T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
HAKİM : AYŞEGÜL ÖZALTUN BABA 190163
KATİP : ENES MISIR 204673
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 06.05.2024 harç tarihli dilekçesinde, davalının, davacı şirkete karşı sermaye arttırımı sonucu taahhüt ettiği sermaye borcunu süresinde yerine getirmediğini, temerrüde düştüğünü, davacı şirketin elektrik enerjisi üretim tesisi kurması, işletmeye alınması, enerjinin müşteriye satışı ile iştigal ettiğini, sermayenin ana sözleşmede 50.000 TL belirlendiğini, her biri 25 TL değerinde 2000 hisseden oluşmasının öngörüldüğünü, 28.10.2011 tarihli genel kurulda şirketin sermayesinin 32.000.000 TLye çıkarıldığı ve her biri 16.000 TL olan 2000 hisseden oluşmasının kararlaştırıldığını, 16.05,2014 tarihli olağanüstü genel kurulda şirketin sermayesinin 51.056.000 TL olup 1 TL değerinde 51.056.000 adet nama yazılı paya bölünmesinin kararlaştırıldığını, davalının bu arttırımda 1.920.000 TL sermaye tutarı karşılığında 1.920.000 pay ve %3,7606 pay oranına sahip olduğunu, davalı tarafından ödenmesi öngörülen %3,7606 paya karşılık gelen 540.000 TL'nin aynı kararda öngörülen 24 ay içinde ödenmediğini, bunun üzerine davalıya ... 10.Noterliği'nin ... tarihli ... Y. No'lu ihtarnamesi ile sermaye payı borçlarının 16.01.2017 tarihine kadar ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının ... 4. Noterliği'nin ... tarih ... Y. No'lu ihtarnamesinde TTK m. 482'nin uygulanması için gerekli şartların oluşmadığı, kanuna aykırı olarak sermaye koyma borcunun talep edildiğini beyan ettiği ve süre içinde sermaye payı koyma borcunu yerine getirmediğini, borcunun 14.06.2019 tarihli YK kararı ile arttırılan sermaye payını ödemeyen ortakların arttırılan sermayeye isabet eden yeni pay alma esaslarının belirlendiğini, ... 11. Noterliği'nin ... tarih ... Y. No'lu ihtarnamesi ile davalının ortaklık payı ve arttırılan sermaye nedeniyle ödemesi gereken ana para tutarının, faiz tutarının 04.07.2019 tarihine kadar ödenmesi aksi halde yeni pay alma hakkından mahrum edileceğinin ihtar edildiğini, buna rağmen davalının sermaye borcunu yerine getirmediğini belirterek sermaye koyma borcundan kaynaklanan 540.000 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesini diğer talepleri ile birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak davacının 16.05.2014 tarihli olağanüstü GK toplantısında sermaye arttırımı kararı aldığını, pay sahiplerine taahhüt edilen pay miktarını ödemek için 24 ay süre verdiğini, sürenin 16.05.2016 tarihinde son bulduğunu, TBK m. 147/4 uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi dava olduğunu, zamanaşımının TBK m. 149/1 uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başladığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının davayı en geç 16.05.2021 tarihinde talep edebileceğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının harçtan muaf olmadığını; esasa ilişkin olarak davacının ıskat hakkını kullandığını işbu dava ile sermaye koyma borcunu talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacının ... 10. Noterliği'nin ... tarih ... Y. No'lu ihtarnamesi ile davalıya sermaye taahhütlerini yerine getirmesi amacıyla ihtarname keşide ettiğini, ... 11. Noterliği'nin ...tarih ... Y. No'lu 2. İhtarı ile şirket yönetiminin 14.06.2019 tarih 008 kararı ile TTK m. 461 uyarınca yeni pay alma esaslarının belirtildiği ve Tic. Sic. Gazetesinde ilan edildiğinin belirtildiğini, davacının 2. ihtarda sermaye taahhüdünü yerine getirmeyen pay sahibini ıskat edeceğini ve ticaret siciline tescil edildiğini davalıya bildirdiğini,03.07.2019 tarihli Tic. Sic. Gaz.'nde ilanın başlığının Rüçhan Hakkı-İhtar-Iskat olduğunu, davacının davalı için önce sermaye borcunu talep ettiği daha sonra ıskat prosedürünü uyguladığını yeniden sermaye koyma borcunu talebinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalının davacı şirketteki hissesinin tamamının Y. 3. C.D. 2528/182 sayılı kararı ile müsaderesine karar verildiğini, davalının hissesinin tamamının Hazineye devredildiğini ve devrin T.Tic. Sic. Gaz.'nde yayımlandığını belirterek öncelikle davanın zamanaşımından reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini diğer talepleri ile birlikte karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Anonim şirket ortağının sermaye koyma borcunun ihlali nedeniyle açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ve Mahkememizce 04/12/2024 tarihli ara karar ile dosyanın Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiye tevdi ile tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
13/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dosyada mübrez belgelere göre Davacı ... A.Ş. 19.10.2007 tescil ile 24.10.2007 tarih 6922 sayılı T. Tic. Sic. Gaz.'nde ilan edilmiştir. Davacının faaliyet konusu elektrik enerjisi üretim tesisi kurulması, işletilmesi, müşterilere satılması olup (ana söz. m. 3), 50.000 TL değerindeki şirket sermayesi 25 TL değerinde 2.000 adet hisseden müteşekkil nama yazılı senetlerden oluşmuştur (ana söz. M. 6-7). 28.10.2011 Tarihli GK'da şirketin sermayesi 32.000.000 TL'na çıkarılmıştır (T. Tic. Sic. Gaz. 03.11.2011). Davacının 16.05.2014 Tarihli olağanüstü GK toplantısında şirketin sermayesi bedeli 1 TL 51.056.000 adet nama yazılı paydan oluşan 51.056.000 TL'na çıkarılmıştır. Sermayenin pay sahipleri arasındaki dağılımına göre davalının sermaye tutarı 1.920.000 TL, pay adedi 1.920.000 pay oranı %3,7606'dır. Davacı şirket, ... 10. Noterliği'nin ... tarih ... Y. No'lu ihtarnamesi ile davalıya davacının 16.05.2014 tarihli olağanüstü GK toplantısında 32.000.000 olan sermayenin 51.056.000 TL'na çıkarıldığı, davalının 540.000 TL ödenmemiş sermaye faizi ile birlikte 581.003,01 TL sermaye borcunu 16.01.2017 tarihi mesai bitimine kadar ödemesini ihtar etmiştir. Davalı ... 4. Noterliği'nin... tarih ... Y. No'lu ihtarnamesi ile TTK m. 482'nin uygulanma şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının mal varlığı üzerinde ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında tedbir bulunması nedeniyle talebin karşılanamayacağını bildirmiştir. Davacının 14.06.2019 tarihli YK kararı ile 16.05.2014 tarihli olağanüstü GK toplantısında kararlaştırılan artan sermaye sebebiyle ortakların yeni pay alma hakkını kullanmak üzere iştirak taahhütlerini bildirmek ve bakiye tutarın tamamı artı faizi ile birlikte ödemeleri için 1 ay süre verilmesine karar verilmiştir. Kararda, 16.05.2014 tarihli olağanüstü GK kararı ile arttırılan sermayeye iştira taahhüdünü ödemeyen ortaklara ödemenin yapılması için ihtar gönderilmesi, ortakların pay bedellerini ödemeyerek pay miktarının artmaması halinde arttırım için gerekli sermayenin sağlanması amacıyla öncelikli diğer pay sahiplerine teklif edilmesi kararı alınmıştır (T. Tic. Sic. Gaz. 03.07.2019 s. 9861). Anılan kararda davalının ödenmemiş iştirak tutarı 540.000 TL, temerrüt faizi ile birlikte 689.66,36 TL görülmektedir. Davacı, ... 11. Noterliği'nin ... tarih ... Y. No'lu 2. İhtarnamesi ile davalıya 16.05.2014 tarihli olağanüstü GK kararı ve 14.06.2019 tarihli yeni pay alma haklarına ilişkin YK kararı gereğince ana para 540.000 TL, faiz tutarı 149.661,36 TL toplam 689.661,36 TL'nin 04.07.2019 tarihi mesai bitimine kadar ödenmesini aksi halde arttırılan sermaye bedeline denk gelen yeni pay alma hakkından (%3,7606) mahrum edileceğini ihtar etmiştir. Değerlendirme Bilindiği üzere TBK m. 147/4 gereğince A.Ş. pay sahibinin sermaye borcu beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımının başlangıcı sermaye koyma borcunun muaccel olma tarihi olacaktır, Yüksek Mahkemenin konuya ilişkin değişik görüşleri mevcut olup önceki kararlarda pay sahibinin katılma taahhütnamesi tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin başladığını kabul etmiş (Y.T.D. 22.06.1972 1628/3121) sonraki bir karında görüşünden dönerek ortaklık devam ettiği müddetce ortakların sermaye koyma borcunun zamanaşımına uğramayacağı ancak faiz ve feri alacaklar için zamanaşımının söz konusu olacağını kabul etmiş, doktrinde de bu görüş kabul görülmüştür (Y. 11. HD 17.04.197...) (Tekinalp/Poroy/Çamoğlu 9. Basım s. 1053, Pulaşlı H. Cilt II 3. Basım Ankara 2018, s. 1986). Ancak iskat edilen pay sahibi hakkında zamanaşımı işler (Pulaşlı s. 1986). Somut olayda, davacının 16.05.2014tarihli olağanüstü GK toplantısında sermaye koyma borcu için bu süre 16.05.2016 da sona ermiştir. Her ne kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi bitmiş ise de TBK m 154/1'de yer aldığı üzere davalının ... 4. Noterliği'nin... tarih ... Y. No'lu ihtarnamesi ile borcu ikrar etmesi zamanaşımı süresini kesmiştir dolayısıyla TBK m. 146 uyarınca 10 yıllık zaman aşımı süresi geçerlidir. TTK 482/2 hükmüne göre pay sahibinin tayin edilen vadede borcunu ifa etmeyip temerrüde düşmesi halinde YK pay sahibini şirketten çıkarmaya (ıskat) yetkilidir. YK mütemerrid ortağı borcun yerine getirilmesini bildirir. Bildirim T. Tic. Sic. Gaz.'de ve esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde yapılır. Dosyadan davacın 11.05.2014 tarihli YK tarafından alınan sermaye arttırımı kararı uyarınca davalıya ... 10. Noterliği'nin ...tarih ... Y. no'lu ihtarnamesi ile ödenmeyen sermaye borcunun 16.01.2017 tarihine kadar ödemesinin talep edildiği, davalıca taahhüdün yerine getirilmediği, davacının 14.06.2019 tarihli YK kararı ile arttırılan sermaye payını ödemeyen ortaklara bakiyenin tamamı ve faizi ödemeleri için 1 aylık süre verildiği, kararın 03.07.2019 tarihli T. Tic. Sic. Gaz.'de yayınlandığı, ... 11. Noterliği'nin ...tarih ... Y. no'lu ihtarnamesi ile davalıya sermaye borcu ve faizlerin ödenmesi ihtar edildiği bellidir. Davacının almış olduğu ve davalıya ulaşan bir ıskat kararı dosyadan anlaşılmamıştır. Bu halde davalının, davacı şirketin mütemerrid duruma düşmüş ortağı olarak görülmektedir Öte yandan davacının ... tarihli YK kararı ... tarih ... no'lu T. Tic. Sic. Gaz.'de yayınlanmış olup davacının davalıdan 540.000 TL ana para, 149.661,36 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 689.066,36 TL borcunu talep edebilecektir. Sonuç Tarafımca yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davalıdan 689.066,36 TL asıl borç ve temerrüt faizini talep edebileceği kabulünün Sayın Mahkeme'nin taktirinde bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davalının, şirket ortağı olduğu 16/05/2014 tarihinde sermaye artırımına katıldığı, 1/4 oranında peşin ödediği, kalan 3/4 oranına isabet eden 540.000,00TL'yi hala ödemediği konusunda ihtilaf bulanmamaktadır. Davacı şirketin ortaklarıyla ilgili yapılan cezai kovuşturma sonunda davalı adına kayıtlı hisselerin Yargıtay 3. Ceza dairesinin 23/01/2023 tarihli... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile müsadere edildiği, kararın kesin olduğu ve davacının pay sahipliğinin son bulduğu anlaşılmıştır. Anonim şirket pay sahipliği için kural olarak sermaye koyma şartı bulunmaktadır. İstisna olarak, kurucular için bedelsiz pay veya intifa senedi verilebileceği TTK'da düzenlenmiştir. Sermaye koyma hususuna ilişkin düzenlemede, %25 peşin, kalanı 4 ay içinde şirkete ödenmesi gerektiği, sermaye artırımına katılan pay sahipleri için de aynı hususun düzenlendiği görülmektedir. Davacı da, %25'ini peşin yatırmış, kalan kısmı yatırmamıştır. Taahhüt edilen sermaye bedeli ödenmediği takdirde şirket, sermaye bedelinin faiziyle birlikte tahsilini istemek veya ödenmeyen pay bedeli nedeniyle ilgili pay sahibini ıskat ederek, boşa çıkan payları başkası alabilecektir. Şirket tasfiye edildiğinde, ortaklara dağıtılacak bir tasfiye payı olması halinde, her ortağın ödediği sermaye miktarıyla orantılı ödenecektir. Davalının sermaye borcu sabit olmakla birlikte, davacı şirketteki hisseleri Yargıtay 3. Ceza dairesinin 23/01/2023 tarihli ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile müsadere edilmesi nedeniyle davacı tasfiye payı alamayacaktır. Şirketin alacaklarına karşı ise ancak taahhüt ettiği sermaye bedeli ile sorumlu olacaktır. Şirkete karşı sorumluğu ancak pay sahipliği devam ettiği sürece devam edecektir. Iskat veya payların devri halinde sermaye koyma borcu sona erecektir. TTK'nın 501/2. Maddesi kıyasen uygulandığında davalının borcunun sona erdiğini kabul etmek gerekir.
TTK'nın 501. Maddesine göre- (1) Bedeli tamamen ödenmemiş bulunan nama yazılı bir payı iktisap eden kimse, pay defterine kaydedilmekle şirkete karşı geri kalan pay bedelini ödemekle yükümlü olur.
(2) Şirketin kurulması veya esas sermayenin artırılması sırasında iştirak taahhüdünde bulunan kimse, payını başkasına devrettiği takdirde, bedelin henüz ödenmemiş olan kısmı kendisinden istenemez; meğerki, şirketin kuruluşu veya esas sermayenin artırılması tarihinden itibaren iki yıl içinde şirket iflas etmiş ve payı iktisap eden kimse paydan doğan haklardan yoksun bırakılmış olsun.
(3) Payını devreden kimse ikinci fıkra hükmüne tabi değilse, iktisap edenin pay defterine kaydedilmesiyle borçlarından kurtulmuş olur.
Bu yasal düzenleme karşısında ve ceza mahkumiyetinin gelecek ekonomik avantajların da müsaderesini içermediğini göre, pay sahipliği sona erdirilen davalının artık borcundan da kurtulduğu, kendisinden iştirak taahhüdüne konu paranın istenemeyeceği, artık davalıya husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3600,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2025
Katip
¸
Hakim
¸