T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/182 Esas
KARAR NO : 2026/458
DAVA :Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 24/10/2023
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hakkında davalı şirket tarafından ... 18. İcra Müdürlüğü'nün... esas numarası dosyası ile icra takibi başlatıldığını, dava konusu çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirket hakkında başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de olumlu bir sonuç alınamadığını, bu nedenle müvekkilinin ...Bank A.Ş nin ... Şubesi'ne ait 20.05.2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 50.000TL bedelli çekten dolayı ve .. 18.İcra Müdürlüğü'nün ...esas numaralı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;yetki itirazlarının bulunduğunu, İİK'nın 72. maddesi uyarınca mahkememizin yetkisiz olduğunu, davaya bakmaya yetkili mahkemelerin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin çekte yetkili hamil olduğunu, davacı tarafından ödeme emrine ve çek üzerinde yer alan imzaya itiraz edilmediğini, davacı tarafından savcılığa da şikayette bulunulmadığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının takip konusu çeki kasten sahte keşide edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının tazminat talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin yasaların kendisine tanıdığı hakkı kullandığını, davacı şirket yetkilisi ...'nın müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen faktoring sözleşmesine istinaden alacağına ilişkin alındığını, tanık deliline muvafakatlarının bulunmadığını, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirtilen diğer nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, icra takibinden sonra açılan ve takibe dayanak senetteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;İnceleme konusu çekteki keşideci imzası ile şahsın tüm mukayese imzaları arasında grafolojik ve grafometrik usullere göre optik cihazlar kullanılarak ve çıplak gözle yapılan incelemede; ... ile....'nın mukayese örnekleri arasında tersim tarzı, istif, eğim, seyir, sürat, baskı derecesi, yatay çizginin başlangıcı ve dönüş yönü, ve sağ dikey çizgideki yatay çizginin olmayışı ve alışkanlıklar yönünden farklar olduğundan münker imzanın şahsın eli mahsulü olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 25/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Davacı şirketin elektronik ortamda tutulan (2017 yılı) e-defterlerinin yasal süresi içinde G.İ.B.'na gönderildiği ve e-beratlarının oluşturulduğu, yapılan tespitlere göre davalı şirketin 2017 yılının ticari defterlerinden Envanter Defteri ibraz edilmediğinden HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil etmediği kanaatine varılmakla, hukuki değerlendirme ve taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Faktöring konusu olan 09.11.2017 nolu fatura muhteviyatı mallar incelendiğinde 30X30 Tavan Paneli 2.9000 m2, 60X60 Tavan Paneli 3.100 M2 olduğunun görüldüğü, fatura üzerinde sevk irsaliyesi tarih ve numarasının var olmadığı, malların teslimi ile sadece Faktöring konusu faturanın var olduğu, fatura üzerinde çok okunaklı olmamasına rağmen Malların teslim alındığına dair bir isim ve imzanın var olmadığının görüldüğü, dolayısıyla Faktöring konusu fatura muhteviyatı malların teslim edildiğine dair bir bilgi veya belgenin var olmadığı, davalı... A.Ş. ile dava dışı ... Şti. 'nin arasında 22.01.2013 tarihinde geçerli bir faktöring sözleşmesi imzalandığı, Söz konusu sözleşme kapsamında; Davalı Faktöring şirketince, dava dışı ...Şti. Tarafından düzenlenmiş 09.11.2017 tarihli fatura temliki ile dava konusu ... A.Ş.'ye ait ... seri no.lu 50.000,00 TL çek karşılığında faktöring işlemi yapıldığı, Faturalı alacağa istinaden alınan çekteki ciro silsilesinde, çeki davalı ... şirketine ciro edip veren ... Ltd. Şti. 'nin faturada alacaklı gözüken kişi olduğu, bu kişiden önceki cirantanın ise faturadaki borçlu ...Şti. İle aynı kişi olduğu, çekin...Şti adına düzenlendiği, Fatura tutarının temlik edilen kısmı (50.000,00 TL) ile çek tutarının (50.000,00 TL) uyumlu olduğu, dikkate alındığında, takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere, yapılan faktöring işleminde, 6361 sayılı Kanunun 9/2. maddesine ve belirtilen Kanuna istinaden BDDK tarafından yayımlanan Faktöring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyulduğu ile ilgili yasal ve kabul edilebilir belgelerin dava dosyasına sunulduğu, BDDK tarafından yayımlanan Faktöring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 'in 5.maddesine göre, faktöring şirketleri tarafından faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi ve ayrıca müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekmektedir. Ancak dava konusu Faktöring işlemine konu faturanın teyidinin alınmadığı, Yönetmelik'in İstihbarat Çalışması kapsamında, Faktöring şirketi tarafından gerektiğinde fatura borçlusu veya diğer senedin keşidecisine başvurularak, borcun teyit edilmesi gereğine Uuyulduğunun da davalı Faktöring şirketi tarafından belgelendirilemediği, bu durumda, mevzuat uyarınca yapılması gereken fatura bilgilerinin kontrol edilmesi ile yapılması gereken istihbarat çalışmasının davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığı kanaati oluşmadığı, bu sebeple yapılan işlem nedeniyle davalı Faktöring şirketinin sorumluluğunun bulunduğu gibi düzenlenen çekten dolayı da davacının davalı Faktoring Şirketine borçlu olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve ... E.,... K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Dosya içerisinde bilirkişi raporu incelendiğinde, Bilirkişi raporunda, inceleme konusu ve mukayese imzaların stereomikroskop, lup ,uv, ışık kaynağı ve diğer büyütme ve aydınlatma cihazlarından müteşekkil inceleme ortamında grafolojik, grafometrik ve kaligrafik metotlarla objektif denetime uygun olarak inceleme yapılmış olduğu ve yine raporda inceleme konusu imzalarla mukayese için çekin keşide tarihinden önceki ve sonraki tarihleri içeren imza örneklerinin incelendiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ; Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı, ancak çekte keşideci olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan imzanın davacı şirketin yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı faktoring şirketi her ne kadar çeki usûlüne uygun tevsik edici belge ile aldığını, kanundan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürmüş ise de, imzada sahtecilik mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden davalı savunmasının yerinde olmadığı, davacının başka yetkilisi olup olmadığı hususunun da senette vekaleten imzası bulunmaması nedeniyle davacıyı bağlamayacağı, davacının imzasını içermeyen dava konusu senetten dolayı borçlu sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının davaya konu ...18. İcra Müdürlüğü’nün... E. takip dosyası ve dosyaya konu ... Bank A.Ş nin .... Şubesi'ne ait 20.05.2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 50.000TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davaya konu ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ... E. takip dosyası ve dosyaya konu ... A.Ş nin .. Şubesi'ne ait 20.05.2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 50.000TL bedelli çek sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.415,50 TL nispi karar harcının peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 2.561,62 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 1.162,13 TL(269,85 TL BVH, 38,40 TL VSH, 853,88 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.281,62 TL (1.281,62 TL tebliğler ve posta, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır