T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/602 Esas
KARAR NO : 2025/508
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/06/2018
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı tarafça ileri sürülen iddialara göre; 15.09.2017 tarihinde, ... ili ... ilçesi ...Caddesi’nde, davalı ... A.Ş. ve yüklenici firması ...Taah. Ltd. Şti. tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait enerji tesislerinde maddi hasar meydana gelmiştir. Hasarın giderilmesi için yapılan müdahale ve onarım neticesinde oluşan 940,61 TL tutarındaki hasar bedeli, hasar veren davalılar aleyhine tahakkuk ettirilmiş; bu bedelin ödenmemesi üzerine, ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yoluna başvurulmuştur. Taraflara ... ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı ... A.Ş. ile yüklenici firma ...Ltd. Şti. süresi içerisinde takibe itiraz etmişlerdir. Her iki davalı da borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olup, takibin durdurulmasını talep etmişlerdir. Davacı vekili, davalıların hasar verdikleri tesisin onarımına ilişkin bedeli henüz tazmin etmediklerini, buna rağmen borcun varlığını inkâr ederek kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiklerini ileri sürmüş; itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan hasar tespit tutanakları ve sair belgeler doğrultusunda, davalılarca ileri sürülen itirazların haksız olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı ... A.Ş. vekili, davacının uğradığını iddia ettiği hasarın tazmini ve icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Öncelikle, davacının 15.09.2017 tarihinde ... Caddesi’nde gerçekleştirildiğini iddia ettiği altyapı çalışmasının, müvekkil şirket tarafından yapılmadığı savunulmuştur. Dolayısıyla müvekkil şirkete ait herhangi bir kusur ya da fiilin bulunmadığı, bu nedenle kendisine yöneltilen husumetin yerinde olmadığı ileri sürülmüştür. Davalı taraf, iddia edilen hasarın diğer davalı ...Ltd. Şti. tarafından meydana getirildiğini, müvekkil şirketin ise yalnızca ihale makamı olduğunu, denetim yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu bakım sözleşmesinde üçüncü kişilere verilecek zararlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini ifade etmiştir. Ayrıca, davacı tarafından talep edilen montaj, işçilik ve araç kullanım bedellerinin, haksız fiil sorumluluğu kapsamında gerçek zarar olarak değerlendirilemeyeceği; bu giderlerin genel işletme gideri niteliğinde olduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında bu tür taleplerin reddedildiği savunulmuştur. Davalı taraf, ayrıca dağıtılmayan enerji bedeli ile eşik kesinti süresi aşım maliyetine ilişkin taleplerin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu tür kalemlerin tazminat hesabında dikkate alınamayacağını belirtmiştir. Dosyada fatura ibraz edilmediği hâlde %18 KDV talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğu savunulmuştur. Bununla birlikte, davacının hasarın meydana gelişine dair somut bir delil sunamadığı, yalnızca tek taraflı tutanaklara dayandığı, ayrıca davacının kusur durumu, kabloların döşenme derinliği ve teknik şartnamelere uygunluğu gibi hususların da araştırılmadığı vurgulanmıştır. Davacının, alacak iddiasını ispata yarar somut delil sunmaması nedeniyle davanın soyut iddialara dayandığı, bu nedenle de reddi gerektiği ifade edilmiştir. Son olarak, davacı tarafından talep edilen faiz ve icra inkâr tazminatının da hukuki gerekçeden yoksun olduğu, takip öncesinde herhangi bir ihtar yapılmadığı için müvekkil şirketin temerrüde düşmediği, alacağın likit nitelikte olmadığı ve tazminat talebinin reddi gerektiği belirtilmiştir. Aksine, kötü niyetli açıldığı ileri sürülen dava nedeniyle davacı aleyhine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacıya ait Enerji Dağıtım Altyapısına dahil olan kablo ve tesisata verilen hasar nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli davada davalıların hasardan kaynaklı sorumluluklarının bulunup bulunmadığı hasarı kimin gerçekleştirdiği hasarın miktarı ve bedelinden ibaret olduğu görüldü.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu kablo hasarının oluşumunda sorumlu olan şirketler incelendiğinde, davacı şirketin elektrik kablosunun, davalı ... Şti. tarafından hasara uğratıldığı ve bu nedenle söz konusu şirketin kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan, davalı ... A.Ş., kazı çalışmalarını doğrudan kendisi yürütmemekte, bu işleri yüklenicisi olan davalı ... Şti.’ne yaptırmaktadır. Ancak kazı çalışmalarının ... A.Ş.’nin denetimi altında yürütülmesi nedeniyle, bu kurumun da oluşan zararda kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. Yapılan kusur oranlamasında, davacı şirketin %30, davalılar ... A.Ş. ile ... Şti.’nin ise toplamda %70 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Öte yandan, davacı ... A.Ş.’nin ...19. İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyası kapsamında, icra takibi tarihine göre hesaplanan toplam alacağı 630,30 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutar, 611,75 TL asıl alacak ve 18,55 TL icra takip tarihine kadar işlemiş faizden oluşmaktadır. Sonuç olarak, davalı ... Şti. ile davalı ... A.Ş.’nin itirazlarının iptal edilerek, ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden, toplam 630,30 TL tutarındaki icra takibinin her iki davalı aleyhine devam etmesi gerektiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Tüm dosya içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava, altyapı çalışması sırasında tesislere verilen hasar bedelinin tahsili açısından başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
15/09/2017 tarihinde davalıların yaptığı kazı çalışması sebebiyle davacıya ait tesislere zarar verildiği, dosyada bulunan davacı yetkilileri tarafından tutulan hasar tespit tutanağı, ve fotoğraflar ile sabittir. Oluşan zarar sebebi ile davacı tarafından kablo onarımı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı ... şirketinin davacıya ait alt yapıya zarar verdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... Anonim Şirketi ise cevap dilekçesinde ... şirketi ile aralarında bakım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği üçüncü kişilere verilen zarardan ...'ın sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden ve verilen zarardan işverenin yüklenici ile birlikte müteselsilen sorumluluğu bulunduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 49 daki haksız fiil hükümlerine göre meydana gelen zarardan hukuken sorumludur.
Mahkememizce meydana gelen zararın hesaplanması hususunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 11/03/2025 tarihli raporun bu haliyle usul ve yasaya uygun denetime elverişli olduğu anlaşıldığından raporunun hükme esas alınabileceği kanaati hasıl olmaka ; kablo onarımının 873,93 TL bedelle yapılabileceği, ... Birim Fiyatlarına; malzeme ve montaj bedelleri, araç ve personel giderleri, yüklenici karı ve genel giderlerden oluşan %25'lik kısım dahil olduğundan davacının araç ve personel bedeli ve etüt ve koordinasyon bedeli talep edemeyeceği belirtilmiştir. İşbu bilirkişi raporu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı taraf davalılardan eşik kesinti bedeli ve dağıtılamayan enerji bedeli talep etmiş ise de; davacının bunu talep edebilmesi için, davalıların sebep olduğu ve yönetmeliğe göre belirli süreleri aşan kesintiden dolayı kullanıcılarına tazminat ödemesi gerekmekte olup, davacı taraf bu ödemeye ilişkin bilgi ve belge sunmamıştır, bu sebeple davacının bu taleplerinin reddi gerekmektedir.
Her ne kadar davacı taraf, onarımların hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde 3. Kişi tarafından yapıldığını, bu şirkete ödeme yapıldığını beyan etmiş ise de; onarımlar, hizmet alım sözleşmesi ile yüklenicisine götürü usulle yaptırıldığından; hasarların cinsi, sayısı ve kimin sebep olduğundan bağımsız olarak yükleniciye her ay sabit bir bedel ödendiğinden ve yukarıda belirtildiği üzere araç ve personel bedeli, ... Birim Fiyatlarına dahil olduğundan davacının araç ve personel bedeli talebinin davalılardan tahsili talebi kabul edilmemiştir.
Bilirkişi raporda, "... Kablo Tesis Teknik Şartnamesine ve Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esaslarında; “Kablo kanalının en az 80 cm derinlikte açılması, kanal dibine kum serilmesi, kablonun döşenmesi, kablonun üzerine kum serilmesi, kumun üzerine aralık bırakmadan koruyucu tuğla yerleştirilmesi, ikaz bandının serilmesi, tuvanenin doldurulması, kaplamanın yapılması, zeminin eski haline getirilmesi, kablo güzergahına ikaz lehaları çakılması” şeklinde usul ve esaslar yer almıştır. Dosyadaki fotoğraflarının incelenmesi neticesinde; davacı şirketin kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı sermediği görülmektedir. Ayrıca, davalılara nezaretçi ve kablo planlarını vermediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hasarın oluşumunda davacı şirketin %30 müterafik kusuru vardır." şeklinde tespit yapmış olup yapılan tespit somut olaya uygun bulunmakla mahkememizce de davacının %30 oranında müterafik kusuru bulunduğu kabul edilerek 873,93 TL tazminattan %30 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporundan; davacının toplam zararının 873,93 TL malzeme montajı bedeli olduğu, müterafik kusur oranında indirim uygulandığında sonuç olarak talep edebileceği zararın 611,75 TL olduğu olay tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin ise 18,55 TL olduğu, buna göre toplam 630,30 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla; sonuç itibarı ile davacı tarafça başlatılan ilamsız icra takibine davalıların yaptığı itirazın kısmen haksız olduğu sabit görülerek davanın kısmen kabulüne ve alacak bilirkişi incelemesi ile netlik kazanmış olup likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin ve davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
... 19. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına, davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin 611,75-TL asıl alacak, 18,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 630,30 TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Yasal şartlar oluşmadığından icra inkar ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 43,06 TL nispi karar harcının, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile geri kalan 7,16 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 630,30 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 338,84 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... Şirketi ve... vekillerine verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 77,00 TL (35,90 TL BHV, 5,20 TL VSH, 35,90 TL peşin harç-karar harcı) harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.094,50 TL ( 1.094,50 TL tebliğler ve posta, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.963,68 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır