T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/600
KARAR NO : 2025/371
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 20/09/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olanİstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket medikal işleriyle uğraşan ve Türkiye çapında faaliyet yürüten bir şirket olduğunu, müvekkili şirket tarafından keşide edilen dava dışı... Ve Ti. A.Ş.’ye verilmek üzere hazırlanan 17.07.2022 tarihli 59.575,00 TL bedelli ve ... seri nolu çek, yine... A.Ş.’ ye verilmek üzere hazırlanan 17.08.2022 tarihli 59.575,00 TL bedelli ve...seri nolu çek asılları iş yerinde iken kaybolduğunu, buna ilişkin olarak şirket yetkilileri tarafından 14.04.2022 tarihli tutanak düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından kaybolan çekler için hırsızlık iddiasıyla Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, ...Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numarası ile soruşturma dosyası açtığını, 18/04/2022 tarihinde Vakıfbank Kayapınar Şubesine söz konusu çeklerin kayıp veya hırsızlığından bahisle çeklerin bankaya ibrazı halinde ibraz eden 3. kişilerin kimlik bilgilerinin alınarak Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi verilmesi talep edildiğini, davacı tarafından müvekkili şirket ... Anonim Şirketi, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi Ve ...aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattığını, çek hamili ... Anonim Şirketi, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunduğunu, daha sonrasında ise borçlu ile anlaşarak bu davasından feragat ettiğini, davacı taraf ise ...Anonim Şirketi yönünden açtığı icra takibinden feragat ettiğini, davaya konu çek yaprağı incelendiğinde çek hamili olan ...Anonim Şirketi' nin imzasının taklit edildiğinin açık olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ciro hanesindeki imzanın ... Anonim Şirketi'e ait olmadığı tespit edildiğini, böyle bir tespitin yapılması halinde müvekkili firmanın davalı tarafla borç ilişkisi kalmayacağını, müvekkili şirket icra baskısı nedeniyle icra dosyasındaki tüm borcu ödendiğini, ancak yukarıda ayrıntılı açıklanandığı müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ndan kaynaklanan zorunluluk gereği, yukarıda başvuru numarası belirtilen işlem dosyası kapsamında arabulucuya başvuru yaptığını, usul ve yasa gereği taraflar hazır edildiğini, ancak 11.07.2024 günü yapılan son görüşmede herhangi bir uzlaşmaya varılamadığını, müvekkili şirket tarafından icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 135.021,98 TL’nin, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiş olmasına rağmen sayın mahkememizde bu dava açılmadan önce yasa uyarınca zorunlu olarak yapılması gereken arabulucu başvurusu yapılmadığı, Bu şart gerçekleştirilmediğinden davanın öncelikle usulden reddi gerekmediği, İstirdat davası açma süresi 1 yıldır. Bu süre hak düşürücü bir süre olduğu, İşbu dava hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın reddi gerekmekte olduğu, Davacı borçlu tarafından dava konusu çekin iş yerindeyken kaybolduğu, çekler için hırsızlık iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara karşı ...Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itirazın reddedildiği, çekin hamili ... A.Ş.'ye karşı Diyarbakır ...Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasıyla davaya konu çek nedeniyle menfi tespit davası açıldığı, çek hamili ... A.Ş. tarafından İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasıyla imzaya itirazda bulunulmuşsa da daha sonra davadan feragat edildiği, dava konusu çekteki ciro hanesindeki imzanın ...A.Ş.'ye ait olmadığı iddia edildiği,
Davacı borçlu tarafından dava konusu çeklerden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulamayacağı iddia edilmişse de davacı tarafından davasını ispatlayacak bir delil dosyaya sunulamadığı, Davacı çeklerin iş yerinden kaybolduğunu iddia etmişse de çekler için hırsızlık iddiasıyla ...Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayette savcılık tarafından çeklerin çalındığı veya kaybolduğuna dair somut bir delil bulunmadığı belirtilerek soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara karşı ...Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itirazın reddedildiği davacı tarafından dava dilekçesinde belirtildiği, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... seri numaralı, 17/08/2022 tarihli, 59.575,00-TL bedelli çekten dolayı İstanbul ... İcra Dairesi... esas sayılı dosyası kapsamında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve 1. Nolu celse 8. Nolu ara karar ile uyuşmazlığa konu senetler hakkında çalıntı ihbarının yapılıp yapılmadığı ile faktoring sözleşmesine konu faturanın GİB sistemlerinde kayıtlı olup olmadığı ile iptal edilip edilmediği hususunda Finansal Kurumlar Birliği İle Gelir İdaresi Başkanlığı'na ayrı ayrı müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).
Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ...A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dava konusu çekteki imzalarının davacı tarafça sahteliği iddia edilmiş ise de imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzalarından birinin imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği bu nedenle davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında Eşref Şahin'in finansman sağlayan Deniz Faktoring şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-806 esas ve 2016/298 karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek ...Faktoring tarafından, usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ...Faktoring Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği, 23/03/2022 faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, Finansal Kurumlar Birliği ve Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bip iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması nedenleri ile davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; imzaların istiklali ilkesi gereğince davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı yine davacı tarafça da şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı faktoring şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. Faktoring ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların faktoring işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının faktoring işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı faktoring şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 2.305,84 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.690,44 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gider yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL’nin davacıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025
Katip
¸
Hakim
¸