T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/208 Esas
KARAR NO : 2025/420
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 26/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İş akdinden kaynaklanan haksız rekabet uyuşmazlıklarında işveren ile işçi arasında görülecek davalarda hangi mahkemelerin görevli olacağı hususunda uzun süredir devam eden tartışmalar, 2021 yılında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin verdiği karar ile sona erdiği, davalılardan ..., TTK MD. 54 ve devamında düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı davranmış ve haksız rekabete yol açmıştır. Zira, müvekkilimiz şirket’in şube müdürünü istihdam eden bir şirkete yirmi günde şube portföyünün %80’inin toplu olarak geçiş yapması müşterilerin bireysel tercihleri ile izah edilemeyecek kadar hayatın olağan akışına aykırı odduğu, nitekim ünlü, portfoyüne gelen her transferin nereden geldiğini kurum kodu sayesinde görmekte ve sistemine de işlemekte olduğu nitekim müvekkili şirket’in kurum kodu “...”, davalılardan ünlü’nün kurum kodu ise “uns” ‘olduğu, dolayısıyla konu hakkında bilgi sahibi olunmadığı iddia edileceği, Sayın Mahkemece evvel ki bölümlerde de ifade ettiği üzere, davalılardan ... müvekkili Şirket nezdinde 13.12.2005 tarihinden iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği 15.02.2023 tarihine kadar çalıştığı, davacının sözleşmeyi feshettiği tarihte çalıştığı pozisyon ise ... Şubesi’nde Grup Müdürlüğü’dür. Yine açıklamalarından anlaşılacağı üzere, davalının yeni işvereni ve bu davanın diğer davalısı Ünlü nezdinde çalışmaya başlaması akabinde neredeyse ... Şubesi portföy hacminin tamamına yakını ...’ye transfer edildiği, açıklanan nedenler ile; Öncelikle davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ile müvekkili Şirket’in haksız rekabet nedeniyle uğradığı zararın tazmini için geçici dava değeri olarak 10.000 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, huzurda açılan davayı her ne kadar belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olsa da ilgili dava, belirsiz alacak davasının koşullarını taşımamadığı, Davacı'nın esas amacı, Müvekkili işçilik alacakları noktasındaki taleplerinden feragat ettirilmek istenmesidir. Müvekkil, 13.12.2005 - 15.02.2023 tarihleri arasında (17 yıl 2 ay) Davacı şirketin bünyesinde çalıştığı, Müvekkili, İş Kanunu m.17 uyarınca SGK'dan almış olduğu yazı doğrultusunda, Davacı şirketten hak etmiş olduğu kıdem tazminatı, fazla mesai ücretleri ve prim alacaklarının tahsilini talep ettiği, Davacı şirket ve Müvekkil, ortalamanın üstünde tutarlarda olan bu haklarının ödenmesi noktasında bir çok kez istişareler de bulundukları Buna karşılık Davacı, Müvekkili haklı taleplerine yanıt vermemiş ve ilgili alacaklarını ödemediği, Bunun akabinde de Müvekkili, 02.05.2023 tarihinde ...22. İş Mahkemesi'nde .. E. numaralı dosya uyarınca (EK-1) Davacı şirkete yönelik, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti ve prim alacaklarının tahsili noktasında dava açtığı, İbraz edilen dava dilekçesinde de görüleceği üzere, Müvekkil'in sadece kıdem tazminatı yönünden haklı talebi dahi (yasal faiz hariç) davanın açıldığı tarih itibariyle 340.000 TL olduğu, Davacı'nın iddia ettiği vakıalar gerçeği yansıtmamakta ve aynı zamanda somut bir niteliğe haiz bulunmamakta, arz ve izah olunan nedenler ve sayın mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Davacı'nın haksız ve mesnetsiz davasının reddine, Tüm yargılama, harç ve masrafları ile vekillik ücretinin Davacı'ya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, sözde zararını hesapladığı birçok sayı vermiş olmasına rağmen huzurdaki davayı 10.000 TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği, bu nedenle davacı'ya eksik harcı tamamlattırılmalı, aksi halde davası hukuki yarar eksikliğinden reddedilmeli olduğu, haksız rekabet sebebiyle açılmış olan huzurdaki dava özü itibariyle haksız fiile dayanmaktadır. haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olması için birlikte bulunması gereken dört unsurdan hiçbiri huzurdaki davada mevcut olmadığı, açıklamaları TTK anlamında haksız rekabetin mevcut olmadığını ve davanın tereddütsüz reddi gerektiğini açıkça ortaya koyduğu, Bunun da ötesinde Müvekkili Şirket, faaliyet gösterdiği alanda mevzuata harfiyen uygun olarak hareket etmiş ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri önleyecek tüm önlemleri aldığı, arz ettiği olaylar, dilekçe ekinde yer alan deliller ve re'sen gözetilecek nedenlerle; Davacı'nın haksız ve temelsiz iddialarına dayalı huzurdaki davanın reddine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin Davacı'ya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemidir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, SGK, ... Ticaret Odası ve bir kısım kurumlara müzekkere yazılmasına, ... 22. İş Mahkemesi ...Esas dosyasının gönderilmesinin istenilmesine ve ön inceleme duruşmasının 22/10/2024 günü yapılmasına dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davalı gerçek kişinin davacı şirkette iş akdi sonlandıktan sonra, diğer davalı şirkette çalışmak ve çalıştığı dönemde edindiği müşteri portföyünün davalı şirkete yönlendirilmesi suretiyle haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu ve bu eylemler nedeniyle oluşan zararın tazmini istemiyle iş bu davanın açıldığı, TTK 54 maddesi uyarınca haksız rekabetten söz edilebilmesi için ticari nitelik taşıyan dürüstlük kuralına aykırı bir davranış veya uygulamanın neticesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkilerin, etkilenmesi müşteri çevresine ilişkin ihlalin söz konusu olabilmesi için, dürüstlük kuralına aykırı şekilde başkalarının müşterileri ile temasa geçilerek müşterilerin ayartılması ve yönlendirmesi ile müşterilerin yapılan sözleşmeye aykırı davranması ve bu nedenle bir zararın doğması gerekmektedir. Davalı gerçek kişinin davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirkette işe başlaması ve aynı iş kolunda farklı işyerinde faaliyet gösteren işyerlerinin aynı müşteri çevresine hitap etmesinin kaçınılmaz olması nedeniyle tek başına haksız rekabet niteliğinde olmadığı, aksi düşüncenin kabulü halinde kişinin o iş kolunda faaliyet göstermesinin ekonomik faaliyette bulunma ve çalışma özgürlüğü ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde engellenmesi sonucunu doğuracağı, davalıların davacının müşteri portföyüne danışmanlık vermek suretiyle rekabette haksız bir avantaj sağlayabileceği düşünülse de dosya kapsamındaki delillerle davalı asilin davacı şirketin müşteri kaybında kusuru olup olmadğının ispat edilemediği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05/09/2024 tarih,...esas ve ... karar sayılı ilamı) bu hususta özellikte dinlenen tanık beyanlarında müşteri portföyünde değişiklik olmasının davalı asilden ziyade müşterilerin davacı şirket nezdinde yaşadığı olumsuzluklardan kaynaklandığının beyan edildiği, aynı iş kolunda çalışmanın salt rekabet yasağının ihlali niteliğinde olmayacağı, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça davalı yanların rekabet yasağını kötüye kullandığı ve dolayısıyla müşteri portföyündeki değişiklik nedeniyle davalı yanlarının kusuru olup olmadığı ve bu nedenden dolayı oluşan zarar hususunda bilgi belge sunulmadığı bu haliyle rekabet yasağının kötüye kullanıldığının ispat edilemediği analaşılmakla; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harctan mahsubu ile eksik 187,80.TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 10.000,00 nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davalı taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip
¸
Hakim
¸