T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/639 Esas
KARAR NO : 2025/906
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 13/09/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu uyuşmazlığın daha önce ... 10. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ...sayılı kararı ile reddedildiğini, kararın istinaf edildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... E. Ve ...K. Sayılı kararı ile yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılmasına ve dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verdiğini, davanın bir grup şahsın kullandıkları bir bilgisayar programı ile SPK tarafından yetkiilendirilmiş aracı kurum olan müvekkili şirketin sistemindeki fiyat hatalarını tespit ettiklerini, birkaç dakika içerisinde gerçekleştirdikleri işlemlerle müvekkili şirketi toplamda 157.000,00-USD, davalı hesabını ise 62.000,00-USD zarar uğrattıklarını, bu nedenle davanın kabulü ile davalının sözleşmeye ve hukuka aykırı fiilleri ile davacıya verdiği zarardan kaynaklanan belirsiz alacağın asgari 50.000,00-TL tutarındaki kısmının en yüksek faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalının davacı şirket nezdinde hesabında bulunan üzerinde hapis ve rehin hakkının kullanılması nedeniyle bloke edilmiş tutardan takas ve mahsup edilmesine, kalması halinde takas ve mahsup edilemeyen bakiye miktarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasında imzalanan ...Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklı, davalı tarafça işlem platformunda oluşan hatalı fiyat verilerini suistimal edildiği iddiasıyla uğranılan zararın tahsili isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
... 10. Tüketici Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... 10. Tüketici Mahkemesine müzekkere yazılarak... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 10. Tüketici Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, açılmamış sayılan ... Esas sayılı dosyanın (istinaf kararı öncesi 2020/165 sayılı dosya) talep edilmesine, haklı davanın kabulü ile davalının taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye ve hukuka aykırı fiilleri ile davacıya verdiği zarardan kaynaklanan belirsiz alacağın, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, asgari 50.000 TL tutarındaki kısmının, en yüksek avans faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte, halen davalının davacı şirket nezdinde hesabında bulunan ve üzerinde hapis ve rehin hakkının kullanılması nedeniyle bloke edilmiş tutardan takas ve mahsup edilmesine; kalması halinde takas ve mahsup edilemeyen bakiye miktarın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Huzurdaki dava, davalının taraflar arasında imzalanmış Kaldıraçlı Varlık ve Türev Araç Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi'ne ve hukuka aykırı fiilleri ile davacıya verdiği zarardan kaynaklanan belirsiz alacağın, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, asgari 50.000 TL tutarındaki kısmının, en yüksek avans faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte, halen davalının davacı şirket nezdinde hesabında bulunan ve üzerinde hapis ve rehin hakkı kullanılan tutardan takas ve mahsup edilmesine; kalması halinde takas ve mahsup edilemeyen bakiye miktarın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi hakkındadır. Bilirkişi heyeti, Sayın Mahkemenin görevlendirme kararı doğrultusunda, dava dosyasına ibraz edilen tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, duruşma tutanakları ve meri mevzuat dikkate alınarak inceleme yapmıştır. Dava dilekçesi ve ekli belgeler ile mahkemeye sunulan .... 10. Tüketici Mahkemesi ... sayılı dosyasındaki belgeler, gerektiğinde davacı kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle işlem tarihlerinde davacının sistemlerinde hatalı fiyat verileri bulunup bulunmadığı tespit edilmiştir. Hatalı fiyat verileri bulunması halinde, bu veriler üzerinden yapılan işlemlerin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13. maddesine aykırılık teşkil edip etmeyeceği, tarafların karşılıklı kusur ve durumları ile davacı tarafça davalının elde ettiği menfaat üzerinde sözleşmenin 12. maddesi gereği hapis ve rehin kullanılması karşısında davacının zarar miktarının tespiti, hapis ve rehin hakkı kullanılan miktarı aşan zararın belirlenmesi hususları bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. İncelemeler sonucunda, dava konusu olayla ilgili kusur durumlarının belirlenebilmesi için SPK mevzuatı çerçevesinde hukuki değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafın itirazları da dikkate alınarak, daha önceki heyete dahil edildiği üzere, SPK hukuku alanında uzman bir bilirkişinin heyete dahil edilmesi ve konuya ilişkin asıl raporun düzenlenmesinin daha uygun olacağı " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 09/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davalı müşteri hesabında yapılan işlemin sermaye piyasalarında meşru işlem türleri arasında yer alan “arbitraj işlemi” olduğu, ekran fiyatlarının hatalı olması durumunda geçerli olabilmesi için iki şartın birlikte sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Bu şartlardan ilki, müşterinin profesyonel müşteri statüsünde olması, ikincisi ise ihtilaf konusu işlemin yapılan kurum tarafından iptal edilmiş olmasıdır. Dosyada davalı müşterinin SPK düzenlemeleri kapsamında “profesyonel yatırımcı” statüsünü haiz olduğuna dair belge bulunmadığından, itiraz konusu yapılan gerekçeyle emir iptalinin 111-37/1 Tebliği m. 29 ve 111-39/1 sayılı Tebliği m. 26 kapsamında mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, davacı aracı kurum tarafından fiilen emir iptali işlemi yapılmadığı; sadece müşterinin yatırım hesabındaki paranın iddia edilen gerekçelerle müşteriye iade edilmediği anlaşılmış ve bu durumun 111-37/1 sayılı Tebliğin 19/1-ç maddesi hükmüne aykırı olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu ayrıca, dava konusu işlemlerde işlem fiyatının davacı müşteri tarafından belirlenerek manipüle edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını; davalı müşterinin, kendisine sunulan fiyatları işlem platformu ekranından görerek gerçekleştirdiğini ortaya koymuştur. Sunulan fiyatlarda hata olması halinde, hatayı yapan tarafın kotasyonu müşteriye sunan davacı aracı kurum olduğu, dolayısıyla hata yapan tarafın kendi hatasının maliyetine katlanması gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, taraflar arasında imzalanan Kaldıraçlı Varlık ve Türev Araç Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklı, davalı tarafça işlem platformunda oluşan hatalı fiyat verilerini suistimal edildiği iddiasıyla davacı tarafça uğranılan zararın tahsili istemli alacak davasıdır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, mahkememizce dosya arasına alınan ... 10. Tüketici Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasına sunulu belgeler ve gerektiğinde davacı kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapmak suretiyle, işlem tarihlerinde davacının sistemlerinde hatalı fiyat verileri bulunup bulunmadığı, hatalı fiyat verileri bulunuyor ise davalının bu hatalı fiyat verileri üzerinden işlem yapıp yapmadığı, işlem yaptı ise bu işlemlerin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13. Maddesine aykırılık teşkil edip etmeyeceği, hatalı fiyat verileri sunuluyor ise hatalı fiyat verisi üzerinde işlem yapılmasında tarafların karşılıklı kusur durumları, davacı tarafça, davalının elde ettiği menfaat üzerinde sözleşmenin 12. Maddesi gereği hapis ve rehin kullanılması karşısında davacının zarar miktarının tespiti ile hapis ve rehin hakkı kullanılan miktarı aşan zararı var ise zararının tespiti hususlarında dosyanın Sermaye Piyasaları Konusunda Uzman ..., ..., Bankacı-Danışman Suistimal İnceleme Uzmanı...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06/11/2024 tarihli ön raporda; incelemelerimiz neticesinde, dava konusu olayla ilgili kusur durumlarının belirlenebilmesi için SPK mevzuatı çerçevesinde hukuki değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafın itirazlarını da gözüne alarak, daha önceki heyete dahil edildiği üzere SPK Hukuku alanında uzman bir bilirkişinin heyetimize dahil edilmesi ve konuya ilişkin görüşleri alındıktan sonra asıl rapor düzenlenmesinin daha uygun olacağı kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetine Spk Uzmanı ...'in eklenmesi ile ön raporda belirtilen eksiklikler giderilmek ve mahkememizin 1 nolu celse 6 nolu ara kararı doğrultusunda rapor düzenlenmesi için dosyanın ön raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/10/2025 tarihli heyet raporunda; davacı ... nezdinde hesabı bulunan davalı müşteri tarafından yapılan işlemin sermaye piyasalarında meşru işlem türleri arasında yer alan “arbitraj işlemi” olduğu, ekran fiyatlarının hatalı olduğunun iddia edilmesi durumunda işlemin iptal edilebilmesi için iki şartın birlikte sağlanmasının gerektiği, bu şartların ilkinin, müşterinin profesyonel müşteri statüsünde olması, ikincisinin de ihtilaf konusu işlem için korunma işlemi yapılan kurum tarafından da iptal edilmiş olması olduğu, davalı müşterinin SPK düzenlemeleri kapsamında “profesyonel yatırımcı” statüsünü haiz olduğu konusunda dosyada belge bulunmadığından, itiraz konusu yapılan gerekçeyle emir iptalinin III-37.1 Tebliği m. 29 ve III-39-1 sayılı Tebliği m. 26 kapsamında mümkün bulunmadığı, davacı aracı kurum tarafından fiilen emir iptali işlemi yapılmadığı, sadece müşterinin yatırım hesabındaki paranın iddia edilen gerekçelerle müşteriye iade edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumun da III-37.1 sayılı Tebliğin 19/1-ç maddesi hükmüne aykırı olduğu, dava konusu işlemlerde işlem fiyatının davacı müşteri tarafından belirlenmesi veya suiistimal yada manipüle edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, davalının aracı kurum tarafından müşterilerine sunulan fiyatların işlem platformu ekranından görerek işlemlerin yapılmış olduğu, sunulan fiyatlarda hata söz konusu ise hatayı yapan tarafın kotasyonu müşteriye sunan davacı aracı kurum olduğu, hata yapan tarafın kendi hatasının maliyetine katlanması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davalının celbini talep ettiği ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasının celp edildiği, dosyanın incelenmesinde mahkememiz dosyası davalısının davacı, davacısının davalı olduğu, uyuşmazlığın "taraflar arasında kurulan sermaye piyasalarındaki kaldıraçlı yatırım işlemleri aracılık sözleşmesi kapsamında, davacının davalının işlettiği yatırım forex işlemleri piyasasında "arbitraj işlemi” olarak adlandırılan yabancı para cinsinden yapılan, kaldıraçlı işlemden kaynaklı kazanılan paranın yürürlükteki mevzuat ile taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak kazanılıp kazanılmadığı, davacının söz konusu arbitraj işlemi üzerinden kazandığı parayı davalı yatırım şirketinden talep edip edemeyeceği." hususuna ilişkin olduğunun tespit edildiği, mahkemece davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazlarının kısmen iptaline, takibin 62.103,84-USD asıl alacak ve 4.210-USD takip öncesi işlemiş faizi olmak üzere toplam 66.313,84-USD üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı üzerinden, alacak tamamen ödenene dek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işletilecek USD faiziyle birlikte takibin devamına; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, henüz istinaf incelemesinden dönmediği görülmüştür.
Davalının celbini talep ettiği ... 10. Tüketici Mahkemesinin ... esas, ...karar sayılı dosyasının mahkememiz dava dosyası ile aynı talebe ve aynı konuya ilişkin olduğu, mahkemece görevsizlik kararı verildiği, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasındaki olay ile benzer nitelikteki olayda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı 27/09/2024 tarihli ilamıyla, "Taraflara arasında, 26/02/2016 tarihli Kaldıraçlı Varlık ve Türev Araç Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, bilirkişi incelemesi ve SPK uzmanı bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı-karşı davalı talebi gibi gerçekleştirilen kaldıraçlı işlemler sonucu elde edilen kazancın davacıya ödenmediği, Davalı/karşı davacı istinafa ilişkin olarak davacı/karşı davalının bir grup ile birlikte hareket ederek aynı anda işlem yaptığı, paraları aynı anda çektikleri ve avukatlarının aynı olduğundan bahisle hileli işlemler yapıldığı ve bilerek müvekkilinin zararına hareket edildiği iddiasında bulunmuş olup, bilirkişi raporu ve SPK uzman raporunda hesaba erişimde kullanılan IP adreslerinin sistemde kaydı olan ve daha evvel sisteme bağlantı sonucu oluşmuş IP adresleri olduğu, iddiaya konu zaman aralığında sisteme farklı bir hesap üzerinden erişim sağlanmadığı, sistemin erişimine engel bir durumla ya da sisteme yetkisiz bir müdahale ile karşılaşılmadığı, aynı anda yapılan işlemlerin robot yazılımlar ile gerçekleştirildiği, bunun SPK mevzuatı açısından yasal olduğu, bu robot yazılımların brokerler tarafından da kullanıldığı, böylece aynı IP adresi üzerinden birden fazla hesaba aynı anda birden fazla emir verilmek sureti ile işlemler gerçekleştirilebildiği, bu nedenle davalı/karşı davacının belirtmiş olduğu durumun müşterilerin aynı uzman robotu kullandıklarını gösterdiği, Davalı/karşı davacının, farklı dosyalarda birden fazla kişinin avukatının aynı olduğu iddiasının ise herkesin avukat seçme özgürlüğü bulunduğu ve kötüniyet iddiasına tek başına delil oluşturmayacağı, davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalının icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarı olan 43.021,62 USD kadar kazancına bloke koyduğunun sabit olduğu, bu tutarın yargılama gerektirmediği, bilinebilir olduğu, %20 si nispetinde icra inkar tazminatının davalı/karşı davacıdan alınmasında yasaya aykırılık bulunmadığı," gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından, her ne kadar davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı, bir grup kötü niyetli şahsın, organize biçimde hareket ederek bilişim sistemlerindeki hatalardan faydanalanarak haksız kazanç elde ettiklerini, raporda yer verilen aracı kurumların müşteri emirlerini iptal edememelerine ilişkin yasağın somut konu ile bir ilgisi bulunmadığını, düzenlemenin ilk halinde aracı kurumların müşteri emirlerini sadece profesyonel müşteriler için değil, tüm müşteriler için iptaline olanak verilmekte iken daha sonra, müşteri emirlerini iptal yetkisinin bir takım aracı kurumlar tarafından kötüye kullanıldığı görüldüğünden, iptal yetkisi genel müşteriler için kaldırılarak, profesyonel müşteriler için ise uygulanabilir kaldığını, davacı aracı kurumun tamamen kendisini korumak için iyi niyetli bir çaba içerisinde hareket ettiğini, davalı ve birlikte hareket ettiği grubun daha ciddi bir fiyat hatasında 4-5 dakika içeresinde 150.000 USD değil, 1.500.000 USD de, 15 milyon USD de para kazanabileceği, böyle bir durumda SPK’dan aldığı lisansla yıllara sari bir şekilde faaliyet gösteren bir finans kurumunun iflas etmesine sebep olunabileceği ve fiyat hatasının aracı kurum sorumluluğunda olmasının bu durumu haklı göstermeyeceğini beyan etmiş ise de raporda da belirtildiği üzere davalının, davacı tarafından kendisine sunulan fiyatlar ile işlem yapıldığı, davalının işlem yaptığı fiyat ile piyasa fiyatı arasında %1'lik farkın piyasa dışı olarak kabul edilemeyeceği, buna karşın davacının hizmet aldığı fiyat sağlayıcısının işlemlerinin ve davacının iç kontrolünün yetersizliğinden bahsedilebileceği, aynı anda yapılan işlemlerin robot yazılımlar ile gerçekleştirildiği, bunun SPK mevzuatı açısından yasal olduğu, bu robot yazılımların brokerler tarafından da kullanıldığı, Spk Denetleme Raporunda da açıklandığı üzere yatırımcının yaptığı işlemler ile uluslararası piyasalarda fiyatı belirlenen paritelerde fiyat oluşumuna etki etmesinin mümkün bulunmadığı mahkememizce de kabul edilmiş olup dosya kapsamına ve benzer olaya ilişkin verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı 27/09/2024 tarihli ilamı ile uyumlu, oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu görülen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 238,48 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır