T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/69 Esas
KARAR NO : 2025/509
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Alacaklı ... A.Ş. tarafından, davalı borçlu hakkında .. 14. İcra Müdürlüğü’nün .. E. sayılı dosyasından kambiyo senetlerine (bono) dayalı haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Daha sonra alacak, Borçlar Kanunu’nun 183 ve devamı maddeleri uyarınca müvekkil varlık yönetim şirketine temlik edilmiş ve bu suretle müvekkil, alacaklı sıfatını kazanmıştır. İcra takibine konu bono, bedeli 500.000,00 TL olup, 29/12/2009 tarihinde tanzim edilmiş ve ödeme tarihi 22/12/2011 olarak belirlenmiştir. Borçluları ...Tic. Ltd. Şti. ile müşterek borçlu olan davalı ...’dur. Bu bonoya istinaden 28/12/2011 tarihinde, tekerrür etmeyecek şekilde ve fazlaya dair faiz hakları saklı kalmak kaydıyla, 57.476,98 TL bakiye için davalı ...’a karşı icra takibi başlatılmış, 24/01/2012 tarihinde ise bu icra takibi kesinleşmiştir. Davalı ..., söz konusu icra dosyasına zamanaşımı itirazında bulunmuş ve ... 14. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 22/01/2024 tarihinde icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Ancak müvekkil alacaklı, alacağın baki olduğunu belirterek süresi içinde dava yoluna gitmiştir. Ayrıca, 26/01/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış olup, ilgili tutanak ileride mahkemeye sunulacaktır. Davalının borç ödemekten kaçınmak ve süreci uzatmak amacıyla kötü niyetli hareket ettiği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, 26/10/2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğü tarafından davalının işyeri adresinde fiili haciz işlemi yapılmış, davalının üçüncü şahıs ...’ya istihkak iddiasında bulunarak süreci uzatmaya çalıştığı tespit edilmiştir. Haciz sırasında davalının hazır bulunması ve borçluya ait birçok güncel evrakın tespit edilmesi, ticari faaliyetlerin muvazaalı şekilde sürdürüldüğünü göstermektedir. Zamanaşımı itirazı ile icranın geri bırakılması kararı ile borçlu süreci sürüncemede bırakmaya çalışsa da, dosyada sunulacak finansal kiralama sözleşmesi, ticari defter kayıtları ve ihtarname ile alacağın varlığı açıkça ortaya konacaktır. Müvekkil ile davalı arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesi, ihtarname ve şirket kayıtları doğrultusunda davalının borçlu olduğu sabittir. Bu nedenlerle, davanın kabulüne ve bonoya dayalı alacak olan 57.476,98 TL’nin, 22/12/2011 ödeme tarihinden itibaren yıllık %15 oranında işleyecek faizi ile birlikte, dava tarihinden itibaren de aylık akit faiz oranı üzerinden tahsiline; ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyada, davalı ...’un yerleşim yerinin Büyükçekmece olduğu ve bu nedenle Büyükçekmece adli makamlarının yetkili olduğu belirtilmiştir. HMK’nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, dolayısıyla davacının yetkisiz yerde dava açtığı ve bu sebeple davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin benzer uyuşmazlıklarda yetkisiz mahkemece verilen reddin usul ve yasaya uygun olduğu yönündeki kararına atıfta bulunulmuştur. İcra takibi açısından ise, ... 14. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyada davalı aleyhine 29/12/2009 tanzim tarihli, 22/12/2011 vadeli 500.000 TL bedelli bono nedeniyle icra takibi başlatıldığı; borcun takip başlangıcından itibaren üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, son zamanaşımı kesici işlem tarihinin 17/01/2017 olduğu ve bu tarihten sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadığı tespit edilmiştir. ... 14. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... sayılı kararı ile icranın geri bırakıldığına ve icra takibinin devam ettirilemeyeceğine hükmedildiği ifade edilmiştir. Buna rağmen davacının, hukuken geçerliliği ve dayanağı tartışmalı senede dayanarak davayı açtığı, bu nedenle davanın hukuki yararının bulunmadığı, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, icranın geri bırakılması kararı verilmiş olmasına rağmen takibin devam etmesinin müvekkilin telafisi güç zararına yol açacağı gerekçesiyle, dava sonuçlanana kadar icra takibinin teminatsız durdurulması talep edilmiştir. Son olarak, davacının usul ve yasaya aykırı senede dayanarak haksız ve kötü niyetle icra takibi başlatması nedeniyle İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği savunulmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ile kötü niyet tazminatı koşullarının sağlandığı vurgulanmıştır. Davanın yetkisiz mahkemede açıldığı gerekçesiyle usulden reddini, ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi...esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, Esas yönünden davanın reddini, ... 14. İcra Hukuk Mahkemesi kararı doğrultusunda icranın geri bırakılmasına ve takip iptaline, Davanın devamı halinde icra takibinin teminatsız ya da cüzi teminat karşılığında durdurulmasını, Davacının kötü niyetli hareketi sebebiyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir.
Mahkememizle birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Aş. Tarafından müvekkiline karşı ... 14. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 29/12/2009 Tanzim Tarihli, 22/12/2011 Ödeme tarihli, 500.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak 57.971,13 TL takip çıkışlı icra takibi başlatıldığını, bu davaya konu bononun .... Ltd. Şti. Tarafından ... Aş'ye taraflar arasında yapılan ticari ilişkiye dayanılarak teminat amacıyla tanzim edildiğini, müvekkilinin söz konusu senedi kefil olarak imzaladığını, takibe dayanak bono üzerinde düzenlenme yeri ve ödeme yerinin mevcut olmadığını, söz konusu bononun kambiyo senedi niteliği olmadığını, müvekkil aleyhine başlatılan icra takibinde zamanaşımı nedeniyle açılan ... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davanın kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. İle dava dışı ... Aş'ye taraflar arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle iş bu davaya konu senedin teminat olarak verildiğini, teminat senetlerinde mücerretlik ilkesinin söz konusu olmadığını, davacının söz konusu iddia ettiği alacağının kaynağının ispatlanması gerektiğini, müvekkili adına başlatılan takibin teminatsız olarak durdurulması gerektiğini, mahkememiz aksi kanaatte ise mahkememizce belirlenecek teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davanın kabulünü, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, mahkememiz aksi kanaatte olması halinde cüzi bir teminat karşılığında takibin durdurulmasını, ... 14. İCra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinde ve bu takibe konu senet nedeniyle müvekkilinin borcunun olmadığının tespitini ve icra takibinin iptalini, davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizle birleşen 8. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takip dosyasında alacaklı ... aş tarafından borçlu hakkında ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haiz yoluyla icra takibi başlatıldığını, daha sonra müvekkilli varlık yönetim şirketinin alacağı temlik alarak alacaklı sıfatını kazandığını, davacı tarafın davaya konu icra dosyasıyla ilgili icrai işlemlerin süresinde yapılmadığından bahisle zamanaşımı nedeniyle ikame ettiği ... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, iş bu kararın kendilerine tebliğinden 7 günlük süre içerisinde 26/01/2024 tarihinde ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasından davacı ...'a karşı alacak davası açıldığını, icra dosyası borcu ile alakalı olarak açıldığını, aynı konu ile ilgili olarak kendilerince açılan bir alacak davası mevcutken, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yarar olmadığını, icra takibinde bono üzerinde düzenleme yeri ve ödeme yerinin mevcut olduğunu, bono kambiyo niteliğine haiz olduğundan mücerretlik ilkesinin açık olduğunu, asıl borç ilişkisi sona erdiğinden bahisle davacının sorumluluğunun ortadan kalktığına yönelik beyanların müteselsil kefil, müşterek borçlu sıfatı nedeniyle hukuki olarak yerinde olmadığını, davacı tarafın takibin durdurulmasına yönelik tedbir taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkilin temlik alan kurum olduğu için tazminat talebinde bulunulmasının da mümkün olmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacının, dava dışı ... A.Ş'den temlik aldığı 29/12/2009 tanzim ve 22/12/2011 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı 57.476,98 TL'nin bononun vade tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili isteminden ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
... 14. İcra Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının temlik alacaklısı olduğu, dava dosyasında dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında iki adet yazılı ve imzalı faktoring sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak, davaya ve icra takibine konu alacağa ilişkin kayıtların ne davacı ne de devir alınan ...A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarında yer alması teknik olarak mümkün değildir. Alacak konusu faktoring işlemleri, davalının sahibi ve hissedarı olduğu ... Ltd. Şti. ile ... A.Ş. arasında gerçekleştirilmiş olup, icra takibine konu alacağa ilişkin kayıtlar ... A.Ş.’nin ticari defterlerinde bulunmaktadır. Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, dava dışı ... A.Ş.’nin yetkilileri, ilgili mahkeme dosyası kapsamında 2011 yıllarına ait bilgi ve belgelerin talep edildiğini belirtmiş, ancak yasal mevzuat gereği bu belgelerin saklama süresi dolduğu için artık şirket nezdinde bulunmadığını ve istenilen bilgi ve belgelerin ulaşılamadığını ifade ederek, istenilen defter ve kayıtların ibraz edilemediğini bildirmiştir. Bu nedenle inceleme yapılamamıştır. Ayrıca, ... tarafından faktoring şirketine tevdi edilen “Çek/Senet Tevdi Bordroları”nda, davaya konu olan 29/12/2009 tanzim tarihli, 22/12/2011 ödeme tarihli ve 500.000,00 TL bedelli senedin yer almadığı görülmektedir. Dilekçe ekindeki belgelerde de faktoring şirketi nezdinde dava dışı ..’ın cari hesap dökümü bulunmadığından, takibe konu edilen 57.971,13 TL tutarındaki alacağın kaynağı tespit edilememiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı üzere, icra takibine dayanak teşkil eden senedin sözleşme tarihinde davalıdan “Teminat Senedi” olarak alındığı" sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Asıl dava, davacının, dava dışı ... A.Ş'den temlik aldığı 29/12/2009 tanzim ve 22/12/2011 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı 57.476,98 TL'nin bononun vade tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemli alacak davasıdır.
Birleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı davası ise, asıl dava davalısı tarafından, asıl dava davacısına karşı, asıl davada alacak konusu edilen ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu 500.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak talep edilen 57.971,13 TL'den borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır.
Asıl dava yönünden yapılan incelemede;
Dava konusu senet incelendiğinde, 29/12/2009 keşide 22/12/2011 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli, keşidecisi dava dışı ...Tic. Ltd. Şti., aval vereni asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısı ... ve lehtarı davacıya temlik eden ... olan nakden kayıtlı bono olduğu görülmüştür
Senedin konu edildiği icra takip dosyaları incelendiğinde, 28/12/2011 tarihinde ... 14. İcra Dairesinin... sayılı takip dosyasında dava konusu 29/12/2009 keşide 22/12/2011 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bono dayanak yapılmak suretiyle başlatılan kambiyo takibi olduğu görülmüştür.
... 14. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına ilişkin ... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas, ...karar sayılı kararı ile "bonoda hamilin keşideciye ve avaliste karşı ileri sürebileceği bonodan doğan istemlerin, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, takibin davacı borçlu yönünden 24.01.2012 tarihinde kesinleştiği, davalı alacaklının icra dosyasında zamanaşımını kesecek son işlem tarihinin 17.01.2017 tarihli maaş haczi talebi olduğu, bu tarihten sonra 3 yıllık süre içerisinde alacaklı tarafından icra dosyasında zamanaşımını kesecek herhangi bir talepte bulunulmadığı ve icra müdürlüğünce herhangi bir işlemin yapılmadığı tespit edildiğinden takibe dayanak bononun zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla şikayetin kabulü ile, İİK 71/2 maddesinin atfıyla İİK'nın 33/a maddesi nedeniyle davacı borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına" kesin olmak üzere karar verildiği görülmüştür.
Dava konusu bono 2011 vade tarihli olup, aynı yıl kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edilmiş ise de, icra dosyasında 17.01.2017-17.01.2020 yılları arasında herhangi bir takip işlemi yapılmadığı, dolayısıyla bonoya ilişkin 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu açıktır. Bu nedenle bono kambiyo vasfını kaybetmiş olup, avalist olan davalı ...’un sorumluluğu sona ermiştir, dolayısıyla davacının avaliste karşı temel ilişkiye dayalı talepte bulunması mümkün değildir.(Yargıtay 19 HD 05/06/2020 tarih ... E., ... K. sayılı emsal kararı).
Bu durumda davacı lehtar iş bu davada yazılı delil başlangıcı vasfını haiz senede dayanarak, yalnızca keşideciye karşı ancak temel ilişkiye dayanarak talepte bulunabilir. Ancak aval veren ile temlik eden ... arasında herhangi bir temel ilişki mevcut değildir. Temlik eden faktoring şirketi ile ...Şti. Arasında imzalanan faktoring sözleşmelerinde davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı görülmüştür.
Bu sebeplerle asıl dosya yönünden zamanaşımına uğrayan bono nedeniyle aval veren davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede;
Alacaklı tarafından itirazın iptali veya alacak davası açılması durumunda, menfi tespit davasında ileri sürülebilecek iddialar itirazın iptali ve alacak davasında savunma sebebi olarak ileri sürülebileceğinden, bu durumda borçlunun ayrı bir menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoksa da, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali veya alacak davasının açılmamış olduğu durumda ise böyle bir imkan söz konusu olmadığından, borçlunun itirazın iptali veya alacak davasının açılmasını beklemeden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Zira yapılan itiraz üzerine takip durmuşsa da, takibe itiraz sadece takip hukuku ile ilgili bir sonuç olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmaz. Bu itibarla borçlu, itirazın iptali davası için alacaklıya tanınan bir yıl gibi uzun bir süreyi beklemeden yada alacak davası açılmadan maddi hukuk anlamında, borcun bir an önce ve kesin olarak ortadan kaldırılmasını istemek hakkına sahip olup, böyle bir durumda dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını kabul etmek mümkün değildir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2017 tarih, ... Esas, ... Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2017 tarih, ... Esas... Karar)
Somut olaya dönülecek olursa, alacaklı tarafından ... 14. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında takibe konu bonoya dayanarak takip talebinde bulunmuş, akabinde ... 14. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında icranın geri bırakılması talebi ile açılan davada davanın kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Birleşen menfi tespit davası 29/01/2024 tarihinde açılmıştır. Menfi tespit davası açılmadan önce 26/01/2024 tarihinde birleşen dosya davalısı alacaklı tarafından birleşen dosya davacısı borçlu aleyhine aynı bonoya dayanarak mahkememizin 2024/69 sayılı asıl dava dosyasında alacak davası açmış olduğu ve davanın derdest olduğu da dikkate alınarak birleşen dosya davacısı borçlunun bu hukuki baskıdan kurtulmak amacıyla menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... esas, ...karar sayılı aynı mahiyette kararı) Hukuki yarar dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bu sebeplerle birleşen davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A)Asıl davanın REDDİNE,
B)Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası yönünden, birleşen davanın, HMK'nın 114/1-h gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
Asıl dava yönünden;
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 981,56 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 366,16 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
3-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Birleşen dava yönünden;
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 986,93 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 371,53 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı birleşen davalı vekilinin ve davalı birleşen davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır