kontrol etti ve banka hesaplarından ve kredi kartlarından hırsızlık yapıldığını fark ettiğini, akabinde derhal aynı gün suç duyurusunda bulunduğunu, 05/12/2022 tarihinde ...” nın bilgisi dışında telefonunda bulunan ve aktif olarak kullandığı birçok mobil bankacılık uygulaması üzerinden Müvekkilinin hesaplarından para çalındığını, Müvekkili şirketin ... Bankası” na ait hesabından sırayla 14.600,00 TL, 11.700,00 TL, 187,00 TL ve 99.975,00 TL çekildiği hususu tespiti üzerine aynı tarihte ... Bankası nezdinde itirazların yapıldığını, akabinde bu miktarın iadesi için ihtarname gönderildiğini, davalı banka tarafından ihtarname ile ödeme yapılmayacağı ve bankanın kusurunun bulunmadığı şeklinde cevap verildiğini, banka tarafından verilen bu cevabın hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili tarafından bildirim süresi içerisinde savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, Müvekkilinin mobil bankacılık bilgilerinin ve şifrelerinin çalınmasından herhangi bir kusuru bulunmadığını, gerçekleştirilen işlemlerin miktarları, yapılan bu işlemlerin yapılma saatleri, birden fazla kez birçok deneme yapıldığı, hatta bazı kurumların riskli görerek parayı iade etmesine rağmen Davalı Banka tarafından yeterli dikkat ve özen gösterilmediğini ve müvekkilinin kredi kartı ve kredi hesaplarının boşaltıldığını, Davalı bankanın sorumluluğu ve kurusunun güncel Yargıtay kararlarına göre de ağır bir sorumluluk olduğundan davalının kusurlu olduğunun bir gerçek olduğunu, Davalı bankanın müvekkilinin itirazı sonrasında sesli komut sistemiyle dahi müvekkilinin onayının alındığının iddia edildiğini, ancak müvekkilinden böyle bir onay alınmasının mümkün olmadığını, bankaların kendilerine yatırılan parayı mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğunu, bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paranın aslında doğrudan bankanın zararı niteliğinde olduğunu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiğini, hal böyleyken müvekkilinin kusuru bulunmayan olayda davalı bankanın yeterli güvenlik önlemlerini alamaması dolayısıyla müvekkilinin zarara uğramasından davalı bankanın sorumlu olacağını, yapılan işlemler değerlendirildiğinde yalnızca basit bir hesap hareketleri incelemesi ile dahi yapılan işlemlerin şüpheli olduğu kanısına varılacağını, bu durumda bankanın sorumlu olmadığından bahisle müvekkilinin uğradığı zararı karşılamamasının hukuka aykırı olacağını, şüpheli eylemlerin gerçekleştiği saatin sabaha karşı 06:00 civarı olduğunu, objektif özen yükümlülüğü dikkate alındığında daha önce benzer saatlerde hiç ya da çok az işlemi bulunan davacının söz konusu saatlerde defalarca işlem gerçekleştirmesinin, sürekli bir başka hesaba transfer yapılmasının, banka tarafından “sesli mesaj onayına” şüpheli hırsızlar tarafından verilen cevabın kabul edilmesinin, hatta söz konusu saatte kredi çekilerek bu kredinin kullanılması ve başka hesaplara aktarılması hususları göz önünde bulundurulduğunda davalı bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve gerekli güvenlik önlemlerini ve tedbirlerini alamadığının aşikar olduğunu beyan ederek; davalı bankanın kusuru dolayısıyla müvekkilinin uğramış olduğu toplamda 126.462,00 TL” lik zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu işlemlerin davacı yana ait kişisel bilgilerin ve telefonunun kullanılması ile gerçekleştirildiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir dolandırıcılık söz konusu ise böyle bir durumda zarardan dolandırıcılık eylemini gerçekleştiren şahsın sorumlu olacağını, bankanın işlem güvenliğini koruduğunu, akıllı SMS göndererek davacı yanı bilgilendirdiğini, yapılan işlemleri müşteri kodu parola akıllı bildirim yoluyla yapıldığını, davacı tarafın kişisel bilgilerinin doğru girilmesi ve davacıya ait telefon vasıtası ile söz konusu işlemlerin gerçekleştirildiğini, müvekkili bankaya kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu hadisenin davacının kusuruyla meydana geldiğini, davacının kendi kişisel bilgilerini ve telefonunu korumakta ağır kusurlu davrandığını, davacının kusurlu hareketlerinin sonuçlarına müvekkili bankanın katlanmasının mümkün olmadığını, çalıntı üzerine davacı tarafça herhangi bir bildirim yapılmadığını, kamuoyunu aydınlatma platformlarınca yapılan onca bilgilendirme çabalarına rağmen göz göre göre maddi zarar oluştuğunu, davalı banka tarafından dava konusu işleme ilişkin tüm bilgilendirmelerin davacının banka kayıtlarında mübrez olan telefon numarasına yapıldığını, davalı banka tarafından alınması gereken bütün önlemlerin alındığını, müvekkili bankanın sık sık para transferi yapılması ve/veya belirli tutar üstünde transfer, işlem, harcama vb yapılması gibi hallerde bu işlemleri tek tek inceleyerek şüpheli işlem olarak algılayıp hesap sahiplerini bilgilendirme yükümlülüğü ve imkanı bulunmadığını, banka hesaplarındaki nakit giriş çıkışları, kredi kullanımı gibi işlemlerin davacının tacir olduğu da düşünüldüğü takdirde şüphe uyandı işlemler olarak da baz alınamayacağını beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bankacılık kanunundan kaynaklanan ve davalı bankanın kusuru olup olmadığı hususu ile zararın sübut ve miktarı hususundadır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve mahkememizce 19/12/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek üzere alacak hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
17/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu işlemlerin 05/12/2022 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, dava dosyası ve uyap üzerinden yapılan incelemede ,bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi'nin dava dosyasına sunulmadığı görüldüğü, dava dosyası ve uyap üzerinden yapılan incelemede Kurumsal İnternet Bankacılığı Başvuru Formu dava dosyasına sunulmadığı görüldüğü, dava dosyasına ... nolu ...TİC.A.Ş firmasına ait hesap hareketlerinin sunulduğu ve yapılan incelemede, 05/12/2022 tarihinde saat 07:21:10'da“ıyz ödeme ve elektronik para hizm.... açıklmasıyla 100.000,00-TL havale yapıldığı, örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. e 05/12/2022 tarihinde saat 07:25:58'de ...A.ş. Açıklamasıyla 14.500,00-TL havale yapıldığı, 05/12/2022 tarihinde saat 07:41:30'da ... A.ş. Açıklamasıyla 11.700,00-TL havale yapıldığı, 05/12/2022 tarihinde saat 07:41:30'da ...A.ş. açıklamasıyla 187,00-TL havale yapıldığı, 05/12/2022 tarihinde saat 13:30:03'de Gelen Eft-,"ıyz Ödeme Ve Elektronik Para Hizm. ıyz İade-16-fynm açıklmasıyla 100.000,00-TL hesaba iade edildiği, e 05/12/2022 tarihinde saat 13:32:26 da ... A.ş. açıklamasıyla 99.975,00-TL havale yapıldığı ,hesap bakiyesinin 5,69-TL olduğu, Hesaptan Toplam Yapılan Havale:126.387,00-TL olduğu görülmüştür. Dava dosyasında ... ya ait şahsi hesap ve kredi kartı ekstrelerinin sunulmamış olduğu bu nedenle inceleme yapılamadığı, İlgili kredi kartı ve hesap ekstreleri sunulduğu taktirde inceleme yapılabileceği, ayrıca...Raporunda işlem hareket detaylarında geçen ... ve ... nolu hesaplara ait ekstre dava dosyasına sunulmadığından ,hesapların kime ait olduğu anlaşılamadığı, Hesap ekstreleri sunulduğu taktirde inceleme yapılabileceği, dava dosyasına sunulan ...Raporlarının bilişim uzmanı bilirkişi tarafından incelenerek değerlendirilmesinin dava dosyasının sonuçlanmasında katkısı olacağı görüş ve kanaatinde olunduğu, konu hakkında Müşteri kendisine tahsis edilen kredi kartı ve şifresini korumakla mükellef olduğu, bu sorumluluğu yerine getiremediğinin anlaşıldığı, tanımadığı kişiler tarafından kredi kartının çalınarak hesabından çalındığını iddia ettiği paralar ile ilgili davalı ... Bankasının herhangi bir sorumluluğu söz konusu bulunmadığının kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 03/12/2024 tarihli duruşma ara karar uyarınca yeniden bankacı ve bilişim uzmanı bilirkişiden oluşan yeni bir heyete tevdi ile gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.
29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davaya konu edilen olayın davacı şirketin, davalı banka nezdinde bulunan hesabı üzerinde 05/12/2022 tarihinde mobil bankacılık vasıtasıyla gerçekleştirilen işlemlerin Şirket Yetkilisinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilmesi iddiasından kaynaklandığı, İşlemlerin gerçekleştirildiği mobil bankacılık Uygulamasın giriş sırasında hem müşterinin hem de Banka tarafının uygulamakla yükümlü bulunduğu işlemlerin mevcut olduğu, davacı şirket Yetkilisi tarafından 05/12/2022 tarihinde cep telefonunun çalınmış olduğu ve mobil bankacılık şifresinin paylaşılmış olduğunun beyan edildiği, dolayısıyla dava dışı şüpheliler tarafından aktivasyonu mevcut bulunan cep telefonu üzerinden mobil bankacılık sistemine giriş işleminin Davacı Şirket Yetkilisi kaynaklı güvenlik zafiyeti sonucu ortaya çıkmış olduğu, Davacı Şirkete ait para gönderimi yapılan hesapların ödeme kuruluşları olduğu, işlemler sırasında cep telefonu sesli komut ile onay alınmış olduğunun belirtildiği, ancak Davacı Şirket Yetkili: çalınmış olduğundan dolayı söz konusu onayın da işlemi gerçekleştiren şüpheliler tarafından gerçekleştirilmiş olacağı, Dava konusu işlemlerin davacı şirket Yetkilisinin kendisi tarafından bilinen ve kimse ile paylaşılmaması gereken şifre ve kendisine ait cep telefonu ile gerçekleştirilmesi dolayısıyla işlem sorumluluğunun davacı şirket Yetkilisinin üzerinde olacağı, davalı banka kaynaklı bir güvenlik zafiyetinden bahsedilemeyeceği, bu nedenle de şu aşamada davacının bir alacağının bulunduğu hususunun ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça davacı şirket yetkilisi ...' nın 05/12/2022 tarihinde telefonunun çalındığını akabinde banka hesaplarından ve kredi kartlarından hırsızlık yapıldığını fark ettiğini, davacı şirketin davalı ... Bankası A.Ş. 'ye ait hesaptan sırayla 14.600,00 TL, 11.700,00 TL, 187,00 TL ve 99.975,00 TL paranın çekildiği, iş bu zarar nedeniyle davalı bankanın kusurunun bulunduğundan bahisle zarar tazmini istemiyle iş bu davanın açıldığı, Yargıtay Hukuk Dairelerinin benzer olaylara ilişkin vermiş olduğu kararlarda (internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarında) hakim görüş; sahtecilik işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara havale yapılması işleminde bankanın aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtulmayacağı ve ispat yükü kendisinde olan davalı bankanın, davacıya vermiş olduğu şifre ve parolaların davacının kusuru ile üçüncü kişilerce ele geçirildiğinin de kanıtlaması gerektiğini, (Yargıtay 11. HD E. ... K.... T. 17.01.2012, Yargıtay 11. HD E....K. ... T. 27.06.2011, Yargıtay 11. HD E. ...K. ...T. 09.05.2011, Yargıtay 19. HD E. ... K.... T. 23.02.2016), telefon hırsızlığı nedeniyle telefon kapsamında tespit edilen bilgi ve belgelere istinaden bankacılık işlemlerinin yapılması veyahut hesap hareketlerinin yapılması hususunda davalı bankaya kusur isnat edilemeyeceği, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da bu hususun sabit olduğu anlaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 2.159,66-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.544,26-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır