T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/642 Esas
KARAR NO : 2026/477
DAVA : Sigorta
DAVA TARİHİ : 22/10/2024
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ... Sigortası poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın, 25/07/2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kazaya karışan aracın sürücüsünün olay yerinden kaçarak uzaklaştığını, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 26/08/2024 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi uyarınca davalının 12/09/2024 tarihinde temerrüde düştüğünü, davacı aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve zararın zamanında karşılanmaması nedeniyle oluşan aşkın zarar bedelinin tazmini gerektiğini, ayrıca hasar tespiti için bağımsız eksperden alınan rapor karşılığında 1.250,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini belirterek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL ödenmeyen hasar bedeli, 40,00 TL değer kaybı bedeli, 10,00 TL aşkın zarar bedeli ve 1.250,00 TL ekspertiz ücretinin, davalının temerrüde düştüğü 12/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın husumet yokluğu ve derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz veya kısmi alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davacının değer kaybı ve maddi hasar taleplerine ilişkin incelemenin 04/12/2021 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları'nda öngörülen orijinal parça/eşdeğer parça esaslarına göre yapılması ve yedek parça ile işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, davacının munzam zarar iddiasını somut delillerle ispat edemediğini, salt enflasyon ve ekonomik olumsuzluklara dayalı aşkın zarar talebinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kabul edilemeyeceğini, munzam zarar ile temerrüt arasında illiyet bağı bulunmadığını, faiz talebinin haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıkta yasal faiz olması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, çekici ve otopark ücreti taleplerinin dolaylı zarar niteliğinde olup teminat kapsamında bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacıya ait ... plakalı araca, davalı nezdinde sigortalı ... plakalı aracın çarparak araçta ödenmeyen hasar bedeli, değer kaybı bedeli, aşkın zarar bedeli, ekspertiz bedeli (yargılama gideri) oluştuğu iddia edilen olayda çözülmesi gereken hususun olayın iddia edilen şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının sorumluluğuna gidilip gidilemeyeceği, davacının oluştuğunu beyan ettiği hasar bedeli ve değer kaybı miktarının tespitinden ibaret olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 08/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...A.Ş.'nin ... sigortalısı olan ve dava dışı ...'in maliki bulunduğu ... plakalı aracın kaza mahallini terk eden sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 81/d maddesinde belirtilen “Trafik kazalarına karışanlar kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadırlar.” hükmü ile aynı maddenin son bendinde yer alan “Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler.” kurallarını ihmal ve ihlal ettiği, olay yerini terk ederek kaza sonrası gerekli tutanakları tanzim etmediği ve kolluk kuvvetlerini kaza mahalline çağırmadığı belirtilmiştir. Bu doğrultuda yapılan olay değerlendirmesinde, ... plakalı aracın olay yerinden kaçan sürücüsünün, 25/07/2024 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranının %100 (yüzde yüz) olduğu; buna karşılık dava konusu ... plakalı araç maliki ve sürücüsü davacı Harun Özcan'ın ise söz konusu kazanın oluşumunda atfı kabil hiçbir kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. Raporda hasar ve değer kaybı yönünden yapılan tespitte; dava konusu ... plakalı aracın hasarının dosya münderecatında yer alan kaza ile uyumlu olduğu, 25/07/2024 tarihli kaza ile ilgili hasar onarımının yapılması için serbest piyasa şartlarına göre KDV hariç 12.449,87-TL orijinal yedek parça ve KDV hariç 15.700,00-TL işçilik olmak üzere toplam 28.149,87-TL (KDV Hariç) ve KDV dahil 33.779,84-TL'lik bedelin kadri maruf olduğu ifade edilmiştir. Bununla birlikte, dava konusu ... plakalı aracın 25/07/2024 tarihli bu kazası evvelinde, 19/08/2023 tarihli bir başka trafik kazası nedeniyle pert-total olarak değerlendirilmiş olduğu, bu sebeple dava konusu aracın 25/07/2024 tarihli hasarında değer kaybının oluşmayacağı bildirilmiştir. Davacının munzam zarar takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı, uzmanlık alanı olmadığından bu konuda hesaplama yapılamayacağı; ayrıca davacı tarafından dosyaya sunulan hasar onarım listesinin kimin tarafından ve hangi tarihte düzenlenmiş olduğunun ilgili dokümandan görülemediği, alınan rapor ile ilgili faturanın ve ödeme belgesinin de dosya kapsamında bulunmadığı, davacının bu husustaki hukuki talebinin takdirinin ise yine Sayın Mahkemeye ait olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı nezdinde .. ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı 25/07/2024 tarihli trafik kazasının oluş şekli ve kusur durumu, davacı araçta oluşan hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin miktarı, davacının aşkın zarar (munzam zarar) talebinin yerinde olup olmadığı ve ekspertiz ücretinin akıbeti noktalarında toplanmaktadır.
Dava, davalı sigorta şirketinin ... poliçesi kapsamında sigortaladığı aracın karıştığı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a ve 5. maddeleri uyarınca zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan davaya bakmakla mahkememiz görevlidir. Davalının yerleşim yeri İstanbul olduğundan HMK'nın 6. maddesi uyarınca mahkememiz yetkilidir.
Dava konusu kaza 25/07/2024 tarihinde meydana gelmiş, işbu dava 22/10/2024 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle dolmadığından davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı, kazaya karışan ... plakalı aracın .... poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olup, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi uyarınca zarar görenin sigortacıya karşı doğrudan dava hakkı bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin davada pasif husumet ehliyeti mevcuttur. Bu nedenle husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili derdestlik itirazında bulunmuş ise de, aynı taraflar arasında aynı konuda görülmekte olan başka bir dava bulunduğuna dair dosyaya somut bir bilgi veya belge sunulmadığından, HMK'nın 114/1-ı maddesi kapsamında bir derdestlik durumu tespit edilememiş olup bu itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağını belirsiz alacak davası olarak talep etmiş, bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilen miktar doğrultusunda HMK'nın 107. maddesindeki iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini artırmıştır. Davacının, dava açıldığı tarihte hasar bedelinin kesin miktarını belirleyebilmesinin bilirkişi incelemesi yapılmaksızın mümkün olmadığı, bu haliyle belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöndeki itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce re'sen atanan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 08/12/2025 tarihli raporda, davacı tarafından dosyaya sunulan kamera/kayıt görüntüleri incelenerek; davacı sürücünün dönel kavşak içerisinde sol şeritte kurallara uygun şekilde seyrettiği, davalı nezdinde sigortalı ... plakalı Platformlu Çekici aracın ise bulunduğu sağ şeritten, gerekli emniyet tedbirlerini almaksızın ve şerit değiştirme kurallarına aykırı biçimde sol şeride manevra yaparak davacı aracın seyir istikametini kapattığı ve çarpmaya sebebiyet verdiği, çarpışma sonrasında sigortalı aracın kaza mahallini terk ettiği; bu itibarla sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 46/b-c ve 53/c-4 maddelerine aykırı davranışı nedeniyle olayda asli ve tam kusurlu (%100) olduğu, davacı sürücünün ise atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları, raporun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizin 08/04/2026 tarihli celsesinde reddedilmiştir. Bilirkişi raporu, dosya kapsamındaki kamera görüntüleri ve diğer delillerle uyumlu, denetime elverişli ve hükme esas alınmaya müsait nitelikte bulunduğundan mahkememizce de benimsenmiş olup, kazanın oluşumunda davalı nezdinde sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, davacı aracının hasarlı ve onarım sonrası fotoğrafları ile dosya kapsamındaki belgeler değerlendirilerek, kazada hasar gören sağ ön çamurluk, sağ far ve ön tampon kısımlarının orijinal parça ile onarımı esas alınmak suretiyle KDV hariç 12.449,87 TL parça bedeli ile KDV hariç 15.700,00 TL işçilik bedeli olmak üzere toplam KDV hariç 28.149,87 TL, KDV dahil 33.779,84 TL onarım tutarının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa şartlarına göre kadri maruf (rayiç) olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi, yerleşik Yargıtay içtihatları (Yargıtay 17. HD...E.,... K.; Yargıtay 4. HD ...E.... K.) doğrultusunda yedek parça tedarik iskontosu ile anlaşmalı servis işçilik iskontosunu hesaplamaya dahil etmemiştir. Davalı vekilinin, hasarın eşdeğer/muadil parça ile hesaplanması ve iskonto uygulanması gerektiğine ilişkin itirazları, gerek Trafik Sigortası Genel Şartları'nın ilgili hükümleri gerekse yukarıda anılan Yargıtay içtihatları karşısında, sigortacının gerçek zararı tazmin yükümlülüğü bulunduğu ve iskonto uygulamalarının sigortalıyı bağlamayacağı gözetildiğinde yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi raporunda, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarından, dava konusu ... plakalı aracın, işbu davaya konu kazadan önce 19/08/2018 tarihli trafik kazası sonucunda AĞIR HASAR - PERT kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. Yerleşik Yargıtay içtihadına göre (Yargıtay 17. HD ...E., ... K.), kazada tam zayi (pert-total) kabul edilen araçlarda araç değerinin bütünüyle değerlendirmeye alınmış olması nedeniyle ayrıca değer kaybı hesabı yapılamamaktadır. Aracın işbu dava konusu kazadan önce pert-total olarak değerlendirilmiş olması karşısında, davacının 40,00 TL değer kaybı bedeli talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 122. maddesi uyarınca alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığını ileri sürebilmesi için, borçlunun kusursuzluğunu ispat edememesinin yanı sıra, alacaklının bizzat ve somut olarak uğradığı ek zararı kanıtlaması gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre (Yargıtay HGK... E.,... K.; Yargıtay 19. HD... E., ...K.; Yargıtay 13. HD ... E.,... K.), salt enflasyon, döviz kurlarındaki artış veya genel ekonomik olumsuzluklara dayalı soyut iddialar munzam zararın ispatı için yeterli değildir; alacaklı, geç ödeme nedeniyle bizzat uğradığı somut zararı kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacı, munzam zarar iddiasını genel ekonomik konjonktüre dayandırmış, buna ek olarak kendisinin şahsen ve somut olarak uğradığı bir zararı gösterir herhangi bir delil sunmamıştır; bilirkişi de bu hususun uzmanlık alanı dışında kaldığını belirterek hesaplama yapmamıştır. Bu durumda davacının ispat yükünü yerine getirmediği anlaşıldığından, 10,00 TL aşkın zarar bedeli talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı, hasar tespiti amacıyla bağımsız eksere 1.250,00 TL ödediğini ileri sürmüş; TTK'nın 1426/1. maddesi uyarınca rizikonun ve tazminatın kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderlerin sigortacı tarafından karşılanması gerektiği, yerleşik Yargıtay içtihadına göre de (Yargıtay 17. HD ...E.,...K.) bu tür bir bedelin asıl alacağa dahil edilmeyip yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmekle birlikte; davacı tarafça işbu 1.250,00 TL ekspertiz ücretinin ödendiğine ilişkin fatura, dekont veya başkaca bir ödeme belgesi dosyaya sunulmadığından, bu kalemin sarf edildiği ispatlanamayan bir gider olarak yargılama giderleri hesabına dahil edilmesi mümkün görülmemiş ve bu kalem yargılama giderlerine dahil edilmemiştir.
Davalı, tacir sıfatını haiz bir sigorta şirketi olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde bulunduğundan, hükmedilecek hasar bedeline davalının temerrüde düştüğü 12/09/2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekmiştir.
Sonuç olarak; yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, hasar bedeli talebinin belirtilen miktar üzerinden kabulüne, değer kaybı ve aşkın zarar bedeli taleplerinin ise reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ ile 33.729,84 TL hasar bedelinin 12/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Davacının değer kaybı bedeli talebinin, aşkın zarar bedeli talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.307,50 TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.004,60 TL harcın mahsubu ile geri kalan1.302,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 33.779,84 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 50,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.493,00 TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 427,60 TL peşin harç, 577,00 tamamlama harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan 342,50 TL tebliğ ve posta gideri ile 6.500,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret toplam 6.842,50 TL yargılama giderinden (davacı tarafça ödendiğine dair fatura veya ödeme belgesi sunulmayan 1.250,00 TL ekspertiz gideri bu hesaba dahil edilmemiştir), davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.832,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 10,13 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 5,33 TL'sının davacıdan, 3.594,67 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi. 01/07/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin ... Esas,...Karar sayılı dava dosyasının 01/07/2026 tarihli hükmünün 1. fıkrasının "Davanın KISMEN KABULÜ ile 33.779,84 TL hasar bedelinin 12/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine," yazılması gerekirken sehven "7" yerine "2" yazılarak "Davanın KISMEN KABULÜ ile 33.729,84 TL hasar bedelinin 12/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde yazıldığı anlaşılmakla ve bu hususun HMK'nın 304. maddesi gereğince mahkememizce re'sen düzeltilebilecek maddi hatadan kaynaklanması nedeniyle;
a-Mahkememizin ... Esas...Karar sayılı dava dosyasının 01/07/2026 tarihli hükmünün 1. fıkrasının "Davanın KISMEN KABULÜ ile 33.779,84 TL hasar bedelinin 12/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde TASHİHİNE,
b-İşbu tashih şerhinin ...Esas, ... Karar sayılı gerekçeli kararının eki sayılmasına,
c-İşbu tashih şerhinin ... Esas, ... Karar sayılı gerekçeli kararının tabi olduğu kanun yoluna tabi olduğu hususunun ihtarına,
Dair iş bu tashih şerhi ile karar verilmiştir.
Katip .
e-imzalıdır
Hakim .
e-imzalıdır