T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/235
KARAR NO : 2025/715
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 12/08/2016
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... A.Ş. ile davalı firma arasında 01/02/2008 tarihinde ortaklık sözleşmesi imzalandığını,iş bu sözleşmenin 2.maddesinde" 01/02/2008 tarihi itibariyle ...'in Vergi ve SSK borçları ile bu tarihten sonra oluşacak vergi ve SSK ödemelerinin ... tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, davalı firma ortaklık sözleşmesinde yer alan yükümlülüğünü yerine getirmediğinden müvekkilinin SSK ve vergi borçlarını ödemek zorunda kaldığını, 26/06/2004 tarihinde ödenen vergi ve SGK borçlarının tespitine ilişkin olarak Yeminli Mali Müşavir tarafından düzenlenen (özel) rapor ile, müvekkilinin 558,575,04 TL vergi ve 167.052,30 TL SGK olmak üzere toplamda 725.627,34 TL ödeme yaptığının belirlendiğini, bunun üzerine 01/02/2008 tarihli ortaklık sözleşmesi ve 26/06/2014 tarihli Yeminli Mali Müşavir raporuna dayanarak davalı aleyhine ... 19.icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden iflas yolu ile adi takip başlatıldığını, şirketin tasfiye memuruna gönderilen ödeme emrinin iki farklı adresine 05/12/2014 ve 10/12/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı/ borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, takibin durmasından sonra iflas yolu ile başlatılan takibin genel haciz yolu ile takibe çevrildiğini, borçlu şirketin tasfiye memuruna ve vekiline yeniden ödeme emri gönderildiğini, borçlunun iş bu takibe dc kötü niyetle itiraz ettiğini beyanla; itirazın iptaline,davalının % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu icra takibinde mesnet olarak öne sürülen ortaklık sözleşmesinin, müvekkili şirketin eski yetkilisi iken ve halihazırda davacı tarafın yetkilisi olan şahıslar tarafından imzalanması nedeniyle hukuken geçersiz olduğunu, davacı tarafın ödemekle yükümlü olduğu SGK primlerinin ve vergilerin müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini, taraflar arasındaki 01/02/2008 tarihinde yapılan sözleşmenin taraflarına borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme gereğince; müvekkilinin ... ve ... Şirketleri'nin borçlarını ödeyecek , ... ve...'nun da ... gayrimenkulu ile makine parkını ve ... Fabrikası'nın makine parkını müvekkiline devredeceğini,... ve ... 'nun bu sözleşmeye göre devretmeleri gerekirken ... İlçesi ... köyü ... mevkii ... pafta 1765 parselde kayıtlı 54,666,50 m2 yüzölçümlü A blok 2 katlı (zemin+asma) B blok l katlı (zemin) ve müştemilatlarından oluşan fabrika ile makine parkını ve ... fabrikasının makine parkını müvekkiline devretmediğini, eğer sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilirse, 06/03/2009 tarihli ibra sözleşmesi ile de tarafların borçlarından dolayı birbirlerini ibra ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 12/07/2018 tarihli ıslah dilekçesinde; sözleşmeden kaynaklanan borçların devir tarihi itibariyle müvekkili şirketin ticari defterlerine işlenmediğini, buna göre ya sözleşmenin sonradan hazırlandığını, yada bu borçların kötü niyetle gizlenmesi suretiyle şirket hisselerinin yeni ortaklara devredildiğini,sözleşmeye geçerlilik tanınsa bile karşı tarafın kendi edimini yerine getirmediğini, davacının müvekkilinden alacaklı olduğunun kabulü halinde de, müvekkilinin 697.949,55 TL tutarındaki alacağının takas ve mahsubunu talep etmiştir.
Mahkememize ait 12/11/2020 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, hükmün taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi' ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi' nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacının ve davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair karar verildiği, anılan kararın taraf vekillerince duruşma istemli olarak temyiz edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Davacı taraf finansal kiralama ilişkisini açıklayarak ortaklık sözleşmesi gereğince devrini taahhüt ettiği malların fiilen davalıya devredildiğini ancak mal devrinin ... şirketine yapıldığını, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, tasarrufun iptali için açılan davanın derdest olduğunu iddia etmiş olduğuna göre, yukarıda tarihleri belirtilen tüm sözleşme ve ekleri, tasarrufun iptali davası birlikte değerlendirilerek davacının bu iddiası üzerinde durularak bir sonuca varılması gerekirken yetersiz inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir." şeklinde gerekçe ile mahkememiz kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiş ve dosya mahkememizin 2024/235 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkin olup 01/02/2008 tarihli Ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Dosyaya celp olunan ... 19.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu Tasfiye Halinde ... Şti aleyhine 01/02/2018 tarihli ortaklık sözleşmesinin 2. Maddesi ve 26/06/2014 tarihli Yeminli Mali Müşavir Raporuna dayanarak alacaklı şirket tarafından yapılan 558.575,04 TL vergi ve 167.052,20 TL SGK ödemesine ilişkin 725.627,34 TL alacağın tahsili talebiyle 28/11/2014 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, borçlu vekilinin süresi içinde ibraz ettiği dilekçesi ile asıl borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, takip alacaklısının takip değeri üzerinden harçlandırdığı iş bu dava ile itirazın iptali talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Takip ve davaya dayanak teşkil eden 01/02/2008 tarihli Ortaklık Sözleşmesi ... A.Ş., ... A.Ş ve ... Tic. Ltd. Şti arasında imzalanmış olup bu sözleşmede ;
"1-... şirketler grubunun 01/02/2008 tarihindeki borç toplamı 10.529.206,00 TL'dir. (Vergi ve SSK borçları dahil)
2- ... gerekli olan nakit katkıyı yapacak, ayrıca piyasadaki itibarı ile hammadde alım- larını yapacak ve bu suretle ... ve ...'ya ait fabrikaları daha verimli bir şekilde çalıştırarak borcun döndürülmesini ve sonunda kapatılmasını sağlayacaktır.
01/02/2008 tarihi itibariyle ... ve ...'nun vergi ve SSK borçları ile bu tarihten sonra oluşacak vergi ve SSK ödemeleri de ... tarafından yapılacaktır. İşbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren altı ay içinde ...'in % 50 hissesi .. ve ...'ya veya gösterecekleri kişilere devir edilecek. Borcun kapanması ile beraber ... ve ...'nun aşağıdaki Ek-1 ve Ek -2 de zikredilen mal varlığı da ...'e bila bedel devir edilecektir.
3-Bu nedenle ... in ödediği veya ödeyeceği mezkur borçlar ve bundan sonraki üretim ve finansal giderleri ... veya ... ve /veya ortaklarına borç yazılmayacaktır.
4- Bu sözleşmenin imza anından itibaren ... 'in hukuki ve fiili yönetimi “...' de ve ... da, olacağı için , ... grubunun” imza yetkisi de bulunmadığından ... firmalarına ve/veya ortaklarına herhangi bir borç tahakkuk ettirilmeyecektir.
5-İş bu sözleşme tek nüsna olarak tanzim ve imza edilmiş olup, Damga vergisi ... Ltd.Şti tarafından ödenecek ve iş bu sözleşme ... Ltd.Şti tarafından muhafaza edilecektir.
... ve ...'nun ...'e devir edilecek varlık detayı şunlardan oluşmaktadır:
1- ...: ...atlı fabrikası gayrimenkulü ve makine parki (EK 1)
2- ... fabrikası makine parki (Gayrimenkul hariç) (EK 2)
(... fabrikasındaki makine parkı ...'in aktifindedir)" denilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile ıslah dilekçesinde, takip ve dava konusu alacağın müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını , müvekkili şirketin yeni ortaklarının devir sırasında bu borçlardan haberdar olmadığını, ya eski ortaklar tarafından borçların kötü niyetli olarak gizlendiğini, ya da müvekkilinin eski ortağı iken davacının yeni ortağı durumundaki kişilerce bu sözleşmenin sonradan düzenlendiğini ve geçersiz olduğunu iddia etmiş ise de ; dava konusu borcun davalının defterine kayıtlı olmaması böyle bir sözleşmenin var olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi, davalının eski ortaklarının ,hali hazırda davacı şirketin ortağın olması durumunun de sözleşmenin sonradan düzenlendiği ve hukuken geçerli olmadığı sonucunu doğurmayacaktır.
Söz konusu sözleşmenin iptal veya feshi yönünde tarafların irade açıklaması veya mahkeme kararı bulunmamaktadır.
Diğer yandan davalının faaliyet alanına amacına hizmet etmediği, müvekkilinin menfaatlerine zarar verdiği ve geçersiz olduğu yönündeki davalı savunması dosya kapsamına göre itibara layık görülmemiştir.
Davacının dayanak ortaklık sözleşmesi kapsamında dava konusu SGK ve vergi ödemesini davalıya rücu edip edemeyeceği hususuna gelince;
TBK'nun Karşılıklı borç Yükleyen Sözleşmeler ile ilgili " İfada Sıra" başlıklı 97. Maddesinde " Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." denilmiştir.
Taraflar arasındaki 01/02/2008 tarihli Ortaklık Sözleşmesi de her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Sözleşmenin imzalanmasından sonra 15/05/2008, 01/10/2008 tarihlerinde birer kez ve 06/03/2009 tarihinde 2 kez olmak üzere 4 kez tadil edilmiştir.
Buna rağmen finansman güçlüğünün devam ettiği, mali krizin aşılamadığı ,bu nedenle ... firmasına devredilecek malvarlığının Finansal Kiralama kapsamında, ... şirketine satılmasına karar verildiği, daha sonrasında taşınmazların ... A.Ş. tarafından ... 35. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye no'lu Düzenleme şeklinde Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi ile ana sözleşmede belirtilen tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte ... Ambalaj İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne devredildiği, celp edilen tapu kaydına göre taşınmazın halen bu şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili "dava konusu taşınmazın ... şirketi adına kaydı ile ilgili olarak ... 22 Asliye Hukuk ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden tasarrufun iptali davası açıldığını ve davanın derdest olduğu"nu beyan etmiş ise de; tasarrufun iptali davası sonunda verilecek kararın eldeki uyuşmazlığın çözümü noktasında yargılamaya bir katkı sağlamayacağı değerlendirildiğinden bekletici mesele yapılmamıştır.
Taraflar arasında 01.02.2008 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 2 nci maddesine göre 01.02.2008 tarihi itibariyle davacının vergi ve SSK borçları ile bu tarihten sonra oluşacak vergi ve SSK ödemelerinin davalı tarafından yapılacağı kararlaştırılmış olup davacı davalının gerekli ödemeleri yapmadığını, ödemelerin kendisi tarafından yapıldığını ileri sürerek yaptığı ödemelerin davalıdan tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali için işbu davayı açmıştır.
Davalı ise söz konusu ödemelerin yapılmasının, sözleşmede belirtilen bazı taşınmazlarının kendisine devri şartına bağlandığını ancak bu devrin gerçekleştirilmediğini, dolayısıyla ödeme yükümlülüğünün de doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sözleşme gereği davalının ödemeyi taahhüt ettiği borçların ödemesinin davacı tarafından yapıldığı çekişmesiz olup uyuşmazlık davacının üstlendiği edimi yerine getirip getirmediği noktasında toplanmaktadır.
Yargıtay bozma ilamında " Bölge Adliye Mahkemesince 6098 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi hükmü gereğince davacının sözleşme gereğince üstlendiği edimi yerine getirmediği, bu sebeple karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddinin isabetli olduğu kanaatiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında sadece 01.02.2008 tarihli ortaklık sözleşmesi değil, bu ortaklık sözleşmesinin eki olduğu belirtilen 15.05.2008 tarihli ek ortaklık sözleşmesi, 01.10.2008 tarihli 2. ek ortaklık sözleşmesi de imzalanmıştır. Yine anılan sözleşmelerde yer alan bazı hükümlerde atıf yapılan 23.05.2008 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi, 06.01.2012 tarihli Finansal Kiralama Tadil Sözleşmesi de dosyadaki belgeler arasındadır.
15.05.2008 tarihli ek ortaklık sözleşmesinde, '' ..., ... ve ... şirketlerinin 01.02.2008 tarihinde aralarında yapmış oldukları ortaklık anlaşmasında, finansman problemleri sebebiyle işin yürütülmesinde zor duruma düşüldüğü, finansman sorunlarını çözebilmek amacıyla ... ve ...'nun aşağıdaki (1) nolu listedeki malvarlıklarının ...'e yapılacak finansal kiralama için ... A.Ş'ne satılmasına ve finansal kiralama sonucunda ... ve ...'ya gelecek paranın da ...'e aktarılmasına karar verilmiştir...'' denilmiş, 01.10.2008 tarihli 2. ek ortaklık sözleşmesinde ise, ek sözleşmede belirtilen malvarlıklarının finansal kiralama yolu ile ...'e devredildiği, ...'e finansal kiralamadan gelen paranın ise ...'e aktarıldığı, ancak finansal kiralama ile sağlanan para ve tüm çalışmalara rağmen sorunların çözülemediği, borçların döndürülemez hale geldiği, bu sebeple ...'in talebi ve muvafakati ile ...A.Ş'den finansal destek alınmasına karar verildiği belirtilerek, bu ilişkiye dair detaylara yer verilmiştir.
Davacı taraf finansal kiralama ilişkisini açıklayarak ortaklık sözleşmesi gereğince devrini taahhüt ettiği malların fiilen davalıya devredildiğini ancak mal devrinin ... şirketine yapıldığını, davalının kötü niyetle hareket ettiğini, tasarrufun iptali için açılan davanın derdest olduğunu iddia etmiş olduğuna göre, yukarıda tarihleri belirtilen tüm sözleşme ve ekleri, tasarrufun iptali davası birlikte değerlendirilerek davacının bu iddiası üzerinde durularak bir sonuca varılması gerekirken yetersiz inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesine dayalı ve mahkememizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtilen hususların taraf iddia ve savunmaları kapsamında değerlendirilmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Finansal Kiralama uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 04/04/2025 tarihli kök ve 09/09/2025 tarihli ek raporda özetle; finansal sorunların çözümü amacıyla ... firması'nın mülkiyetinde bulunan dava konusu taşınmazın, ... A.Ş.'ne satıldığı, satış bedelinin bir kısmının ... firmasına aktarıldığı, ... şirketi ile ... arasında finansal kiralama sözleşmesinin yapıldığı ve mülkiyeti ...'ya ait taşınmazın ... firmasına kiralandığı, ... Firması'nın ödemesi gereken 60 adet kira bedelinden 42 adedini ödedikten sonra, yeniden finansal ödeme sorunu ile karşılaştığı ve ... A.Ş. ile tadil sözleşmesi yaparak, Finansal kiralama sözleşmesini tüm sonuçları itibarıyla ...eşyalarına devrettiği, Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca, devr alan ... firmasının son kira bedelini ödemesinden sonra satın alma hakkını kullanarak taşınmazın mülkiyetini elde etmesinin ise sözleşmenin doğal bir sonucu olarak değerlendirildiği, Tadil sözleşmesinin, (Kiralayan) ... A.Ş. ile (Devir Eden Kiracı) ... Tic. A.Ş. ve (Devir Alan Kiracı) ... Ltd.Şti. ve ilaveten müşterek borçlu Müteselsil kefili ... Tic. Ltd.Şti. tarafından imzalandığı, yani tadil sözleşmesinde ... firması'nın taraf olmadığı, Tadil Sözleşmesini imzalayanın davalı ... firması olduğu ve bu finansal kiralama sözleşmesi gereğince kiralama bedellerinin tamamının ödenmesi sonucunda taşınmaz mülkiyetinin ...firmasına gececeğini de kabul etmiş bulunduğu, daha açık bir anlatımla tadil sözleşmesinin düzenlenmesi ile birlikte 01.02.2008 tarihli sözleşmede davacı tarafından üstlenilmiş olan edimin davacı tarafından yerine getirilmesi imkanının (Hukuken) ortadan kalkmış olduğu, Buna karşılık; 01.02.2008 tarihli ortaklık sözleşmesinin 2.maddesinin; “01.02.2008 tarihi itibariyle ... ve ...'nun vergi ve SSK borçları ile bu tarihten sonra oluşacak vergi ve SSK ödemeleri de ... tarafından yapılacaktır. " hükmünde olduğu, buna göre; ...'nın sözleşme şartını yerine getirmediği şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davanın tarafları arasında imzalanan ve dosyada mübrez 01.02.2008 Tarihli Sözleşmenin eki 15.05.2008 Tarihli Ek Ortaklık Sözleşmesinin de eki olan; 01/10/2008 tarihli 2. Ek Ortaklık Sözleşmesinde; '...e ...A.Ş 'den gelen para ...'e aktarılmıştır.'' ibaresi bulunmakta olup her ne kadar bilirkişi raporunda defterlerle bu husus teyit edilememiş ise de davacı ...'in, dava konusu mal varlıklarının; ... firmasına kiralanabilmesi amacıyla ... A.Ş.’ye satışından elde ettiği fonun tamamının ... firmasına aktarıldığı iş bu ortaklık sözleşmesiyle ispatlanmış olup davacının sözleşme şartını yerine getirdiği ve davasında haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili ıslah dilekçesinde icra takibi sırasında davalıdan 697.949,55 TL alacaklı olduğunu beyan ederek takas ve mahsup talebinde bulunmuş ise de talebin ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında değerlendirilerek karara bağlandığı anlaşıldığından talep yerinde görülmemiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 725.627,34 TL alacak üzerinden devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 145.125,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 49.567,60-TL'den, peşin alınan 8.763,81-TL'nin mahsubu ile bakiye 40.803,79-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 22.300,00-TL bilirkişi ücreti, 87,00-TL tebligat-posta gideri ve 29,20-TL başvuru harcı, 8.763,81 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 31.184,31-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 112.844,10-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza