T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/667
KARAR NO : 2025/918
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 18/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, ... Ltd. Şti., müvekkilinin ...A.Ş.’den 2020 yılından bu yana ticari ilişkisi bulunduğunu, 28.08.2023 tarihinde internet bankacılığı aracılığıyla müvekkilinin onayı olmaksızın ve SMS ile bilgilendirme yapılmadan toplam 636.547,59 TL tutarında üç adet ticari kredi kullandırıldığını, bu kredilerin bir kısmının dört farklı hesaba EFT yoluyla aktarıldığını, kredilerin herhangi bir ticari karşılığı bulunmadığını ve müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürmüştür. Müvekkilin söz konusu işlemlerden haberdar olmadığı, banka yetkilisinin gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, SMS doğrulama ve onay mekanizmalarını işletmediği belirtilmiş, bankanın teknolojiye ilişkin objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu nedenle zararın tamamından sorumlu olduğu ileri sürülmüştür. Davacı, öncelikle arabuluculuk yolunu tükettiğini, bankaya başvurmasına rağmen bir sonuç alınamadığını, bu nedenle dava açmak zorunda kaldığını, mahkemece tedbiren ana para ve faizleriyle birlikte 697.966,36 TL’nin ödemelerinin durdurulmasını, ödenen 137.892,92 TL’nin istirdadını ve davalıdan yargılama gideri ile avukatlık ücretinin tahsilini talep etmiştir. Delil olarak banka hesap ve işlem kayıtları, SMS kayıtları, arabuluculuk tutanağı, savcılık soruşturma dosyası, bilirkişi incelemesi ve diğer her türlü delil sunulmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... Şirketi nezdindeki ... hesabından, kendisinin bilgisi dışında EFT ve kredi işlemleri yapıldığı yönündeki iddialarının, davalı bankanın sunduğu hesap hareketleri, mobil ve internet bankacılık logları, SMS kayıtları, olay raporu ve çağrı merkezi kayıtları çerçevesinde değerlendirilmiş olduğu, davalı bankanın ... sayılı Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik ile uluslararası standartlara uygun olarak iki faktörlü doğrulama uyguladığı ve mobil aktivasyon yapılan cihaza gönderilen SMS yoluyla işlemlerin gerçekleştirildiği, buna karşılık davacı şirket yetkilisinin bankaya ait olmayan sahte bir internet sitesine girerek kendi şifrelerini üçüncü kişilerin eline geçmesine neden olduğu, Yargıtay 11. ve 19. Hukuk Dairelerinin kararları doğrultusunda müşterinin kişisel şifrelerini korumakla yükümlü olduğu, dolayısıyla davacı tarafın ağır kusuru bulunduğu, ayrıca davacı tarafından ihtiyati tedbir talebi kapsamında HMK m.389 ve 390’da öngörülen koşulların oluşmadığı, tüm bu hususlar dikkate alınarak, davalı bankanın güvenlik önlemlerini eksiksiz yerine getirdiği ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Davalı bankanın kusurla eylemleri iddiası nedeni ile açılan menfi tespit ve istirdat davasınını yasal şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, trafik kayıtları, tramer kayıtları, hasar dosyası ve ... 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 09/01/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişiye tevdii ile gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 22/01/2025 tarihli ara karar ile dosyanın kök rapordaki bir kısım eksik evraklar tamamlandığı görülmekle dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
05/07/2024tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... Bank A.Ş. ... Şubesi ile ...Tic. Ltd. Şti. arasında 07/02/2023 tarihli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup 25.000.000,00 TL kredi limiti tahsis edilmiştir. Ayrıca, 09/06/2020 tarihinde Alternatif Dağıtım Kanalları Kullanımı Başvuru Formu ve Sözleşmesi imzalanmış olup, 07/02/2023 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında krediler tesis edilmiştir. 28/08/2023 tarihinde 120.000 TL tutarlı, 12 ay vadeli ve yıllık %9,63192 oranlı taksitli ticari kredi kullandırılmış, aynı gün 8.400 TL ve 83.000 TL tutarında EFT işlemleri, mobil bankacılık üzerinden ... adına gerçekleştirilmiştir. Ayrıca 28/08/2023 tarihinde 470.000 TL tutarlı, 4 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırılmış ve 100.000 TL ile 318.000 TL tutarındaki EFT işlemleri mobil bankacılık üzerinden ... ve ... adına yapılmıştır. 28/08/2023 tarihinde 46.457,59 TL tutarında iskonto kredisi kullandırılmış ve 42.500 TL tutarında EFT Ferhat Başar adına gerçekleştirilmiştir. 28/09/2023 tarihi itibarıyla anapara ödemeleri sonrası kalan tutarlar sırasıyla 111.528,16 TL, 357.606,91 TL ve 46.457,59 TL olarak belirlenmiştir. Bilişim açısından değerlendirildiğinde, davacının telefonunun ele geçirildiği ve uhdesinden çıktığı anlaşılmış olup, bu durum davalının finansal güvenliği sağlamak için alması gereken önlemleri ortadan kaldırmamaktadır. Davacının telefonu ele geçirildikten sonra bankayı hızlı şekilde bilgilendirip bilgilendirmemesi, yaşanan finansal mağduriyetin sorumluluğu açısından önem arz etmektedir. İşlemlerde şifre kullanımı gerekli olup, davacının T.C. kimlik numarası, internet bankacılığı şifresi ve SMS/bildirim şifreleri doğru olarak sisteme girilmiş, finansal işlemler bu şekilde tamamlanmıştır. Davacının telefon, kişisel veriler ve bankacılık erişim bilgilerini yeterince koruyamadığı ve bu durumun işlemlerin yapılmasına zemin hazırladığı tespit edilmiştir. Kusur tespitinde, banka sistemindeki işlemlerin normal görünmesi ile davacının giriş yapamadığı beyanı arasındaki çelişkiler, e-posta ve şube kayıtlarındaki eksiklikler dikkate alınabilir. Mahkeme, gerekli görürse ... ve ...’ın ifadelerine başvurabilir, ... kayıtları için savcılık makamından talepte bulunabilir, ayrıca ... şirketine müzekkere yazılarak davacıya ait telefon hattına gönderilen SMS mesajlarının listesi ve yönlendirme durumu sorgulanabilir. Tüm inceleme ve araştırmalar sonucunda hazırlanan işbu bilirkişi raporu, Mahkeme’nin görüş ve takdirine sunulmuştur.
20/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; İşbu bilirkişi ek raporu, dava dosyası kapsamında yapılan teknik incelemeleri içermektedir ve raporda sunulan analizler, bulgular ile değerlendirmeler mevcut deliller ve güncel teknoloji uygulamaları ışığında hazırlanmıştır; rapor yalnızca bir uzman görüşü niteliğinde olup mahkeme açısından bağlayıcı değildir, nihai karar tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları, mevzuat ve içtihatlar değerlendirilerek mahkemece verilecektir. Uyuşmazlığın kaynağı, davacı şirket ile ... A.Ş. arasında 28.08.2023 tarihinde gerçekleşen ve davacının bilgisi ve onayı olmadan yapıldığı iddia edilen toplam 636.457,59 TL tutarındaki "Referanslı Ticari Kredi" kullandırımı ve buna ilişkin EFT işlemleridir; davacı işlemlerin yetkisiz kişilerce yapıldığını ve bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığını iddia ederken, davalı banka tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve zararın müşterinin kendi güvenlik ihmali nedeniyle ortaya çıktığını savunmaktadır. Banka log kayıtları ve Turkcell müzekkere cevabı incelendiğinde, 28.08.2023 tarihinde saat 10:13:30'da davacının kayıtlı telefon hattına mobil bankacılık aktivasyon şifresi gönderildiği ve 10:14:14'te aktivasyon işleminin tamamlandığı tespit edilmiştir; aktivasyon davacının kayıtlı iPhone cihazından farklı olarak "..." model cihazdan gerçekleştirilmiş, işlemler farklı bir IP adresinden yapılmış olsa da iki faktörlü doğrulama eksiksiz uygulanmıştır ve ... kayıtlarına göre telefon hattında yönlendirme yapılmamıştır. Davalı banka, BDDK'nın 13.03.2020 tarihli yönetmeliği çerçevesinde zorunlu kılınan iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasını (müşterinin bildiği unsur: şifre, müşterinin sahip olduğu unsur: SMS doğrulama kodu) eksiksiz uygulamış, mevzuatta öngörülmeyen ek güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü değildir; 07.02.2023 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi de bankaya kredi kullandırım koşulları konusunda geniş takdir yetkisi vermektedir. Davacı, Alternatif Dağıtım Kanalları Kullanımı Sözleşmesi gereğince şifre ve kullanıcı bilgilerini gizli tutmak ve cihaz güvenliğini sağlamakla yükümlüdür; olayın teknik niteliği, davacının güvenlik zafiyetinin (olası phishing saldırısı, zararlı yazılım veya SMS paylaşımı) sonucu gerçekleştiğini göstermektedir. Banka olayı öğrenir öğrenmez gerekli aksiyonları almış, şube yetkilisi Serap Oymak durumu 28.08.2023 saat 14:40’ta genel müdürlüğe bildirmiş, Dijital Güvenlik Teknolojileri birimi saat 14:59’da ilgili birimlere iletmiştir; davacının internet tarayıcı geçmişi talebi yerine getirmemesi teknik incelemeyi sınırlamış, ancak banka sistemleri, log kayıtları ve ... müzekkere cevabı olayın teknik boyutunu aydınlatmıştır. İncelenmeyen cihazlar ve 1,5 yıl öncesine dayanması nedeniyle tarayıcı geçmişi ve geçici dosyalar teknik açıdan anlamlı veri vermemektedir. Sonuç olarak, dava konusu bankacılık işlemlerinde davalı bankanın BDDK yönetmeliklerinde öngörülen güvenlik protokollerini eksiksiz uyguladığı, iki faktörlü doğrulamanın çalıştırıldığı, SMS şifrelerinin davacının hattına gönderildiği ve hat yönlendirmesi yapılmadığı tespit edilmiş, olayın teknik niteliği davacının kendi cihaz güvenliği ve şifrelerin korunmasında ihmalinin bulunduğunu göstermektedir; kusur ve sorumluluk tespiti tamamen mahkemenin takdirindedir ve bilirkişi raporu, mahkemenin değerlendirmesi için sunulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Sulhun Etkisi başlıklı 315. Maddesinde " Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." düzenlemesi yer almakta olup taraf vekillerinin 09/12/2025 tarihli celsede beyanlarında davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmakla davada HMK 315. Maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmaması nedeniyle yapılan yargılama giderleri yapan üzerinde bırakılmış ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Dava hakkında sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 13.225,51-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 12.610,11-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti, yargılama gideri hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/12/2025
Katip
¸
Hakim
¸