T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/453 Esas
KARAR NO : 2025/399
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 23/09/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin uzun yıllardır Strec, Plastil ve Ambalaj sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, Davacı şirket yetkilisi ...'in dava dışı ... tarafından aranarak sipariş vermek istediğini, 17.05.2023 tarihinde 82.836,00 TL tutarında dava dışı ... ve ...adına e-arşiv faturası düzenlendiğini, ürün bedellerinin ödenmesinin dava dışı üçüncü şahıs tarafın talebi üzerine Whatsapp üzerinden bilgileri gönderilen davalıya ait ticari pos cihazından toplamda 82.836,00 TL olarak Mail order yöntemi ile tahsil edildiğini, sonrasında satışı yapılan ürünlerin dava dışı firmaya gönderilmek üzere... adlı kargo şirketine teslim edildiğini, ürünlerin dava dışı şahıs tarafından teslim alındıktan sonra kredi kartı ile yapılan işlemlerin iptal edildiğini, işlemin iptali ile davacıya ait banka hesabındaki paranın 17.07.2023 tarihinde davalı banka tarafından 35.000,00 TL çekildiğini, ayrıca müvekkilinin hiçbir bilgisi ve rızası olmaksızın ... Kredi numarası ile bakiye kısım için kredi kullandırıldığını, haksız ve hukuka aykırı krediyi davacının parça parça ödeyerek kapattığını, konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davacı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı bankasının sorumluğu ve kusuru nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla, toplamda 5.000,00 TL belirsiz alacağın davacının hesabından paranın çekildiği ve kredinin kullandırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kart hamilinin davaya konu harcamayı yapmadığından dolayı harcama itirazında bulunduğunu,, kart hamili ile ödeme talimatı veren şahısların uyuşmadığını, işlemlerin kartsız gerçekleştirildiğini, davacının malları teslim ettiğini iddia ettiğini ancak kanıtlayamadığını, davacının yasal olarak yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmediğini, harcama itirazı üzerine müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemlerin, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesine uygun olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasında üye iş yeri sözleşmesi imzalandığı, davalıya ait pos cihazı ile davacının kullanımda olan pos cihazından davacı hesabına alacaklar kaydedildiği, ancak daha sonra kart hamillerine işlemleri kendilerinin yapmadığından bahisle ters ibraz talebinde bulundukları, davalı bankanın kart hamillerine ödeme yaparak bu miktarları davacıya borç olarak kaydettiği, davalının bu işlemlerinin usulüne uygun olup olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı, hususlarından ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosuna müzekkere yazılarak... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 28/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Uluslararası Chargeback kuralları uyarınca, bir itiraz söz konusu olduğunda, üye işyeri bankası tarafından üye işyerinden itiraz konusu harcamalara ilişkin belgelerin sunulması talep edilmekte, belgelerin verilen süre içerisinde ibraz edilmesi halinde, bu bilgi ve belgeler kart hamili bankasına iletilmektedir. Kart ip giderilememesine ilişkin aksiyon kart hamili bankası tarafından illerinin itirazının Nihayetinde Kart Hamili Bankası tarafından, kart hamillerinin itirazının giderilmemesi halinde Uluslararası Kart Çıkartan Kuruluşlara Ait Kurallar tahtında davacının davalı Banka nezdinde bulunan üye işyerine borç olarak geçilmektedir. Uluslararası kartlı ödeme sistemleri kuruluşlarının belirlediği kurallar çerçevesinde; kartın fiziken kullanılmadığı mail/order ya da ... olmayan güvenliksiz internet siteleri üzerinden şifresiz olarak gerçekleşen harcamalara, kart hamilleri harcamaların kendilerine ait olmadığı gerekçesi ile itiraz etmeleri durumunda; itiraza konu tüm harcamalar işyerleri sorumluluğunda kalmaktadır. Dolayısıyla davacı üye işyeri yasadan kaynaklanan (sözleşme imzasız) ispat yükünü Uluslararası Chargeback kurallarına göre davalı bankaya ifa edemediğinden 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun İspat Yükü başlıklı 32 inci maddesi ile yukarıda Yargıtay kararı doğrultusunda, dava kart sahipli hizmetlerin doğruluğunu, ispatlayamadığından davacının talebinin yerinde olup olmadığının Keyfiyeti 6100 sayılı HMK m. 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun m. 3/1ll ile HMK m. 266/1-c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın Mahkemeye ait olduğu " sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı ile davalı banka arasında 14/12/2021 tarihli Üye İş Yeri Sözleşmesi imzalandığı ve davacının POS cihazı kullanmaya başladığı, davacıya ait işyerinde bulunan davalı bankaya ait pos cihazından 17/05/2023 tarihlerinde gerçekleştirilen işlem nedeniyle kart sahibi tarafından harcama itirazında bulunulması sonucu davalı banka tarafından chargeback (ters ibraz) kuralları gereği karttan çekilen bedelleri davacı hesabına borç kaydetmek ve kredi kullandırılmak suretiyle iade edildiği anlaşılmaktadır.
5464 Sayılı Kanunun 15/1 maddesi uyarınca; kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir. Aynı Kanunun 16/1 fıkrası uyarınca; kart hamili, kendisine tevdi edilen kartı ve kartın kullanılması bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa bu bilgileri güvenli bir şekilde korumak ve başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak, kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşmiş herhangi bir işlemi öğrenmesi halinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır.
5464 Sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca; üye işyerleri, mal ve hizmet bedeli karşılığını banka kartı veya kredi kartı ile ödemek isteyen kişilerin imza gerektiren işlemlerde imza kontrolünü yapmak, kartın tahrifata uğrayıp uğramadığını kontrol etmek ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca kendilerine ulaştırılan bilgiler çerçevesinde kartın geçerliliğini tespit etmekle yükümlü olup, gerekli durumlarda kart üzerinde yer alan bilgilerle kimlik belgesi üzerinde yer alan bilgileri karşılaştırmak üzere geçerli bir kimlik belgesi ibrazını talep etmek ve harcama belgesi üzerindeki bilgilerle kredi kartı üzerindeki bilgileri karşılaştırarak kontrol etmekle yükümlüdür. Bu kontrollerin yapılmamasından doğan zararlardan üye işyerleri sorumludur. Bu düzenleme çerçevesinde; ödemenin kartla yapılmak istenmesi halinde, kart ile ödeme yapmak isteyen kişinin kredi kartını kullanma yetkisi bulunup bulunmadığı kontrol etme, imza ve kimlik kontrolü yapma, harcama belgesi ile kart üzerindeki bilgileri karşılatırma yükümlülüğü kart ile ödeme alan üye iş yerine aittir.
5464 Sayılı Kanunun 8/3 fıkrası uyarınca; kart çıkaran kuruluşlar, kartların düzenli ve güvenli kullanımı ile bildirim, talep, şikâyet ve itirazlara ilişkin gerekli tedbirleri almaya yönelik sistemi kurmak ve kesintisiz olarak açık tutmakla yükümlüdür. 18/son maddesinde ise “Üye işyerleri, 20. madde uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla işlem yapılmasına olanak sağlamak üzere kuracakları sistemlerin güvenli bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür.”; aynı Kanunun 32/1. maddesinde “Kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükü üye işyerine aittir.” şeklinde yasal düzenleme yapılmıştır.
Kredi kartı sahiplerinin kendi kartları ile yapılan işlemlere itiraz etme hakları mevcut olup, bu itiraz kart sahibi banka tarafından üye iş yeri bankasına iletilir. Üye iş yeri bankası ise ilgili iş yerinden itiraz edilen işlem ile ilgili belgeleri talep eder. Belgelerin yetersiz olması durumunda söz konusu işlem tutarı iş yeri bankası tarafından ilgili iş yerinden tahsil edilerek kart kuruluşu bankaya aktarılır ve bu işleme ters ibraz/chargeback denilir. Kartlı ödeme sistemleri kuran kuruluşların (visa, master, amex gibi) uluslararası alanda kabul edilen kuralları ve ülkemizde de bu kurallara paralel olarak Bankalar Arası Kredi Kartları Merkezi tarafından yayınlanan uygulamaya yönelik açıklamalarda harcamanın kendisine ait olmadığı iddiası ile yapılan itirazlarda itiraz süresi, işlemin kredi kartına yansıma tarihinden itibaren 120 gün ile sınırlandırılmıştır (bkz. Bankalar Arası Kart Merkezi Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları, https://bkm.com.tr/faydali-bilgiler/uye-isyeri-kilavuzu/).
Yasal düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı bankanın üye işyeri bankası olduğu, kredi kartından mail order yolu ile yapılan harcamalarda, kart hamili ile harcama yapanın aynı kişi veya kurum olup olmadığını, harcamanın kart hamilinin rızası dahilinde yapılıp yapılmadığını kontrol yükümlülüğünün ise üye işyerinde yani davacıda olduğu anlaşılmaktadır. Üye işyeri tarafından kendi bankasının fiziki pos veya sanal pos/mail order sistemi üzerinden yaptığı tahsilat, üye işyeri bankasınca kart kuruluşu bankaya iletildiğinde, kart kuruluşu banka tarafından kredi kartı hesabından talep edilen tutar çekilir. Üye işyeri davalı bankanın bu aşamada harcamayı yapanın kart hamili olup olmadığını kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davalı bankanın yükümlülüğü yukarıda özetlenen ters ibraz/chargeback sürecini işletmektir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; davalı bankadan Visa/Masterkart hakem komitesine yapılan başvuru ve karara ilişkin belgenin talep edildiği ancak dosyada mevcuıt olmadığı, bilindiği üzere itirazların kredi kartı veren bankaya yapıldığı, huzurdaki davada banka cevabında itirazın çağrı merkezinden yapıldığının bildirildiği, bankanın chargeback itirazlarına binaen davacının hesabından dava tarihine kadar çekilen tutara (kredi kullandırılarak çekilen tutarlar dahil) ilişkin belge ve kayıtların, kart hamilleri tarafından yapılan chargeback itiraz dilekçeleri ve davalı banka tarafından müşterilere iade edilen ücretlere ilişkin dekontlardan sadece 14.07.2023 tarihli ödeme belgesini gösterir tek işlemli hesap ekstresi sunulduğu, chargeback itirazında bulunan kart hamillerinin kredi kartlarının davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihlerde ... özelliğinin açık olup olmadığının tespitinin istenilmesine ilişkin cevabi yazıda ... kartlarının tümünün ... şifre uyumlu olduğunun bildirildiği, Mail Order Formu’unda kart numarası yazılmasına karşın kart sabibi isminin yazılı olmadığı, davacı ile yapılan Whatsapp yazışmasında “kart isimleri senin adınamı” verilen cevap “evet” oysaki basiretli bir tacir kart sahiplerinin ad soyadının da yazılması gerektiğini bilmesi gerektiği davacı tarafından dilekçe ekinde sunulan kaşede ...’ın tel.numarasının ...yazılı olmasına karşın telefon görüşmelerinin neden ... telefondan yapıldığının davacı tarafından ispata muhtaç olduğu, dava dışı ...’nun ...’na vermiş olduğu dilekçesinde ... ve ...’a ait yani davaya konu işlemlerin yapıldığı kartların kendisine olduğunu ve bu harcamaların bilgisi haricinde gerçekleştiğini ... doğrulama kodu gönderilmediğini beyan etmesine karşın bankanın cevabi yazısında ... şifre uyumlu olduğunun yazılı olduğu, dolayısıyla bu konuda banka tarafından sms kayıtlarının gönderilmesinin gerektiği sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, üye işyerlerinin ... alt yapısını tesis etmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte, harcama işlemlerinin kart hamilinin sorumluluğunda bulunan şifrenin girilmeksizin güvenli olmayan ortamda yapılan işlemlerde, işlemin kart hamili tarafından gerçekleştirildiği hususunda ispat yükü üye işyerine ait olduğu, ancak işlemlerin ... üzerinden yapılması halinde şifre kart hamilinin sorumluluğunda bulunduğundan kart hamillerinin... üzerinden yapılan işlemlerde "işlem bana ait değil" şeklinde harcama itirazında bulunmasına imkan bulunmadığı, malın teslim edildiği iddia edilen ...’ın savcılık ifadesinde banka hesap numarasının kendisine ait olmadığı, dilekçede telefon numarası olarak eşinin tel.numarasının yazılı olduğu, davacıyı tanımadığını bildirdiği, gerek davacının imzası bulunmayan sözleşme gerekse mevzuat hükümleri irdelendiğinde, kredi kartları aracılığıyla sadece mal ve hizmet alanlarının yapılabileceği, hukuka aykırı işlemden doğan zararlardan kart hamilinin sorumlu tutulamayacağı ve Mail Order yoluyla yapılacak satış işlemlerinde doğabilecek anlaşmazlıklarda ispat yükünün davalı üye işyerine ait olacağı, Mail Order yöntemiyle yapılan satış en riskli satış yöntemi olduğundan Mail Order yoluyla satış yapılmasına izin veren üye işyerleri tüm ve sorumlulukları peşinen kabul ederek bu kanaldan satış yapabildiği, davacı üye işyeri, 5464 sayılı yasanın 32. Maddesi uyarınca, davalının dava dışı asıl kart sahiplerine verdiği hizmetlerin doğruluğunu, kart hamili bankası olan davalı bankaya ispatlayamadığından alacak talebinin yerinde olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm hususlarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mail order kapsamındaki işlemlerde alışverişin gerçekleşmesi için kredi kartı numarası, kredi kartının son kullanma tarihi ve kredi kartının arkasındaki güvenlik numarasının üye işyerine bildirilmesinin yeterli olduğu, kart hamilinin kart şifresine ihtiyaç gösteren ... vb. uygulamaların bulunmadığı, alışverişte kullanılan kredi kartı hamili ...'nun davalı bankaya 23/05/2023 tarihinde başvurarak 17/05/2023 tarihinde gerçekleştirilen 82.836,00 TL tutarındaki alışverişe itiraz ettiği, uluslararası kartlı ödeme sistemleri kurallarına göre kredi kartı hamilinin alışverişe itiraz hakkı mevcut olup, kart hamili tarafından itirazın süresinde yapıldığı, davalı tarafından alışveriş konusu malların ...adına ... adresine nakliye yoluyla 17/05/2023 tarihinde gönderildiği ve ... imzasına teslim edildiği, kredi kartı hamili ...'nun adresinin ise savcılık dosyasına verdiği ifadeden... olduğunun anlaşıldığı, davacının işlemi yaparken yalnızca siparişi ve kart bilgilerini aldığı kişiye Whatsapp uygulamasından "kart isimleri senin adına mı" şeklinde sorduğu soruya "evet" şeklinde aldığı cevap ile yetindiği, bu yöndeki işlemin 5464 Sayılı Kanunun 17/2 maddesine aykırı olduğu, davacının kart bilgilerini aldığı kişiden kimlik belgesi ve kart görüntüsünü talep etmediği, bu haliyle kusurlu olduğu, davacının yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında üzerine düşen yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği, davalı bankanın taraflar arasındaki sözleşmenin 18. Maddesi gereği davacıya kredi kullandırmak suretiyle harcama itirazına konu bedeli tahsil edebileceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
4-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır