T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/646
KARAR NO : 2025/421
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 21/10/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketinin uzun süredir taşımacılık ve lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, davalı şirketle olan anlaşması üzerine davalı şirkete çeşitli il ve ilçelerde nakliye hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin tüm gerekli edimlerini yerine getirdiğini ancak davalı şirketin sorumlu olduğu edimleri yerine getirmediğini müvekkili tarafından sözlü ve yazılı olarak defalarca iletişime geçilmesine rağmen yine de bir sonuç alınamadığını, yine ödenmeye faturalara yönelik davalı şirkete 30 günlük süre verildiğini ancak ödemelerin yapılmadığını, bunun üzerine icra takibine giriştiklerini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve ihtiyati haciz kararı verilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulması gerekli olan hizmetlerin bir kısmı yerine getirmediği, bir kısmı ise vadedildiği şekilde yerine getirilmediği, bu sebeple davanın reddi gerekmekte olduğu, Somut olay kapsamında davacı tarafından, depo nakliye bedeli açıklamasıyla birtakım faturalar düzenlenmiş ve işbu faturalara istinaden toplu bir şekilde icra takibi başlatıldığı, bilindiği üzere, ilamsız icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası ile icra takibi birbiri ile sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı ile müvekkili şirket arasında birden fazla taşımacılık ilişkisi bulunmakta olduğu, Bu kapsamda müvekkili şirket, davalı tarafından vadedildiği şekilde yerine getirilen nakliye işlemlerine kin olarak ödeme gerçekleştirdiği, ancak bir kısım taşıma işleri davacı tarafından hiç veya gereğince yerine getirildiğinden müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmadığı, neticeten, Somut olayda, dava konusu icra takibi müvekkil şirkete tebliğ edildiği esnada henüz vadesi gelmiş ve likit bir borç bulunmaması sebebiyle söz konusu icra takibi hukuka aykırı olduğu, Öte yandan izah olunduğu üzere taraflar arasında birden fazla alım satım ilişkisi bulunmakta olup davacı tarafından müvekkiline vadedildiği şekilde gerçekleştirilen hizmetler yönünden ödemeler açıklanan ve mahkememizce re'sen değerlendirilecek sebeplerle; davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ... İcra Müdürlüğü 2024/... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... İcra Müdürlüğü 2024/... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce 04/02/2025 tarihli ara karar ile dosyanın eksiklikler tamamlandığında tarafların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
14/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... Taşımacılık Lojistik İnş. Ve Oto. Tic. Ltd.Şti.'nin Davalı ... Lojistik Dış Ticaret A.Ş.'den 147.860,00 TL alacağının bulunduğu, Bu hususta tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile örtüşti Taraflar tacir olduklarından davacının 147.860,00 TL toplam asıl alacağına 3095/2 sayılı yasaya istinaden Her bir fatura için (TTK.MD. 1530 kapsamında ) % 51,75 oranında hesaplanmış 8.584,61 TL. toplam işlemiş faiz alacağının bulunduğu, 16.07.2024 takip tarihinden itibaren başlamak üzere, davacının asıl alacağına %51,75 ve değişen oranlarda olmak üzere avans faizinin uygulanması gerekeceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4)
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Ayrıca bu durum HMK 222/5’te taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacağı şeklinde ifade edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı tarafça taşıma işi nedeniyle hizmet bedeli faturalarının ödenmemesi nedeniyle ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı yapılan itiraz üzerine süresi içerisinde iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça taşıma işinin gereği gibi eksiksiz tamamlanmaması nedeniyle takibe ve davaya itiraz edildiği, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tarafların defter ve kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü, davalı defter ve kayıtlarının davacı lehine borç bakiyesi verdiği, faturalara konu taşıma irsaliyelerinin düzenlendiği, taşıma irsaliyelerinin bir kısmında teslim alan isminin ... olduğu, bir kısmında ise teslim alan isminin belirtilmediği beyan edilmiş ise de taraflar arasındaki mail yazışmaları ve taşıma hizmetine konu faturaların iade edilmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça hizmetin yerine getirildiği ve haklılığı ispat edilmiş olmakla; taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile; davalının ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 147.860,00-TL asıl alacak, 5.028,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.888,86-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının ... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın reddi ile takibin 147.860,00-TL asıl alacak, 5.028,86-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.888,86-TL üzerinden aynı koşullarla devamına,
2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 10.443,83 TL nispi karar harcının, peşin alınan 1.828,74 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.615,19 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan dava açılarken yatırılan toplam 2.317,00 TL (427,60 TL BVH 60,80 TL, VSH 1.828,74 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.325,00 TL (325,00 TL tebliğler ve posta 6.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davalıdan alınarak, hazineye GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸