T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/120 Esas
KARAR NO : 2025/283
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını, işbu kredinin teminatına ipotek verdiğini, bir kısım teminatında müşterilerden alınan çekler rehin olarak davalı bankaya tevdi edildiğini, çekler tahsil edilerek kredi borcuna mahsup edildiğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında 20.10.2023 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiğini, mahkemeye başvurularak geçici mühlet sonrası tahsil olunan çek bedellerine tedbir konulmasının talep edildiğini, ilgili mahkeme bu kez verdiği kararda çek tahsilatlarının tedbir kararı kapsamında olduğunu bildirdiğini, davalı bankanın bu karara itiraz ettiği ve ödemeyi yapmadığını, alacağın tahsili amacıyla ... 27. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konkordato mahkemesinin 20.10.2023 tarihli geçici konkordato mühlet kararında geçici mühlet tarihinden sonra hesaba gelen paralara konulmuş olan blokelerin kaldırılmasına, takas/mahsup yapılmasına karar verdiğini, sözkonusu kararın, dava tarihinden önce temlik cirosuyla alınan çeklerden kaynaklanan tahsilatları kapsamadığını, müvekkilinin takas, mahsup, rehin ve haip hakkını engeller nitelikte olmadığını, müvekkili banka temlik cirosuyla aldığı çeklerden dolayı iyi niyetli meşru hamil olduğundan tedbir kararında temlik cirosuyla devralınan çeklerin takas mahsup yasağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını savunarak haksız davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
DELİLLER:
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... İcra Ceza Mahkemesinin... ceza sayılı dosyası, ... İcra Ceza Mahkemesinin... ceza dosyası, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememiz ara kararı uyarınca aldırılan 15/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere aşağıda (A) ve (B) bentleri altında seçenekli terditli değerlendirme sonuçları arz edilmiştir.
A)Çeklerdeki cironun temlik cirosu olduğunun kabulü halinde; çeklerin son yıllarda aynen bono gibi dolaşımda bulunduğu yönünde oluşan ticari teamül gözönüne alındığında, geçici mühlet tarihi öncesi tevdi edilen çeklerin tıpkı bono gibi geçici mühlet sonrası keşide günü ya da oluşan teamül uyarınca ödeme günü geldikçe tahsil edilmiş olması nedeniyle, çek bedellerinin kredi borcuna mahsup edilebileceği kanaati edinilmiştir.
Davalı bankanın, geçici mühlet kararından önce aldığı çeklerin bedellerini, sözleşmeden kaynaklanan anapara, masraf ve faiz alacaklarına mahsup edebileceği;
B)Çeklerdeki cironun temlik cirosu dışında başka bir ciro türü olduğunun kabulü halinde; davacının takip tarihi itibariyle talep edilmesi gereken 11.302.490,00 TL olduğu," yönününde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememiz 23.01.2025 tarihli takibe konu çeklerin konkordato ilan tarihinden önce tahsil edilenler varsa bunların ve takibe konu olmakla birlikte tahsil edilemeyenler varsa bunların da dışlanarak ek rapor alınmasına dair ara kararı uyarınca aldırılan 19/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; Takibe konu edilen 24 adet çeklerden; geçici mühlet tedbir karar tarihi(20.10.2023) ile takip tarihi 28.11.2023 aralığında 11 adet çekten dolayı toplam5.565.000,00 TL tutarında tahsilat sağlandığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; konkordato mühleti verilmeden önce davalı bankaya tevdi edilen çeklere ilişkin tahsil edilen bedellerin, davalının kredi müşterisi olan davacıya iade edip edilmeyeceği ve bu alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan almış olduğu kredilerin teminatı olarak müşteri çeklerini davalı bankaya rehin olarak verdiğini, söz konusu çek bedellerinin davalı banka tarafından tahsil edilerek kredi borçlarına mahsup edildiğini, davalı banka ile olan bu ilişki devam ederken müvekkilinin, 19/10/2023 tarihinde ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden "Konkordato" talep etmiş olduğunu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/10/2023 tarihinde 3 ay süreyle "Geçici Mühlet" kararı verildiğini, aynı kararda geçici mühlet tarihinden (20/10/2023 günü saat 16:30) sonra gelen paralara bloke konulmamasına, geçici mühlet tarihinden önce haciz ihbarnamesi gönderilmiş olsa dahi geçici mühlet tarihinden sonra hesaba gelen paralara konulmuş olan blokelerin kaldırılmasına, takas/mahsup yapılmamasına karar verildiğini, ancak davalı bankanın söz konusu tedbir kararına rağmen çek bedellerini tahsil etmeye ve tahsil ettiği bedelleri kredi borçlarına mahsup etmeye devam ettiğini, davalı bankanın söz konusu tedbirin kaldırılmasına ve tedbirin çek bedellerine uygulanmamasına yönelik talebine ilişkin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında verilen 29/01/2024 tarihli 1 numaralı ara karar uyarınca "İİK 287.maddesi uyarınca davacıların bankalardaki hesaplarına geçici mühlet tarihinden (20/10/2023 günü saat 16:30) sonra gelen paralara bloke konulmamasına, geçici mühlet tarihinden önce haciz ihbarnamesi gönderilmiş olsa dahi geçici mühlet tarihinden sonra hesaba gelen paralara konulmuş olan blokelerin kaldırılmasına, takas/mahsup yapılmamasına karar verilmiş olup alacaklılar ... Bankası A.Ş ve ... A.Ş ye temlik ve ciro edilip davacılar hesaplarına gelen çek bedellerinin bu tedbir kararı kapsamında olduğunun taraflara ihtarına ve kararın borçlular ve talepte bulunan alacaklılar vekillerine tebliğine," şeklinde karar verildiğini, ancak davalı bankanın bu karara rağmen çek bedellerini ödemediğini, bu karara karşı iki kere itiraz yoluna başvurulmuş ise de her iki itirazın da reddedildiğini, alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebiyle ilgili davanın açıldığını bildirmiştir.
... 27. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde dosyamız davacısı tarafından davalı hakkında genel haciz yolu ile başlatılan takibe davalı borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür.
Celp edilen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafından konkordato talebi ile açılan davada 20/10/2023 tarihinde 3 ay süreyle "Geçici Mühlet" kararı verildiği, aynı kararda geçici mühlet tarihinden (20/10/2023 günü saat 16:30) sonra gelen paralara bloke konulmamasına, geçici mühlet tarihinden önce haciz ihbarnamesi gönderilmiş olsa dahi geçici mühlet tarihinden sonra hesaba gelen paralara konulmuş olan blokelerin kaldırılmasına, takas/mahsup yapılmamasına karar verildiği, davalı bankanın söz konusu tedbirin kaldırılmasına ve tedbirin çek bedellerine uygulanmamasına yönelik talebine ilişkin 29/01/2024 tarihli 1 numaralı ara karar uyarınca "İİK 287.maddesi uyarınca davacıların bankalardaki hesaplarına geçici mühlet tarihinden (20/10/2023 günü saat 16:30) sonra gelen paralara bloke konulmamasına, geçici mühlet tarihinden önce haciz ihbarnamesi gönderilmiş olsa dahi geçici mühlet tarihinden sonra hesaba gelen paralara konulmuş olan blokelerin kaldırılmasına, takas/mahsup yapılmamasına karar verilmiş olup alacaklılar ... Bankası A.Ş ve ... A.Ş ye temlik ve ciro edilip davacılar hesaplarına gelen çek bedellerinin bu tedbir kararı kapsamında olduğunun taraflara ihtarına ve kararın borçlular ve talepte bulunan alacaklılar vekillerine tebliğine," şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinden davacı konkordato borçlusu tarafından Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi uyarınca bankaya verilen ileri keşide tarihli çekler (“Müşteri Çekleri”) temlik cirosu ile devredilmiş, bankanın tahsil ettiği çek bedellerinin alacağına mahsup edebileceği hususu da konkordato borçlusu tarafından kabul edilmiş ise de Yargıtay’ın son içtihatlarında bankaların, konkordato mühletinden önce kendilerine ciro ve teslim edilmiş olan müşteri çeklerini tahsil ettikten sonra bu çek bedellerini kredi alacaklarına mahsup edemeyecekleri; böyle bir “mahsup” işleminin İİK’nun konkordatoda mühletten sonra doğan müstakbel alacakların temlikinin hükümsüz olacağını öngören İİK m. 294/f. 6 hükmüne aykırılık teşkil edeceği kabul edilmektedir. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu hususta vermiş olduğu...esas, ...karar sayılı kararında özetle şöyle ifade edilmektedir: “Uyuşmazlık, konkordato mühleti verilmeden önce davalı bankaya tevdi edilen çeklere ilişkin tahsil edilen bedellerin, davalının kredi müşterisi olan davacıya iade edip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. …]
Poliçe ve bononun aksine çekte rehin cirosu yapılmasına cevaz verilmemiştir. Bunun sebebi çekin bir kredi aracı değil de ödeme aracı olarak düşünülmüş olmasıdır. Çekin görünürde temlik cirosu ile devredilmiş olmasına rağmen gizli rehin cirosu ile devredildiği anlaşılıyor ise bu ciro geçersizdir ve banka gizli rehin cirosu ile aldığı çekin yetkili hamili olarak hak talebinde bulunamayacaktır.
Somut olaya bakıldığında; konkordato talep eden davacı şirket, geçici mühlet kararından evvel ticari hayatta “müşteri çeki” adı verilen ve kendisinin lehdarı olduğu çekleri, kullanılan kredi teminatı olarak beyaz ciro yoluyla davalı bankaya devretmiştir. Çeklerin ileri tarihli çek olarak düzenlendiği dosya kapsamı ile sabittir. Öte yandan, dosyada mübrez çek tevdi bordroları ve her iki tarafın beyanları nazara alındığında uyuşmazlık konusu çeklerin devrinin rehin amacıyla yapıldığı sonucuna varılmaktadır. Az yukarıda açıklanan nedenlerle bankanın rehin cirosu ile hamil olduğu çek nedeniyle hak sahibi olması mümkün değildir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.” Çekin temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devir, yukarıdaki hüküm uyarınca geçersiz olacaktır. Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur. Bu durumda, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin davalı banka tarafından konkordato talep eden şirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerekirken davacının kredi borcundan mahsup edilmesi doğru olmamıştır." Mahkeme geçici mühlet kararı ile birlikte verdiği ihtiyati tedbir kararında “davacıların hesabına geçici mühlet tarihinden sonra gelen paralara bloke konulmamasına … takas mahsup Yapılmamasına" denilmiştir. Bankanın “konkordato borçlusu tarafından dava tarihinden önce bedeli
tahsil edildiğinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya temlik cirosu ile ciro edilen müşteri çeklerinden müvekkili banka tarafından yapılan tahsilatların mahkemece verilen (“davacıların hesabına geçici mühlet tarihinden sonra gelen paralara bloke konulmamasına … takas mahsup yapılmamasına” ilişkin) tedbir kararının kapsamı dışında olduğu yönünde ek karar verilmesi“ talebi de konkordato mahkemesince reddedilmiştir.
"Konkordato, şartların sağlanması halinde. olağan cebri icra usullerinin yerini alan, iflasa yaklaşmakla birlikte ondan daha özel bir nitelik arz eden ve iflasa göre hafifletilmiş kollektif bir cebri icra kurumudur (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 4). Konkordato borçluya borçlarını alacaklılarla yaptığı anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı verdiği için borçlunun menfaatini daha ön planda tutan bir kurum olduğu söylenebilir (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 4).
Bununla birlikte, konkordato borçluya haciz ve iflas yoluyla yapılan takiplerin etkisinden kurtararak, borçlunun malvarlığının korunmasına ve bunun bir sonucu olarak ekonomik mevcudiyetini devam ettirmesine olanak sağladığından, aynı zamanda alacaklıların menfaatine de sonuç doğurur (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 5). Bu bağlamda alacaklıların eşit muamele görmesi hususu da dikkate alınması gerekmektedir.
Anılan amaçların yerine gelmesi için İİK'da konkordatoya ilişkin özel hükümler düzenlenmiştir. Örneğin İİK m. 294'e göre konkordato sürecinde takip yasağı uygulanmaktadır. Kanun ile getirilen takip yasağı, mühlet kararı verilmeden önce doğan alacaklar ile mühlet verildikten sonra komiserin onayı olmaksızın doğan alacaklar için uygulanacaktır (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul 2018, s. 94)." (Prof. Dr. H. Özden Özkaya-Ferendeci)
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar, ... esas, ... karar sayılı güncel içtihatları, İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin...esas,... karar sayılı ilamları dikkate alındığında, yüksek mahkemenin kararlarının menfaat içtihadına yönelik olduğu görülmektedir. “Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur.” Yüksek Mahkemenin “konkordato müessesesinin ruhu” şeklinde özetlediği durum, İİK m. 294/f. 6 hükmünün gerekçesinde şu şekilde açıklanmaktadır:
“[294 üncü] maddenin altıncı fıkrasıyla, İsviçre İcra ve İflas Kanununun konkordato mühleti verilmesinden evvel yapılan ve ileride doğacak alacağın devrine ilişkin olan sözleşmelerin, devredilen alacağın konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğması halinde hükümsüz olacağı hakkındaki mehaz Kanunun 297 nci Maddesinin dördüncü fıkrasıyla uyumlu bir düzenleme yapılmaktadır. Bu hükmün amacı borçlunun konkordato alacaklılarının müracaat edebileceği malvarlığını korumaktır. […].” Genel bir değerlendirmeyle İİK m. 294/ f. 6 hükmünün konkordato borçlusunun işletmesinin mali güçlükten çıkarılması amacına yönelik olarak nakit akışını olumsuz yönde etkileyecek bir ihtimali bertaraf etmeyi amaçladığını söylemek yanlış olmaz. Nitekim İsviçre İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK m. 294 hükmüne tekabül eden) 297. maddesini şerh eden müelliflerden Hunkeler’e göre de: “[İsviçre İcra ve İflas Kanunu’nun 297. maddesinin 4. fıkrasıyla gelen] bu yenilik ‘konkordato dostu’ olup kendisine (velev henüz “geçici” olsun) mühlet verilen borçluyu arzu edilmeyen müstakbel alacak temliklerinin, özellikle de tanımlanmış bir grup alacağı veya bütün alacakları kapsamına alan genel nitelikli temliklerin etkisinden, hiçbir şüphe kalmayacak şekilde kurtarmaktadır. Bu şekilde borçlu mühlet sırasında yeni bir nakit kaynağına kavuşmakta ve konkordato talebinde bulunmak ve bunu erken bir aşamada yapmak konusunda özendirilmiş olmaktadır. Alacak temlikinin mühletten önce hangi sebeple sözleşmeye bağlandığının bir önemi yoktur; temlik teminat amaçlı inançlı bir temlik olabileceği gibi alacağı nihai olarak devretmek maksatlı da olabilir.” ( Prof. Dr. Ali Cem BUDAK)
Sonuç olarak dosyada mübrez çek tevdi bordroları ve her iki tarafın beyanları nazara alındığında uyuşmazlık konusu çeklerin devrinin rehin amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığından, İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.” Çekin temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çekten kaynaklanan devir, geçersiz olacak olup, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafça geçici mühlet tarihi öncesi davalıya tevdi edilen ve takibe konu edilen 24 adet çekten geçici mühlet tedbir karar tarihi ile takip tarihi arasında tahsil edildiği anlaşılan 5.565.000,00 TL tutarında çek bedeli yönünden davanın kısman kabulüne, ... 27. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 5.565.000,00 TL asıl alacak yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konkordato isteminden evvel davalı bankaya verilen çeklerin konkordato sürecine rağmen banka tarafından tahsil edilip edilemeyeceğine ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın alacağın esasına ilişkin olmayıp, tahsil yoluna ilişkin olduğu, alacağın inkar edilmediği dikkate alınarak davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, yine yasal şartları oluşmadığından davalının da kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-... 27. İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile; 5.565.000,00 TL asıl alacak yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Davalının kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 380.145,15 TL harç bedelinden peşin alınan 136.505,83 TL harcın mahsup edilerek bakiye 243.639,32 TL harç bedelinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan; 136.505,83 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 60,80 TL vekalet harcından oluşan toplam 136.994,23 TL bedelin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 7.207,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.548,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 554.250,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 562.874,50 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
9-Arabulucuk ücretinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.772,50 TL bedelin davalıdan alınarak, 1.827,50 TL bedelin de davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma ile); 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."