T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/680
KARAR NO:2024/404
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:24/10/2023
KARAR TARİHİ:02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ..., ... ve ... ile ..., ... (ve dava dışı ...) arasında 02.01.2019 tarihli “KARMA SÖZLEŞME” imzalandığı, Sözleşme uyarınca tarafların yükümlülükleri belirlenmiş ise de, davalıların sözleşmenin IV/8. Maddesi uyarınca yapması gereken ödemeleri eksik yapması sebebiyle davalılara karşı; Müvekkili ...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile, Müvekkili ...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü - ... Esas sayılı dosyası ile, Müvekkili ...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü - ... Esas sayılı dosyası ile, başlatmış oldukları icra takipleri davalı-borçluların takibe, borca itiraz etmesiyle durduğu, ikame edilmiş olan işbu davanın, davaya konu olan icra takiplerinin ve borcun kaynağı olan sözleşmenin ve sözleşmedeki tarafların aynı olması, takiplerin konusunu oluşturan alacaklar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması sebebiyle davalı-borçluların yapmış olduğu itirazların aynı dava ile görülmesinin usul ekonomisi ilkesine de uygun olduğu kanaatinde olduklarını, Mahkememize EK.1 olarak sunmuş oldukları sözleşme, birden fazla sözleşme türünü içeren karma bir sözleşme olduğu, ancak söz konusu sözleşmenin uyuşmazlığa ve işbu davanın ikame edilmesine sebebiyet veren maddesi hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığından mahkememizin görevli olduğu, Sözleşmenin IV/8. Maddesine göre; "...; devir bedeli olarak 4.680.000-TL’yi ..., ..., ... ve ...’a aylık 78.000-TL (YalnızyetmişsekizbinTürkLirası) taksitlerle ödeyecektir. Söz konusu taksitler ilk yılın sonunda ve takip eden yılların sonunda ÜFE-TÜFE ortalaması oranında artırılarak ödenecek, her yıl sonunda ÜFE-TÜFE ortalaması oranına isabet edecek yıllık toplam artış miktarı için ...’ ın borçlusu, ...’ nin kefili olduğu, takip eden haziran ayının sonu vadeli bir senet verilecektir. Beş yıl sonunda ... söz konusu iş yerinde ticari faaliyetini sürdürmeye devam etmek ister ise ... yıllık artışlarla birlikte devir bedelinin güncel meblağını ödemeye devam edecek, bunun için 5 yıl süre ile sıralı senetler verecek, söz konusu senetler ... tarafından kefil sıfatı ile imzalanacaktır.” şeklinde olduğu ve hal böyle iken sözleşmenin yukarıda anılan maddesi uyarınca yapılması gereken artışlar yapılmadığı ve yıllık toplam artış miktarı kadar meblağda senet verilmediği, Söz konusu maddede ..., ..., ... ve ...’a aylık 78.000-TL ödeneceği düzenlendiğinden dolayı bu dört kişiden her birisine düşen ödeme 19.500-TL olmaktadır. Yani her bir müvekkilimize 2019 yılı için 19.500-TL ödenecek ve devam eden yıllarda bu ödemeler ÜFE-TÜFE ortalaması oranında artırılacağı ancak, davalılar tarafından sözleşmenin yukarıda bahsedilen maddesi ihlal edildiği, devir bedeline ne ilk yılın sonunda ne de takip eden yılların sonunda ÜFE-TÜFE ortalaması oranında artış uygulanmadığı, İzah olunan sebeplerle; Davamızın kabulü ile, Müvekkili ...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına, Müvekkili ...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına, Müvekkili ...'ın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline karar verilmesini, Müvekkilleri alacağının likit ve davalıların itirazı, alacağı sürüncemede bırakmayı amaçlayan bir itiraz olduğunu belirterek bu sebeb ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere her bir icra takibi için ayrı ayrı icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesini talep etmiştir,
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda ki davada mahkememiz görevli olmadığı, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, Mahkememiz görevli olmadığından öncelikle davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep etmekle, Taraflar arasında yapılan sözleşmeye istinaden müvekkili üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, Sözleşme gereğince ve davacı taraflarla sözleşme sonrasında yapılan anlaşmalar üzere davacılara ödemeleri yapıldığı, 2020 yılında covid-19 pandemi başlaması ile birlikte taraflar bir araya gelmiş ve 2020 yılı için zam yapılmaması yönünde anlaşma sağladığı, bu kapsamda anlaşma sağlanılan rakam üzerinden davacıların ödemeleri gerçekleştirildiği, Taraflar 2021 yılı için pandeminin devam etmesi ve mevcut ekonomik nedenlerle 5.000,00TL zam yapılmasını kararlaştırıldığı, Taraflarca müştereken yapılan anlaşma sonrasında müvekkili anlaşılan zam ile birlikte ödemelerini gerçekleştirdiği, Müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takipleri haksız olarak başlatıldığı, Zira taraflar kardeş olduklarından yapılan görüşmeler ayrıca yazılı bir tutanağa bağlanmadığı, arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle; Haksız ve mesnetsiz davanın Reddine, Davacılar aleyhine haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatıldığından ve dava ikame edildiğinden %20 aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Delillerin toplanması aşamasında davacı vekili 13/06/2024 tarihinde davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Davadan feragat 6100 Sayılı HMK'nın 307 maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafların kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. 6100 Sayılı HMK'nın 311 maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de 6100 Sayılı HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi'nin 22. Maddesi gereğince 2/3 oranında hesaplanan 285,06-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 9.842,97-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 9.557,91-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstenilmediğinden davalılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00-TL’nin davacılardan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸