T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/425
KARAR NO : 2025/488
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu tarafından 23.03.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan,...adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi davacı şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 7.926,67 -TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 7.926,67-TL hasar bedeli i1e 400,19-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 8.326,86-TL'nin tahsili amacıyla ... 6. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ödeme emrinin gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, taraflar arasında arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yanca ...” adresinde gerçekleştirilen kazı çalışması esnasında enerji altyapısına dahil olan kablo ve tesisatına davalı şirket tarafından hasar verildiği gerekçesiyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacı yanca her ne kadar davalı şirket tarafından gerçekleştirilen kazı neticesinde kablolarına zarar verildiği iddia edilse de davalı şirket tarafından gerçekleştirilen bir kazı çalışmasının bulunmadığını, davacı yanca davalı şirket tarafından kazı çalışması yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulamadığını, huzurdaki dava ikame edilmeden evvel davacı yan tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazı ile davalı şirkete hasar tutanağı ve fotoğrafları gönderilerek 7.926,67-TL”'nin ödenmesinin talep edildiğini, davacı yanın hasar bedeli konulu yazısına cevaben davalı şirket tarafından 06.05.2022 tarihli cevabi yazıyla söz konusu adreste davalı şirket tarafından herhangi bir kazı çalışmasının mevcut olmadığının bildirildiğini, kazının davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gelinen aşama itibariyle kazının kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilmesinin mümkün olmadığından huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; ... Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Merkezine müzekkere yazılarak 23/03/2022 tarihli kazı çalışmalarına ilişkin altyapı ruhsat dosyası, ... A.ş'ne müzekkere yazılarak olaya ilişkin şirket kayıtları ile hasar dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; Haksız fiile dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık, hasarın davalının kusurundan kaynaklanan bir sebebe bağlı olarak meydana gelip gelmediği ve zarardan davalının sorumlu olup olmadığı konusundadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.
TMK'nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
TMK'nın bu hükmü 6100 sayılı HMK'ın 190/1. maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı şirket görevlilerince düzenlenen tutanaklar ile dosyaya sunulan siyah beyaz fotoğraflara göre davacı şirkete ait kabloların zarar görüp görmediği anlaşılmamakla birlikte zararı verenin kim olduğuna ilişkin herhangi bir tabela veya ibare de görülmemektedir. Dosyada müzekkere cevaplarına göre,... Altyapı Koordinasyon Merkezinin 23/03/2022 tarihinde dava konusu yerde herhangibir gerçek vetüzel kişilere alt yapı kazı ruhsatı izni vermediği belirtilmiştir. Davalı şirket veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerce kazı yapıldığına ve böylece davacıya zarar verdiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmış olup yukarıda da ifade edildiği üzere hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunun kanıtlanması HMK 190. ve TMK 6. maddelerine göre davacıya ait olup, davacıya ait kablolarda meydana gelen zararın davalı şirket tarafından meydana getirildiği ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 8.326,86 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/06/2025
Katip
e-imzalıdır.
Hakim
e-imzalıdır.