T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/612 Esas
KARAR NO :2025/44
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:19/02/2021
KARAR TARİHİ:16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çelik fan parçaları, bağlantı fan parçaları cinsi eşyaların, 12 adet özel tip taşıma aracı ile ...'a taşınma işini üstlenmek suretiyle davalı ile 08.11.2019 tarihinde anlaştığını, taşımaya konu edilen eşyaların, 17.12.2019-23.12.2019 tarihleri arasında 12 araca yüklendiğini, tam ve sağlam olarak 25.12-2019-31.12.2019 tarihleri arasında varış yerinde teslime hazır hale geldiğini, davalının ilk-son yükleme zamanı, varış-boşaltma tarihine kadar, talep ve talimatlarına uygun riziko alan ve sorumluluğunda bulunan, teslimden önce refakat ve lüzumlu belgeleri teslim etmemesi, dış ticaret operasyonunu yönetememesi nedeniyle derhal tamamlanması gereken varış yeri gümrük iş ve işlemlerinin yerine getirilmediğini, davacının risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle taşıma araçları varış ve boşaltma tarihlerine göre toplamda 296 gün beklemek zorunda kaldığını, her bir aracın niteliğine göre günlük bekleme ücretlerinin davalıya iletildiğini, bu kapsamda davalının riziko alanı ve sorumluluğunda oluşan bekleme ücretlerinin davalıca ödeneceğinin taahhüt edilmesi üzerine varış yeri gümrük işlemlerinin bitmesi sonrası eşyaların boşaltıldığını, taraflar arasındaki ticari teamüller uyarınca, bekleme ücretine ilişkin toplam 108.500 Euro tutarındaki faturaların davalıya iletildiğini, davacının bekleme ücretlerine ilişkin uyarı ve bilgilendirmeleri birden fazla iletmesine rağmen anılan faturalara konu alacakların davalı tarafından ödenmemesi üzerine hukuki yollara başvurulacağına ilişkin ihtarname gönderdiğini, davalı temsilcisinin, ihtarname konusu sorunun giderilmesi için yasal yollara başvurulmadan ihtilafın kısa bir sürede çözüme kavuşturulacağını, bu nedenle yasal adımların atılmasından imtina edilmesini talep etmiş ancak kabul mümkün olmayan 20.000 Euro ödeme teklifi sunulduğunu, netice olarak, bekleme ücretinin ödenmemesi üzerine tahsili yönünden faturaya dayalı davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün E:... sayılı takibe vaki itiraz üzerine zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden bir neticeye varılamaması üzerine işbu dava davanın açılması söz konusu olduğunu, davalı yanca ikrarlı resmi ve yazılı belgeler uyarınca davalının taşıma konusu ile ilgili olayda bekleme ücretlerinin ödenmesinde kayıtsız kalması, davalının İİK 257/2-1. maddesi uyarınca Türkiye'de muayyen bir yerleşim yerinin bulunmaması, Türkiye'de malvarlığının bulunmaması ile davanın haklılığının gerçeğe yakın bir şekilde ispatının mahkemece takdir edilmesi sonucuna göre öncelikli olarak teminatsız, aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet vermemek ve sonucunda davanın sonuçsuz kalmamasını sağlamak üzere davalının sahibi olduğu taşınır ve taşınmazlarına, bankalardaki mevduat hesaplarına, hak ve alacakları ile 3.kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine tedbir suretinde karar verilmesi için ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir yönünden karar verilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe vaki itiraz nedeniyle dava konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, 4.926,50 TL miktarlı çeviri gideri dahil olmak üzere yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25/02/2022 tarihli dilekçesi ile delil listesinin kısmen ıslah edilerek temlik ve ibranamelerin delil listesine eklenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, ... tarafından ... ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayısı ile başlatılan icra takibine karşı sundukları itirazlarının kaldırılmasına ilişkin olduğunu, her ne kadar davacı şirketin, bahsi geçen taşıma işi sonucunda 108.816,10 Euro bekleme ücretine hak kazandığını iddia etse de, bu iddianın haksız ve mesnetsiz olup, davacı şirketin taleplerinin reddini istemek zorunluluğunun hasıl olduğunu, taraflar arasında yapılan taşıma anlaşmasında yetki şartı olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlığın esasına girilmeden önce, huzurdaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Türk Mahkemelerinin yetkisiz olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi ve davanın usulden reddedilmesi gerektiğinin açık olduğunu, taraflar, aralarındaki uyuşmazlıklarda İngiliz Hukuku'nun uygulanacağının kararlaştırıldığını, somut olayda Türk Hukuku’nun uygulanmasının olanaklı olmadığını, davacı şirketin taşıma işini üçüncü kişiye devrettiğini ve taşımanın üçüncü kişi tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacının huzurdaki davada aktif husumet ehliyetinin olmadığını, müvekkili şirket ile davacı ... arasında sipariş emri uyarınca taşıma işi gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, buna göre sipariş emrinin ekinde listelenen malların dava dışı ... ... A.Ş.’den teslim alınarak ..., Sırbistan’a teslim edileceğini, düzenlenen transit refakat belgelerinden, dacacının dosyaya sunmuş olduğu taşıma (CMR) senetlerinden ve davacının tercümesini sunmadığı gümrük belgelerinden görüleceği üzere ... işbu taşıma işini alt taşıyıcıya devrettiğini, davacının delilleri arasında yer alan CMR senetlerinin bir kısmının içeriği net olarak okunamamakla birlikte, ilgili senetler taşıyan (“carrier”) sıfatıyla ... Nakliyat tarafından düzenlenmiş olup, davacı ... tarafından da gönderen (“shipper”) sıfatıyla imzalandığını, ilgili CMR senetlerinden açıkça görüldüğü üzere, huzurdaki davaya konu taşıma işinin fiilen dava dışı ... Nakliyat tarafından gerçekleştirildiğini ve söz konusu taşıma işi ve organizasyonun bir başka taşıma şirketi olan ... Ltd. Şti. aracılığı ile yapıldığını, özetle Davacı ..., deniz ve karayolu taşıma pratiğinde çok sık karşılaşıldığı üzere, müvekkiline karşı taahhüt ettiği taşıma işinin gerçekleştirilmesini bir başka 3. kişiye devrettiğini ve davaya konu taşıma işinin, dava dışı bir 3. kişi tarafından gerçekleştirildiğini, yapılan açıklamalar ışığında, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için bekleme ücretine ilişkin dava konusu taleplerin haklı ve geçerli olduğu ve söz konusu ücretlerin müvekkili şirketten talep edilebilmesinin mümkün olduğu düşünülse dahi, iddia konusu bekleme olgusunun davacı nezdinde değil, fiili taşıyan nezdinde gerçekleştiğini, şayet bir zarar doğdu ise bunun yalnızca fiili taşıyan tarafından talep edilmesinin mümkün olduğunu, buna karşılık davacı şirketin, fiili taşıyanın uğradığı zararı, bir başka deyişle dava konusu bekleme ücretini, tazmin ettiğine dair dosyaya hiçbir kanıt sunmadığını, hatta böyle bir beyanda dahi bulunmadığını, aynı şekilde, doğduğu iddia edilen fiili taşıyanın zararlarının Davacı Şirket tarafından talep edilebilmesini mümkün kılan bir temlik ilişkisi olmadığının da açık olduğunu, dolayısıyla, kendi nezdinde doğmayan bir zarar bakımından davacı şirketin talep hakkı olmadığı gibi, aktif husumet ehliyetinin de mevcut olmadığını, Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca da bekleme ücretinin yalnızca fiili taşıyan tarafından talep edilebileceğini, iddia konusu bekleme ücretlerine esas teşkil eden bekleme olgusunun davacı şirketin kusurundan kaynaklandığını, müvekkil şirkete yükümlülük atfedilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin, müvekkil şirketin talimatlarına aykırı davrandığını, taşımanın başlamasının ardından önerdiği gümrük geçiş yöntemleri bakımından müvekkili yeterince aydınlatmadığını ve yanlış yönlendirdiğini, uyuşmazlığa konu taşıma işini müvekkili şirket ile dava dışı ... (“...”) arasında akdedilen satım sözleşmesi uyarınca sipariş emrinde belirtilen malların ..., Sırbistan’a taşınmasına ilişkin olduğunu, taşımaya konu emtiaların, müvekkili tarafından dava dışı ...’dan satın alınmış olup, müvekkili şirket tarafından ...’ye satıldığını, aynı emtiaların, müvekkilimizin müşterisi ... tarafından nihai alıcı konumunda bulunan dava dışı ... (“...”) satıldığını, söz konusu satım zincirinin davacının da bilgisi dahilinde olup, yazışmalarda da açıkça belirtildiğini, müvekkili tarafından defalarca talimat verilmesine karşın davacı şirketin Sırbistan’daki gümrük komisyoncusu ile zamanında ve düzgün bir şekilde iletişim kurmadığını, davacı şirketin talimatlara aykırı olarak farklı gümrük kapısı kullandığını, müvekkili şirket tarafından önerilmesine karşın yüklenen malların bir depoya teslim edilmediğini, davacı şirket gümrük problemlerine sebebiyet vererek zararın meydana gelmesine neden olduğunu, taraflarca bekleme ücreti kararlaştırılmadığından müvekkili şirketten bu yönde bir talepte bulunulamayacağını, müvekkili şirketin davacının iddia ettiği bekleme ücreti bedelleri ile bağlı olmadığını, her halükârda talep edilen fahiş tutarın tenzil edilmesi gerektiğini, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir şartların oluşmadığını, davacı şirketin, müvekkili şirketin sahibi olduğu taşınır ve taşınmazlar, bankalardaki mevduat hesapları, hak ve alacakları ile 3. kişiler nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz ve ihtiyati tebdir koyulması talebinin, mahkeme tarafından 24.02.2021 tarihli tensip tutanağının 14. nolu ara kararı ile reddedildiğini, mahkemece re’sen nazara alınacak nedenlerle; taraflar arasında kararlaştırılan yetki şartı nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddine, aktif husumet ehliyetini ve hukuki yararı haiz olmayan davacı şirket tarafından ikame edilen davanın usulden reddine, usuli itirazların kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin iptaline, İİK m. 67 uyarınca takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacacağın %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... 28/09/2023 tarihli mahkeme ilamında; "Davanın HMK 114/1-a ve HMK 115/2. maddeleri gereğince yargı yetkisi dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE," verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Mahkemesinin ... sayılı, 19/09/2024 tarihli istinaf ilamı ile kaldırılarak mahkememizin 2024/612 esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.
DELİLLER:
Davacı şirketin sicil kayıtları, dava konusu; 12 adet ihracat beyannamesi ve eklerinin, T1 belgelerinin, taşıma senetlerinin, özet beyan belgelerinin onaylı suretleri celp edilmiştir.
... İl Emniyet Müdürlüklerine müzekkere yazılarak ... plakalı araçların ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir.
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, ... plakalı araçların trafik sicil kayıtları celp edilmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya uyap üzerinden celp edilmiştir.
...'ne 8 adet lowbed treyler, 4 adet büyük kamyonun ihracat yüklerinin yurtdışı varış noktasında gümrük işlemlerinin tamamlanması ve araçların boşaltma yani serbest zaman süresinin ne olduğu, 2019-2020 yılı itibariyle bekleme günlük rayiç bedelinin ne olduğunun tespit edilmesi hususunda yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden mahkememizce 25/02/2022 tarihli bilirkişi raporu, itirazlar doğrultusunda 07/11/2022 tarihli ek rapor aldırılmış, daha sonra rapora yapılan itirazların, bilirkişiler arasındaki görüş farklılığı bulunması ve itirazların ek raporla giderilemeyeceği değerlendirildiğinden farklı bir heyetten 28/07/2023 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bekleme ücretine ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında taşınması hususunda uzlaşılan çelik eşyaların 12 tırla taşınması sırasında varış yerinde davalı tarafça verilmesi gereken belge ve kayıtların verilmemesi nedeniyle gümrük işlemlerinin aksayıp aksamadığı ve tırların 296 gün boyunca bekletilmesinden kimin sorumlu olduğu, bekleme ücretinin niteliği ve miktarının ne olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davada tespiti ve çözümü gereken asıl meselenin tarafların da bilgisindeki; araçların beklemesine gerekçe ve bu gerekçeye sebebiyetin ve sorumlusunun/sorumlularının
kim olduğu tespiti noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce aldırılan raporlardan yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden itibar edilen 28/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda gümrük belgelerinin ve taşıma belgelerinin incelemesi yapılarak her bir araç yönünden taşıma bilgileri ayrı ayrı rapor edilmiştir. Buradaki tablolardan da anlaşılacağı üzere gönderici ihracatçının dava dışı ... Makina San. Ve Tic. A.Ş. olduğu, yurt dışı gönderilenin, davalı ... ... olduğu, ihracat eşyalarının toplamda 12 adet pooled low bed, low bed ve flat bad araçlarla ile ifa edilişi dikkate alındığında, taşıma işinin proje taşıma işi olduğunun değerlendirildiği, ülkemizde düzenlenen T1 belgelerinin de, ihracat beyannameleri ve eki belgelerine uygun olarak düzenlenerek, fiili ihracatlarının tamamlandığı taşıma rejiminin resmi makamlar tarafından sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşıma işine ilişkin düzenlenen belgelerin, gümrük mevzuatı yönünden bir uyumsuzluğunun bulunmadığı, gerek ihracat beyannamelerinin, gerek bağlandıkları T1 belgelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, olması gerektiği gibi düzenlendiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
İhracata ilişkin bilgi ve belgelerin temini, gümrük işlemlerinin ifası dava dışı ihracatçı ... firmasının sorumluluğu ve yükümlülüğünde olup, iş bu yükümlülüğün Türkiye'de düzenlenen belgelere göre gerektiği gibi yerine getirilmesinin akabinde, davacının dava dışı ihracatçı ...’dan aldığı bilgi ve belgelere göre tanzim ve tescil ettirdiği T1 ve CMR ler kapsamında ihracat eşyalarını varış ülkesine kadar sorunsuz şekilde taşındığı görülmektedir.
Ancak somut olayda, dava dışı ... ihracatçı olması nedeniyle ihracat beyannamesi uyarınca T1 Refakat belgeleri ile uyumlu olması zorunda olduğundan, davalı Howeden gerek ihracat beyannamesi gerekse T1 refakat belgesine göre alıcı olarak gösterilmesi gümrük mevzuatının bir gereğidir. Eşyaların teslim yeri Sırbistan olarak gerek beyannamede gerekse T1 belgesinde gerekse CMR taşıma senedinde açıkça belirtildiği görülmektedir. İkinci ilişki yönünden davalının T1 belgesinin kapatılıp T2 belgesinin açılmasına dair bilgi ve belgeleri varış yeri gümrük acentesine iletmesi veya bu belgeleri davacıya teslim etmesi gerekmektedir. Bu hususta, taşıma süreçlerinin uluslararası karayolu ile gerçekleştirildiğini ortaya koyan CMR Senetleri uyarınca dosya konusu taşıma süreçlerinde uygulama alanı bulacak CMR Konvansiyonu Md.11 uyarıca da sabittir. Olayda ise 1. İlişkide bir sorun olmamasına rağmen 2. İlişki olan davalı ... satıcı dava dışı ... alıcı olduğundan davalı ... şirketinin alıcı dava dışı ... şirketine satış faturası düzenlemesi buna göre T1 belgesinin kapatılıp ikinci ilişkiye göre T2 belgesinin açılması 3. İlişkide dava dışı ... satıcı dava dışı JP Elektroprivreda alıcı olduğundan, satıcı ... nin alıcı JP Elektroprivreda şirketine fatura düzenleyerek ilişkiyi ortaya koyacak tarafların düzenlemek zorunda olduğu belgelerin ibraz edilmesi üzerine işlemlerin ikmal edilmesi gerekmektedir. Buna mukabil, taraflar arasında yapılan yazışmalar ve gümrük idaresinden gelen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 1. İlişki uyarınca İhracat beyannamesine bağlı T1 belgesi CMR taşıma senedi eki fatura, çeki listesi gibi belgelerin davacıya teslim edildiği, bu lüzumlu belgeler olmadan taşıma araçlarının Türkiye ve Transit ülkelerden varış ülkesine ulaşmasının mümkün olmadığı, 2. Varış öncesi ve sonrası davalı ... şirketinden talimat istediği, davacının davalı tarafından verilen talimatlarını yerine getirdiği, davalı ...’in araçların varışından sonra 2. İlişki gerekli olan satış faturasını davacıya veya gümrük acentesine zamanında teslim etmediği, 3. Dava dışı ... gümrük acentesi ...’in davacı taşıyıcı tarafın yapabileceklerinin sınırlı olduğunu davalı ...’nin yanlış bilgilendirmeler yaptığını, ...’nin doğru belgeler göndermesi halinde gümrük işlemlerinin bitirileceğini bildirdiği, dava dışı ... nin davalı ...’in talimatlarına uymadığı, gümrük işlemlerini 2019 yılı için yerine getirmeyeceği davalı ...’in bunun kabul edilemez olduğunu, yüklerin 30 Aralıktan önce geleceğini bildirdiği, dava dışı ... gümrük acentesi ...’e davacıdan talep etmesi üzerine davalının istenilen faturaları yüklerin varışından çok sonra ilettiği, Davalı ...’in ... gümrük acentesi ...’e hitaben, ... ve ...’nin ... nakliye belgelerini asla almadığını, belgeleri ilk yerinde ...’e vermek ...’nin sorumluluğunda olduğunu, Sırbistan’a ulaşan her bir kamyon için ...’ye proforma fatura, çeki listesi, CMR, Menşe Belgesi, Nakliye Bildirimini sunulduğunu bildirerek araçlar için ...’den gelen nakliyat belgelerinin olup olmadığını sorduğu, T1 belgelerini kapatmak ve onun yerine ... Proforma Faturasına dayanarak T2 belgelerinin düzenlenmesi için Vekalet verdiği, akabinde gümrük işlemlerinin bitmesi üzerine yüklerin boşatıldığı anlaşılmaktadır. Netice itibariyle 1. İlişkiye uygun olarak düzenlenen belgelere göre davacının taşımaya konu yükleri teslim yerine ulaştırdığı, yüklerin varışından sonra 2. İlişkiye ilişkin 2. alıcı tarafından yüklerin tesliminden kaçınıldığı, bu aşamada teslim engelinin mevcut olduğu, davacının davalı göndericiden talimat istediği, verilen talimata göre hareket ettiği, buna rağmen 2. İlişki yönünden dava dışı alıcı ... yükü belirli bir süre kabul etmediği bu aşamada taşıma araçlarının T1 belgesinin kapatılıp davacının yetki ve sorumluluğunda olmayan T2 belgesinin açılarak gümrük işlemlerinin varış yerinde bitirilmesi üzerine boşaltma anına kadar taşıma araçlarının beklediği anlaşılmaktadır. Özet bir ifade ile, dava konusu bekleme sürecinin, rapor içerisine sunulan mailler, dosyada yer alan diğer mail ve veriler ve beyanlar gözetildiğinde; varış yeri gümrüğünde taşıma konusu eşyanın tedarik zinciri süreci içerisinde, varış noktasındaki gümrük otoritesinin kendilerine sunulan belgelerde (özellikle T1) satış sözleşmesi taraflarının netleştirilememesine ve bu noktadaki organizasyon eksikliğine dayanmaktadır.
Söz konusu dış ticaret işleminde doküman ve belgelerin organizasyonun iki temel başlığı olup bunlar doğru bilgiler ile evrakların oluşturulması ve taşıma sürecinde bu evrakların ilgili otoritelere teslimidir. Bu doğrultuda mevcut dosyada organizasyon temellerinden ilkine ilişkin eksiklik-yanlışlık olduğu anlaşılmaktadır. Zira bu hususta dosya kapsamına sunulan mail yazışmaları, davalının ikinci ilişkideki alıcı olan ...’nin gümrük acentesi olan ...’e T2 organizasyonu talimatı ve tüm süreçler bu hususu göstermektedir. Organizasyonun ikinci temel başlığı olarak açıklanan ilgili otoritelere teslim süreci taşıyıcı sorumluluğunda alanındadır. Ancak Dosya kapsamında bu belgelerin ilgili otoritelere sunulmaması veya kaybı vb. bir durumdan ortaya çıkan bir aksaklık gözlenememektedir. Mevcut halde sürecin, doğru organize edilmesi için, varış noktasındaki gümrük otoritesine sunulacak belgelerin ve verilerin düzgün bir şekilde hazırlanarak davacı taşıyıcıya bu bilgilerin iletilmesi ... ve ilişkili olduğu ...-... tarafından gerçekleştirilmelidir.
Kural olarak transit taşımayı yürütmek organize etmek taşıyıcının görev alanındadır. Bu nedenle T1 belgesinin düzenlenmesi de davacı taşıyıcı şirket tarafın görev alanında olup onun tarafından düzenlenmiştir. Ancak taşıyıcı, T1 belgesini gönderenin verdiği bilgi ve belgelere göre düzenlenmektedir. Nitekim huzurdaki davanın esasına öncelikle uygulanması gereken CMR m.11/1 ’de "Malların tesliminden Önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için, gönderici, lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirecek yahut da taşımacıya verecek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlayacaktır" şeklindeki hükümle bu görevin açıkça gönderenin risk alanında olduğu hükme bağlanmıştır. Taşıyıcı davacı şirket gönderilen tarafından verilen belgeler ve "bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini incelemek zorunda değildir. Gönderici bu gibi belgelerin bulunmaması, yetersiz olması veya usule aykırı oluşundan doğacak zarar, ziyan ve hasardan, taşımacıya karşı sorumludur. Ancak, taşımacının hatası veya ihmali görülen durumlar bu hüküm dışındadır” (CMR m.11/2). Görüldüğü gibi ihracata ilişkin belgelerin yetersiz, eksik veya yanlış olmasından doğan zarar ve ziyan kural olarak davalı şirketin risk alanında olmakla birlikte hatası veya ihmalini bulunması halinde davacı taşıyıcının risk alanına girecektir. Yol gösterici nitelikte olan düzenlemelerden olan TTK m. 860, CMR, m. 11 uyarınca refakat belgeleri resmî nitelik taşıyan ve eşya taşıma taahhüdünün ifası için özellikle de gümrük işlemlerinin tamamlanması için gerekli olan belgeler olup; eşyanın tesliminden önce, resmî nitelik taşıyan, özellikle gümrük işlemleri için gerekli bulunan bilgileri taşıyıcıya vermek ve söz konusu belgeleri taşıyıcının tasarrufuna bırakılmak zorundadır. Yukarıda alıntılanan bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtilmek üzere taşıyıcı davacının bekleme ücretinin oluşmasında kısmi sorumluluğu olmadığı yönündeki görüşe mahkememizce de itibar edilmiştir.
Davalı tarafça davacının bekleme ücretlerini fiili taşıyana ödediğine ilişkin bir delil sunulmadığı iddia edilmiş ise de davacı vekilinin 25/02/2022 tarihli usulüne uygun ıslah dilekçesi ekinde alacağın temliki, sulh ve ibraya ilişkin bilgi ve belgeler bulunduğundan bu iddiaya itibar edilmemiştir.
Netice olarak, dava konusu olayda 12 adet taşıma aracının ortalama 21-28 gün aralığında olmak üzere toplamda 296 gün beklemesine karşılık toplam bekleme ücretinin davacının dava dilekçesindeki talebine göre 108.500 Euro, UND’den gelen yazıya göre yapılan hesaplamaya göre ise 162.800 Euro olduğu hesaplanmış ve bu hesaplamaya mahkememizce de itibar edilerek bekleme ücretlerine ilişkin asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz talebi yönünden davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden işlemiş faize ilişkin talebin reddine, alacak likit yani belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-85.000,00 EURO asıl alacak ile 23.500,00 EURO asıl alacak olmak üzere toplam 108.500,00 EURO asıl alacak yönünden davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip talebindeki faiz miktarını geçmemek üzere takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 4/a. Maddesi gereğince Merkez Bankasının yabancı paralar için ön gördüğü en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
2-İşlemiş faize ilişkin talebin reddine,
3-Alacak belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,
4-Reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 62.878,08 TL harç bedelinden peşin alınan 11.291,63 TL harçtan mahsup edilerek bakiye 51.586,45 TL harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan; 11.291,63 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı ve 8,50 TL vekalet harcından oluşan toplam 11.359,43 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 11.967,30 TL ve davacının tercüme gideri olarak yapmış olduğu 4.926,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 16.893,80 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 16.844,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 3.250,00 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 9,44 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalının üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 140.867,40 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
10-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 2.681,69 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır