T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/526 Esas
KARAR NO : 2025/443
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/09/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı borçlu firma arasında iş güvenliği ve diğer konularda sözleşme yapılmış olup müvekkili bu sözleşmeyi sözleşmenin gereklerine uygun bir şekilde eksiksiz ve tam olarak ifa ettiği, ancak davalı borçlu sözleşmedeki edimini eksik yerine getirmiş olup, davacı müvekkili karşı ödemesi gereken borcunu ödemediği, Müvekkili söz konusu alacağını tahsil edemediği, Borçlu hem sözleşme gereklerini tam olarak yerine getirmemiş hem de borcunu ödemediği, akabinde de aleyhine yapılan icra takibinde borçlu olmadığına yönelik itirazda bulunduğu, arz ve izah edilen sebepler ile takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz ile tahsiline borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, kötü niyetli davalı borçlunun aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ayrıca yargılama giderleri ile masrafların davalı borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili... ile davacı ... Birimi arasında 02.08.2021 tarihinde, iş güvenliği ve iş yeri hekimliği hizmetlerinin sağlanması amacıyla bir sözleşme akdedildiği, ancak bu sözleşmeden sonra taraflar arasında sözleşme imzalandığı, Davacı, işi gereği yerine getirmekle sorumlu olduğu yükümlülüklerini yerine getirmemiş, görevlendirmesi gereken personeli görevlendirmemiş, iş güvenliği açısından gerekli olan risk değerlendirmesi, periyodik kontroller ve iş yeri denetimleri gibi önemli hizmetleri gerçekleştirmemiştir. En önemlisi ise defaatle uyarılmasına rağmen müvekkil iş yerine gelmeyerek işyerini terketmiştir. Davacı, sözleşmenin 3.2 ve 3.3 maddelerinde düzenlenen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlığı hizmetlerini yerine getirme taahhüdünü ihmal etmiştir. Ayrıca kısmen yaptığı işlerde ise sağlığı ve güvenliği ile ilgili alınması gereken tedbirlerde göstermesi gereken özeni göstermemesi, müvekkilimizin iş yerinde güvenlik risklerinin oluşmasına yol açtığı, Davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle iş güvenliği açısından ciddi tehditlerle karşılaşılmış ve müvekkili bu nedenle zarara uğradığı, belirtilen sebepler Mahkeme tarafından re'sen gözetilebilecek sebepler kapsamında diğer zarar ve fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile davacının davasının reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini yükletilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve ... 7. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... 7. İcra Dairesi... Esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 24/12/2024 tarihli ara karar ile dosyanın tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
28/03/205 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ve davalı her iki tarafın ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ve 213 sayılı VUK'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun esaslarda tutuldukları, Davacı ve davalı tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, davacı tarafın, davalı taraftan 06.06.2024 takip tarihi itibariyle 350.818, 20 TL alacağı bulunduğu ancak takip tarihinden sonra, detayları yukarıda belirtilen 2 adet hesap hareketinden sonra 01.07.2024 tarihi itibariyle davacı alacağının 264.165,60 TL olduğu, davacı tarafın takip tarihindeki bakiye tutar ve takipten sonra oluşan bakiye tutar TTK 1530/7 maddesi gereğince, fiili ödeme tarihine kadar olmak üzere uygulanacak % 48 oranında faizin aşağıdaki aralıklarda olmak üzere, 06.06.2024 28.06.2024 aralığında: 350.818,20 TL için % 48 28.06.2024 - 01.07.2024 aralığında: 364.165,20TL için % 48 01.07.2024 ödeme tarihine kadar: 264.165,20 TL için %48 oranında uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça cari hesap alacağından kaynaklı ... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça hizmet itirazında bulunulmuş ise de; mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla ticari defter ve kayıtların birbirini doğruladığı, BA/BS formları da defter ve kayıt içerikleri ile örtüştüğü ve mutakabat metni de dikkate alınarak davalı taraf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş, 7. Ayda yapılan harici ödeme yönünden ise; davacı tarafın dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...Esas ve ...Karar ) hususları dikkate alınarak; davanın kısmen kabulü ile; ... 7. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 264.165,60-TL üzerinden aynı koşullarla devamına,86.65 2,60-TL yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
... 7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 264.165,60-TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-86.652,60-TL yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 18.045,15 TL nispi karar harcının, peşin alınan 4.237,01TL harcın mahsubu ile eksik kalan 13.908,14TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 42.266,49TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 4.725,41TL (427,60TL BVH, 60,80 TL VSH, 4.237,01TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 8.472,00 TL (472,00TL tebliğler ve posta, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak 6.379,41TL davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlak Asgıri Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.710,00 TL'sının davalıdan, 880,20.TL'sının davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/05/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸