T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/515 Esas
KARAR NO : 2025/475
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/08/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı kredi lehtarı ... Ltd. Şti. Firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı kefilinden sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları işbu sözleşmelere istinaden taksitli kredi, BCH, çek bedeli tazmin kredisi ile şirket kredi kartı kredileri kullandırıldığını, verilen kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi üzerine ... 17. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kesilip kat edildiğini, verilen 3 günlük süre içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi açıldığını, davalıya İİK'nun ilgili hükümleri uyarınca ödeme emrinin gönderildiğini, davalının asıl borca ve takibin tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, müvekkili bankanın 6.132.421,36 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilinin yetkilisi olduğu dava dışı asıl borçlu şirket aleyhinde ... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip açtığını, davaya konu ilamsız icra takibinin iptali için ... 46. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacının aynı alacak için eş zamanlı olarak hem ipotek ve hem de ilamsız icra takibi açmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu şekilde harç vekalet ücreti ve faizin mükerrer olacağını, dolayısıyla TBK'nun 586 maddesine aykırı olarak mükerrer takip açıldığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı borçlular aleyhinde dayanak toplam 6.132.421,36 TL alacak ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu genel kredi sözleşmesi ile tebliğ şerhlerinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu ve kasaya alındığı görüldü.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce alınan 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı (asıl borçlu) ... Ltd. Şti. firması arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitlerinin 12.000.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 5.727.580,88 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, kefilin kendilerinin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın sorumlu sayılabileceği, raporda tabloda belirtilen çekler takip ile dava tarihi aralığında karşılıksız çıkmaları nedeniyle davacı bankaca çek hamillerine toplam 83.430,00 TL tazminat ödendiğini, yani bu bedel banka açısında artık nakdi krediye dönüştüğünü, Beher çek bedelinin tazmin tarihinden itibaren yıllık %107 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte davalıdan istenilebileceğini, gayrinakdi çek bedeli statüsünde 2 adet çek kaldığını, bu iki adet çek bedeli 18.540,00 TL (9.270,00 TL x 25) olarak belirlendiği, ancak sözleşmenin kefaleti düzenleyen hükmüne göre anılan çek taahhüt bedelinin davalı kefilden emsal içtihatlarda nazara alındığında, talep edilemeyeceğinin anlaşıldığını, dava tarihinden (26.08.2024) sonra olmak üzere ipotekli taşınmaz satışından dolayı 20.03.2025 tarihinde yasal kesintiler (harçlar) düşüldükten sonra net olarak 5.668.698,11 TL'lık tahsilat sağlandığı, bu tahsilatın dosyanın infazı sırasında nazara alınması gerektiğini, ipotek resmi senedi (akit tablosu) tetkik edildiğinde dava dışı asıl borçlu şirketin (...) asaleten ve kefaletinden doğan kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipotek rehni kurulduğunu, dolayısıyla davalı kefilin kefaletinden doğan borçlar ipotekle teminat altına alınmadığı için öncelikle ipotek bedelinin kefilin sorumlu olduğu borçtan düşülmesinin gerekmediği" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) ... Ltd. Şti. arasında akdedilen 17/02/2022 tarihli GKS, 27/05/2022 - 23/06/2022 - 02/01/2023 tarihli (limit artırımı) 21/12/2023 GKS ile toplam 12.000.000,00 TL limitli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzaladığı, yine 1.000.000,00 TL limitli ... sözleşmesi imzaladığı, anılan sözleşmeleri davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davalının kredi tarihinde borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşıldığından TBK 584. madde gereği eş muvafakatine gerek olmadığı, sözleşmelerin incelenmesinde TBK 583. maddesinde öngörülen koşulların somut olay yönünden gerçekleştiği ve geçerli bir kefalet akdinin bulunduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.
TBK'nın 589. maddesi hükmü uyarınca; müteselsil kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. Kefilin kefalet limiti üzerinde sorumluluğu, ancak kendi temerrüdünden doğar. Muaccel olan borçtan kefalet limiti miktarınca sorumlu olan kefilin, hakkında alacaklının keşide edeceği ihtar ile temerrüde düşürülmesi halinde, kefalet limitinin üzerinde ayrıca temerrüt faizinden de sorumluluğu doğar. Somut olayda; icra takibi ile talep edilen asıl alacak miktarının davalı müteselsil kefillerin kefalet limitleri kapsamında olduğu, kendi temerrütlerinin sonuçlarından kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın mevcut borcun tamamından dava dışı asıl borçlu ile müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Davalı vekili asıl kredi borçlusu...Ltd. Şti. tarafından davacı lehine ipotek tesis edildiğini ve asıl borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılacak takip neticesinde alacağın karşılanmayacağı ortaya konulmadan kefile icra takibi başlatılamayacağını beyan etmiş ise de;
TBK'nın 586/1 maddesi uyarınca; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
İİK'nın Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar başlıklı 45. maddesi; "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." hükmünü içermektedir ve söz konusu yasa emredici niteliktedir. Bir başka deyişle öncelikle rehine başvurma önceliği sözleşme ile değiştirilemeyecek ve alacaklı taraf lehine rehne başvurma hakkından feragat edilmesi söz konusu olmayacaktır.
Somut olay yönünden genel kredi sözleşmesine konu ipoteğin limit ipoteği olduğu ve ... GSİM'nün ... esas sayılı dosyasında kredi borçlusuna yönelik ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, ipoteğin borçlu lehine verilmiş olup davalı kefil lehine verilmiş bir ipotek bulunmadığı, asıl borçlu yönünden borcun ipotekle teminat altına alınması şahsi teminat olan müteselsil kefile başvuruyu engellemediğinden müteselsil kefile başvurulamaması için müteselsil kefilin kefalet borcunun da ayrıca ipotek kapsamında olduğunun kararlaştırılması gerektiğinden, davalının bu husustaki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 10.5. Maddesinde “... Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ödeme tarihine kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." denildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...Esas, ... Karar sayılı ilamı dikkate alındığında davacı bankadan talep edilmesine rağmen emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranı temin edilememiş olduğu için bilirkişi tarafından takip ve dava konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faize göre yapılan hesaplamaya göre bulunan ticari krediler için %107 ve şirket kredi kartı için %54,60 oranındaki temerrüt faiz oranına mahkememizce itibar edilmiştir.
Davacı tarafça, ... 17. Noterliğinin .. tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde; 5.782.951,82 TL nakdi alacağın, 120.510,00 TL çek taahhüt bedeli olan gayri nakit alacak yönünden hesabın 18/06/2024 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının dava dışı asıl borçluya ve davalıya 22/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 01/07/2024 tarihinde temerrüde düştüğü, kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen nakdi alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kabul edilen nakdi alacak yönünden; dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Dava konusu teminat mektubunun takip sürecinde nakde dönüştüğü anlaşıldığından takip tarihi itibari ile sorumlu olmayan kefilin hukuki durumunun takip sırasında teminatın nakde çevrilmesi ile değişmeyeceğinden itirazın iptali davasının niteliği gözetildiğinde nakde dönüşen teminat mektubu bedelinden davalı A,,'un sorumlu olmayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabet görülmemiştir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 11.10.2023 tarih ...Esa... Karar sayılı ilamı,)(Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarih ..Esas ... Karar sayılı ilamı,)
Davacı tarafça takip talebinde gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesi talebi bulunmakta olup yukarıda yer alan içtihatta da belirtildiği üzere nakde dönen ve dönmeyen gayri nakdi alacaklar yönünden kefilin takip tarihi itibariyle durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça deposu talep edilen gayri nakdi alacakların bir kısmı takip tarihinden sonra tazmin edilerek nakde dönmüş ise de takip tarihi itibariyle kefilin durumu değerlendirilmiş ve imzalanan sözleşmede açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren bir düzenleme bulunmadığından nakde dönen ve dönmeyen gayri nakdi alacaklar yönünden davalı sorumlu tutulamayacağından gayri nakdi alacak taleplerinin reddine karar verilmiştir. Gayri nakit alacak talebi nakde döndüğünden ve nispi harcı yatırıldığından yargılama giderlerinde bu husus dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında;
A)Nakdi kredi alacakları yönünden davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile;
1-274522 numaralı taksitli kredi yönünden; 14.413,10 TL asıl alacak, 444,22 TL işlemiş temerrüt faizi, 22,21 TL BSMV; ...numaralı taksitli kredi yönünden; 118.820,06 TL asıl alacak, 3.606,27 TL işlemiş temerrüt faizi, 180,31 TL BSMV; ... numaralı taksitli kredi yönünden; 2.548.635,85 TL asıl alacak, 94.781,32 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.739,07 TL BSMV; ... numaralı BCH kredisi yönünden; 1.182.389,38 TL asıl alacak, 46.835,58 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.341,78 TL BSMV; ... Kart yönünden; 111.240,00 TL asıl alacak, 4.303,32 TL işlemiş temerrüt faizi, 215,17 TL BSMV olmak üzere genel toplam olan 5.937.716,58 TL üzerinden takibin tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Taksitli Kredi, BCH Kredisi ve çek tazmin kredileri yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %107 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına,
3-... Kart yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına,
4-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen nakdi alacağın kabul edilen kısmının %20 oranına tekabül eden 1.187.543,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
B)Gayri nakdi alacak talebi yönünden davanın REDDİNE,
C)Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 405.605,41 TL harç bedelinden peşin alınan 104.726,43 TL harç ile tamamlama ile alınan 1.741,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 299.137,58 TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
D)Davacı tarafından yatırılan 104.726,43 TL peşin harç, 1.741,40 TL tamamlama harcı 427,60 TL peşin harç ile 60,80 TL vekalet harcından oluşan toplam 106.956,23 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
E)Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 10.145,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 9.662,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
F)Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 572.885,83 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
G)Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 47.467,96 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
H)Arabuluculuk ücretinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.428,68 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
J)Arabuluculuk ücretinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 171,32 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
K)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile) yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/05/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır