T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/360 Esas
KARAR NO :2024/598
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:13/12/2023
KARAR TARİHİ:23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, uluslararası fuar yayıncılığı alanında faaliyet yürüttüğünü, dava dışı ... Ltd. Şti. (kısaca ...) ile arasında ticari çalışma ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı şirket ile ... arasında 30/3/2023 tarihli Stand Tasarım ve Uygulama Sözleşmesi imzalanmış olduğunu, ..., bu sözleşmeden dolayı davalı şirketten 14.250,00 EUR alacaklı olduğunu, davacı şirket ...'dan olan alacağına istinaden işbu alacağı 14/7/2023 tarihli alacağın Temliki Sözleşmesi (ekte) ile temlik aldığını söz konusu borcun alacaklısı olduğunu, davalı şirket, haricen yapılan tüm görüşmelere rağmen mezkur borcu ödememiş olduğunu bu nedenle hakkında .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının takibe itiraz ederek durmasına neden olduğunu, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yapılmış olduğunu, yapılan görüşmelerde de anlaşma olmadığını, davacı şirketin davalıdan 14.250 EUR alacaklı olduğu mezkur sözleşmeler, taraflar arasındaki e-posta yazışmaları, ticari defterler, icra takip dosyası, arabuluculuk son tutanağı, ilgili belge ve kayıtlar ile sabit olduğunu, davalarının kabulü ile davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını,
kötü niyeti sabit olan davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddi ile davanın yetkili İstanbul Mahkemeleri'ne gönderilmesini, davalı hakkında açılmış olan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacının alacağı temlik alan olduğu, davalı ile dava dışı alacağı temlik eden ... Ltd. Şti. arasında ''stant tasarım ve uygulama'' sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmeden dolayı davalının borcunun varlığı ve miktarının ne olduğu, malın ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarında bulunup bulunmadığından ibaret olduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davanın mahkememize tevzi edilmesi öncesi .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasından "davalı ile temlik eden ... arasında akdedilmiş olan 30.03.2023 tarihli sözleşmesinin "Yetkili Mahkeme" başlıklı 8.maddesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olacağı kararlaştırıldığı, davacı temlik alan ile dava dışı ... arasındaki temlik anlaşması dikkate alındığında TBK m. 188 uyarınca, davalının, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilme hakkı mevcut olduğundan davacıya karşı yetki itirazında bulunabileceği, sözleşmeden aksi anlaşılmadığından sözleşme ile belirlenen İstanbul Mahkemelerinin uyuşmazlığın çözümünde yetkili bulundukları, sözleşmedeki düzenlemenin tarafları bağlayıcı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yetki ilk itirazının kabulü ile yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna" dair karar verildiği görülmüştür.
.... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyası UYAP sisteminden incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 14.250,00 EUR alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, takibin durdurulmasına dair kararın alacaklı vekiline 14/08/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davanın 13/12/2023 tarihinde açıldığı, itirazın iptali davasında hak düşürücü süre olan 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolmadığı görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/464 esas, 2024/765 karar sayılı kararında;
"Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/9731 esas sayılı dosyasında 94.320-euro alacak talebinde bulunulmuş, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir.
2004 sayılı İİK'nın 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK'nın 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Yabancı para alacağın karşılığı TL’nin gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır.İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Yargıtay 12 HD nin yerleşik ve güncel kararlarında ödeme emri ve takip talebindeki bu eksiklik süresiz şikayet sebebi sayılmaktadır.Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir.
İtirazın iptali davası İİK nda düzenlenen bir dava türü olduğundan HMK'daki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartları da incelenir. İcra takibinin süresiz şikayet yoluyla iptalinin mümkün olması itirazın iptali davası sonuçlandıktan sonra dahi takibin iptal edilebileceği anlamına gelmektedir.
Davacı vekili, sistemsel zorunluluk nedeniyle harca esas değerin gösterilmediğini uyap sistemin buna izin vermediğini ileri sürmekte ise de; takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde, davacı vekilince takibin özelleştirilebilmesi için ilave edilen pek çok kayıt yazıldığı, (harca esas değer 000.TL) ibaresinin eklenmesi için ayrı bir buton olması gerekmediğinden davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2023/860 esas, 2024/1049 karar sayılı kararında;
"TBK’nın“Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun "takip talebi ve muhtevası" başlıklı 58/3. maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk Parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun "ödeme emri ve muhtevası" başlıklı 60/1-1. maddesinde alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Davanın dayanağı olan ilamsız icra takibi incelendiğinde, Uyap üzerinden e imzalı olarak hazırlanıp gönderilen takip talebi ve bu doğrultuda davalıya gönderilen ödeme emrinde alacağın döviz cinsinden talep edildiği, Türk Lirası karşılığının gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, mahkemece, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır (Hukuk Genel Kurulu’nun 12/05/1999 tarih ve 99/12-271 Esas, 99/301 Karar sayılı emsal kararı).
Diğer yandan itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. HMK'nın 114/2. maddesine göre, diğer kanunlardaki özel dava şartlarına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. HMK'nın 115/1. maddesine göre, mahkemece dava şartları kendiliğinden araştırılır. Hal böyle olunca, yabancı para alacağının tahsili talebi ile ve İİK'nin 58/3. maddesine aykırı olarak başlatılan icra takibinin usulüne uygun başlatıldığı kabul edilemeyeceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2024/500 esas, 2024/790 karar sayılı kararında;
"6098 sayılı TBK'nun 99/3. maddesi uyarınca, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
2004 sayılı İİK'nun 58. maddesinde "takip talebi ve muhtevası" düzenlenmiş olup 58/3 maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. İİK'nun 60/1. Maddesinde ise, ödeme emrinin, alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, kanunun 58. maddesine göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları içereceği belirtilmiş olmakla aynı şart ödeme emri bakımından da kabul edilmiştir.
"...6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK’nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı)..." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/8111 Esas 2021/13025 Karar sayılı ilamı).
Yapılan açıklamalar uyarınca, gerek takip talebinde gerekse ödeme emrinde yabancı para alacağının karşılığının Türk Lirası olarak gösterilmesi yasal bir zorunluluk olup somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden icra takibinin usul ve yasaya uygun olduğundan söz edilemez. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması ise, itirazın iptali davası bakımından bir dava şartı olduğundan Mahkemece davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Somut olayda, tespit edilen dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün olmayıp HMK'nun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırması gereken Mahkemece tesis edilen karar yerindedir. Bu nedenle davacı istinaf başvurusunda haklı görülmemiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2024/476 esas, 2024/731 karar sayılı kararında;
"...Buna göre, alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay 12 HD'nin yerleşik kararları gereği bu eksiklik süresiz şikayet yoluyla takibin iptali sebebidir. Eksikliğin, süresiz şikayet yoluyla iptali ise, eldeki dava dosyası karara bağlandıktan sonra da takibin iptali anlamına geldiğinden davacı vekilinin yargılamada dosyanın karar aşamasında bulunduğuna yönelik itirazı yerinde değildir.
Somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde 10.008-Euro alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başlandığı, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde alacağın TL karşılığının ya da harca esas değerin gösterilmediği, takibin belirtilen şartları taşımadığı anlaşılmaktadır. Geçerli bir icra takibinin varlığı, itirazın iptali davasının görülebilmesi için dava şartıdır. Davacı vekili Uyap'ta yabancı para alacaklarında, fiili ödeme tarihi veya takip tarihinin seçimi zorunluluğu olduğunu, fiili ödeme tarihindeki kur seçimi yapıldığında sistemin harca esas değer üzerinden harcı hesapladığını ileri sürmekte ise de, harcın doğru alınması takip talebinin ve ödeme emrinde bulunması zorunlu unsurları tamamladığı kabul edilemeyeceğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; itirazın iptali davasının görülme koşulu olan usulüne uygun bir takip mevcut olmadığından davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/12-957 esas, 2024/281 karar sayılı 22/05/2024 tarihli kararında;
"...İcra takibinin başlaması için alacaklının icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda bir takip talebinde bulunması gerekir. Takip talebinin 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin öngördüğü hususları kapsaması zorunludur. Bunlar takip konusu alacağın kimliğinin belirlenmesine yarayan unsurlardır. Şöyle ki bu hususlar olduğu gibi ödeme emrine yansıtılarak borçlunun bilgisine sunulacak ve borçlu hangi alacak için takip edildiğini öğrenerek, buna karşı sahip olabileceği tüm savunma sebeplerine göre takibe karşı koymak ya da takibin sürdürülmesine izin vermek yolundaki tercihini kullanabilecektir. Resmî bir uyarı niteliğini taşıyan ödeme emri icra takibinin temelini teşkil eder. Ödeme emri takibin ilk önemli ve zorunlu aşamasını oluşturmakta ve sonraki tüm işlemler bu temel üzerine inşa edilmektedir. Şu hâlde alacağın kimliğini belirlemeye yarayacak zorunlu unsurlardan yoksun olan bir talebi icra müdürü dikkate alamaz ve buna dayanarak ödeme emri düzenleyemez. Aksi takdirde borçlunun şikâyeti üzerine ödeme emrinin iptali gerekir (İlhan E. Postacıoğlu, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 2010, s. 151, 174). Ödeme emri (tebliği) bir icra takibinde borçluya karşı yapılan icra takip işlemlerinden birincisidir. İcra dairesinin icra takip işlemleri ödeme emri ile başlar ve ödeme emri bundan sonraki icra takip işlemlerinin şartıdır. Borçlu, kendisine karşı icra takibi yapıldığını, ilk defa ödeme emri (tebliği) ile öğrenir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s.213).
2004 sayılı Kanun'un 167 nci maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip talebinde aynı Kanun'un 58 inci maddesindeki hususların bulunması zorunludur. 2004 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) No.lu bendi uyarınca ödeme emrine alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların yazılması gerekir.
2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (3) No.lu bendi uyarınca ilâmsız icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekir. Takip talebinde yabancı para alacağı aynen istenmiş (Türk parası ile tutarı gösterilmemiş) ise, icra müdürünün kendiliğinden (resen) takip talebini reddetmesi gerekir, çünkü 2004 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (3) No.lu bendi kamu düzenine ilişkindir ve buna ilişkin şikâyet, süresiz şikâyettir. Bu eksiklik kamu düzenine aykırılık oluşturduğundan icra mahkemesince resen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekir (Kuru, s.208, 209; Postacıoğlu, s.162).
Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir (Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, Ankara, 2018, s. 297). Alacaklı yabancı para alacağını takip talebinde Türk parası olarak göstermiş olmasına rağmen ödeme emrinde alacak yabancı para olarak gösterilmişse süresiz şikâyet yoluna başvurulması mümkündür (İbrahim Aşık vd., İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 2022, s. 96). Ödeme emrinde de yabancı para alacağının Türk parası ile tutarının gösterilmesi gerekir, yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemez. Bu noksanlık kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Buna ilişkin şikâyet süresiz olup bu noksanlık sebebiyle icra mahkemesince ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir (Kuru, s. 211; Postacıoğlu, s. 162).
Hukuk Genel Kurulunun 12.05.1999 tarihli ve 1999/12-271 Esas, 1999/301 Karar sayılı kararında da takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası ile karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeniyle ilgili olduğundan icra mahkemesince resen takibin iptali gerektiği benimsenmiştir.
Diğer taraftan tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmesi gerekir. Ödeme emrinin takip talebine uygun olmaması süresiz şikâyet sebebidir (Murat Atalı vd., İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 2022, s.123; Hakan Pekcanıtez, Cemil Simil, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, İstanbul, 2017, s.171; Kuru, s.217; Aşık vd., s.100).
Somut olayda ise, alacaklı vekili tarafından borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip talebinde 40.328,77 EURO yabancı para alacağının Türk parası karşılığı harca esas değer olarak gösterilmiş ancak ödeme emrinde 40.328,77 EURO yabancı para alacağının Türk parası karşılığı gösterilmemiştir. Dolayısıyla ödeme emri takip talebine de uygun düzenlenmemiştir.
O hâlde yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında resen göz önünde tutularak ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olduğundan tarafların bu eksikliği daha önce öğrenmiş olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; alacaklı vekilinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi uyarınca seçimlik hakkını dövizin tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı olarak talep ettiği, icra harçlarının tahsili için takip talebinde dövizin Türk Lirası karşılığının gösterildiği, bu nedenle ödeme emrinde Türk Lirası karşılığının gösterilmemesinin kamu düzeniyle ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle direnme kararının genişletilmiş gerekçeyle onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda bahsedilen Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararları ile birlikte Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2018/7513 Esas, 2019/8854 Karar sayı ve 22/05/2019 tarih, 2015/31737 Esas, 2016/8647 Karar sayı ve 23/03/2016 tarih, 2009/28325 Esas, 2010/9918 Karar sayı, 21/04/2010 tarih, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 2007/2184 Esas, 2008/1200 Karar sayı ve 25/06/2008 tarih, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 tarih, 99/12-271 Esas, 99/301 Karar sayılı,Y.19.HD.nin 2013/7875 E.,2013/11547 K.sayı ve 20/6/2013 tarih,Y.19.HD.nin 2014/12593 E.,2015/9366 K.sayı ve 24/06/2015 tarihli kararı v.b içtihatları gibi Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması uyarınca; İİK’nun 58/3. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunludur. Aynı zorunluluk, İİK’nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de geçerlidir. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır. Takip talepnamesinde veya ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının,yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir
Somut olayda dava konusu yapılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davacı vekili tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para ile talep edilen alacakların Türk Parası karşılığının gösterilmediği ve bu suretle yasaya uygun bir takip yapılmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-2004 sayılı İİK 58/3. maddesi hükmü uyarınca geçerli bir ilamsız bir icra takibi bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/2. ve HMK 115. madde hükümleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi ve yasal koşulların oluşmaması sebebiyle tarafların icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 5.517,54 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 5.089,94TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır