T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/82 Esas
KARAR NO : 2025/459
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 08/07/2022
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davası ..7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ...karar sayılı 27/10/2022 tarihli mahkeme ilamında verilen yetkisizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzii edilmekle, yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/08/2011 tarihli bir eser sözleşmesi bulunduğunu, davalının dava dışı ...A.Ş.'nin yüklenicisi olarak... 304 pafta, 1947 ada, 96 parsel üzerinde kayıtlı arsa üzerinde inşa edilen binayla ilgili inşaat sözleşmesi olduğunu, davalı yükleniciyle müvekkili arasında ise, imzalanan sözleşmenin alt yüklenicilik sözleşmesi niteliğinde bulunduğunu, müvekkilinin bu sözleşmeyle inşaatın" elektrik tesisat işlerini " yüklenip, bu işi "anahtar teslim - götürü bedelli" olarak aldığını; müvekkiline yapılacak avans niteliğindeki ödemelerin teminatı olmak üzere de sözleşmenin 12. Maddesi gereğince ... A.Ş.'ye ait 25/01/2012 keşide tarihli ve 26/12/2018'e kadar geçerli olan 150.000 USD bedelli ... nolu teminat mektubunu davalıya verdiklerini, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini ancak davalının haksız olarak 25/12/2018 tarihinde ve teminat mektubunun süresi sonuna bir gün kala teminat mektubunun bozdurulduğunu, müvekkili tarafından tahsil edilen teminat parasının davalıdan noter ihtarıyla geri istendiğini ancak davalının cevap ihtarı vererek müvekkilince yapılan işte sorun çıktığını, bu sorunlar tespit edilince dava dışı işveren ... A.Ş. ile yapılan mutabakatlar sonunda mektubun bozdurulduğunu paranın da ... A.Ş.'ye ödendiğini belirterek teminat miktarını iade etmediğini, müvekkili tarafından elektrik tesisatı işlerinin tam olarak yapıldığını, kullanılan malzemenin de asıl iş veren ... tarafından onaylandığını, ... ile yapılan mutabakata uygun malzemelerin kullanıldığını, elektrik tesisatındaki arızaların dış yapıdan gelen su sızmasından kaynaklandığını, müvekkilinin bundan dolayı suçlanamayacağını, malzemede bir kısım ayıp varsa dahi bunun bedelinin 150.000 USD tutmayacağını beyan etmiş, haksız bozdurulan teminat mektubundan dolayı 550.000,00 TL kısmi alacaklarının davalıdan avans faiziyle tahsiline karar verilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dış cepheye ilişkin beyanlarının asılsız olduğunu, dış cepheden sızan su iddiasının ispata muhtaç olduğunu, bu hususu kabul etmediklerini, bizzat davacının eksik ve ayıp ifada bulunduğunu, teminat mektubunun da bu sebeple haklı olarak bozdurulduğunu belirterek davanın esastan da reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
DELİLLER:
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası,...Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyaları ile ...'a yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Celp edilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde dosyamız davacısı tarafından davalı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamasıyla başlatılan soruşturmada iddianın hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu ve çözümünün Hukuk Mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince 20.01.2024 tarihinde alınan bilirkişi ön raporununda sonuç kısmında; "Davacı tarafça henüz ticari defter, kayıt ve belgeler gelinen aşamaya kadar ibraz edilmediği, son olarak davacı vekilince 19.01.2024 tarihli dilekçe sunularak ek süre talep edildiği, ticari defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmesine müteakip ilgili defter, kayıt ve belgeler incelenerek raporun tamamlanacağı, yine mahallinde teknik incelemeler tamamlanmış olup, noksanlıklar giderilmesine müteakip raporun teknik yönden de tamamlanacağı" yönününde ön görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince 13.09.2024 tarihinde alınan bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmında; "Gelinen aşamada, davalı şirket tarafından ticari defter, kayıt ve belge ibraz edilmediğinden, eksik bırakıldığı iddia edilen işlerin başka bir üçüncü şahsa yaptırıldığı ve bu minvalde davalının ek maliyete/külfete katlandığına yönünde bir belirleme yapıladığını,
Elektrik mühendisliği yönünden yapılan incelemede; ayıplı olduğu iddia edilen işlere ilişkin “davalı yüklenici şirket ... A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğu belirtilen yapının dış yüzeyinde, davalı şirketin hatası sonucu olduğu iddia edilen meydana gelen yapısal bozukluktan kaynaklı su sızıntısı nedeniyle davacı şirketin montajını yaptığı aydınlatma sistemlerinde arızalar meydana geldiği”nin iddia edildiği, bina çevresinde kaldırım taş üzerlerinde ve dış yüzeyinde kurulu bulunan led aydınlatma sisteminde herhangi bir ayıplı imalat/çalışmayan aksamın/eksik bırakılan işin bulunmadığının tespit edildiği, sistemin sorunsuz çalışmakta olduğu hususunun iş merkezindeki teknik görevlilerden de teyit alındığı, eksik yada ayıplı iş bakımından dosya kapsamına sunulmuş herhangi bir tespit raporu bulunmaması ayrıca ayıplı olduğu iddia edilen işlerin 3. kişilere onarımının yaptırıldığına dair sunulmuş belge bulunmaması gerekçeleri ile ilgili led ürünlerin teknik bakımdan IP standartlarını sağlamakta olduğu, sözleşme kapsamındaki iş bedelinden nefaset indirimi yapılmasını gerektirecek elekrik tesisat iş kalemi olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı,
İnşaat mühendisliği yönünden yapılan incelemede ise; mahallinde yapılan incelemede bahse konu yapısal çelik ilerinin sözleşme ekindeki teknik şartnameye göre yapılmış olduğunun, yapısal çelik imalatlarının montajının yapılmış olduğunun, yapısal çelik imalatlarında herhangi bir eksik bulunmadığının, işin teslim edilmiş olduğunun tespit edildiği, elektrik işlerine ait çevre aydınlatma led montaj işlerinin yapıldığı yerlerde, yapım metoduna aykırı herhangi bir sorun tespit edilemediği, davacı ... A.Ş. ... ve çevre aydınlatmaların bir kısmında oluşan arızanın binanın dış cephesi ya da ortak alanlardan kaynaklı su sızıntısı sonucu olduğunu belirtmiş olmakla birlikte binanın cephesi silikon cam cephe olması nedeniyle, su sızıntısı olabilecek muhtemel silikon/profil duvar birleşim detaylarından kaynaklanabileceğinin öngörüldüğü ve bina cephesi ve ortak alanların (Saha betonu, tretuvar gibi) büyük olması sebebiyle yer altında ve bina cephesinde olması muhtemel su sızıntılarının tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı, sonuç olarak bahse konu yapısal çelik imalatlarının tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği," yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince 18.11.2024 tarihinde alınan bilirkişi heyet ek raporunun sonuç kısmında; "Kök ve ek raporda da belirtildiği üzere, davalı şirket tarafından, taşeronluk sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun davacının sözleşme kapsamında yüklendiği edimi eksik/ayıplı ifa ettiği iddiasına dayalı olarak davalı tarafından paraya çevrildiğinin ileri sürüldüğü, davalı ...'nın kayıtlarında, ihbar olunan...'ün davalı adına düzenlediği 28.12.2018 tarih ... nolu 78.915,65 TL tutarlı fatura içeriğinin "... Ofis Pompa Değişim ve Baca Tamirleri", 28.12.2018 tarih ... nolu 771.197,75 TL tutarlı fatura içeriğinin "... Elektrik İşler. Kap Aydınlatma Nesafet Bedeli" olduğu, bu iki faturanın ihbar olunan ... tarafından davalı ...'ya gönderilen 20.12.2018 tarihli yazıda belirtilen cephe camlarının montajı tamamlanması, soğutma kulelerinin problemlerinin çözülmesi için 123,347.63 USD+KDV ve 12.622 USD+KDV'ye ilişkin olduğu, faturaların düzenlendiği 28.12.2018 tarihteki TCMB kuruna göre; 12.622 USD + KDV'nin 78.355,63 TL, 123.347,63USD + KDV'nin 765.725,07 TL olduğu, buna göre, ihtar yazısında belirtilen tutar ile fatura edilen tutarlar arasında toplam 6.032,70 TL fark bulunduğu, bu tutarın fazla olarak dahil edilmiş olduğunun anlaşıldığı,
Ek raporda belirtildiği üzere, 150.000 USD teminatın paraya çevrildiği 26.12.2018 tarihindeki TCMB kuruna göre TL karşılığının 150.000 USD x 5,2832 TL/USD = 792.480,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği, davacı ticari defterinde görülen alacak tutarının ise 795.510,00 TL olduğu, ancak neticede davacı talebi 550.00,00 TL olup, teminat mektubu miktarını (TL karşılığını) aşmadığının görüldüğü,
Elektrik mühendisliği yönünden yapılan incelemede; ayıplı olduğu iddia edilen işlere ilişkin “davalı yüklenici şirket ...A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğu belirtilen yapının dış yüzeyinde, davalı şirketin hatası sonucu olduğu iddia edilen meydana gelen yapısal bozukluktan kaynaklı su sızıntısı nedeniyle davacı şirketin montajını yaptığı aydınlatma sistemlerinde arızalar meydana geldiği”nin iddia edildiği, bina çevresinde kaldırım taş üzerlerinde ve dış yüzeyinde kurulu bulunan led aydınlatma sisteminde herhangi bir ayıplı imalat/çalışmayan aksamın/eksik bırakılan işin bulunmadığının tespit edildiği, sistemin sorunsuz çalışmakta olduğu hususunun iş merkezindeki teknik görevlilerden de teyit alındığı, eksik yada ayıplı iş bakımından dosya kapsamına sunulmuş herhangi bir tespit raporu bulunmaması ayrıca ayıplı olduğu iddia edilen işlerin 3. kişilere onarımının yaptırıldığına dair sunulmuş belge bulunmaması gerekçeleri ile ilgili led ürünlerin teknik bakımdan IP standartlarını sağlamakta olduğu, sözleşme kapsamındaki iş bedelinden nefaset indirimi yapılmasını gerektirecek elekrik tesisat iş kalemi olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığı,
Bu minvalde teminat mektubunun paraya çevrilmesindeki gerekçe ihbar olunan ... davalıdan yapmış olduğu nesafet indirimi ve bu minvalde düzenlediği faturalar olduğundan, teknik incelemede bu indirimin yapılmasını gerektiren bir durum tespit edilemediğinden, teminat mektubunun paraya çevrilmesini gerektirecek bir durumun da ortada olmayacağı" yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, akdi ilişkiye dayalı olarak açılan bir alacak davası olup, davacı taraf edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıya verdiği teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrildiğini belirterek teminat mektuplarının bir kısım karşılığını TL olarak istemektedir.
Sözleşme; hukuki bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının uyuşmasını ifade eder. Borç doğuran sözleşmelerden birisi de tam iki tarafa borç yükleyen eser sözleşmesidir.
Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür (Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2023 tarihli ve ... Esas,... Karar sayılı kararı).
Türk Hukuk Lûgatında da “eser sözleşmesi” kısaca “Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 353).
Eser sözleşmesinin konusu meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, değiştirilmesine, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle eser sözleşmesi, sıfırdan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi, mevcut bir eserin yapılacak değişiklikler ve ilâveler ile farklı bir hâle getirilmesine ilişkin de olabilir. Yapılmış bir şeyin, kişinin kullanımına özel biçimde kurulum ve montajının yapılması için yapılan sözleşme de eser sözleşmesidir (Muammer Öztürk / Zeki Gözütok: Usul Ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Ankara, Ocak 2021, s. 39).
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi, Pafta 304, Ada 1947, Parsel 96 kayıtlı arsasında inşa edilen...Projesi'ndeki elektrik tesisat işlerinin davacı şirket tarafından yapılmasına ilişkin 24/08/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre asıl işveren ihbar olunan...A.Ş, yüklenici davalı ... A.Ş., alt yüklenicinin ise davacı şirket ...A.Ş. Olduğunu, 24/08/2011 tarihli sözleşmenin 12. maddesi uyarınca davacı şirket tarafından, davalı ... A.Ş.'ye 150.000,00 USD değerinde, ... A.Ş. tarafından düzenlenen, ... referans numaralı, 25/01/2012 keşide tarihli ve 26/12/2018 tarihli kesin teminat mektubu verildiğini, teminat mektubunun iadesi ve kullanımına ilişkin hususların 24/08/2011 tarihli sözleşmenin 38. maddesinde düzenlendiği, davalı şirketin 150.000,00 USD değerindeki teminat mektubunu 26/12/2018 tarihinde nakde çevirdiği görülmüştür.
Huzurdaki dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında kurulan taşeronluk sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun davacının sözleşme kapsamında yüklendiği edimi eksik/ayıplı ifa ettiği iddiasına dayalı olarak davalı tarafından paraya çevrilmesi nedeniyle ve davacı beyanına göre, eksik veya ayıplı olduğu belirtilen imalatların davalı şirketin yapmış olduğu binanın dış yapısından kaynakladığı, davacı şirketin imalatlarından kaynaklanmadığı hususuna dayalı olarak teminatın paraya çevrilmesinin haksız olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 550.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkindir. Eldeki davaya ana işveren olan ... davalı ihbar dilekçesi ile ihbar edilmiş ve davalı şirket tarafından davacının teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucu elde edilen paranın ihbar olunan ...'e ödendiği ileri sürülmüştür.
İbraz olunan bilirkişi raporlarında, davalı tarafça eksik veya ayıplı yapıldığı iddia edilen işler tek tek sayılmak suretiyle değerlendirme yapılmış ve teknik bilirkişiler tarafından işlerin eksik ve ayıplı olmadığı, teminat mektubunun paraya çevrilmesini gerektirecek bir durum olmadığı bildirilmiştir. Davalı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişilerin yapılan eksik işleri raporda tespit ettiklerini bildirmiş ise de bilirkişi raporunda davalı tarafından sunulan belgelere göre eksik veya ayıplı yapıldığı iddia edilen işler olarak sayılmış, bu konuda bir ayıp tespiti yapılmamıştır. Dava dışı ...'nun envanter defterlerinin fiziki olarak sunulmadığına ilişkin tespite dair itirazlar ise envanter defterinin incelenmesinin dava konusu uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında esasa etkili olmayacağı değerlendirildiğinden yerinde görülmemiş ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği gibi denetime de elverişli olan bilirkişi raporuna itibar olunmuştur.
Davacı vekili 13/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde davalı tarafça haksız şekilde nakde çevrildiği belirtilen 150.000,00 USD bedelli teminat mektubunun dava tarihi olan 08/07/2022 tarihindeki döviz kuru karşılığı olan 2.593.680,00 TL davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili yabancı para cinsinden olan alacağını aynen istemeyip, dava tarihinde Türk Lirasına çevirmiştir. Dava tarihinde seçimlik hakkın kullanılması suretiyle alacak TL'ye çevrildiğinden, davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi yerinde görülmüş ve davanın ıslah edilen bedel üzerinden kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 550.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren, 2.043.680,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 13/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca belirlenen avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 177.174,28 TL harçtan peşin alınan 9.392,63 TL harç ile ıslah ile alınan 34.900,95 TL harç toplamı 44.293,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 132.880,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken ve ıslah yatırılan toplam 44.385,78 TL ( 11,50 TL vekalet harcı, 80,70 başvuru harcı ile 9.392,63 TL peşin harç ve 34.900,95 TL ıslah harcı ) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 23.035,25 TL (22.500,00 TL bilirkişi ücretleri, 534,25 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 345.304,80 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, alacağı temlik eden davacı vekili, alacağı temlik alan davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."