T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/818
KARAR NO:2025/22
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:28/04/2023
KARAR TARİHİ:14/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili eşi ... ... adına üçüncü şahıs ...'a çek vasfına haiz olmayan belge verdiğini, ... bu belgeyi davalıya verdiğini, davalıda bu havale belgesini .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo yoluyla icra takibi yaparak icra takibi başlattığını, davacı müvekkili, çek olarak icraya konulan bu belgenin çek vasfını taşımadığını hususunda süresinde.... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile itiraz ve şikayet ettiğini, bu arada davalı, davacı müvekkilinin ve eşinin tüm taşınırlarının haczini ve kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin ve eşinin taşınır mallarını haciz ederek çarşı içinden kamyon getirerek kaldırmak istediğini, müvekkili harici belge ile davalıya icra dosyasında kapak hesabı yapılan tüm borçları haciz mahallindi davalı avukatı ...'ya ödemek zorunda kaldığını, .... İcra Mahkemesi davacı müvekkilinin açmış bulunduğu çek şikayeti ve itirazı davası olan ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile takip konusu çekin iptaline karar verdiğini ve çekin iptal edildiği ve kararı kesinleştiğini, davalı müvekkilinden 05.09.2022 tarihinde davalı vekili Av. ... vasıtası ile aldığı dosya borcunun ve icra masraflarının tamamını müvekkilinin şifahi istemine rağmen ödemediğini, bunun üzerine davacı müvekkili işlemin ticari işlem olması nedeniyle İstanbul Arabuluculuk Merkezine başvurduğunu, dosya büro dosya numarası ... Esas numarası aldığı ve davalı talep edilen paranın yarısını teklif ettiği ve anlaşma sağlanamadığını, davacı müvekkili icra hukuk mahkemesi avukatlık ücreti tahsili için ... İcra Dairesine ... Esas dosyası ile başvurduğunu, davacı müvekkilin davalıdan alacağı 40.886,00TL olarak kaldığını, ayrıca İİK 72. maddesine göre kötü niyet ve inkar tazminatı mevcut olduğunu, bu nedenlerle işbu davanın açılmasının zarureti hasıl olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile 40.888,00-TL'nin davalı tarafından haksız fiil tarihi olan 05.09.2022 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte, davalıdan alınmasına, davacıya ödenmesine, davalının kötü niyeti nedeni ile İİK 72. maddesine belirlenen %20 tazminatın yasal faizi ile birlikte dava tarihinden itibaren davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı usul ve yasaya aykırı olarak yapmış olduğu ödemeden fazlasını talep etmekte olup, dava değerinin ödeme miktarı kadar olduğunun kabulünü talep ettiğini, icra hukuk mahkemesi dar yetkili mahkemeler olup, kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, çekte keşide yerinin bulunmaması, çekin kambiyo vasfını yitirmesine neden olmakta ise de çekin delil başlangıcı olarak kabulü ile davacının borçlu olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı dava konusu çekin kendileri tarafından düzenlendiğini, dolayısıyla çekten dolayı borçlu olduğunu ikrar ettiğini, davacının istirdat talebi usul ve yasaya aykırı olup, reddi gerektiğini, müvekkili şirket, dava konusu çeki faktoring sözleşmesi kapsamında iktisap etmiş, işbu çek nedeni ile müşterisine finansman sağladığını, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacı borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ile takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, takip hukukunda kambiyo senedi vasfı yokluğu nedeniyle iptal edildiği bildirilen çek için icra tehdidi altında yapıldığı iddia edilen harici tahsile dayalı ödemenin istirdadı yasal şartların oluşup oluşmadığı hususunda olduğu görüldü.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, Mahkememizce 09/07/2024 tarihli ara karar ile dosyanın SMM bilirkişiye tevdi ile çek alıp vermeyi gerektirir taraflar arasındaki ticari ilişki bulunup bulunmadığı ile çekin tarafların ticari defterlerinde yer alıp almadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
20/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dışı ... Ltd.Şti.'nin finansman kullanmak üzere davalı ...A.Ş.'ne ciro ettiği 25.000,00 TL. çek bedeli karşılığı Davacı ...'un eşinin sahibi olduğu ... Dekorasyon firmasına anlaştıkları hizmet ve malzemeleri teslim etmediği halde, çeki iade etmeyi finansman temini için kullandığı, - ...'un iddia edildiğine göre icra baskısı altında hacizi önlemek için icra takipçisi vekili Av. ...'ya icra kapak hesabı olarak ödemede bulunduğu 40.888,00 TL.nin istirdadına karar verilmesi gerekeceği ; - Davacının 25.000,00 TL. asıl alacağına, taraflar tacir olduklarından 3095/2 sayılı yasaya istinaden Davalı vekiline 05.09.2022 tarihinde yapılan ödeme tarihinden itibaren başlamak üzere %15,75 ve değişen oranlarda avans faizinin uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut uyuşmazlık kapsamında davacı tarafça icra tehdidi altında yapılan ödemenin iadesi istemiyle iş bu davanın açıldığı, davacı tarafça uyuşmazlık konusu senedi ... Dekorasyon firması adına yapılan işin karşılığı olarak dava dışı ...'a keşide ettiği, dava dışı yanın finansman amacıyla davalı faktoring şirketine teslim ettiği, bu hususun davalı faktoring şirketi kayıtları ile sabit olduğu, .... Hukuk Mahkemesi 05/12/22 tarih, ... esas ve ... karar sayılı ilamıyla uyuşmazlık konusu çekin keşide yerinin bulunmaması sebebiyle kambiyo senedi vasfına haiz olmaması nedeniyle takibin iptal edildiği, gerçekten de ibraz anında keşide yerinin çekte yer almaması nedeniyle senedin kambiyo senedi vasfının kalmayacağı, bu halde taraflar arasındaki ticari ilişkinin irdelenmesi gerektiği, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davacı yanın incelenen ticari defter ve kayıtların üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasındaki harici ödemeye ilişkin yapılan tutanakta ödemeye ilişkin miktarın belirtilmediği, 35. 846,84 TL bedelin davalı yanın kabulünde olduğu anlaşılmakla aşan bedel yönünden borca istinaden ödeme yapıldığı hususu ispat edilemediğinden; davanın kısmen kabulü ile; 35.846,84-TL bedelin 05/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
35.846,84-TL bedelin 05/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.448,70-TL nispi karar harcının, peşin alınan 851.97-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.596,73-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA
5-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 5.041,16-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 1.057,47-TL (Başvurma Harcı 179.90-TL, Vekalet Harcı25.6 Peşin Harç 851.97-TL) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.565,00-TL (1.757,00-TL tebliğler ve posta, 3.808,00-TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.878,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 200,00TL (200,00-TL tebliğler ve posta,) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 24,66-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davadaki kabul ve red oranına göre; 384,67-TL ‘sının davacıdan, 2.735,33 TL’sının davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/01/2025
Katip ...
Hakim ...