T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/334
KARAR NO : 2025/259
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/05/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Taraflar arasında 31.7.2017 tarihinde ...Sistemleri Kullanım Sözleşmesi imzalanmış, müvekkil şirket servis sağlayıcısı, karşı taraf ise otel sıfatıyla sözleşmenin tarafları olmuştur. Sözleşme kapsamında davacı şirket, davalı şirkete ait otel için özel tasarlanmış çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemini kurmuş ve erişim sağlamıştır. Bu sistem sayesinde davalı, otel özelliklerini, kontenjan ve fiyat bilgilerini sisteme yükleyebilmiş, rezervasyonları kontrol paneli üzerinden takip edebilmiştir. Sistem, otelin hem kendi internet sitesi üzerinden hem de davacının diğer satış ve dağıtım kanalları aracılığıyla online rezervasyon almasını sağlamış, oluşturulan rezervasyonlar davalıya hem e-posta ile iletilmiş hem de kontrol panelinden görüntülenebilmiştir. Davacı şirket sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, davalı şirket hizmet bedellerini ödememiştir. Yapılan görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine davacı, 27.7.2023 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş, sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bedeller ile cezai şart ve akdi faiz taleplerini davalıya bildirmiştir. Davalının ödeme yapmaması üzerine ... 13. İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi, davalının haksız itirazı nedeniyle durmuştur. Bilirkişi incelemesi sürecinde, bilgisayar kayıtları üzerinde yapılacak yerinde inceleme ile davacı şirketin sözleşme yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiği tespit edilebilecektir. Sözleşme prosedürlerine uygun şekilde önce proforma faturalar düzenlenmiş, davalı şirketin bir hafta içinde itiraz etmemesi üzerine kesin faturalar muhasebe programı üzerinden iletilmiştir. Davalı şirketin fatura bedellerini ödememesi ve yapılan uyarılar ile görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine icra takibine başvurulmuştur. Tarafların tacir olması sebebiyle zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış, ... tarihinde ... no'lu anlaşamama tutanağı düzenlenmiştir. Bu nedenlerle, ... 13. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edilmektedir.” demişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Taraflar arasında imza edildiği öne sürülen sözleşme, müvekkil şirketin yetkili temsilcileri tarafından imzalanmamıştır. Sözleşmeyi imzaladığı iddia edilen ..., şirkette yalnızca İş Kanunu kapsamında çalışan konumunda bulunmuş, kendisine şirketi temsil yetkisi verilmemiştir. Bu sebeple, imzalanan sözleşmenin müvekkil şirket açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Müvekkil şirket ile davacı arasında 31.7.2017 tarihli sözleşmeden, 18.7.2023 ve 31.7.2023 tarihli faturalara kadar hiçbir ticari ilişki kurulmamıştır. Bu durum, tarafların ticari kayıtları incelendiğinde açıkça görülecektir. Davacının kestiği faturalar, sözleşme tarihinden yaklaşık altı yıl sonra düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu madde 231/5 uyarınca, zamanında düzenlenmeyen bu faturaların hiç kesilmemiş sayılması gerekmektedir. Müvekkil şirket, davacıdan herhangi bir online rezervasyon sistemi hizmeti almamış, sistem kurulumu yapılmamış ve bu sistem üzerinden hiçbir. müşteri yönlendirilmesi gerçekleşmemiştir. Davacı, iddia ettiği hizmet için altı yıl boyunca herhangi bir talepte bulunmamış, fatura düzenlememiştir. Sözleşmenin 2/c maddesi uyarınca hizmetlerin aylık olarak faturalandırılması gerekirken, 2023 yılı Temmuz ayında herhangi bir hizmet sunulmadan fatura düzenlenmiştir. Dayanaksız olan bu faturalara yasal süre içerisinde itiraz edilmiştir. Sözleşme tarihinden itibaren taraflar arasında hiçbir ticari ilişki kurulmaması, tarafların sözleşmenin geçersizliğine yönelik zımni bir irade gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Bu sebeplerle, davanın reddine, kötü niyetli davacının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.” demişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... online rezervasyon sistemleri kullanım sözleşmesinden kaynaklanan ve ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 19/11/2024 tarihli ara karar ile dosyanın SMM ve Bilişim uzmanı bilirkişiye tevdii ile bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Yapılan teknik incelemeler sonucunda, Booklogic sisteminin davalı otelde aktif kullanıma geçirilemediği, temel entegrasyonların tamamlanamadığı ve faturalandırılan hizmetlerin teknik altyapısının mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Sistemin işlevsel hale getirilememesi, kanal entegrasyonlarının sağlanamaması ve komisyon doğuracak rezervasyon onay işlemlerinin gerçekleştirilememesi nedeniyle, davacının talep ettiği fatura bedelleri ve cezai şart teknik açıdan doğrulanamamıştır. Davalı otelin ... yazılımı üzerinden rezervasyon işlemlerini yürüttüğü ve bu durumun 2015 yılından beri devam ettiği dikkate alındığında, davacının faturalandırdığı hizmetlere ilişkin teknik altyapının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Heyet üyesi mali müşavir bilirkişinin yaptığı değerlendirme ile birlikte, davacı tarafın, davalı taraftan hak ve alacağının bulunmadığı tespit edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Somut uyuşmazlık kapsamında taraflar arasında 31/07/2017 tarihinde ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında hizmet bedelimin ödenmemesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla teknik incelemeye istinaden ... sisteminin davalı otelde aktif kullanıma geçirilemediği, temel entegrasyonların tamamlanamadığı ve faturalandırılan hizmetlerin teknik altyapısının mevcut olmadığı, sistemin işlevsel hale getirilememesi, kanal entegrasyonlarının sağlanamaması ve komisyon doğuracak rezervasyon onay işlemlerinin gerçekleştirilememesi nedeniyle, sırf fatura düzenlenmiş olması hizmetin verildiği hususunu ispatlanmadığı, istinabe müzekkere yazısının da sonuçsuz kaldığı, bu haliyle ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça hizmetin verildiği hususu ispatlanamamış olup; davanın reddine ve yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine
karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE.
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.114,17-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 498,77-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip
¸
Hakim
¸