T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/187
KARAR NO : 2025/414
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 18/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait ... Bankası ... Şubesi nezdinde bulunan banka hesabı üzerinden 26.06.2023 tarihinde başka bir hesaba para göndermek amacıyla internet şubesi hesabına giriş yapmak istediğini, bunun için "..." isimli arama motoruna ... yazarak arama gerçekleştirdiğini ve arama sonucunda ... Bankası İnternet Bankacılığı başlığına tıkladığını, internet sitesine yönlendirildiğini, yönlendirme sonrasında Davalıya ait internet bankacılığının birebir kopya sitesi üzerinden internet bankacılığı hesabına giriş yaptığını, hesabına giriş yaparken kullanıcı bilgilerini girdiğini ve ... tarafından onay istendiğini, onay verilmesi ardından sisteme girdiğini düşünen davacı şirket, para göndermek istediği sırada sorunla karşılaştığını, bu sırada davacıya ait banka hesabını ele geçiren 3. Kişiler hesapta bulunan paraları başkaca kişilere göndermeye başladığını, davacı şirketin banka hesabından izinsiz bir şekilde sırasıyla başka hesaplara gönderildiğini, durumu farkeden davacı şirket yetkilisi 2-3 dakika içinde gerçekleşen bu durumu engellemek adına hemen bankayla iletişime geçtiğini ve hesabı bloke ettiğini, davacı şirket yıllardır bankacılık hizmetlerinden faydalanan ve işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleşebilmesi bakımından kendi üzerine düşen güvenlik ve koruma tedbirlerinin bilincinde bir banka müşterisi olduğunu, davalı bankanın davacının zarara uğramasında kusuru bulunduğunu, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL(kısmi dava) maddi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 26/06/2023 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı banka gerekli güvenlik önlemlerini almış olup yapılan işlem davacının bilgi ve onayı dahilinde olduğunu, davacının tacir olduğunu, davacının tüzel kişiliğe sahip bir anonim şirket olması hasebiyle en az davalı banka kadar basiretli ve özenli davranma yükümlülüğü altında olduğundan bir tüketici gibi değerlendirilmesi beklenilmemelidir, davacı şirketin, kendisine özel üretilen bankacılık bilgileri, şifreleri ve doğrulama kodlarını özenle muhafaza etmediğini, davacı ile davalı banka arasındaki bankacılık hizmetleri sözleşmesi hükümlerine göre, davacı bankacılık hizmetleri sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bloke edilen tutar yönünden bankaya husumet yöneltilmemesi gerektiğini, aleyhe hüküm kurulmaması gerektiğini, davacı kötü niyetli olup, dava dilekçesinde dahi tüm hesap sahiplerinin banka ve hesap bilgilerini paylaştığı halde davayı davalı bankaya karşı ikame ederek asıl sorumlular yerine davalı bankaya husumet yönelttiğini, davalı bankanın internet ortamına müdahale etme hak ve yetkisi bulunmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;...Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ... numaralı soruşturma dosyası celp edilmiştir.
... Şirketine müzekkere yazılarak...(... ıban numaralı )ve ...'e ( ... iban numaralı) ait TC Kimlik bilgileri celp edilmiştir.
... Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ...'a (... iban mumaralı) ait TC Kimlik bilgileri celp edilmiştir.
...Bankası Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ...'a (... iban numaralı) ait TC Kimlik bilgileri celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 13/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Somut olayda, şirket yetkilisi tarafından oltalama (...) atağı netice sahte websitesine girilen bilgilerin 3. Şahıslar tarafından elde edilmesi ve ele geçen internet bankacılığı hesaplarından daha önce işlem yapılmamış karşı alıcı hesaplarına yüksek tutarda para transfer edilmesi şeklinde gerçekleşen dava konusu işlemlerin takibi ve teyidi konusunda yeterli dikkat ve özenin gösterilmediği değerlendirilmiştir. İnteret/Mobil Bankacılık sistemlerinin kurulması, güvenli şekilde işletilmesi ve mudilerin mevduatlarının özenle korunmasının bir güven kurumu olan Bankaların önemli bir sorumluğu olduğu, müşterilerin hesaplarında bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmaları ve güvenlik önlemlerini geliştirmenin davacı bankanın objektif özen yükümlülüğünün bir gereği olduğu, Oltalama atağı neticesinde farklı cihaz ve IP'ler üzerinden erişim sağlandığı değerlendirilen internet bankacılığı hesaplarından daha önce işlem yapılmamış karşı alıcı hesaplarına yüksek tutarda para transferi yapılması şeklinde gerçekleştirilen riskli işlemlerin güvenlik incelemesi ve teyidi konusunda yeterli ve gerekli özenin gösterilmediği, İnternet üzerinde davalı banka adına açılan sahte sitelerin takibi/izlenmesi ve devre dışı bırakılması hususunda yeterli ve gerekli aksiyonların alınmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, davalı bankanın internet bankacılığı kanalına yönelik gerçekleştirilen dolandırıcılık atağı neticesinde meydana gelen zarardan tarafların eşit şekilde sorumlu olması gerektiğini belirtmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 26/06/2023 tarihinde davacı şirketin davalı bankanın ... şubesinde bulunan hesabında ...Bankası A.Ş'ye ait olduğu sanılarak sahte internet sitesi üzerinden dolandırılma yöntemi ile çekilen paranın faiziyle tazmin istemine ilişkindir.
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan ve hem mudileri hem de üçüncü kişileri koruyucu tedbirler almak ile yükümlü kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara, 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2’nci maddesi gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle birer itimat kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları ve açtıkları çek hesapları ile çek hamillerini sahtecilere karşı özenle koruma yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152).
İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır.
Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman; İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.).
Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.
Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105).
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (5411 S. Bankacılık Kanunu' nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK. nun 386 ve 387. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.
Bu çerçevede, banka, mevduat sahiplerinin güvenli şekilde işlem yapabilmesi için gerekli güvenlik altyapısını hazırlamak zorundadır. Bu kapsamda bankanın interaktif bankacılık işlemleri sırasında şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek bir güvenlik mekanizması oluşturması gereklidir. Sistem güvenliğinin sağlanmamasından kaynaklanan zararların sorumluluğu bankaya ait olacaktır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ... -... E.K. Sayılı ilamı)
Somut olayda davacı şirkete ait ... Bankası ... Şubesi nezdinde bulunan banka hesabı üzerinden 26.06.2023 tarihinde başka bir hesaba para göndermek amacıyla internet şubesi hesabına giriş yapmak istediği, bunun için "..." isimli arama motoruna ... yazarak arama gerçekleştirdiği ve arama sonucunda ... Bankası İnternet Bankacılığı başlığına tıkladığı, internet sitesine yönlendirildiği, yönlendirme sonrasında davalıya ait internet bankacılığının birebir kopya sitesi üzerinden internet bankacılığı hesabına giriş yaptığı, hesabına giriş yaparken kullanıcı bilgilerini girdiği ve Kuveyttürk tarafından onay istendiği, onay verilmesi ardından sisteme girdiğini düşünen davacı şirket, para göndermek istediği sırada sorunla karşılaştığı, bu sırada davacıya ait banka hesabını ele geçiren 3. kişilerin hesapta bulunan paraları başkaca kişilere göndermeye başladığı, davacı şirketin banka hesabından izinsiz bir şekilde sırasıyla başka hesaplara gönderildiği, durumu farkeden davacı şirket yetkilisinin 2-3 dakika içinde gerçekleşen bu durumu engellemek adına hemen bankayla iletişime geçtiği ve hesabı bloke ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; şirket yetkilisi tarafından oltalama (phishing) atağı netice sahte websitesine girilen bilgilerin 3. Şahıslar tarafından elde edilmesi ve ele geçen internet bankacılığı hesaplarından daha önce işlem yapılmamış karşı alıcı hesaplarına yüksek tutarda para transfer edilmesi şeklinde gerçekleşen dava konusu işlemlerin takibi ve teyidi konusunda yeterli dikkat ve özenin gösterilmediği değerlendirilmiştir. İnteret/Mobil Bankacılık sistemlerinin kurulması, güvenli şekilde işletilmesi ve mudilerin mevduatlarının özenle korunmasının bir güven kurumu olan Bankaların önemli bir sorumluğu olduğu, müşterilerin hesaplarında bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmaları ve güvenlik önlemlerini geliştirmenin davacı bankanın objektif özen yükümlülüğünün bir gereği olduğu, Oltalama atağı neticesinde farklı cihaz ve IP'ler üzerinden erişim sağlandığı değerlendirilen internet bankacılığı hesaplarından daha önce işlem yapılmamış karşı alıcı hesaplarına yüksek tutarda para transferi yapılması şeklinde gerçekleştirilen riskli işlemlerin güvenlik incelemesi ve teyidi konusunda yeterli ve gerekli özenin gösterilmediği, İnternet üzerinde davalı banka adına açılan sahte sitelerin takibi/izlenmesi ve devre dışı bırakılması hususunda yeterli ve gerekli aksiyonların alınmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, davalı bankanın internet bankacılığı kanalına yönelik gerçekleştirilen dolandırıcılık atağı neticesinde meydana gelen zarardan tarafların eşit şekilde sorumlu olması gerektiğini belirtmiştir.
İnternet bankacılığını müşterilerine özendiren davalı bankaların kendisine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapının sağlayarak güvenli önlemlerini almak zorundadır (Yargıtay 11. H.D 09/09/2019 tarih ve ...esas ... karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat banka kontrol ve sorumluluğundadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi ... E.K. Sayılı ilamı)
Davacı şirket yetkilisinin (phishing) atağı neticesinde 26.06.2023
tarihinde davalı bankanın web sitesi yerine dolandırıcılar tarafında açılan adrese giriş yapması ve bu suretle başka hesaba havale yapılması işlemlerinde davacının dolandırıcı 3. Kişilere para aktarılmasında bu kişilerle el ve iş birliği yaparak kusurlu davrandığı bankaca kanıtlanamamıştır. Davacının bilgisi ve rızası dışında 3. Kişilere havale edilmesi işleminde bankanın kendi bilgi teknoloji sistemlerinin alt yapısının güvenliğini sağlayamadığı ve koruyamadığı 3. Kişilerin bankanın bilgi sistemlerine dışarıdan giriş yaparak işlemi gerçekleştirdiği, bankanın bu durumu engellemek için gerekli ve yeterli önlemleri almadığı, dolayısıyla davacının uğradığı zarardan davalı bankanın kusurlu olduğu, davacıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceği kanaatine varıldığından bilirkişi raporunda tarafların eşit kusurlu olduğuna ilişkin görüşe itibar edilmemiştir. Şu halde davaya konu işlem davacıya ait paranın davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemleri neticesinde , internet bankacılığı yolu ile hesaptan para aktarım işlemi olup bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacının şifre ve parolasının davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığından davacının meydana gelen zararda mütefarik kusuru olduğunun kabulü mümkün değildir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi ... E.K. Sayılı ilamı)
Somut olayda meydana gelen dava konusu işlemler neticesinde oluşan zarar 500.464,92 TL olup davacının haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE;
1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2024 tarihinden, 499.464,92 TL'nin ıslah tarihi olan 25/03/2025 tarihinden itibaren işleyeceği ticari faiziyle birlikle davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 34.186,76 TL nispi karar harcının peşin, ıslah ve tamamlama ile alınan 8.546,95 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 25.639,81 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 79.069,74 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 9.035,35 TL(427,60 TL BVH, 60,80 TL VSH, 427,60 TL peşin harç, 7.923,35 TL ıslah harcı, 196,00 TL tamamlama harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.121,00 TL (121,00 TL tebliğler ve posta, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip
e-imzalıdır.
Hakim
e-imzalıdır.