T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/526
KARAR NO : 2025/635
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 14/08/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında 23.10.2018 tarihinde ...’ne ilişkin bir yapım sözleşmesi ile bu sözleşmeye bağlı iki ek protokol imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında davacı, 30.250.000,00 TL bedelle depo inşaatı işini üstlenmiş ve davalıya 3.000.000,00 TL tutarında kesin teminat mektubu vermiştir. Davacı, edimlerini sözleşmeye ve protokollere uygun şekilde yerine getirdiğini ve ayrıca ...’in talebiyle sözleşme dışı ilave işler yaptığını, buna rağmen herhangi bir eksiklik veya kusur bildirilmeden teminat mektubunun haksız şekilde paraya çevrildiğini ileri sürmektedir. Davacının iddiasına göre teminatın gelir kaydedilmesi hukuka aykırı olup, eğer bir zarar mevcutsa bunun davalı tarafından somut ve objektif biçimde ispatlanması gerekmektedir. Davacı, varsa kusur oranı dikkate alınarak bedelin mahsup edilmesini, kusur yoksa teminatın tamamının iadesini talep etmektedir. Arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlandığından eldeki dava açılmış, 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davada şimdilik 100.000 TL’nin, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, davacı tarafından açılan davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuki yarar unsurunu taşımadığı, çünkü teminat mektubunda belirtilen bedelin sabit ve belirlenebilir olduğu, dolayısıyla davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur. Esasa ilişkin olarak ise, davacı yüklenici ile imzalanan inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenicinin işi zamanında ve ayıpsız teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, yapılan ihtarname ve geçici kabul tutanağıyla ayıplı ve eksik işlerin tespit edilerek davacıya bildirildiği, ancak bu eksikliklerin giderilmediği ve sözleşmenin 8.7.6. maddesi uyarınca müvekkil şirketin bu işleri üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığı, yapılan ödemelerin dava konusu teminat mektubunun nakde çevrilmesiyle karşılandığı belirtilmiştir. Davacının iddialarını destekleyen delil sunamadığı, sözleşmede teminat mektubunun iadesine ilişkin koşulların oluşmadığı, özellikle SGK ilişiksizlik yazısı ve yeminli mali müşavir raporunun sunulmadığı, ayrıca taşeronlara olan borçlardan dolayı müvekkil şirket aleyhine açılmış iki ayrı ipotek davasının bulunduğu, başka davaların da açılma riskinin devam ettiği, bu nedenle sözleşmenin 9.3.2. ve 9.3.3. maddeleri uyarınca teminat mektubunun iadesinin hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmüştür. Davacı şirketin sözleşme hükümleri gereğince basiretli tacir olarak hareket etmesi gerektiği, ancak yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle davalı şirketin teminatı nakde çevirmesi ve kalan bedeli iade etmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu gerekçesiyle reddi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 23/10/2018 tarihli ... sözleşmesinden ve eki protokollerinden kaynaklanan ve teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeni ile zarar tazmini yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış ve Mahkememizce 09/01/2024 tarihli ara karar ile dosyanın eksiklikler tamamlandığında dosyanın SMM bilirkişi, Borçlar Hukukçusu bilirkişisi ve İnşaat Mühendisi bilirkişiye tevdii ile tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; a) Davalının alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu bu bakımdan teminat mektubunun nakde çevrilmesi şartlarının gerçekleşmediği, aynı nitelikteki bir teminat mektubunun davalıya verilmesi karşılığında teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu oluşan zararların ve mektup bedelinin davacıya iade edilmesi gerektiği, b) Teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 03/12/2024 tarihli ara karar ile dosyanın eksiklikler tamamlandığında tamamlandığında dosyanın yeniden bilirkişi heyeti tevdi ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle dava dışı firmalardan gelen cevabi yazılar ile faturaların davalı defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı ile rapora karşı itiraz ve beyanlarda değerlendirilmek suretiyle dosya kapsamı hakkında ek rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiştir.
14/05/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda;
Davacının anılan sözleşme hükümlerindeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini somut delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Bu konudaki ispat yükümlülüğü davacıya aittir. Davacı tarafından bu yönde somut bir delil sunulmamıştır. Yine, davacının yapmış olduğu inşaatın kusurlu olduğu iddiasıyla davalı aleyhine 2 adet kanuni ipoteğin tescili davası açıldığı ve davaların istinaf aşamasında oldukları, dolayısıyla davalı üzerindeki riskin devam ettiği, ayrıca da ... şirketlerinin, tasdik edilen konkordato projesi kapsamında alacaklı oldukları ve alacaklarının projeye kapsamında ödenmeye başlandığı ancak proje uyarınca ödemelerin tam olarak yapılıp yapılmayacağı hususuna ilişkin riskin devam ettiği anlaşılmaktadır. Teminat mektubunun sözleşmenin 9.2.2. maddesi uyarınca 2 yıl süreli olarak verildiği, teminat mektubunun son geçerlilik tarihinin 22.10.2020 tarihli olduğu, bu tarihte davacının mektubu yenilemediği dikkate alındığında, davalının teminat mektubunu nakde çevirmiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Davalının teminat mektubunu nakde çevirmiş olmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında 23/10/2018 tarihinde "..." akdedildiği, sözleşme kapsamında 30.250.000,00 TL bedel karşılığında depo inşaatı yapım işlerinin üstlenildiği, yine taraflar arasında akdedilen 2 adet ek protokole ve sözleşmeye istinaden 3.000.000,00 TL tutarında kesin teminat mektubu düzenlendiği, sözleşme gereğinin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafça haksız olarak teminat mektubunun nakde çevrilmesi sebebiyle iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça sözleşme gereği işlerin ayıpsız olarak yerine getirilmemesi nedeniyle ... 30. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile eksik ve ayıplı işlerin ihtar edildiği, sözleşme kapsamında yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddinin savunulduğu, sözleşmenin 9.3.2 Maddesi gereğince " Yukarıdaki şartların yüklenici tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğinin anlaşılması sonrası, İşveren'in zarar riskinin olmaması halinde kesin teminatı, Kesin hakedişin yapılmasına müteakip 15 gün içinde, 9.5.1.1 maddesi kapsamında yükleniciye iade edilir. Ancak bu aşamada her ne sebeple olursa olsun yukarıdaki hükümler saklı olmak kaydıyla işveren aleyhine açılmış işle ilgili herhangi bir davanın veya yüklenici aleyhine açılmış olmakla birlikte İşveren'in de zarar görme ihtimalinin olması halinde kesin teminat o anki dilim ve sonraki yüklenici'ye ve sonraki dilimleri yüklenici'ye iade edilebilir. " şeklinde düzenlendiği, yine sözleşme kapsamında ... T.A.O Yenidoğan/ İstanbul şubesinden, ... AŞ'ne verilmiş teminat mektubunda; ...A.Ş. ile ... arasında ki 23/10/2018 tarihli sözleşme hükümlerinin kısmen veya tamamen yerine getirilmesi için müteahhidin ihale bedeli üzerinden vermek zorunda bulunduğu kesin teminat tutarı olan azami 3.000.000,00 TL'sini bankamız garanti ettiğinden işbu teminat mektubu 22/10/2020 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar tazmin talebi bankamıza ulaşmadığı takdirde kendiliğinden hükümsüz sayılacağı ve söz konusu teminat mektubunun 22/10/2020 tarihinde ... AŞ'nin hesabına havale yapılmış olduğu, dosya kapsamında ... Bankası'nın 22.10.2020 tarihli yazısından anlaşıldığı, taraf temsilcilerince imza altına alınmış 17/10/2019-18/10/2019 tarihli geçici kabul tutanağının sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede 9.3.2 Maddesi gereğince kesin kabullerin yapıldığına ilişkin bilgi belge bulunmamakla, teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşmadığı, bu hususun aldırılan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu görülmekle; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.707,75-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.092,35-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip
¸
Hakim
¸