T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/396
KARAR NO :2025/126
DAVA:Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Tazminat)
DAVA TARİHİ:15/03/2024
KARAR TARİHİ:19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 26/05/2022 tarihinde saat 12:02'de davalı ... adlı bankanın çalışanı olarak tanıtan dava dışı ... isimli şahıs tarafından telefon yoluyla arandığını, şahsın müvekkilini ... Bankasının sigorta ve teminatlar biriminden aradığını ve müvekkilinin ... Sigortadan sağlık sigortası sahibi olduğunu ancak yıllardır hiç kullanmadığı sebebiyle bir kısım primlerin iade edileceğini söylediğini, bu telefon konuşması sırasında ... isimli bankanın mernis numarasını içerir mesajların müvekkilinin şahsi telefon numarasına gelmesi ve müvekkilinin Euro hesabında 70.000,00-TL değerindeki Euro'nun Türk Lirası'na çevrildiğini, daha sonra müvekkilinin ... Bankasında bulunan hesabına oradan da dava dışı ... isimli şahsın... ... Şubesi'ndeki hesabına 69.000,00-TL olarak transfer edildiğini, yaşanan bu durumdan sonra müvekkilinin davalı banka ile iletişime geçtiğini ve müşteri temsilcisine hesaplarında herhangi bir değişiklik olup olmadığını sorduğunu, müşteri temsilcisinin herhangi müdahale veya işlem yapılmadığını söylediğini, müvekkilinin müşteri temsilcisi ile yaptığı görüşme öncesinde hesaplarında işlemin yapılmış olduğunu ve müşteri temsilcisinin müvekkilini yanlış yönlendirmesi sonucu ile müvekkilinin tedbir alabilme imkanını kalmadığını, davalı bankanın güvenlik zaafiyeti nedeni ile müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını hem de bankacılık hesaplarına müdahale edilerek sahibi olduğu 69.000,00-TL'nin rızası hilafına alınarak müvekkilini mağdur ettiklerini, bu yüzden şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma Numaralı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin yıllardır davalı Garanti Bankası'nın müşterisi olduğunu, müvekkilinin kişisel verilerinin yayılmasında kusurlu olduklarını, müvekkili fiziken başvuru yapmış olmasına rağmen davalı banka tarafından hiçbir çözüm yolu sunulmadığını ve talep-şikayet prosedürünün dahi işletilmediğini, oluşan zararı davalı bankanın karşılamadıklarını, davalının kusuru nedeni ile davanın kabulünü, maddi zarara uğrayan müvekkilinin zararının karşılanabilmesi için 69.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 26/05/2022 tarihinden işletilecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiz ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar huzurdaki dava Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı sonrası Mahkememiz nezdinde görülmekte ise de davacı "tüketici" olduğundan huzurdaki dava Sayın mahkememiz görevli olmadığı, aşağıda davacının bankamız nezdindeki işlemlerine ilişin detay bilgiler verilecek olmakla birlikte, huzurdaki davada davacı "sigorta primlerinin iadesi için arayan herhangi bir kişinin talimatlarını harfiyen yerine getirdiğinden" müvekkil bankaya kusur izafe edilmesi hukuka aykırı olacaktır. huzurdaki davada artık müterafik kusur değil, davacının %100 kusurlu olduğu bir vaka söz konusu olduğu, açıklanan nedenlerle; Öncelikle, huzurdaki davada Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan işbu davanın görev itirazımız doğrultusunda usulden reddine; Delillerimizin toplanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa TAHMİLİNE,
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı bankanın müşterisi olan davacıya ait hesapta gerçekleştirilen işlemler sırasında davalı tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığı iddiası ile uğranıldığı bildirilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar genel kredi sözleşmesinden bahsetmiş ise de; tefrike konu iş bu dosya hakkında başlatılan icra takibinin tüketici kredisinden kaynaklandığı, bu hususun mahkememiz 2022/644 esas sayılı dosyası bilirkişi raporuyla da sabit olduğu, davalının tacir sıfatını taşıdığı anlaşılamamakla birlikte dava konusu krediyi ticari amaçlı aldığına ilişkin bir belge de dosyada bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalının tüketici sıfatı taşıdığı açıktır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu m. 3/1-l'ye göre bankacılık sözleşmeleri ve aynı yasanın 22/II hükmüne göre hem davacının tüketici sıfatı taşıyor olması hem de dava konusu olayın tüketici işlemi niteliğinde olması nedeniyle 6502 sayılı yasanın 73'üncü maddesine göre de tüketici işlemlerinden kaynaklı uyuşmazlıklar tüketici mahkemelerinin görevine girdiğinden bu gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;
2-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,
4-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.19/02/2025
Katip ...
Hakim ...